{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1196 <br>KARAR NO:2025/2021<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/04/2022<br>NUMARASI:2021/280  Esas  - 2022/327 Karar <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının bu ilişkiden kaynaklı alacaklarına ilişkin üç adet fatura kestiğini, fatura alacaklarını tahsil edemeyince... sayılı dosyasından fatura borçlarına ilişkin olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haklı bir sebep göstermeksizin icra takibine itiraz ederek icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun her ne kadar itiraz dilekçesinde faturaları ödediğini iddia etse de makbuzlarını sunmamış olmasının kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu iddia ederek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, davaya konu ticari ilişkinin de Mersin ili olduğunu, taraflar arasındaki nakliye işlemlerinin de Mersin'den yapıldığını, ayrıca davaya konu faturalara ilişkin taşıma işlemleri için davacının sigortalı şoförü olan... isimli şahsa nakliye ücreti ve taşıma konusunda taraflar arasında belirlenen ücretlerin de davalı şirketi tarafından ...'e makbuz karşılığında ödendiğini, makbuzlarda ...'in imzasının bulunduğunu, taraflar arasında herhangi bir taşıma yada nakliye sözleşmesi olmadığını, davalının davacıyı tanımadığını, davalının taşıma anlaşmasını ... ile yaptığını, buna karşılık ödemeyi de kendisine yaptıklarını, icra takibini öğrendiklerinde ...'i arayarak durumu anlattıklarında ...'in ödemelerden davacı ...'in haberi olduğunu ve ödemelerin hesap kayıtlara geçtiğini beyan ettiğini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını savunarak,  davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taraflar arasında düzenlenen yazılı bir sözleşme bulunmadığı ancak davacının 2020 yılına ait defterlerinin incelenmesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya verilen nakliye hizmetinden kaynaklı  davalı şirkete 16/11/2020 tarihli 3.540,00-TL bedelli 28/12/2020 tarih 3.363,00-TL bedelli ve 16/12/2020 tarihli 3.363,00 TL bedelli toplam 10.266,00-TL bedelli 3 adet faturanın kesildiği, faturaların davacının 2020 yılı yevmiye defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmış olup davalı tarafından sunulan tediye makbuzları ile ... isimli şahısa 18/11/2020 tarihinde 3.540,00-TL, 16/12/2020 tarihinde 3.363,00-TL ve 28/12/2020 tarihinde 3.363,00-TL olmak üzere toplam 10.266,00-TL bedelli ödeme yapıldığının anlaşıldığı ve makbuzlarda ... isimli şahsın imzasının bulunduğu ve bu şahsın davacının sigortalı çalışanı olduğu dosyaya sunulu hizmet dökümünden anlaşılmış olup yine makbuzlarda davaya konu fatura numaralarının belirtildiği, buna göre davaya ve takibe konu fatura bedelleri davacının sigortalı çalışanına makbuz karşılığında takip öncesi ödenmiş olup davalı tarafından ödeme olgusunun ispatlandığı anlaşılmakla...\" gerekçesiyle  davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı tarafça yapılan ödeme iddiasının yerinde olmadığını, fatura bedellerinin müvekkilinin banka hesabına ödenmediğini, fatura üzerinde müvekkilinin hesap bilgilerinin bulunmadığını, ödemenin müvekkilinin hesaplarına yapılması gerekir iken nakit ödemenin müvekkiline değil yetkisiz kişiye yapıldığının iddia edildiğini, davaya konu faturalardaki ödemelerin davacının o zamanki tahsilat yetkisi olmayan şoförü ...'e yapıldığı iddiasının kötü niyetli bir iddia olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğuna dair görüş bildirildiğini, davalı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı ile ilk kez bir ticari iş içerisinde bulunmadığını daha önce de taşımacılıkla ilgili karşılıklı olarak birçok iş ilişkisinin kurulduğunu, dava dışı ...'e faturalara istinaden elden yaptıkları ödemeden müvekkilinin haberinin olmasının mümkün olmadığını, bedelin adı geçene ödendiğinin cevap dilekçesi ile öğrenildiğini, davalı tarafın ...'lı çalışanda olsa da tahsil yetkisi bulunmayan yahut bu konuda vekaleti bulunmayan çalışana ödeme yapmasının müvekkilini ilgilendiren bir konu olmadığını, her zaman banka hesabına fatura bedellerini ödeyen davalının ...'e elden ödeme yapmasının anlaşılamadığını, yapıldığı iddia edilen ödemelerin müvekkilini ilgilendirmediğini, ayrıca ...'in uzun süredir müvekkili şirket çalışanı olmadığını, faturaların müvekkili ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkiye dayandığını, müvekkili tarafından davalıya kesildiğini, davalının davacıyı tanımadığı iddiasını bu yüzden yerinde olmadığını, ayrıca kesilen faturalara bir itirazın bulunmadığını, böyle bir ödemenin varlığının davalının cevap dilekçesindeki iddiasından ibaret olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, eşya taşıma sözleşmesi kapsamında faturaya bağlanmış alacığın tahsili amacı ilebaşlatılan ilamsız icra  takibine karşı yapıla itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, taşımaya dair ticari ilişkinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, takibe konu faturalardan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı, davalı tarafça ödemenin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, ödemenin gerçekleştirildiği ...'e yapıldığı iddia edilen ödemenin geçerli bir ödeme olup olmadığı, neticede ilk derece mahkemesi kararının usule ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça davalı ...Nakliyat olarak 28.12.2020  tarihli toplam 3.363,00 TL bedelli Mersin İstanbul nakliye bedeline dair fatura düzenlediği, 16.11.2020 tarihli faturanında yine aynı güzergah için düzenlenmiş ve 3.540,00 TL tutarlı olduğu, 16.12.2020 tarihli fatura tutarının 3.363,00 TL olduğu, davacı şahıs şirketinin unvanının ... Lojistik ..., davalının ise ... - ... Nakliyat olduğu, faturaların e-arşiv fatura şeklinde düzenlendiği, faturalardan 3.540,00 TL tutarlı fatura bedelinin 18.11.2020 tarihli tediye makbuzu ile dava dışı ...'e teslim edildiği, adı geçene ait teslim aldım ifadesi ve imzanın olduğu, tediye makbuzu üzerinde davalı şirket kaşesi olduğu, davacıya ait herhangi bir bilgi, beyan ve imza bulunmadığı, 3.363,00 TL tutarlı fatura bedelinin 16.12.2020 tarihli tediye makbuzu ile 3.363,00 TL tutarlı fatura bedelinin 28.12.2020  tarihli tediye makbuzu ile yine 3.36,00 TL  tutarlı fatura bedelinin  16.12.2020 tarihli tediye makbuzu ile elden teslim edildiği, teslim alanın davalının ... çalışanı olduğu, 03.12.2020 tarihinde işe girdiği, 31.12.2020 tarihinde ise işten çıkmış olduğu, her bir tediye makbuzunda araç plakaları, güzergahları ve fatura numaralarının belirtilmiş olduğu, davacı tarafça davalı hakkında üç ayrı faturadan dolayı toplam 10.266,00 TL alacağın tahsili amacı ile ... sayılı dosyasında toplam 10.266,00 TL üç adet fatura bedelinin tahsili amacı ile icra takibinin başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine yetki itirazı ile birlikte söz konusu borca ilişkin ödeme ve tediye bulunduğu belirtilerek itiraz ediliği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesiz akabinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 17.02.2022  tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun, davacı tarafça davalı tarafa verilen nakliye hizmetinden kaynaklı 10.266,00 TL tutarlı üç adet fatura bedeli alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı tarafından fatura alacağının tahsili amacıyla ... Sayılı dosyası ile 15.01.2021 tarihinde takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 10.05.2021 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiği, davacının 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik ettirildiği, davacının ticari defterlerine göre; davacının davalı ile olan cari hesap kayıtlarını 120.01.042 nolu alıcılar alt hesap kodunda takip etmekte olduğu, takibe konu 3 adet faturanın davacının 2020 yılı yevmiye defterinde ilgili yevmiye maddelerinde kayıt altına alınmış olduğu, davacının davalı yandan takibe konu üç adet faturadan dolayı takip tarihi (15.01.2021) itibariyle 10.266,00 TL bakiye alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının  yapılan incelemeye gelmediği, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, faturaların nakliye bedeli olarak tanzim edildiği, faturaların davacı kayıtlarında mevcut olduğu, dosya içeriğinde taraflar arasında akdedilen yazılı bir taşıma sözleşmesine rastlanılmadığı, davalı cevap dilekçesinde “söz konusu faturala ilişkin taşıma işlemleri için davacının sigortalı şoförü olan ... isimli şahısla nakliye ücreti ve taşıma konusunda anlaşmış ve taraflar arasında belirlenen ücretler müvekkil tarafından şoför ... isimli şahsa makbuz karşılığında ödendiğini\" beyan etmiş olup taraflar arasında düzenlenen faturalar ve verilen hizmet yönünden bir çekişmenin mevcut olmadığı, davalı tarafından üç adet tediye makbuzuyla ... isimli şahsa toplamda 10.266,00 TL tutarlı ödeme yapılmış olduğunun görüldüğü, tediye makbuzlarının hepsinde fatura numaraları belirtilerek ödemeler yapılmış olduğu makbuzlarda ... isimli şahsın imzalarının bulunduğu, davalı tarafından dosyaya sunulu ... hizmet dökümünde; ... isimli şahsın 2020 yılı Aralık ayında davacı ...'in sigortalı şöfor olarak çalışına olduğunun görüldüğü, davacı yanın, “.... isimli şahıs müvekkilinin eski çalışanı olup, bu şahıs sadece taşımacılık işinde şoför olarak çalıştığını, davacı tarafın ... lı çalışanda olsa tahsil yetkisi bulunmayan veya bu konuda vekaleti bulunmayan çalışana ödeme yapması hukuken müvekkili ilgilendiren bir konu olmadığını...” beyan ettiği, davalı tarafından tediye makbuzu ile davacı çalışanına yapılan ödemeden davacının sorumlu olup olmadığı ile ilgili son kararın mahkemeye ait olduğu, neticeten; davalı tarafından tediye makbuzu ile davacı çalışanına yapılan toplam 10.266,00 TL tutarlı ödemeden davacının sorumlu olup olmadığı ile ilgili son karar mahkemeye ait olmak üzere, davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde davacının davalı yandan takibe konu üç adet faturadan dolayı takip tarihi (15.01.2021) itibariyle 10.266,00 TL bakiye alacaklı olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; rapor ile alacaklarının ispat edildiğini, davalı tarafın incelemeye gelmediğini, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğini, ödeme iddiasının yerinde olmadığını, fatura bedellerinin müvekkillerinin banka hesabına ödenmediğini, fatura üzerinde müvekkilinin banka hesap numarasının bulunduğunu, ödemenin söz konusu hesaplara yapılması gerekmesine rağmen nakden yapıldığının iddia edildiğini, taraflar arasında şoförün tahsilat yetkisi olduğuna dair bir anlaşma olmadığı  gibi bu konuda alışılagelmiş bir düzenlemeninde mevcut olmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; raporda müvekkili tarafından ödemenin ödeme tarihinde davacının sigortalı çalışanı olan ...'e yapıldığının tespit edildiğini, daha önce de ... üzerinden ödemeler yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden ,davacı çalışanına yapılan ödemeler ile borcun sona erdiği, davalının ödeme olgusunu ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı  takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu  ispat külfeti davacıdadır. Ancak davalı ticari ilişki ve faturaları kabul etmekle birlikte söz konusu fatura bedellerinin ödendiği savunmasında bulunarak, ispat külfetini üzerine almıştır. Davalı, ödemeleri dava dışı  davacının şoförü olan gerçek kişiye tediye makbuzu ile elden gerekleştirdiğini belirterek tediye makbuz örneklerini  dosya içerisine ibraz etmiştir. Bilindiği üzere TTK hükümleri gereğince şirket çalışanı şoförün şirketi temsil yetkisi yoktur. Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin davacı tarafça onandığına yahut şoförün aldığı ödemeyi davacıya teslim ettiğine dair bir delil de yoktur. Ayrıca davacı tarafça dava dışı şoförün yetkilendirildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığı gibi aksine bir iddia  da mevcut değildir. Davalı ödeme savunmasında bulunarak sadece tediye makbuz örneklerine dosya içerisine ibraz etmekle yetinmiş ancak inceleme kararı verilen duruşmada hazır bulunmasına rağmen incelemeye ticari defter ve belgelerini de ibraz etmemiştir.Ödeme, borcun sona ermesine neden olan sebeplerden biri olmakla birlikte ödemenin alacaklı tarafa yapılması gerekecektir. Ödeme yapılan kişinin davacının temsilcisi veya yetkilisi veya vekili olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ödemenin dava dışı şoföre yapılmasını gerektirir herhangi bir yazılı delil dosya içerisine sunulmamıştır. Kaldı ki yukarıda ifade edildiği üzere, dava dışı kişiye elden yapıldığı iddia edilen ödemenin varlığı kabul edilse dahi alacaklı davacı yönünden, davalı taraf borçlu kalmaya devam edecektir. Davalının yapmış olduğu ödeme, kötü ödeme niteliğinde olup ödeme yaptığı kişi ile davalı arasındaki hukuki ilişki olmaktan  öteye gidemeyecektir. Bu nedenlerle ticari ilişki ile fatura ve fatura miktarları yönünden herhangi bir uyuşmazlık olmadığı ve davalının ödeme savunmasını geçerli bir delille ispat edemediği dikkate alınarak, davanın kabulü ile kabul edilen alacağın faturadan kaynaklanan likit  bir alacak olduğu dikkate alınarak ayrıca %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine dair verilen hüküm usul ve yasaya  aykırı bulunmuş ve davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca  kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kabulü ile ... sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali ile 10.266,00 TL asıl alacağın, icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre değişen oranlarda hesaplanacak ve taleple bağlı kalınarak yıllık %15 oranını aşmayacak şekilde hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına, 2-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2 hükmü uyarınca, kabul edilen asıl  alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.053,20 TL  icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 10.266,00 TL vekalet  ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça ilk derece yargılamasında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 929,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davacıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,7-HMK'nın 333. maddesi gereğince, artan delil ve gider avanslarının yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:<br>a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 53,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 273,73 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51af1de83ccf1735","SID":"b5e34357170ea4c5"}}