{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2018/679 <br>KARAR NO\t: 2018/1251<br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 01/06/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas kaydı dosyası ile müvekkili aleyhine 7 örnek icra takibi ikame etmiş bulunduğunu, icra takibine konu edilen kredi sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin ne asıl borçlu ne de kefil olarak hiçbir yerde imzasının bulunmadığını ve netice itibariyle sözleşmenin tarafı olmadığı için kendisine icra takibinin  yönetilemeyeceğinin açıkça görüleceğini, yine 02/11/2009 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi limitinin arttırılması başlıklı evrakta müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davalı banka tarafından müvekkiline ait tüm taşınmazların üzerine haciz konulduğunu, bu nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına dayanak yapılan sözleşme gereği karşı yana borçlu bulunmadığının tespitine, % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili ... Bankası ... şubesi borçlusu dava dışı ... ile ipotek veren gayrimenkul maliki ... hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin başlatıldığını, Kredi Genel Sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile ..., ... ve ... tarafından imzalandığını, ... bulunduğu taşınmazın ipotek vermek suretiyle borcun sorumluluğunun yüklenen kişi olduğunu, davacı ... Şti'nin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak üzere taşınmazını ipotek verdiğini ve ilamsız icra takibinde borçlu olarak torunu ... olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak menfi tespit davasının açtığını, bu nedenlerle %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememiz ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu, hükmün davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 06/06/2016 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamıyla \"Davalının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilmelidir.  İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca davacı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,\" gerekçesi ile bozularak geldiği anlaşılmakla, mahkememiz bozmaya uyarak yargılamaya devam etmiştir. <br>Dava; İİK'nın 72. maddesi gereğince açılmış menfi tespit davasıdır. <br>Dosya içerisinde bulunan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından davacı ve bir kısım dava dışı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesine istinaden 7 örnek genel haciz yolu ile 201.529,72 TL asıl alacak, 34.383,56-TL işlemiş faizi+BSMV ve 252,86-TL masraf olmak üzere toplam 236.166,14-TL'nin tahsili için icra takibinin başlatıldığı, takibin kesinleştiği, davalının davacı taşınmazı üzerine haciz işlemlerinin yaptırıldığı görülmüştür. <br>İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, davacı ...  hakkında icra  takibinin yapıldığı, davacı ... Oğlu ... doğumlu ... TC numaralı ...'in 24/02/2009 tarihli kredi genel sözleşmesinin kefili olmadığı, kefil olanın dava dışı ... oğlu ... doğumlu ... olduğu tartışmasızdır. <br>Bünyesinde borçlu ile ilgili tüm argümanları bulunduran banka gibi bir kuruluşun, borçlusu olmadığını bildiği ve yahut bilmesi gerektiği kişi hakkında, ısrarla ve araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeksizin takibe girişmesi ve bu takipte ısrar etmesi kötüniyetli ve haksız olarak takip yaptığına karinedir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar vermek gerekeceği, takdir edilecek bu zararın haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamayacağı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:<br>1-Açılan davanın kabulü ile, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, dava konusu yapılan 236.166,14 TL üzerinden %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Bozma dışında kalan hususlar kesinleşmiş olduğundan ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 4.033,15 TL harcın alınması gerekli 35,90 TL maktu haçtan mahsubu ile kalan 3.997,25 TL harcın davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan 187,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 10.059,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>5-Karar kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2018<br>Katip ...<br>e-imzalı<br>Hakim ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e46f45bf05939950","SID":"badd4c42936a9d36"}}