{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1314 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1811<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/05/2023<br>NUMARASI\t: 2021/118 E. - 2023/119 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ilk olarak Trabzon Bakırcılar sitesinde hizmet verdiğini, kısa bir zaman sonra Alüminyum Disk İmalatı yönünde sürdürdüğünü, sonrasında müvekkilinin \"...\" markasını da züccaciye sektöründe bilinen ve tercih edilen bir marka haline getirdiğini, TPMK nezdinde \"...\" ibareli birçok marka tescili bulunduğunu, davalı tarafça müvekkilinin 08 ve 21.sınıflarda tescili bulunan markasından doğan hakları ihlal edecek şekilde \"...\" ibareli markayı kullandığının tespit edildiğini, aynı zamanda davalı tarafından sosyal medya hesaplarında sponsor reklamlarında müvekkilinin markasından doğan hakları ihlal eder şekilde kullanımlarının da söz konusu olduğunu, bu hususların mahkemenin  2021/12 ve 2021/64 değişik iş dosyalarında yapılan delil tespiti ile sabit hale geldiğini, davalı tarafça gerçekleştirilen bu eylemlerin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, tecavüzün giderilmesini, davaya konu fiillerin sonuçlarının kaldırılmasını, bu mümkün değil ise www...com.tr alan adına erişimin engellenmesini, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 17/03/2023 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 265.453,12 TL tutarında artırarak, harcını yatırmıştır. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br> müvekkili şirketin tanınmış \"...\" ibareli markasının sahibi olduğunu, \"...\" ibareli markayı birçok mal ve hizmette tescil ettirdiğini, bununla beraber mezkur markanın perakendecilik-mağazacılık hizmeti bakımından da müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin \"...\" markasını yıllardır beri mağazacılık-sanal mağazacılık hizmetleri için, marka hakkının kendisine verdiği yetki çerçevesinde kullandığını,  davacı tarafça dilekçesinde alıntısı yapılan müvekkili şirkete ait ... ve ... hesaplarındaki paylaşımların davacı tarafın iddiasının aksine herhangi bir tecavüz teşkil etmediğini, müvekkili şirketin hukuka uygun kullanımlar gerçekleştirdiğini, ... geniş eşleştirme yöntemi ile ortaya çıkan kullanımlar için ise müvekkili şirketin herhangi bir olmayacağı, bu sebeple de şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \"Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalının eylemi davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi , tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Ayrıca, davanın ve kararın niteliğine göre hükmün ilamın gerekçesi ile,1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının kendisine ait www...com.tr adlı internet sitesinden \"... ... SETLERİ\" ifadesine reklam başlığı ve reklam gövde metninde yer vermek suretiyle bu internet sitesine yönlendirme yapmak şeklindeki eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, 2-Davalının www...com.tr internet sitesinde ... arama motorunda yapılan yönlendirme nedeniyle davacı markasının tescilli olduğu ... eşyaları açısından \"...\" ibaresi ile verilen reklamların kaldırılmasına, 3-Takdiren 132.726,56 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin REDDİNE, 4-Karar kesinleşiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan bir gazete ile ilanına,\" karar verilmiştir. \t<br>İSTİNAF:<br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yerel Mahkeme'nin gerekçeli kararında davalının haksız rekabet ve marka hakkı ihlali teşkil eden eylemlerinin tümünün kabul edildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında bu eylemlerin eksik belirtildiğini öne sürerek, davalının www...com.tr adlı internet sitesindeki \"... ... SETLERİ\" ifadesine reklam başlığı ve gövde metninde yer vermek suretiyle yönlendirme yapma eylemi ile birlikte, Yerel Mahkemenin 2021/12 D.İş sayılı dosyasına konu olan ... ve ... hesaplarında “... ... Daisy 7 Parça ... Seti” şeklinde kullanımları ve züccaciye emtiaları açısından kullanılan ..., ..., SOFRA,SOFRA YEMEK,  KAHVALTI SOFRA, YEMEKTAKIMI vb. hastag kullanımlarının da marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine karar verilmesi yönünde hüküm fıkrasının düzeltilmesini talep ettiğini, Yerel Mahkeme'nin yalnızca maddi tazminat kısmını kısmen reddettiğini, ihlal ve haksız rekabete ilişkin talepleri tamamen kabul ettiğini, ancak sosyal medya hesaplarındaki kullanımlara ilişkin hüküm kurmayı sehven unuttuğunu düşündüğünü, bu eksikliğin gerekçe ve hüküm arasında çelişki yarattığını, davalının 35. sınıftaki tescillerinin ... eşyalarını kapsamadığını ve züccaciye emtialarına özgü 35/05. sınıfta marka hakkı olmadığına dair önceki kesinleşmiş yargı kararlarını (Ankara 2. FSHHM 2014/184 E. ve Bakırköy 2. FSHHM 2021/184 E. sayılı kararları) delil göstererek, davalının ... ibaresini züccaciye ürünleri için kullanmasının açık bir ihlal olduğunu ve bundan haksız kazanç sağladığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme'nin uyguladığı %650 oranındaki takdiri indirimin yerinde olmadığını, aksi halde takdiri indirim yapılan tazminat davalarında Yargıtay içtihatları uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bu yöndeki hükmün düzeltilmesini istediğini, ayrıca dava öncesi tespit dosyaları olan 2021/12 D.İş ve 2021/64 D.İş sayılı dosyaları için de müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket vekili, Yerel Mahkeme'nin kararının esasını oluşturan bilirkişi raporlarında, internet üzerinden yapılan satışların ... markalı değil, sadece ..., ..., linens ve ... markalarına ait olduğunun ve reklam tıklaması sonucu yönlendirilen sitede satılan ürünlerin de ... ve ... ... markalı olduğunun belirlenmesine rağmen, bu reklamın ortalama tüketiciler nezdinde satılan ürünün ... olduğu izlenimini yaratacağı, bunun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edebileceği ve tazminat için aranan kusur şartının gerçekleştiği görüşünün kabul edilerek karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini savundu, çünkü sitede ... markalı ürün satılmadığından ve tüketicilerin satın aldıkları ürünün markasını (... veya ... ...) anlayabilecek yeterlilikte oldukları, yani ortada bir karıştırılma ihtimali bulunmadığından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin gerçekleşmediğini belirtti, 6769 sayılı Kanunun 7/3. maddesinin (d) bendine göre müvekkili şirketin perakendecilik-mağazacılık hizmetleri için tescilli ... markasının alan adı ve yönlendirici olarak kullanılmasının, davacının engellemesi mümkün olmayan hukuka uygun kullanımlar olduğunu, zira müvekkili şirketin 2013'ten beri ... ibareli sanal mağazalarında ... gibi başka markalı züccaciye ürünleri sattığını vurguladı, bilirkişi raporlarında dahi müvekkili şirketin ... markasını ... ve züccaciye ürünlerinde kullanmadığının, sadece ..., ..., linens ve ... markalarını kullandığının ve bu satışlardan elde edilen karın (265.453,12 TL) da bu markalara ait olduğunun tespit edildiğini ifade etti, bu durumun müvekkili şirketin ... markalı ... ürünleri kullanarak maddi veya manevi bir yarar elde etmediğini gösterdiğini, dolayısıyla 6769 sayılı SMKnun 150. maddesi uyarınca tazminat taleplerinin ön koşulu olan zarar şartının oluşmadığını ve tazminat için aranan kusurun da bulunmadığını açıkladı, tazminat talebinin ispat külfetinin davacıda olduğunu, sadece davalının defterlerine dayanarak ve dava konusu olmayan markalı ürün satışından elde edilen karın tamamının haksız rekabet nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması gerektiğini Yargıtay kararlarıyla destekledi, mahkemece takdir edilen 265.453,12 TL'nin %50'sinin maddi tazminat olarak belirlenmesinin fahiş olduğunu, çünkü illiyet bağı ve makul kesinlik kurallarının ispatlanmadığını, tüketicilerin ... ... almak isterken yanılıp başka marka ürün aldıklarının veya satışların yarısının davacı markası nedeniyle oluştuğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürdüğünü ve manevi tazminat için de davacının manevi zararının ve davalı müvekkilin kusurunun ispat edilemediğini, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek karıştırılma ihtimalinin yeniden değerlendirilerek yeniden rapor  istenmesi ve Yerel Mahkeme kararının davanın kısmen kabulü yönünden kaldırılması ile yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın manevi tazminata ilişkin itirazları da yerinde olmadığını, özellikle kusur noktasında. zira taraflar arasındaki 2010 yılından beri devam eden uyuşmazlıklar dikkate alındığında ve davalının açtığı Ankara 2.FSHHM'nin 2014/184 E. Sayılı dosyasında verilen red kararından itibaren devamlı surette züccaciye emtialarına ilişkin gerek emtia markası gerekse 35/05.sınıfta hizmet markası olarak adına ... markasını tescil ettirme çabaları ile diğer yandan internetteki kullanımları nedeniyle açılan önceki tarihli davalara rağmen benzer kullanımlarına devam etmesi ve bu konudaki ısrarlı tutumu zaten kusurdan öte kötüniyetin göstergesi olduğunu, bu açıdan açık bir kötüniyetin mevcut olduğu durumda kusur olmadığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını beyan ederek, davalı-karşı davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesine talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, kendi zararını net olarak ispat edemediği gibi, bilirkişiler tarafından tespit edilen kazancın kendilerine ait ... markasının kullanımından kaynaklandığı da ispat edilemediğini,  mahkemenin ıslah yolu ile arttırılan bedelin reddedilen kısmı bakımından vekalet ücretine hükmetmesi gerektiğini,  yargılama giderlerinin kabul red oranına göre değil, tamamının davalı müvekkilden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, Huzurdaki davada da, kısmen kabul-kısmen red kararı verildiği ve reddedilen kısım bakımından davayı açan tarafın yargılama giderine mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek Davacının usule, yasaya ve dosya kapsamına uygun olmayan taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.   <br>Dava, davalı tarafça gerçekleştirilen eylemlerin davacının tescilli markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, davacı ve davalı tarafın \"...\" esas unsurlu marka tescillerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Mahkemenin 2021/12 değişik iş dosyasında yapılan delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda;\" aleyhine tespit istenenin “...” isimli ... hesabında züccaciye emtialarına ilişkin incelenen paylaşımlarında ürünlerin markalarının (...) belirtildiği, sadece 23.01.2015 tarihli paylaşımdaki yemek takımı ve çatal-bıçak-kaşık ile ilgili olarak bir marka verilmediği, aleyhine tespit istenenin konu etiketi (hashtag) olarak “...” ibaresini verdiğinin tespit edildiği, aleyhine tespit talep edilenin ... sayfasında rastlanan züccaciye ürünlerinde verdiği \"# ...\" konu etiketine tıklandığında açılan sayfa incelendiğinde, ... konu etiketi altında 800 bini aşan paylaşımın yer aldığı, bunlar içerisinde tespit isteyenin de aleyhine tespit istenenin ... hesabında paylaştığı ürünlerin de bulunduğu, aleyhine tespit talep edilenin ... markalı emtialar için verdiği \"# ...\" konu etiketine tıklandığında tespit isteyenin ... markalı züccaciye ürünlerine ilişkin paylaşımlara da rastlanması sebebiyle tespit isteyenin marka hakkının ihlal edilmiş olup olmadığı konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, aleyhine tespit istenenin “...” isimli ... hesabındaki züccaciye emtialarına ilişkin incelenen paylaşımlarında ürünlerin markalarının (..., ... ... ...) belirtildiği,  aleyhine tespit istenenin hashtag olarak “...” ibaresini girdiğinin tespit edildiği, ...’taki # ... konu etiketi sayfasında, tespit isteyenin herhangi bir paylaşımı tespit edilemediği, tespit isteyenin dilekçesinde yer verdiği, aleyhine tespit istenen tarafından yayınlanan “... Daisy 7 Parça ... Seti” ürünü ile ilgili geçmiş tarihli sponsorlu reklamların, süreli olabilmesi, hedef kitlesine ve hangi lokasyonda görüneceğine yönelik ayarlama-seçim yapılabilmesi gibi özellikleri de dikkate alındığında, internet üzerinden bir araştırma ile tespitinin mümkün olmadığı\" belirtilmiştir.Mahkemenin 2021/64 D. İş Sayılı sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ;\" 05.03.2021 tarihinde saat 23:56’da ... arama motoru üzerinden \"... ...\" ibaresiyle yapılan arama neticesinde, aleyhine tespit talep edilen ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş.’ye ait olan www...com.tr internet sitesine yönlendirme yapan ve ilk sırada yayımlanan reklamın başlığında \"... ... Setleri\" gövde metninde ise \".... ... ve ... Setleri ....com.tr'de...\" ifadelerinin yer aldığının tespit edildiği, söz konusu reklamın doğrudan ilgili firmanın ... kategorisindeki internet adresine yönlendirilecek şekilde ayarlandığı, ancak ulaşılan sayfada satışa sunulan ürünlerin ... markalı değil, ... ve ... ... markalı oldukları\" beyan edilmiştir.<br>Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 25/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\", davacının “...” unsurlu markaları başta 08. ve 21. sınıflar olmak üzere muhtelif sınıflarda tescilli olduğu, davalının 2004/12877 tescil nolu “... STYLE+şekil” markası 16, 24, 27, 35, 38, 41. sınıflarda ve 2011 29814 tescil no.lu “...+şekil” markası 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35, 37. sınıflarda davalı adına tescil edilmiş olduğu, taraf markalarının tescilli olduğu ortak tek sınıfın 35. sınıf olduğu ve “...” markasını 35. sınıfta ilk tescil ettirenin davalı şirket olduğu, davalının,  profil görselini içeren Instagram sosyal medya hesabında açıkça markalarını belirttiği (“...”, “... ...” gibi) yemek takımı görsellerinde “#...” ve “#...” şeklindeki kullanımları kendi markalarının tescilli olduğu 35. sınıf hizmet kapsamında kullanım olarak kabul edilebileceği, davalının www...com.tr adlı internet sitesine yönlendirildiği anlaşılan, “... ... SETLERİ” ifadesine reklam başlığı ve reklam gövde metninde yer vermiş olması karşısında ortalama tüketici nezdinde ... setleri markasının “...” olduğu izlenimi yaratacağından, davalının bu şekildeki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği, Mahkemece, dava konusu eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil kanaatine varılacak olursa, aynı/benzer markanın aynı faaliyet alanında kullanılması suretiyle bir çıkar elde etmiş olmanın TTK m. 55/1/a/4 uyarınca davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği, mahkeme nezdinde, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil  ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiği kabul olunabileceği, Davalı defter ve belgelerinde, internet üzerinden yapmış olduğu satışlarda ..., ..., linens ve ... markalarını kullandığı, bu satışlardan elde etmiş olduğu karın 265.453,12 TL olduğu\"  belirtilmiştir.  30/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; \"... ...” şeklinde aratılarak davalı yana ait Reklam Başlık Metni: “... ... Setleri – ... Resmi Satış Sitesi”, Reklam Gövde Metni: “...’tan ... ve ... Setlerinde İndirim Fırsatları. Siz de hemen göz atın. ... ... ve ... Setleri ....com.tr'de! Hemen Alışverişe Başla…” şeklinde olduğu, dosya üzerinden yapılan incelemede, davalı tarafın www...com.tr web sitesinin “...” kategorisinde ürünleri tanıtım ve satışının yaptığı, davalının ürünlerin satış ve tanıtımı amacıyla konumlandırmış olduğu reklam altyapısında ..., ... takımı, çatal bıçak, pişirme vb. gibi anahtar kelime/kelime öbeklerini içerebileceğinin, davalının reklam altyapısında ancak yakın / aynı amaca hizmet eden ifadelerin içermesinin hayatın akışına aykırı olmadığı, buna bağlı olarak ... reklam algoritması tarafından “geniş eşleşme”, “tam eşleşme” veya “sıralı eşleşme” kullanımına bakılmaksızın anahtar kelime politikasına göre aynı amacı taşıyan türevleri de “alakalı aramalar” olarak değerlendirilmesi sonucu reklamın tetiklenmiş olduğunun anlaşıldığı, davalı reklamlarının gösterilmesinin tesadüfen olamayacağı, reklam verenlerin arama sonuçlarında görünmek istemediği anahtar kelimeleri “negatif anahtar kelime listesine” ekleyerek bu aramalardan kaçınabildiği, bu bağlamda, davalı tarafından “... ...” kelimeleri negatif kelime alanına eklendiğine ilişkin bir delile dosya kapsamında rastlanmadığı, davacı ve davalılar vekilinin, kök raporumuzda markasal yönden yapılan açıklamalara karşı beyan ve itirazları değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporda vardıkları hukuki sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı \"belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1 maddesi uyarınca  a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde  kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini  kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit  edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri  satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç  etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 7/3-d maddesi uyarınca  işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı  olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde  alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması, yasaklanmış ve marka hakkına tecavüz sayılmıştır. 2021/64 D.İş dosyasında bilirkişi tarafından, ... arama motoruna \"... ...\" yazılan sonuçlara göre, mahkemece davalının ... ibaresini anahtar kelime yada yönlendirici kod olarak kullandığı tespiti yapılmışsa da, bu şekilde inceleme yapmak suretiyle, davalının anahtar kelime ve yönlendirici kod olarak kullandığının tespiti mümkün değildir. Aynı taraflar arasında Bakırköy 1. FSHHM'nin 2018/380 Esas-2022/30 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, ... ... anahtar kelimesi ile aratıldığında, davalının arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen görünmesinin, ... otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime olarak geniş eşleşme politikasına göre \"alakalı aramalar\" olarak gösterilmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, Dairemizin 28/11/2024 tarihli 2022/705 E- 2024/1954 K sayılı kararıyla, mahkemece verilen asıl davanın kısmen kabul kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2025 tarihli 2025/1020 Esas-2025/6219 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, davalının kendisine ait www...com.tr adlı internet sitesinden \"... ... SETLERİ\" ifadesine reklam başlığı ve reklam gövde metninde yer vermek suretiyle bu internet sitesine yönlendirme yaptığı, bu eylemin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve giderilmesi ile ref kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, mahkemenin 2021/12 D.İş sayılı dosyasına dayanarak da dava açtığı, bu dosyada alınan bilirkişi raporu ile davalının 21. Sınıf emtialarda, zücaciye ürünlerinde tescilli markasının bulunmamasına rağmen, davalının ... ..., ... ... ve ..., @... ... sosyal medya hesaplarında, #..., #... ... ile ..., ... ve ... ... ... markalı zücaciye ürünleri tanıtım ve satışı yaptığı, hastaglerle davalının www...com.tr adlı internet sitesine yönlendirildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça, 35. Sınıfta tescilli ... ibareli markasının bulunması ve satılan zücaciye ürünlerinin ... markalı değil başka markalar içermesi nedeniyle kullanımının marka tescili kapsamında olduğu ileri sürülmüşse de, davalı savunmasının kabulü mümkün değildir. Davalının 35. Sınıfta tescilli markalarında, alt sınıflar gösterilmemiştir.Dosya kapsamında bulunan marka tescil kayıtlarından 21. Sınıfta zücaciye ürünlerinde ... markasının davacı adına kayıtlı olduğu, davalının bu marka altında zücaciye ürünü tanıtım ve satış yapmasının, davacı markaları ile iltibas teşkil edeceği sabittir. Bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalının ... ... ... ve ... sosyal medya hesapları ile, www...com.tr alan adlı web sitesinde, zücaciye ürünlerinin tanıtım ve satışının yapılmasının, davacının 21. Sınıfta tescilli ... markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refine, bu bağlamda sosyal medya hesaplarından bu ürünlerin tanıtım ve satışına ilişkin görseller ve paylaşımların çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece 2021/12 değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin değerlendirilmemesi yerinde olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Davacı tarafça, SMK 151/2-b maddesi gereğince, internet üzerinden ... ürünleri ve zücaciye ürünleri, ..., ..., linens ve ... markalarının satışından elde ettiği karın 265.453,12 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça bu miktar üzerinden ıslah başvurusunda bulunulduğu anlaşılıyorsa da; satışı yapılan ürün markalarının da satışa etkisi, ihlalin niteliği gibi unsurlar SMK 151/3 maddesi gereğince dikkate alınarak, mahkemece sonuç olarak TBK 50,51. Maddeler gereğince %50 oranında indirim yapılarak 132.726,56 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, reddine karar verilen maddi tazminat talebi üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında işbu davadan öncede benzer ihtilaflar yaşandığı, yargılamalar yapıldığı, somut olayın özellikleri dikkate alınarak mahkemece hükmedilen 20.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen  kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf  isteminin Kısmen KABULÜ ile,<br>2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/05/2023 tarih, 2021/118 E. 2023/119 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,<br>3-Davanın kısmen kabulüne, Davalının ... ... \"...\" ..., ... ... @... ... sosyal medya hesaplarında, #..., #... hashtagleri ile  www...com.tr adlı internet sitesine yaptığı yönlendirme ve sosyal medya hesapları ve www...com.tr olan adlı web sitesinde züccaciye ürün satışı yapılmasının; davacının 21. sınıfta tescilli ... markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve refine,<br>-Bu bağlamda ..., ... ve web sitesinden zücaciye ürünlerinin tanıtım ve satışına ilişkin içeriklerin çıkartılmasına, <br>-Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>-Takdiren 132.726,56 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin  talebinin REDDİNE,   <br>-Karar kesinleşiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin ülke genelinde yayımlanan bir gazete ile ilanına, <br>4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>4/a-Kabul edilen markaya tecavüz  talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu  harçtan kabul edilen maddi ve manevi tazminat talebi yönünden  10.432,75 TL  nispi harç olmak üzere toplam 11.048,15 TL harçtan 358,63 TL peşin harç ile 4.520-TL tamamlama harcının  mahsubu ile, noksan alınan 6.169,52 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 358,63+4.520-TL peşin ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.937,93 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>4/c-Davacı tarafından yapılan 250,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ile mahkemenin 2021/12 Değişik İş dosyasında yapılan 1.260,50 TL yargılama gideri ve 2021/64 Değişik İş dosyasında yapılan 2.269,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 11.279,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul - ret oranına göre 5.978,13 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, <br>4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabulüne karar verilen marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden  55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden  55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, <br>4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1'e göre maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000,00  TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, <br>4/ğ-  2021/12 Değişik İş dosyası yönünden, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 910,00 TL maktu vekalet ücreti taktirine davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2021/64 D.İş dosyasına konu fiiller yönünden dava reddedildiğinden bu dosya yönünden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>5/b-İstinaf yargılaması için davacı  tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 70,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 808,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>5/c-İstinaf yargılaması için davalı  tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 200,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 938,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ceef5839f4dc8641","SID":"1f701bb45de00d2d"}}