{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2543 <br>KARAR NO: 2026/59<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2025<br>NUMARASI: 2024/1018 E.   -    2025/839 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2026\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2025 tarih ve 2024/1018 E - 2025/839  K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;   davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024 tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam tutarın 468.000 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise 134.350TL olduğunu ve bakiye 335.650 TL borcu bulunduğunu, kooperatifin inşaatlarının halen devam ettiğini, kooperatifçe 140 m2 ve 170 m2 büyüklüğündeki daireler için ayrı ayrı aidat belirlendiğini, fakat kooperatifçe 140 m? daire yapılmadığını ve dairelerin tamamının 170 m2 olduğunu, davacı kooperatifin 28.06.2014 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde borcunu ödemeyen üyeler için aylık %5 aidat kararı alındığını, 2010-2014 yılları arasında ise faiz kararı olmadığını, bu bakımdan yasal faiz uygulandığını, 28.06.2014 tarihinden sonraki aidatlara TBK Md. 120 gereği yıllık %18 oranında faiz işletildiğini belirterek 355.650TL anapara ve 93.643,88TL faiz toplamı olan 429.293,88-TL'nin tahsiline, anapara borcu üzerinden %5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, 2014 yılında kooperatif şantiyesinde çalışmaları karşılığında ve kredi kullanarak kooperatife ödemeler yaptığını ve daire tapusunu 23.09.2014 tarihinde aldığını, 12.08.2021 tarihinde ise dava dışı ...isimli şahsa sattığını, 2014 yılından sonra ferdileştirmeye geçildiğini, taşınmazın satışı esnasında 80.000 TL ödeme yaptığını, kendisine borç çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, talep edilen alacak kalemlerinin tamamen zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut davanın değerlendirilmesinde; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarından anlaşıldığı üzere, Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu,yine işlemiş faiz borcu TBK'nın 120/2. maddesindeki sınırlamaya tabi olup, davacı kooperatifin genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu  tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, davacı kooperatifin 2009 ila 2023 yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara ödemeye ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı,bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, Mahkememizce açıklanan hususlara riayet edilerek düzenlenen bilirkişi  raporunda, davacı kooperatifin 10/06/2023 tarihli genel kurulunda, üye ödemelerinin eşitlenmesine ve faize yönelik yeniden düzenlenme yapıldığı gözetilerek üyenin geçmiş borcuna faiz talep edilemeceği yönünde mahkememizce kanaate varıldığı, bu yönde yapılan hesaplamada davalı üyenin  01/03/2024 tarihine kadar ödemesi gereken aidat ve ara ödeme borcunun 333.650 TL ve işlemiş faizin 39.058,82 TL olarak hesaplandığı görüldüğünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile, 333.650,00-TL asıl alacak ve 39.058,82-TL işlemiş faiz toplamı 372.708,82-TL' nin asıl alacak miktarına 01/03/2024 tarihinden itibaren aylık %5 faiz oranını geçmemek kaydıyla TBK' nın 102/2.maddesi uyarınca yasal faizin %100 fazlasını geçmemek üzere belirlenecek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı tarafça sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte süresi içinde açılmamış olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kooperatiften alınan taşınmaz müvekkilinin kooperatife ait inşaat şantiyesinde çalışmasının karşılığında ödenecek tutara ilave olarak kullanmış olduğu kredi karşılığında devri yapıldığını, davacı  kooperatifin  mahkemeye  sunduğu  bilgi  ve  belgelerin,yanıltıcı,eksik  ve sahte olduğunu, müvekkili ... tarafından müvekkilinin  imzasını  havi  bir  üye kayıt  talebi  ve  dilekçesinin olmadığını, muhtemelen  dosyadaki üye  kayıt defterindeki  imzanın  müvekkilinin  bilgisi  dışında atılmış  sahte  bir  imza olduğunu, bu nedenledir ki ,30/06/2014 tarihli  ve  ...  numaralı  üyeliğinin  kabule  ilişkin  yönetim  kurulu  kararının da  bir hukuki  değerinin bulunmadığını, müvekkilinin eşi ...'ın üyeliği terk ve üyelik birleştirme talebi ve dilekçesinin de olmadığını, sözkonusu dairenin  yani  ...Kat ... no’lu  daire,arsa  sahibi ...  adına kayıtlı  iken,müvekkilinin de  iknasıyla bu  taşınmaz  önce kooperatife  ardından  aynı  gün,... bankasından kredi  ile  alınan  80.000 TL karşılığı  satış  bedeli  ile müvekkilinin  adına  satış  olduğunu, eğer  müvekkilinin daireyi  satın  aldığı  günün  yani  23/09/2014  tarihinde üyeliği  olsaydı kredi bedeli  doğrudan kooperatif  adına geçmesi  gerekeceğini, müvekkilinin  üye  olmadığı  için gayrimenkul  adına alınan  kredi miktarı  olan  80.000 TL davalı  müvekkili  adına  çıktığını ve  bu  paranın  müvekkiline  teslim  edildiğini, müvekkilinin de bu parayı daire  karşılığı  olarak koopeatif başkanına ödediğini, yine  aynı  gün  tapudan kooperatif  adına  geçen daire  tapusunun, aynı  günde  müvekkiline  peşin  satış  karşılığı  devir  edildiğini, yerel mahkemece bu hususta değerlendirme dahi yapılmadığını, imza itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek  yerel mahkeme kararının kaldırılmasına  mahkemece yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı  dava dilekçesinde davalının kooperatifin üyesi olduğunu davacı kooperatifin davalı üyeden 07.11.2009 -10.06.2023 Tarihli genel Kurul kararlarında alınan kararlar uyarınca  335.650,00 TL aidat  93.643,88  TL faiz alacağı olduğunu beyan ederek   eldeki davayı açtığı görülmüştür.<br>Davalı,  kooperatiften ayrıldığını üye olmadığını kooperatifte adına tescil edilen  taşınmazı  sattığını  belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür.<br>Davacı davalının 134.500 TL ödeme yaptığını kabul etmiştir.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br>Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar) <br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) (Benzer  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)  <br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde  alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D 2023/4418 Esas  2024/375 Karar;  Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar )<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme, teslim sırasında ödeme, maliyet hesabı,ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark  talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği  ödemelerin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı  Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan  kararlar doğrultusunda talep ettiği  ve  içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ara ödeme, teslim sırasında ödeme, maliyet hesabı, ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark   kesin maliyet alacağı ve %10 risk payı alacağı talep edip edemeyeceği  endekslemenin hangi metoda göre yapılması gerektiği  ve doğru olarak yapılıp yapılmadığı hususlarının değerlendirilmesinin uyuşmazlığın  açığa kavuşturulması zorunluluk arz etmekte olup davalının  üyeliğinin devam edip etmediği belirlenmeden davalı kooperatif tarafından  13.02.2014  tarihinde taşınmazın davacıya devir edildiği  görülmekle  bu tarih öncesi davalıyı ibra edip etmediği belirlenmeden  ibranın olduğunun anlaşılması halinde  davacının bu tarih öncesinde aidatları aldığının kabulü ile  bu tarihten sonra aidat borcu hesaplaması yaptırılarak  ve davalının rapora itirazların karşılar surette bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin  istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı tarafça istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2025 tarih ve 2024/1018 E - 2025/839 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.14/01/2026<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d49b8572eb9aa042","SID":"3d29c52236be2350"}}