{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/525 <br>KARAR NO: 2026/44<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI: 2020/75 Esas - 2022/812 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  26.01.2019 tarihinde sürücü ...  sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olan  ...’ in vefatı nedeniyle her ne kadar  davalı sigorta şirketi tarafından  10.01.2020 tarihinde 110.500,00 TL ödeme yapılmış olsa da bu miktarın zararı karşılamadığını, şimdilik davacı ... için 1.000,00 TL maddi ve her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın  26.01.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ödeme yapılmış olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, hatır taşımacılığı indirimi ve müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğinden faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev yönünden davanın reddini, dava ile ilgili kamu davasının halen devam ettiğini, müvekkilinin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulüne; Maddi tazminat talebi yönünden; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile, 257.210,55-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar  ... ve  ...yönünden kaza tarihi olan 26/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar  ... ve  ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile, 228.401,06-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacı ...'e verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden; davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ...için 15.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/01/2019  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar  ... ve  ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, davacıların davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik manevi tazminat talebinin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece  davalılar ... ve ...vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nun 344.maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına dair verilen 21/02/2023 tarihli ek kararın tebliğine rağmen ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmakla davalılar ... ve ...vekilinin istinaf talepleri inceleme konusu yapılmamıştır.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe kapsamında olması kaydıyla talep edildiği halde davalılardan ... ... Sigorta  şirketi lehine hükmedilen vekalet ücreti usul ve yasaya aykırı yine buna dayanılarak harç ve yargılama gideri de hatalı olduğunu, hükmolunan arabuluculuk ücretinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarı son derece düşük olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı eksik hesaplandığını, yargılama esnasında asgari ücret değişmesine rağmen değişiklik ilk derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, müteveffanın gelirinin daha yüksek olduğu yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan asgari ücret tutarı da doğru hesaplanmadığını, destekten yoksun kalma tazminatına referans alınan bilirkişi raporundaki asgari ücret ciddi oranda değiştiğinden, karar  tarihinden önce değişiklik yapılmasına rağmen bu değişikliğin göz ardı edilmesi sebebiyle ve müteveffanın gelirinin çok daha yüksek olduğu yönündeki bilgi ve belgelerin de eksik incelenmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  hatalı olarak eksik hesaplandığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminata ilişkin vekalet ücreti ve yargılama gideri ile harçlardan müvekkili şirket, diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulup poliçe teminat limiti gözetilmeksizin aleyhe hüküm kurulduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğundan hükmün infazında tereddüte sebebiyet vermeyecek şekilde açıkça belirtilmesi gerektiğini,  sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını  kabul etmemekle beraber müştereken ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını da kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve trafik poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 26.01.2019 tarihinde davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile İstanbul ili ...ilçesi ... Mah.D-100 Kuzey yolu üzerinde seyir halinde iken uygunsuz şerit değiştirme/ makas atma nedeni ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın orta bariyerlere çarparak takla atması sonucu meydana gelen kazada ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan ...’ in vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan sigorta şirketinin kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğunu belirterek maddi tazminat gibi manevi tazminatı da tüm davalılardan müşterek müteselsilen talep etmiştir. Karayolu zorunlu mali sorumluluk sigortaları manevi tazminatı teminat altına almadığından mahkemece davalı sigorta şirketi için manevi tazminatın reddine karar verilmesi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemenin karar tarihi 13/10/2022 olup hükme esas alınan aktüerya rapor tarihi de aynı yıl ve hükme yakın olan 12/05/2022 tarihine göre ve davacı tarafın sunduğu fişlerle müteveffanın asgari ücret üzerinde geliri olduğu ispat edilememiş olmakla asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda, desteğin eşi davacı ... ile dava dışı desteğin babasının payları hesaplanmış, davadan önce yapılan ödeme güncellenerek indirilmiş ve garameten paylaştırılarak poliçe teminat limitinde kalan miktar açıkça belirtilmiş olup mahkemenin gerekçeli karar hüküm fıkrasında da belirtilen limit içinde kalan miktar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmiştir. Aynı şekilde vekalet ücretleri ve harç ta limit gözönüne alınarak karar verilmiş olmasına göre davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Kazada sigortalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, yolcu konumunda olan davacılar desteği kusursuz olmakla ayrıca KTK 85 ve 91 maddeleri gereği davalı sigorta şirketi sigortalı işleten ve sürücü ile müşterek müteselsil sorumlu olduğundan bu yöndeki istinaf talebi de yerine değildir. Yine mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla arabuluculuk ücreti ile vekalet ücretlerine yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde de usul yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının,  manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Bu nedenlerle;  davacılar vekili ile davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacılar vekili ile davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 322,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,20 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 22.010,20 TL harçtan peşin alınan 5.502,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.507,64 TL harcın davalı ... ... Sigorta A.Ş.'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3436ec5c612ff792","SID":"b6497ec7d6483ee0"}}