{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1042 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1693 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI\t: 2021/437 E.  -  2021/689 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 13.02.2018 keşide tarihli ... numaralı 59.400,00-TL, 22.02.2018 keşide tarihli ... numaralı 42.300 TL, 07.03.2018 keşide tarihli 0383196 numaralı 43.500 TL, 11.04.2018 keşide tarihli ... numaralı 36.500 TL, 19.04.2018 keşide tarihli ... numaralı 44.900 TL ve 25.04.2018 keşide tarihli ... numaralı 35.000 TL tutarlı ... ... A.Ş. Bankalar Caddesi şubesine ait altı adet çeklerin davalı ... Bankası A.Ş. Ereğli Şubesi nezdinde bulunduğunu, davaya konu çeklerin müvekkili şirketin tek imza yetkilisi olan ... tarafından imzalanmadığını, yaptıkları araştırmalarda bu çeklerle birlikte başka çeklerin de imza yetkilisinin imzasını taşımaksızın piyasaya sürüldüğü belirlendiğini, şirket yetkilisinin profesyonel futbolcu olması dolayısıyla, muhasebe servisinde fatura ve benzeri dokümanları imzalamak amacıyla mevcut olan kaşe imza şirket çalışanları tarafından hatır çeki imzalamak suretiyle kullanılmış olduğunu, bankalarca çekler hakkında bilgi verilmesi sonucunda durumdan haberdar olunduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın Karadeniz Ereğli Şubesi ile dava dışı şirket olan Müvekkil bankamız müşterisi ... ... MAKİNA İNŞAAT VE NAK.SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi/leri kapsamında ... ... MAKİNA İNŞAAT VE NAK.SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.'ne krediler tesis edilerek kullandırıldığını, Keşidecisinin ... ... LOJ. SAN. VE TİC. A.Ş. olduğu; ... ... A.Ş.  seri no 383204 13.02.2018 tarih, 59.400-TL bedelli çek, ... ... A.Ş. seri no ...  22.02.2018 tarih, 42.300-TL bedelli çek, ... ... A.Ş. seri no ...  07.03.2018 tarih, 43.500-TL bedelli çek, ... ... A.Ş. seri no 384039  25.04.2018 tarih, 35.000-TL bedelli çek, ... ... A.Ş. seri no 384038  19.04.2018 tarih, 44.900-TL bedelli çek, ... ... A.Ş. seri no 383525 11.04.2018 tarih, 36.500-TL bedelli çeklerin  dava dışı ... ... MAKİNA İNŞAAT VE NAK.SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. tarafından müvekkili bankanın kredi alacağına/larına istinaden, ciro edilerek müvekkil bankanın Karadeniz Ereğli Şubesi’ne verildiğini, kötüniyetle iktisap edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih, 2021/437 Esas, 2021/689 Karar sayılı kararıyla; \"Dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemli dava olup  davacı tarafça davacı  şirkete ait 13.02.2018 keşide tarihli, ... numaralı 59.400 TL. tutarlı, 22.02.2018 keşide tarihli, ... numaralı 42.300 TL, 07.03.2018 keşide tarihli, 0383196 numaralı 43.500 TL, 11.04.2018 keşide tarihli, ... numaralı 36.500 TL, 19.04.2018 keşide tarihli, ... numaralı 44.900 TL ve 25.04.2018 keşide tarihli, ... numaralı 35.000 TL tutarlı ... ... A.Ş. Bankalar Caddesi şubesine ait altı adet çeklerin davalı ... Bankası A.Ş.  Ereğli Şubesi nezdinde bulunduğu, davaya konu çeklerin,davacı şirketin iradesi dışında davacı  şirketin tek imza yetkilisi olan ... tarafından imzalanmaksızın piyasa sürüldüğü bu çeklerle şirketin haksız yere zarara uğradığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuş olup  celp edilen İTO kaydı ile ; davaya konu çeklerin keşide tarihleri olan 13.02.2018,  22.02.2018 , 07.03.2018 , 11.04.2018, 19.04.2018 ve 25.04.2018  tarihlerinde  davacı ... ... LOJ. SAN. VE TİC. A.Ş. nin tek imza yetkilisinin 05.02.2018 tarihinden itibaren ... olduğu oysaki davacı vekilinin ısrarla gerçekte davacı şirket yetkilisinin ... olup ona dair imza incelemesi yapılması talebinde bulunmuştur.Menfi tespit istemi bakımından, çekin de aralarında bulunduğu kambiyo senetleri soyut borç ikrarı içeren senetlerdir. Hukukumuzda soyut borç ikrarı kural olarak geçerli olup soyut borç ikrarında bulunan borçlu karşısında alacaklının alacağın sebebini ispat etmesi kural olarak zorunlu değildir. Kambiyo senetlerinde de geçerli olan soyutluk prensibinin etkisi de bu kurala paralel olarak kambiyo taahhüdünün sebepten bağımsız soyut bir hukuki işlem olması şeklinde ortaya çıkar. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senedi ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girer. Bir kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir.Öte yandan çek, yazılı ve mücerret  bir havale aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir.Davacı tarafça şirket yetkilisi olarak ... olduğu hususu ileri sürülüp ona dair çeklerdeki imza inkar edilmektedir. Oysa ki İTO kaydı ile şirket yetkilisi ...'e yönelik imza inkarının bulunmadığı görülmekle kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,Alacağın %20 miktarı olan kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davaya konu çekler üzerinde müvekkili şirketin 05.02.2018 tarihinden önceki dönemde yetkilisi olan ...’ın taklit edilmiş imzaları bulunduğunu, davaya konu çeklerin düzenlendiği tarihler itibariyle ...'in şirket yetkilisi olmadığını, şirketin yönetimini ...'ın akrabası olan ... yaptığını, sundukları dilekçede bu durumun açıklandığını, imza örneklerinin bulunduğu yerlerin mahkemeye bildirildiği ancak mahkemece yönde bir işlem yapmaksızın davanızın reddine karar verildiğini, taleplerine karşın ne imzası taklit edilen ...'ın ne de dava tarihindeki şirket yetkilisi ... imzalarının çeklerdeki imzalarla karşılaştırılmasına dair bilirkişi incelemesi yapılmadığını, yerel mahkemenin ... imzasına dair bir itirazımızın olmadığı yönündeki gerekçesini kabul etmediklerini, taklit edilen imzanın ... imzası olduğunu beyan etmekten ibaret olduğunu, imza inkarının şirket adına yapılmış olduğundan, ... hakkındaki açıklamalar, yalnızca mevcut imzanın hangi imzanın taklidi olduğuna dair dürüst bir açıklamadan ibaret olduğunu, mahkemenin maddi gerçeği tespit etmeyi değil, dürüst davranmış olmamızı cezalandırmayı tercih ettiğini, Mahkeme gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, ek olarak 2018/142 esas sayısıyla yürütülen önceki yargılamada da mazeretlerinin haksız olarak reddiyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E :<br>Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa konu çek suretlerinden; Çeklerin 13.02.2018 keşide tarihli ve 59.400-TL bedelli, 22.02.2018 keşide tarihli 42.300,00-TL bedelli, 07.03.2018 keşide tarihli 43.500,00-TL bedelli, 11.04.2018 keşide tarihli 36,500,00-TL bedelli, 19.04.2018 keşide tarihli 44.900,00-TL bedelli ve 25.04.2018 keşide tarihli 35.000,00-TL bedelli oldukları anlaşılmıştır.Çeke dayalı olarak açılan imza inkarına dayalı menfi tespit davasında kural olarak keşide tarihindeki şirketi temsil ve ilzama yetkili kişisinin öncelikle isticvabı ve devamında imzayı inkar etmesi halinde bu hususta imza incelemesi yapılması gerekir. Çekin ileri vadeli olarak keşide edildiği hallerde ise öncelikle bu hususun, yani \"çekin ileri vadeli olarak keşide edildiğinin\" ispat edilmesi kaydıyla çekin düzenlenme tarihindeki şirket yetkilisine göre imza incelemesi usulü gerçekleştirilir. Tüzel kişiler, yönetim organlarınca temsil ve ilzam edildikleri gibi yetkili organ/kişi tarafından bir üçüncü kişiye de çek keşide etme yetkisi verilmesi mümkün olup, bu durumda yetkili kılınan kişi yönünden de imza incelenmesi yapılır. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı, muhasebe servisinde fatura ve benzeri dokümanları imzalamak amacıyla mevcut olan \"kaşe imzanın\" rıza dışı kullanıldığı ileri sürülerek menfi tespit istemiyle huzurdaki dava açılmış olup, davalı  tarafından  çeklerin  dava dışı şirket tarafından davalı bankanın kredi alacağına istinaden ciro edilerek verildiği savunulmuştur. İlk derece mahkemesince her ne kadar yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde uyuşmazlığa konu çek üzerinde \"kaşe imza\" yer aldığı ileri sürülmesine karşın, mahkemece bu hususta hiçbir inceleme  yapmadığı görülmüştür.  TTK 780/1-f maddesi gereğince çekte düzenleyenin imzasının bulunması zorunlu olup, kaşe imza ıslak imza sonuçlarını doğurmayacağından, mutlak defi niteliğindeki bu husus herkese karşı ileri sürülebilir.Bu itibarla, mahkemece yapılması gereken, öncelikle uyuşmazlığa konu çek üzerindeki imzanın ıslak imza olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması, neticesine göre ıslak imza olması halinde ispat külfetine ilişkin değerlendirme de yapılmak suretiyle imza inceleme usulünün  gerçekleştirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kararı kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili tarafından ileri sürülen sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 Tarih 2021/437 Esas 2021/689 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>4-Kararı kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekili tarafından sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,<br>6-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, <br>8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br>   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4a50d974ff552e3","SID":"74062f317e234642"}}