{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA ...: 2023/1202 Esas<br>KARAR ...\t: 2025/1865<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2022<br>NUMARASI\t: 2021/141 E. - 2022/158 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tasarım  Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabeti Tespiti,Durdurulması, Önlenmesi, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaftan ve bindallı tasarımı ve üretimleri hususunda Türkiye'de bir marka haline geldiğini, birçok farklı sehirde franchising sözleşmeleri ile sektöründe Türkiye'nin en büyük ve çok tercih edilen, tamamen kendi el işçiliği ile üretilen, tamamen kendilerine ait tasarımlarla kaftan ve bindallı tasarımını yapıp yine ticareti ile uğraştığını, ürünlerini  TPMK nezdinde 2017/00188 numarası ile 11.01.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı firmanın \"...\" tabelalı, Akşemsettin Mah. Fevzipaşa Cad. ...:... Fatih/ İSTANBUL adresinde delil tespiti amacıyla İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin 2018/31 D.İş sayılı keşif icrasıyla, işyerinde incelenen ürünlerin nihai müşteri tarafından ayırt edilemeyecek kadar tescilli modele benzetildiğinin bilirkişi raporunda sunulduğunu, müvekkiline ait tescillenmiş 1 numaralı ürünün tasarım hakkının davalıca ihlal edilmiş olduğunu, davalı ... Ltd. Şti.'nin, müvekkiline ait ürünleri sosyal medya hesaplarından tasarım hakları kendisine aitmiş gibi göstererek haksız reklam ve pazarlama yöntemi izlediğini, müvekkiline ait tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesini, satışların durdurulmasını, üretimin yasaklanmasını ve durdurulmasını, ihlale konu ürünlerin imhası hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6769 S.Y. 150 ve 151/2-b maddeleri kapsamında hesap edilecek tazminat ve yoksun kalınan kazanç kapsamında, mahkemenin gözeteceği diğer tüm yasal mevzuat kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik  35.000,00 TL maddi  ve  15.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca  6769 S.Y. 151/4 maddesi kapsamında takdiri mahkemeye ait olmak üzere uygun bir payın 151/2-b taleplerine eklenmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br> dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını, davacının iş adresinin Dervişali Mah. Fevzi Paşa Caddesi ...:162 olduğunu, müvekkilinin adresinin ise Akşemsettin Mah, Zülali Çeşmesi Sok. ...:...Fatih olduğunu, Fatih ilçesinin Fevzi Paşa Caddesi ve ara sokaklarında kaftan/bindallı ve gelinlik satan mağaza sayısının yüzlerce olduğunu ve müvekkilinin bu mağazalardan bir tanesi olduğunu, davacı dilekçesinin 5 numaralı  bendinde; davacının ürünlerinin, reklam için yapılan video ve fotoğraf çekimlerinin davalı tarafından taklit edildiğinin ve kendisine kasti zarar vermek niyetinde olduğunun iddia edildiğini, oysa tarafların birbirini tanımadığını, müvekkilinin reklam konusunda Sentez Fotoğraf ile anlaşma yaptığını, video ve fotoğraf çekimlerinin daha uygun fiyat veren Adile Sultan Kasrı'nda gerçekleştirildiğini, reklam çekimlerinin yapıldığı yerlerin benzer olup fiyat bakımından en uygun neresi ise o yer ile anlaşma yapıldığını, davacınım endüstriyel tasarımı kendisine ait olan ürün adedinin 7 olduğunu, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/31 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde sadece bir adet kaftanın tasarım taklidi olduğunu, tescil numarası 2017/00188 ... Sınıfı 02-02 olan 2 numaralı modelin, müvekkilinin işyerinde bulunan ürünlerden farklı olduğuna dair tespit yapıldığını, davacıya ait sadece bir adet kaftanın müvekkili tarafından tasarım taklidi yapıldığı hususunu kabul etmediklerini, dava konusu tasarımın önceden ve halen üretilen birçok modelin belli bölümlerinin bir araya getirilmesinden oluştuğunu, müvekkilinin kendi bünyesinde imal ettiği kaftan üzerine Eminönü'nden satılan güpür ile süslendiği ve bu şekilde satışa sunulduğunu, müvekkilinin işyerinde üretilen ve davaya konu olan bordo kadife modelin davacıya ait tescil numarası 2017/00188  ... Sınıfı 02-02 olan modele benziyor olsa da aynısının olmadığını, ayrıca kaftanın içine giyilen beyaz elbise ile kollarının volanlı olmasının iddia edilen davacıya ait kaftanla benzerlik göstermediğini, davacı vekilinin talep ettiği ihtiyati tedbire ilişkin olarak Kavacık Beykoz adresinde bulunan depoda kaftan bulunmadığını, müvekkili şirkete ait kına ve organizasyon malzemelerinin bulunduğunu ve ihtiyati  tedbir gerektiren bir durum bulunmadığını, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/31 D. İş sayılı dosyasındaki 06.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen durumu kabul etmemekle birlikte, iddia olunan bir adet kaftanın benzediğinin belirtildiğini, ancak birebir aynı bir benzerlik bulunmadığını, davanın ve  ihtiyati tedbir talebinin reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/141 esas, 2022/158 karar sayılı, 17/11/2022 tarihli kararı ile; \"Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının eyleminin davacının tasarım tescillinden doğan haklarına tecavüz- haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; B.K. hükümlerine göre takdiren 10.000 TL maddi tazminatın delil tespiti amacıyla yapılan keşif tarihi olan 26/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın delil tespiti amacıyla yapılan keşif tarihi olan 26/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mütecaviz ürünlere el konularak masrafı davalıdan alınmak suretiyle yeddiemine teslimine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle mütecaviz ürünlerin imhasına\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak gösterdiği çoklu tasarım dosyasının 5 yıllık tescil süresinin dolduğunu ve yenilenmediği için tasarım tescilinin 11.01.2022 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle hüküm tarihinde tescilli olmayan tasarıma dayalı olarak tasarım hakkına tecavüz edilmiş olması nedeniyle hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının tasarımlarının hiçbirinin yeni ve ayırt edici olmadığını, geleneksel bir kıyafetin tüm temel özellikleri muhafaza edilerek sadece üzerindeki süslemelerin değiştirilmesinden ibaret olduğunu, geleneksel ve kalıplaşmış temel özellikleri olan bir giysi üzerinde kül olarak bir tasarım hakkı iddia ediyor olmasının zaten abesle iştigal ettiğini, müvekkili tarafından bütçe ayrılamadığı için davacıya ait tasarımların hükümsüzlüğünü talep edemediklerini, gelinen aşamada zaten maruf ve meşhur kaftanlarla ilgili olarak haksız olarak elde edilmiş tasarımın tescili, tescil süresinin dolması ve yenileme işleminin de süresinde yapılmamış olması nedeniyle kendiliğinden hükümsüz hale geldiğini, bu hususun gerek tasarım hakkına tecavüz gerekse de haksız rekabet iddiaları hususunda dikkate alınması gerektiği halde değerlendirilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaftan tasarımındaki özellikler davacının tescilli kaftan tasarımından farklı olmasına rağmen tasarımların aynı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tasarımcının seçme özgürlüğünün kısıtlı olup olmadığının, 6769 sayılı SMK uyarınca bilirkişi heyetinde tekstil sektöründen bir üye olmasına karşın re'sen dikkate alınması gerekirken bu hususun hiç dikkate alınmadığını ve değerlendirilmediğini, hatalı ve eksik değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre verilen hükmün de hukuka aykırı olduğunu, kaftan ürününün tüketicisinin bilgilenmiş kullanıcı olarak olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin birçok farklı kaftan modeli sattığının dosya üzerinden açık olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, manevi zararın şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dava; davacı adına tescilli 2017/00188 numaralı çoklu tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, refi, SMK'nın 151/2-b maddesi kapsamında şimdilik 35.000TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.  Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.<br>c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz olarak sayılmıştır. Somut uyuşmazlık kapsamında; davacının kendi adına tescilli, 11/01/2017 başvuru ve tescil tarihli,  2017/00188 numaralı çoklu tasarım hakkına dayalı olarak talepte bulunduğu, ilk derece mahkemesi tarafından  bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı ve davacıya ait tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları yönünde görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “Giysi” (Kaftan) tasarımı olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirme yapıldığı, ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Aksi yönde delil bulunmadığından mevcut delil durumu itibari ile tasarım hakkına tecavüzün oluştuğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen maddi ve manevi tazminatların isabetsiz olduğu davalı tarafça ileri sürülmüş olmakla birlikte Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b maddesi uyarınca davacı tarafça hesaplama yapılmasının talep edildiği, 26/03/2018 tarihinde davalı adresinde tespit yapıldığı, davanın 09/08/2018 tarihinde ikame edildiği, dava açıldıktan sonra 21/03/2019 tarihinde ihtiyati tedbir kararının verildiği, ihlal süresinin 4 ay 14 gün olması kapsamında hükmedilen tazminatların somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Bununla birlikte ilk derece mahkemesi tarafından tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve refine karar verildiği görülmüş ise de davalının istinaf sebebine dayalı TPMK kaydı kapsamında; 2017/00188 sayılı çoklu tasarımın yenilenmediği beyan edilmekle, TPMK'ya yazı yazılmış olup gelen yanıtta davacı tasarımı yenilenmediğinden yargılama sırasında 5 yıllık koruma süresinin sona erdiği anlaşılmıştır. Nitekim SMK'nın 69/6. maddesi gereğince yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı, koruma süresinin bittiği tarihte sona erecektir. Bu yönü ile davacı tasarımının 11/01/2022 tarihi itibari ile koruma süresinin yargılama sırasında sona ermesi karşısında tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve refi istemleri yönünden taleplerin konusuz kalması nedeniyle, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.  Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve refi istemleri konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, konusuz kalan istemler yönünden davacı tarafın dava tarihinde haklı olduğu anlaşılmakla, bu istemlere ilişkin yargılama giderlerinin de davalıdan tahsiline  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,<br>2- İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 18/11/2022 tarih, 2021/141 E., 2022/158 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,<br>3- Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve ref  istemleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>-Davalının eyleminin davacının tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,<br>-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; T.B.K. hükümlerine göre takdiren 10.000 TL maddi tazminatın delil tespiti amacıyla yapılan keşif tarihi olan 26/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın delil tespiti amacıyla yapılan keşif tarihi olan 26/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu  ile 853,87 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4/b-Davacı tarafın yaptığı 35,90 TL başvuru harcı, 853,88 TL peşin harç, 313,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.203,28 TL yargılama giderinden; davanın  kabul/ret oranına göre taktiren 3.964,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verimesine yer olmadığına,<br>4/ç-Tasarım tescillinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, (konusuz kalan talepler yönünden davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre) durdurulması, önlenmesi, ref talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4/d- Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4/e- Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4/f- Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalıya verilmesine,\t\t<br>5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 91,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,<br>5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi. 25/12/2025<br> MUHALEFET ŞERHİ:<br>Davacı taraf, tasarım hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas,  2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, tasarım hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki KHK uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken  mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile tescilli tasarımların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. <br>Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın tasarım hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba5b869ca7704968","SID":"a329c055e2b8f51e"}}