{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1881 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1660<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/09/2019<br>NUMARASI\t: 2017/158 Esas, 2019/367 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 09/08/2017<br>KARAR TARİHİ: 24/12/2025<br>Dairemizce verilen 19/10/2022 tarih ve 2020/2123 Esas 2022/1717 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih ve 2024/5211 Esas - 2024/7308 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin \"...\" markası altında üretip satışa sunduğu özgün tasarımları ve kalite anlayışı ile bayan giyiminde öncü firmalardan biri olduğunu, müvekkili adına tescilli 2015/09104 - 28 sıra nolu tasarım, ... - 01 sıra nolu tasarım ve 2015/07766 - 05 sıra nolu tasarımlarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı tarafından izinsiz olarak kullanıldığını, İstanbul 4.FSHHM’nin 2017/44 D.iş dosyası ile alınan bilirkişi raporu ile davalının adresinde tespit edilen ürünlerin müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ettiğinin bildirildiği ve müvekkilinin tasarım hakkına haksız tecavüz ve haksız rekabet tekil eden fiilinin sabit olduğunu, davalının basiretli tacir ilkesine aykırı davranışı sebebi ile müvekkilinin satışlarının etkilendiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davada bahsi geçen ürün modellerinde tasarım geliştirme açısından çok geniş bir seçenek özgürlüğü bulunduğunu, davalının, davacı müvekkilinin ürününün ucuz ve daha kalitesiz muadilini sattığını, davalının ürününün bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklığa sebep olduğunu, davalının kullanımının davacı müvekkilinin Sınai Mülkiyet Kanunundan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve TTK uyarınca da haksız rekabet oluşturduğunu, şimdilik 1.000 TL maddi (ıslah ile 5.656,69 TL) ve 20.000 TL manevi tazminatın davalı tarafın tecavüz ve haksız fiilinin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, mahkemece takdir edilecek itibar tazminatına hükmedilmesine, hükmün ilanına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 4. FSHHM'nin 2017/44 D.iş dosyasındaki bilirkişi incelemesinde 2017/...-01, 2015/07766-05 ve 2015/09104-28 numaralı tescilli ürünlerle, tespiti yapılan ürünler arasında model, kalıp, kumaş kalitesi, etiket, düğmelerin yapısı, pardesünün boyu, model kodu, satış fiyatı vs hususlarında hiçbir benzerlik olmadığını, bahsi geçen ürünlerden 2017/...-01 numaralı üründen iş yerinde biri mankenin üzerinde olmak üzere 6 adet, diğer ürünlerden sadece birer adet manken üzerinde numune olarak bulunduğunu, sadece model olarak sergilenmek üzere konulduğunu, iş yerinde satışa arz şeklinde bulunmadığını, bu ürünlerden hiçbir şekilde satış yapmadığını, numune olarak alındığını ama devamının gelmediğini, firmalarının kendisine özel modelleri bulunduğunu, pardesünün genel yapısı itibari ile zaten birbirine benzemekte olduğunu, modelleri birbirinden ayıran aksesuar, kemer, kalıbı farklılıklar arzettiğini, iş yerlerinde çalışılan modellerin bol kesim, belden oturtmasız, orta yaş grubu modeller olup, davacı modelleri ile bu yönüyle de benzerlik taşımadığını, davacının müşteri kitlesi ile kendilerinin müşteri kitlesinin farklı olduğunu, iş yerinde toplam benzer olduğu iddia edilen ürün sayısı sekiz adet olup, üçünün manken üzerinde model olarak bulunduğunu, bu modellerin benzerlik taşımasa bile kendilerince üretimi ve satışı dahi yapılan ürünler olmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının haksız ve yersiz olarak iş yerlerinde tespit ve inceleme yaparak işyerlerini küçük düşürdüğünü, davacı tarafın ne şekilde zarara uğradığı hususunu defter belge ve kayıtlar ile ispatının gerektiğini, tarafların ürünleri arasında hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, ürünleri birbirinden ayırt eden ufak ayrıntıların olduğunu, bu ayrıntıların birbirine benzemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: \tİstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17.09.2019 tarih ve 2017/158 Esas - 2019/367 Karar sayılı kararıyla; \"... her ne kadar davacı adına tescilli 2015/09104 - 28 sıra nolu, ... - 01 sıra nolu ve 2015/07766 - 05 sıra nolu tasarımlarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını ve müvekkilinin emeğinden haksız istifade edip kazanç elde edildiğinden bahisle iş bu davayı açmış ise de dosyaya sunulan denetime elverişli sektör uzmanlarınca hazırlanan heyet raporuna göre  davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürünlerin davacıya ait 2017/... (01) nolu tescilli tasarıma genel görünüm açısından tescilli ürüne birebire yakın derecede benzer olduğu, diğer tasarımlar yönünden davalıya ait ürünlerin gerekli ayırt ediciliğe sahip olduğu anlaşılmakla rapor doğrultusunda bu tasarım yönünden davalı ürünlerinin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davalı uhdesindeki ürünlerin toplatılarak el konulmasına ve imhasına; davaya konu diğer tasarımlar yönünden açılan davanın ise reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacının SMK 151/2-a kapsamındaki tazminat talebi yönünden mali müşavir bilirkişi tarafından davalının tecavüzü olmasaydı davacının elde edecek olduğu muhtemel gelire yönelik olarak- ilgili tasarıma ilişkin olarak stokta kalan mal adedi üzerinden- hesaplama yapılmış ise de esasen bu tür davalarda tazminat miktarının net olarak tespitinin mümkün olmaması farazi hesaplamalar üzerinden yapılan değerlendirmelerin doğrudan hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak BK 50 maddesinin göz önünde bulundurularak bu talep yönünden dosya kapsamı hak ve nesafet gözetilerek takdiren 3.000,00 TL tazminatın yerinde olduğuna kanaat getirilmiş, yine dosya kapsamı itibarı ile yukarıda izahı yapılan SMK 150/2 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu, zira davalı tarafından davacıya ait tescilli tasarımın taklitlerinin piyasaya sunulduğu dikkate alındığında davacının sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğradığının kabulünün gerektiği kanaatiyle bu talep yönünden de takdiren 500,00 TL'nin daha davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş toplamda 3.500,00 TL üzerinden davacının maddi tazminat talebi kabul olunmuştur. Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak tecavüze konu ürün sayısı eylemin ağırlığı, hak ve nesafet gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: <br>Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; \"Müvekkilin yoksun kaldığı maddi tazminat hesabı bakımından sektör bilirkişisinden rapor alınmaksızın yalnızca mali müşavir bilirkişiden müvekkil ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılması ile bu hesaptan takdiren indirim yapılmasının hatalı olduğunu, Davalı davanın hiçbir aşamasında kendisini vekille temsil ettirmemiş olup; karar duruşmasından bir ay sonra dosyaya davalı adına vekaletname ibraz edilmiş olması nedeniyle davalı lehine (reddolunan maddi tazminat talebine ilişkin olarak 2.156,69 TL, reddolunan manevi tazminat talebine ilişkin olarak 3.931,00 TL ve reddolunan tasarım tecavüz talebine ilişkin 3.931,00 TL) vekalet ücretine hükmedilmesinin tamamen hatalı olduğunu, Tüm istemlerimizle ilgili olarak ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekmesine rağmen, yalnızca tasarım hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat kalemleri bakımından vekalet ücretine hükmedilmiş olup, haksız rekabetin tespiti yönünden lehimize ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule aykırı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; \"Dosyada rapora ve 21/06/2018 tarihli ek rapora, ...-01 tescilli tasarım yönünden tarafımızca itiraz edilmiş olup, bu itirazımızda bilirkişi heyet incelemesinde müvekkil tasarımı (kod 517) ile ...-01 tescilli tasarım arasındaki ayrıntı ve farklara değinilmediği vurgulanmasına rağmen yeniden rapor aldırılmadan karar verildiğini,  hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, 24/08/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda SMK 151/2.maddenin (a) bendine göre hesaplama yapılmış ise de, maddenin 3. fıkrasında yer alan 'Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.' şeklindeki hükümde değinilen etkenlerin dikkate alınmadığını, Tescilli tasarımla tecavüzlü olduğu değerlendirilen 517 kod nolu üründen sadece 6 adet bulunduğu hususu dikkate alınmaksızın ve ihlalin nitelik ve boyutu gözetilmeksizin maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkil tasarımı 517 kodlu ürün ...-01 tescilli tasarıma tecavüzlü olmadığından davacının manevi tazminat talebinin de reddinin gerektiğini, aksi kanaatte olunması durumunda ise manevi tazminata ilişkin hükmün kaldırılması veya  indirime tabi tutulması gerektiğini\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: <br>Dairemiz 19/10/2022 Tarih ve 2020/2123 Esas 2022/1717 sayılı Kararıyla; \"...mahkemece aldırılan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunun yeterli teknik analizleri içerdiği, tarafların iddia ve savunmalarını irdelediği, sonuç olarak denetime elverişli olduğu; raporda somut ve dosyaya yansıyan verilere göre maddi tazminat yönünden davacının davadaki talebine uygun olarak hesaplama yapıldığı, raporun bu yönüyle de isabetli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna ve tazminat hesabına ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmediği, mahkemece tespit edilen ve ispat edilen eylemin ağırlığı dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu. haksız rekabetin tespiti yönünden davacı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule olduğu, davalının kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olmasına rağmen, karar tarihinden sonra sunulan vekaletname uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdiri hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürünlerin davacıya ait 2017/... (01) nolu tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ortadan kaldırılmasına ve durdurulmasına, bu kapsamda davalı uhdesindeki ürünlerin toplatılarak el konulmasına ve imhasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, takdiren 3.500,00 TL'nin (3.000,00 TL SMK 151/2-a kapsamında, 500,00 TL SMK 150/2 kapsamında olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde traji en yüksük üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus olmak üzere ilanına\" karar verilmiştir.<br>Dairemiz kararı, davalı vekili ve  davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiştir. <br>YARGITAY İLAMI: <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih ve 2024/5211 Esas - 2024/7308 Karar sayılı ilamıyla; \"...1.6769 sayılı Kanunun 81 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tescilli tasarımın aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin izinsiz üretim, pazarlama ve benzeri ticari amaçla kullanımının tasarıma tecavüz oluşturacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin son cümlesi gereğince de tasarım karşılaştırmasında ayrıntılardaki farklılıklar yerine genel görünümün esas alınacağı belirtilmiştir.Karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise ayrıntıdaki benzerlik esas alınarak sonuca gidilmiştir. Rapor, bu haliyle hükme esas alınamaz. Bu durumda içerisinde tasarım uzmanı ve sektör bilirkişisi de bulunan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yukarıdaki ilkelere uygun rapor alınıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin manevi tazminat istemi dışında kalan, davalı vekilinin ise yukarıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Hüküm giriş kısmında açıklanan nedenle davacı vekilinin manevi tazminat istemine ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,\" şeklinde karar verilmiştir.Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili yargıtay bozma ilamına direnilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından, yukarıda özetlendiği şekilde tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereği dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, sunulu bilirkişi heyet raporu ile davalının 517 kod nolu ürün tasarımının davacının 2017/...(01) nolu tescilli tasarımı karşısında ortalama bilgili tüketici nezdinde genel izlenim itibarıyla karışıklığa sebebiyet verebilecek derece benzer olduğu anlaşıldığından, anılan tasarıma ilişkin tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti yönündeki taleplerin kabulü, uyuşmazlığa konu diğer tasarımlara ilişkin taleplerin ise reddi gerekmiştir.Kabul gereği maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekmiş olup, ilk derece yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunun yeterli teknik analizleri içerdiği, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla SMK 151/2-a kapsamında ileri sürülen maddi tazminat miktarının net olarak tespitinin mümkün bulunmadığı dikkate alınarak, TBK 50. Madde gereğice dosya kapsamı, hak ve nesafet gözetilerek takdiren 3.000,00 TL tazminatın hüküm altına alınması gerekmiş, davalı tarafından davacıya ait tescilli tasarımın taklitlerinin piyasaya sunulduğu dikkate alındığında da davacının sınai mülkiyet hakkı ve itibarının zarara uğradığının da kabulü gerektiğinden bu talep yönünden de takdiren 500,00 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilerek, toplamda 3.500,00 TL üzerinden davacının maddi tazminat talebi kabul edilmiştir.Sınai mülkiyet hukukunda manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu, tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği belirtilmektedir. Somut olayda tecavüze konu hakkın niteliği, ürün sayısı eylemin ağırlığı, hak ve nesafet gözetilerek takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafça üretim ve satışı yapılan ürünlerin davacıya ait 2017/... (01) nolu tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, MEN'İNE, DURDURULMASINA, ORTADAN KALDIRILMASINA, bu kapsamda davalı uhdesindeki ürünlerin toplatılarak el konulmasına ve imhasına, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, <br>2-Davacının maddi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.500,00 TL'nin (3.000,00 TL SMK 151/2-a kapsamında, 500,00 TL SMK 150/2 kapsamında olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>4-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus olmak üzere ilanına,<br>5-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; <br>5.a-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 580,63 TL karar harcından peşin yatırılan 31,40 TL ve 80,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 469,23 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>5.b-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tecavüz talebine ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, <br>5.c-)Karar tarihinde yürürlükte  bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat talebine ilişkin hesap olunan 3.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, <br>5.ç-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebine ilişkin hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, <br>5.d-)Davacı tarafından yapılan: 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 264,50 TL posta gideri, 687,00 TL tespit masrafı olmak üzere toplam 3.051,50 TL'nin -ret ve kabule göre hesaplanan- 1.017,16 TL'si ve 142,80 TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 1.159,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5.e-)Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-İstinaf yargılaması yönünden; <br>6.a-)Davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>6.b-)Davacı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, <br>6.c-)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 103,50-TL posta masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.252,10-TL'nin 1/2 oranında 4.126,05TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6.ç-)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 42-TL posta masrafı olmak üzere toplam 190,60-TL'nin 1/2 oranında 95,30 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>6.d-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından yapılan celse sayıda dikkate alındığında, kabul yönünden  42.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekil olarak temsil eden davacı yararına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6.e-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından yapılan celse sayıda dikkate alındığında, red yönünden 42.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekil olarak temsil eden davalı yararına, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>6.f-)Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.     \t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d27b33af9fe660b","SID":"d120fe6a40d71969"}}