{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1508 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1849<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/218 E. - 2023/47 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>DAVA:<br> Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkillerinden ... Oyuncak 09/09/2005 tarihinde kurulan, kısaca her türlü oyuncak alımı, satımı, pazarlaması, ithali, ihracı ve dahili ticaretini yaptığını, sektörün öncü ve saygın firmalarından biri olduğunu, diğer müvekkili ...'in ise, Kanada'da mukim bir şirket olup, zihin çalıştırıcı eğlence sunan ve akıl yürütme becerileri, uzamsal mantık ve benzeri oyuncak ve oyunlar üreten, dağıtan, satış ve pazarlanmasını yapan yirmi yıllık köklü geçmişe sahip ve sektöründe bilinir, tanınır ve çok saygın bir şirket olduğunu, işbu davaya konu olan müvekkillerinin \"...\"  markalı ürünü, zeka/akıl yürütme oyunları içerisinde yer alan üç boyutlu bir denge oyunu olduğunu, müvekkillerinin \"...\" markasını taşıyan oyun üzerinde hak ve yetki sahipleri olduğunu, \"...\" ibaresinin TPMK nezdinde 2017/107127 sayı ile müvekkili adına marka tescili  bulunduğunu, dava konusu ürünün Türkiye'deki distribütörü olan müvekkili ... Oyuncak'ın, bu oyunun davalı tarafça \"...\" ismi/markası adı altında ticari amaçla üretilip, satıldığının tespit edildiğini, davalı taraf söz konusu ürünü, kendisine ait \"www.....com.tr\" ve \"www.....com.tr\" alan adlı internet sitelerinde ve popüler alışveriş sitelerinde tanıttığını, reklamını yaptığını ve sattığını, müvekkillerinin hiçbir izni veya rızası olmaksızın dava konusu ürünün bu şekilde kullanılmasının müvekkillerinin eserden doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalının müvekkilinin eser kapsamında korunan \"...\" isimli oyundan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'i ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 27/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, FSEK'den doğan haklara yönelik taleplerinin kabul edilmemesi halinde, haksız rekabet yönelik taleplerinin kabul edilmesi noktasında netice-i talebini terditli hale getirdiğini belirtmiştir. <br>CEVAP <br> Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu davacı yanca üretimi ve satışı yapılan oyun ile müvekkili tarafından üretim ve satışı yapılan oyun arasında kısmi benzerlikler bulunmakla birlikte gerek isim gerekse de oyun kuralları bakımından esaslı farklılıklar bulunduğunu, düzenlenen raporda tek taraflı olarak yalnızca davacının iddia ve taleplerini esas alarak, başkaca da bir araştırma ve inceleme yapılmadan, davacı oyununun eser olduğu ön kabulünden hareketle düzenlendiğini, bilirkişi heyeti davacının oyununun eser olduğu tespitini yapmış ancak buna dair somut, denetlenebilir, bilimsel dayanağı bulunan her hangi bir bilgi ve belgeye yer vermediğini,  bu hali ile rapor kabul edilebilir olduğu gibi tamamen soyut beyanlara dayandığını, dava dilekçesi ile bilirkişi raporunda kesin bir dil ile oyunun kuralları ve oyunun oynanmasında kullanılan parçalarda aynılıktan bahsedilmekle birlikte basit bir karşılaştırma ile dahi oyunun kuralları, anlatım kitapçıklarının birbirinden tamamen farklı olduğu hiç tartışmasız bir biçimde ortada olduğunu, dava dilekçesinde oyunun hangi parçasının eser olduğu, kim tarafından ne zaman ve nerede meydana getirildiği konusunda bir açıklama bulunmadığını, dava konusu ürün eser olmadığı gibi tecavüz teşkil edecek bir davranış da bulunmadığını, müvekkil, üretim ve satışını yaptığı oyun ile davacı yanın ve yahut başkaca herhangi bir üretici veya hak sahibinin zararına sebebiyet vermek ve haksız biçimde faydalanmak kastı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davacıların davasının KABULÜNE, davacıların hak sahibi oldukları \"...\" isimli ve FSEK kapsamında eser vasfındaki oyuna benzer şekilde davalı tarafça \"...\" isimli oyunu aynı oyun kuralları ile ve açıklamalarla piyasaya sürmesinin davacıların bu eserden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, durdurulmasına, giderilmesine, davalının tecavüze konu ürünü \"...\" ya da başka bir isimle üretmesinin internet ortamı dahi satmasının, pazarlamasının, tanıtımını ve reklamını yapmasının, ticari olarak elinde bulundurulmasının önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu davalı tarafa ait \"...\" ya da aynı mahiyette başka isimli ürünleri üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçla bulundurdukları her yerde toplanmasına ve el konulmasına, imhasına, yine bunların imalinde kullanılan kalıplara el konularak, imhasına, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin trajı en yüksek gazetelerinin birinde ilanına karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmamaya elverişli olmadığını, raporun subjektif ve gerçeğe aykırı olduğunu,  bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini mahkemenin aleyhe olan raporlara itibar ederek hatalı bir şekilde davanın kabulüne karar verdiğini, dosyaya sunulan benzer oyunlardan da görülebileceği üzere uyunun gerçek eser sahipliğinin araştırılarak, gerçek eser sahibinin kim olduğu hususunun tereddüte yer bırakmayacak biçimde tespiti ile aydınlatılması gerektiğini, piyasada benzer ve farklı isim ve markalar altında bir çok oyun üretilip satıldığını,  gerçek eser sahipliği tespit edilmeden, davacıların eser sahipliğinin peşinen kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu davacı yanca üretimi ve satışı yapılan oyun ile müvekkili tarafından üretim ve satışı yapılan oyun arasında kısmi benzerlikler bulunmakla birlikte gerek isim gerekse de oyun kuralları bakımından esaslı farklılıklar bulunduğunu, dava dilekçesinde oyunun hangi parçasının eser olduğu, kim tarafından ne zaman ve nerede meydana getirildiği konusunda bir açıklama bulunmadığını, oyun parçaları anonim olup yüz yıllardır mimari olarak kullanıldığını ve çeşitli oyunların parçası olarak da piyasaya sunulduğunu, bilirkişi raporunda her iki oyunun benzer olduğu tespiti yüzeysel olarak yapıldığını, benzerliğin hangi alanda ve ne kadar olduğu, bu benzerliğin aynılık olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacı oyunu eser ise \"esinlenme serbestisinin\" sınırları ve benzerliğin bu sınırlar içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususuna hiç bir biçimde yer verilmediğini, oyunlar arasında ki farklılıklar esaslı farklılıklar olup aynılıktan bahsedilmesi imkanı bulunmadığını, yapılan değerlendirmede yalnızca renk ve kitapçık şekli bakımından üstünkörü bir inceleme yapıldığını, dava konusu ürün üreticisine karşı haksız bir eylem bulunmadığı gibi tecavüz teşkil edecek bir davranış da bulunmadığını, müvekkili üretim ve satışını yaptığı oyun ile davacı yanın ve yahut başkaca herhangi bir üretici veya hak sahibinin zararına sebebiyet vermek ve haksız biçimde faydalanmak kastı bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;<br>Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf isteminin haksız ve mesnetsiz olduğunu, gerçek eser sahibinin kim olduğuna dair bilirkişi ek raporu dosyada mevcut olduğunu, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak gerekçelerle müvekkili şirketlerin hak sahipliği tüm delilleriyle beraber açıklandığını, orijinal oyunla taklit oyun neredeyse tamamen aynı olduğunu, taklit oyun üreticilerinin amacı doğrudan müvekkilinin emeğini, müşterilerini çalarak gelir elde ettiğini, davalının iddia ettiği gibi oyun kuralları, anlatım kitapçıkları birbirinden farklı olmadığını, neredeyse tamamen aynı olduğunu,  davalı ile müvekkili arasında birden çok dava mevcut olduğundan davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava,  davacının FSEK kapsamında eser vasfındaki oyununa tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile hüküm özetinin ilanı taleplidir.<br>Davacılar, davacılara ait “...” isimli oyunun FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğunu, davalının “...” isimli oyunu üretip satmak suretiyle bu eserin kurallarını, anlatım şeklini ve blok düzenini taklit ettiğini, ...’ın eser üzerindeki mali haklara sahip olduğunu, ... Oyuncak’ın da Türkiye’deki münhasır dağıtıcı olduğunu, davalı ürünün hem internet üzerinden hem de fiziksel satış noktalarında açıkça pazarlanarak eser hakkına tecavüz oluşturduğunu  ileri sürerek esere tecavüzün tespiti, men’i, ref’i kararı verilmesini talep etmişlerdir. Davalı taraf, ürünlerin yalnızca kısmen benzer olduğunu, kılavuzlar ve kurallar bakımından esaslı farklılıklar bulunduğunu, davacı oyununun eser niteliğinin ispatlanmadığını ve kendilerinin haksız yararlanma kastı taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ilk raporda “...” oyununun eser niteliğinde olduğu, davalı ürünün aynı tür blokları, benzer renk ve şekilleri, oyun kurallarını ve kılavuzdaki ifadeleri kullandığı, her iki tarafta da oyun klavuz kitabı ve blok parçaları bulunduğu,  davalı tarafa ait kılavuz 3 cild iken davacıya ait kılavuzun  tek cilt olduğu, karşılaştırılan oyunların her ikisinde de benzer boyut ve turuncu renkte, benzer şekil gruplarında (1 kemer, 1 yarım daire, 2 silindir, 4 dikdörtgen prizma, 4 küp, 4 kesik dörtgen prizma ve 2 üçgen prizma) 18 adet oyun blok parçası bulunduğu, karşılaştırılan oyun kılavuzlarında benzer/aynı tanımlar ve kurallar kullanıldığı , oyun kılavuzlarında bulunan oyun kuralları, ifade, şekil ve şemaları benzer olduğu, bu nedenle FSEK m.22 ve m.23 kapsamında mali hak ihlali bulunduğu belirtilmiştir. Ek raporda da; oyunun biçimlendirilmesi, kuralların belirlenişi, görsellerin kullanımı ve anlatım tarzı birlikte değerlendirildiğinde sahibinin hususiyetini taşıdığı, eser sahiplerinin ... ve ... olduğu, mali hakların ...’a devredildiği, ... Oyuncak’ın da ihlallere karşı tam yetkili olduğu, davalı kılavuzunda yer alan tanımlar, şekiller ve kuralların davacı eserindekiyle aynı olduğu, taraflara ait oyunlar karşılaştırıldığında görsel öğelerin barındırdığı detay farklılıkların bütünün benzer olarak algılanmasını değiştirecek etkiye sahip olmadığı belirtilmiştir. <br>Mahkemece , “...” oyununun eser niteliğinde olduğu, davacıların hak sahibi olduklarına ve davalı ürünün oyun kuralları, şekiller, kılavuz içeriği ve anlatım biçimi bakımından aynı veya çok benzer olması nedeniyle FSEK kapsamındaki çoğaltma ve yayma haklarına tecavüz ettiği gerekçesi ile  davanın kabulüne, davalının tecavüz niteliğindeki fiillerinin tespitine ve men’ine, karar verilmiştir. Davalı vekili karara karşı istinaf talep etmiştir. <br>Uyuşmazlık, davacılara ait “...” isimli  zeka oyununun eser niteliğini haiz olup olmadığı davacıların eser sahipliğini ileri sürüp süremeyeceği ve davalı tarafından piyasaya sürülen oyunun, bu eser üzerinde tanınan mali hakları ihlal edip etmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır. <br>Fikri mülkiyet hukukunda, fikir ve metodların telif hukukuyla korunmadığı ancak fikrin ifade ediliş tarzının korunduğu, 5846 Sayılı FSEK 1/B-a bendi gereğince,  bir ürünün eser olarak korunması için Kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması (objektif unsur) ve sahibinin hususiyetini taşıması (subjektif unsur) gerektiği, hususiyetin hem şekli hem de içerik itibarıyla bulunması gerektiği, özel niteliğe sahip yeni bir düşünce yaratıcılığı oluşturmayan ürünlerin ise eser vasfında korunmayacağı kabul edilmektedir.<br>5846 Sayılı FSEK 2,3,4 ve 5. Maddelerde sırasıyla ilim edebiyat eserleri, musiki eserleri, görsel sanat eserleri, sinema eserlerinin sayıldığı, bu sınıflama ve sınırlandırmanın genişletilemeyeceği, sınırlı sayıda (numeris clausus ) olduğu, bunların dışında bir kategori yapılıp koruma sağlanamayacağı ancak belirtilen bu dört kategorinin içlerine ilgili kategorinin özelliklerini taşıyan yeni eser türlerinin eklenebileceği, bu eklemelerin sınırlı sayı prensibine engel olmadığı (bkz ...-Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Eser Çeşitleri: Karşılaştırmalı Bir Analiz-Bilgi Dünyası 2014) anlaşılmaktadır.<br>Davalı taraf, oyun parçalarının anonim geometrik şekiller olduğunu, bu nedenle eserin özgünlük taşımadığını ileri sürmüştür. FSEK kapsamında korunan husus, bu geometrik parçalar değil, bu parçaların bir araya getirilme biçimi, oyun kurgusunun tasarlanış tarzı, kuralların ifade edilmesi, görsellerin sıralanışı, anlatım kitapçığının yapısı, renk, düzen, kompozisyon ilişkisi gibi bütün halinde meydana gelen yaratımdır.  Dolayısıyla tek tek parçaların anonim olması bir araya getirilerek yaratılan bütünün eser vasfını ortadan kaldırmaz. <br>Mahkemece bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmiş ise de,  toplanan delililer ve  alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığın aydınlatılması ve hukuka uygun şekilde  sonuca kavuşturulması  bakımından yeterli olmadığı, özellikle bilirkişi raporunun  davacıya ait “...” oyununun eser niteliğinde olduğu hususunda denetime elverişli yeterli gerekçe içermediği , ayrıca davacının mali hakları devraldığına ilişkin deliller ve  davalılar arasındaki lisans sözleşmesi kapsamında;  eserin mali haklarının  devralınması suretiyle asli iktisap yolu ile mali haklara sahip olunduğu ileri sürülmekle , eser sahibi olduğu beyan edilen ... ... ile düzenlenen 12.01.2003 tarihli  lisans sözleşmesi ile davacı  ... ... ... LTd firmasının FSEK kapsamında eser sahipliğini ileri sürüp süremeyeceğinin değerlendirilmediği, davaya konu oyunun mantığı, fikir sistematiğinin eser olup olmadığı, FSEK kapsamında korunup korunmayacağı, bunun dışında kitapçık ve oyun kutusu içindeki blokların FSEK kapsamında korunup korunmayacağı, hangi eser türüne ne şekilde dahil olduğunun tartışılıp somutlaştırılmadığı, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiği kanaatine varıldığından<br>, yeni bir bilirkişi heyetinden belirtilen hususların  değerlendirildiği denetime elverişli  gerekçeli bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi bakımından   istinaf talebinin kabulü  gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın  mahkemesine iadesine  karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;<br>2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih, 2021/218 E. 2023/47 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20c5c1822fea0d21","SID":"d0582890dfdc79c2"}}