{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/2083 <br>KARAR NO:2025/1986<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/09/2025<br>NUMARASI:2025/352 E. - 2025/806 K. <br>DAVANIN KONUSU:Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı yetkilisi, dava dilekçesinde özetle; 05/12/2024 tarihinde kurulan davacı şirketin  tüm muhasebe işlemlerinin  İstanbul Muhasebeciler Odasına kayıtlı ... Bakırköy/İstanbul adresinde faaliyet gösteren serbest muhasebeci ... tarafından yürütüldüğünü, şirketin  daha yeni kurulduğunu, halen daha muhasebesel işlemleri devam ettiği için kestilen bir tane daha fatura bulunamadığını,  muhsebecinin 31/03/2025 tarihinde kalp krizi geçirmek suretiyle vefat ettiğini, vefatı öğrenir öğrenmez adrese gidildiğini, adrese gittiğinde muhasebecinin ofisinin murisleri tarafından boşaltıldığını gördüğünü, Ticaret Sicil Müdürlüğünce tasdiki yapılmış defterler vd.muhasebe belgeleri  olmak üzere, muhasebece tutulu başkaca kişilerin tüm kıymetli evraklarının sağa sola atıldığını, bir kısmının çöp olarak atıldığını gördüğünü, ...'ya giderek durumu bildirdiğini,  muhasebeciler odasının muhasebecinin 07/04/2025 tarihi itibariyle ilişiğinin kesildiğini belirttiğini,   vefat eden muhasebecinin murisine (kardeşi) 'a ulaştığını,  kıymetli belge ve defterlerimi talep ettiğimde ...'ın kendisi ile muhatap olmadığını,  muhasebecinin yakınlarının da telefonunu engellediklerini,  Vergi Dairesi, SGK ve tekrardan Muhasebeciler Odasına başvurduğunda ortaklaşa Savcılığa başvurmasının söylendiğini,  şirketinin daha çok yeni olduğunu, fiilen faaliyete dahi geçmemişken muhasebecinin vefatı, sonrasında murislerinin sorumsuz tutumu nedeniyle şirketinin zor duruma düştüğünü,  muhasebeci  görevlendirildiğini,  lakin  ticari defterlerin yeniden tanzimi ve tasdiki için  zayi belgesi almak gerektiğini ileri sürerek,  zayi olmuş resmi evrak ve ticari defterlerin zayi olduğuna dair  zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla, tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibrazı hususunda zorunluluk getirilmiştir.Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına ve zayinin tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi de mümkün değildir. ( Yargıtay 11. HD; 08.12.2014 tarih ve 2014/12543 E.-2014/19170 K. sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tacirin, zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2008 tarih, 2006/14049 E., 2008/956 K. sayılı ilamına göre;\"Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince  verilen red kararı isabetlidir.\" İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/1298, K. 2023/1444 sayılı kararına göre;\"Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davacı şirkete ait karar defterinin tek ortağı olan ...'in vefatından sonra yaşanan karışık olaylar ve şirket merkezinin taşınması sırasında zayi olduğu, yaşanan olayların mücbir sebep oluşturduğu, defterin zayii olduğunun tespiti üzerine gazetede ilan verildiği belirtilmiş, başkaca bir iddia ileri sürülmeyip, başkaca bir delil sunulmamıştır. Buna göre davacı tarafından ileri sürülen yaşanan olağanüstü olayların ne olduğu açıklanarak mücbir sebep oldukları ispat edilmediği, şirket ortağının vefatı ile şirket merkezinin taşınması ise mücbir sebep teşkil etmediğinden, davacının ticari belgelerin saklanması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.\"İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/297, K.2024/249 sayılı kararına göre;\"Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacı vekili taşınmanın pandeminin etkileri nedeniyle vuku bulduğunu ileri sürmüş ise de; pandeminin olumsuz etkileri nedeniyle ekonomik sebeblerle taşınmak zorunda kalınması ile ticari defterlerin taşınma  sırasında kaybolma hali kanunda harici bir etken ile gerçekleşmiş olsa dahi önlenmesi mümkün olmayan mücbir sebeb olarak kabul edilemeyeceğinden zayii belgesi talep koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.\"Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde anlaşmış olduğu muhasebecinin 31.03.2025 tarihinde vefat ettiğini, muhasebecinin ofisinin murisleri tarafından boşaltıldığını, muhasebece tutulu başkaca kişilerin tüm kıymetli evraklarının atıldığını, muhasebecinin murislerine de ulaşamadığını, şirketin yeni olması sebebiyle fiilen faaliyete dahi geçemediğini ve ticari defterlere bu şekilde ulaşamadığı beyan etmiştir. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacının talep dilekçesinde belirttiği hususların mücbir sebep teşkil etmediği; davacının ticari belgelerin saklanması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla (aynı yönde kararlar için bknz; İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/1298, K. 2023/1444; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/297, K.2024/249) açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı yetkilisi, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ticari defterlerini tutan SMMM ...'ın  ani ölümü sebebiyle şirketin ticari defterlerine  ulaşamadığını, davanın reddinin  ticari faaliyete devam edememelerine sebep olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince,  tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 dün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan \"gibi\" sözcüğüyle, benzer olaylar  kastedilmiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ise de, eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki;Öncelikle, bir  tacirin  ticari defterlerini korumada  dikkat ve özen göstermesi  gerekli olmakla birlikte davacı şirketin ticari defterlerinin şirketin muhsebecisinde bulunması ve muhasebecisinin vefatı ile  davacı şirketin muhasebecinin mirasçılarından defterleri alamaması    muhafazada  gerekli özenin ve dikkatin gösterilmediği anlamına gelmemektedir. Öte yandan, yukarıda da belirtildiği üzere madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan \"gibi\" sözcüğüyle, benzer olaylar  kastedilmiş, sınırlı bir  sayım yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece; davacı şirketin ticari defterlerinin şirketin muhsebecisinde bulunması ve muhasebecisinin vefatı ile  davacı şirketin muhasebecinin mirasçılarından defterleri alamamasının yasada yer verilen hâllerden olduğu,  bu sebeple davacının zayi belgesi isteyebileceği,  bu nedenle HMK'nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, dava dilekçesinde bahsi geçen ticari defterler ve resmi evrakların neler olduğunu,  bunların  SMMM  ...a teslimine ilişkin belge ve delilleri bildirmesi için davacıya süre verilerek ve mali müşavir hakkında diğer gerekli araştırmalar yapılarak  sonuca gidilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.18.12.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbb036e486859603","SID":"33208c91c1a87a5d"}}