{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1639 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1927<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/556 Esas - 2025/705 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ \t: 31/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 08/01/2026<br>                     <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.07.2025 tarih 2025/556 E. 2025/705 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ....vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA : Davacı vekili, müvekkili davacının dava dışı .... Şti'ne ilişkin fiili çalışmaların tespiti için İzmir 9 İş Mahkemesinde 2025/68 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığını, bu şirketin 12.08.2014 tarihinde resen silindiğinin anlaşıldığını, mahkemece bu yönde dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek ihya kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>CEVAP : Davalı....; dava konusu şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden silinip 18.08.2014 tarihinde yayınlandığını, silinme sürecinin usul ve esaslar çerçevesinde yapıldığını, kendilerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, geçici 7. Maddenin uygulandığı dönemde derdest takip bulunup bulunmadığının bilinmesinin mümkün olmadığını ü ileri sürerek davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, cevap dilekçesindeki açıklamalar, sunulan belge örnekleri ve ticaret sicil kaydı birlikte değerlendirilerek terkin işleminin TTK Geçici 7. Maddesine uygun yapılmadığından davanın kabulü ile vekalet ücreti ile birlikte yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, cevap dilekçesi içeriğini tekrar ederek dava dışı ihyası istenen şirketin TTK geçici 7 maddesi uyarınca tescilli adresine ihtarda bulunduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığını, yasal süre içerisinde yanıt verilmediğinden resen silindiğini, bu durumun buna ilişkin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını ileri sürerek Müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde istinaf isteminde bulunulmuştur. <br>GEREKÇE\t:  Dava, 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. Maddesi kapsamında resen sicilden silinen şirketin ihyası istemine ilişkin olup yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Ticaret sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca  12.08.2014 tarihinde silinerek 18.08.2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan  edildiği sabittir.<br>6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde, münfesih olmasına veya sayılmasına karşın tasfiye edilmeyerek ticaret sicil kayıtlarından terkin edilmeyen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve sicilden terkinine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, böylece bu şirketler ile kooperatiflerin varlıklarını şeklen sürdürmelerinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu çerçevede münfesih olan veya sayılan şirketler ile kooperatiflerin anılan genel hükümlere nazaran kolaylaştırılmış bir usulde tasfiye edilerek unvanlarının sicilden silinmesine ve bunun mümkün olmaması hâlinde ise unvanlarının sicilden re'sen silinmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır.<br>6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 11. fıkrası gereğince şirketin ticaret sicilinden resen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğünün evvela geçici 7. maddenin 4/a ve 4/b fıkralarında gösterilen hususları yerine getirmesi gereklidir. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasada gösterilen bu usule uymadan şirketin kaydını sicilden terkin ettiği takdirde ticaret sicilinden silinme işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilebilir. (Yargıtay 11.HD'nin  15/06/2020 tarih ve 2020/1592 E.- 2020/2881 K. )<br>Ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. (Yargıtay HGK 06.06.2007 tarih ve 2007/10-358 E. -  2007/337 K.)<br>Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 tarih, 2023/33 E. ve 2023/117 K. sayılı iptal kararı ile ortaklığın veya kooperatiflerin ek tasfiyesinin, tasfiyesi istenilen ortaklıklar ya da kooperatiflerin sicilden terkin edildiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde talep edilebileceğini içeren  13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Kanun’a 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle eklenen geçici 7 nci maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin  Anayasamızın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.<br>Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin gerekir. (Yargıtay HGK 13.12.2023 tarih 2023/11-340 E., 2023/1236 K, 11. HD 21.02.2024 tarih 2024/257 E., 2024/1352 K.  09.01.2024 tarih 2023/6897 E., 2024/98 K.)  <br>Uyuşmazlığa konu olayda, ihyası istenen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve  şirkete gönderildiği, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. İhyası istenen şirket aleyhine İzmir 9. İş Mahkemesinin 2025/68 E. sayılı derdest davaya konu talep yönünden davacı şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup, sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan dava dosyasında taraf teşkilinin ve davanın devamının sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı da bulunmaktadır. Dolayısıyla, davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br>Az yukarıda ifade edildiği üzere, TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4/a, 11. maddesine göre, şirketin sicilde kayıtlı son adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere....'ne gönderilmesi ve ayrıca ilanın ilgili ticaret ve sanayi odasının internet sitesinde yayımlanması gerekli olup,.... TTK'nın geçici 7. maddesine aykırı olarak bir şirketi terkin ettirmiş ise bu durumda yasal hasım olmadığından, kendi hatalı eylemi ile şirket terkin edildiğinden oluşacak yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumludur. (Yargıtay 11. HD. 30/04/2019 tarih ve 2019/1479 E. - 2019/3306 K.,18.09.2024 tarih ve 2024/4524 E.- 2024/6523 K.)<br>Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; şirketin ihyasına karar verilmesi için aranan koşulların oluşmasına, dava dilekçesinde belirtilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesine,  davacı yararına vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerekli olup, terkinde kusurlu sayılan .... aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla,  istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD'nin 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı) <br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eae413ed127f6f13","SID":"204defeed75226ce"}}