{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>  İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/260 <br>KARAR NO: 2025/2178<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI: 2019/989 Esas - 2022/513 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in 05.07.2017 günü yolcu olarak içinde bulunduğu sonradan plakasının ... olduğu öğrenilen davalı İETT otobüsü Avcılar Merkez kampüsü durağına geldiğinde müvekkilinin yolcularla birlikte ineceği sırada araç şoförünün beklemeksizin aniden hareket etmesi sonucu müvekkilinin düştüğünü, otobüs şoförünün arkasına bakmadan devam ettiğini, kazada müvekkilinin ayağının kırıldığını, platin takılarak ameliyat edildiğini, ilgili şoför ... hakkında şikayetçi olduğunu, Küçükçekmece  C.Savcılığınca yürütülen soruşturma gereği şoför hakkında Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinde 2017/1179 esas sayı ile dava açıldığını, bu dosyadan alınmış olunan bilirkişi raporuna göre şoförün % 100 kusurlu olduğunu,  müvekkilinin özel güvenlik görevlisi olup, bu olay sonrasında 3-4 ay çalışamadığını, birçok kez hastaneye taksi ile gidip geldiğini, ayağında halihazırda platin takılı olduğunu, işlerini tam olarak yapamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile belirsiz alacak dava değerini artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 750,00 TL iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL tedavi- yol masrafları olmak üzere 1000,00 TL maddi tazminatın davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden haksız fiil tarihi olan 15.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline davalı sigorta şirketinden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise haksız fiil tarihi olan 15.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete yapılan başvurunun usul ve yasaya uygun olmadğını, davanın usulden reddine karar verilmesini, poliçeden doğan sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın tedavi yol giderleri ve varsa geçici iş göremezlik giderlerine itiraz edildiğini, bunlardan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, davacının gelir durumuna ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığından hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumlarında yapılan iç yazışmalarda söz konusu kaza ile ilgili bir kaydın olmadığını, müvekkili idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sefere sürülen otobüslerin bakımlarının zamanında yapıldığını, çalışan şoför personele de gerekli eğitimlerin verildiğini, müvekkili idarenin bu tarz kazalar olmaması için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, kapılar kapanmadan teknik olarak hareket edilemeyeceğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, açılmış davanın belirsiz alacak davası olmadığını, kazanın olduğu gün görevli olan personele davanın ihbar edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Maddi Tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 89.945,87TL sürekli iş görmezlik ve 20.140,83TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 110.086,70TL maddi tazminatın İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden olay tarihi olan 05/07/2017 tarihinden itibaren, ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 20/12/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 35.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden alınarak  davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı .... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı ve adalet duygusunu zedeleyici olduğunu,15.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı hakkında sürekli iş göremezlik zararı %3 beden gücü kaybına göre yeniden hesaplanmış ve haliyle tazminat tutarı düşük olduğunu, halbuki davacının  ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 14.06.2021 tarihli raporunda,  %4,3  oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirtilmiş olup bu nedenle bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamaya göre 03.01.2022 tarihli talep artırım dilekçesindeki miktar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ek raporda bildirilen rakamlara göre hüküm kurulmasının  hatalı olduğunu. 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili idarenin bu kazada kusuru bulunmadığını,  Ceza Mahkemesinde alınan rapor Hukuk Mahkemesini bağlamayacağını, yokluğunda alınan ceza davasındaki raporlara dayanarak hüküm kurulamayacağını, illiyet bağının olmadığını, kazaların meydana gelmemesi için azami dikkat ve özeni göstermekte,  şoförlere  gerekli ve zorunlu eğitimleri yaptırarak yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, davacının da  otobüsle yolculuk yaparken ve inip binerken uygun aparatlara tutunup gerekli tedbirleri alması gerektiğini, itirazları saklı kalmak üzere  şoför personele  tam kusur yüklenemeyeceğini ancak müterafik kusurdan sözedilebiliceğini, trafik kazalarında sosyal güvenlik kurumunun direk sorumluluğu olduğunu, tazminatın müvekkili idareden talep edilemeyeceğini, yargıtay kararları gereği hükmedilecek manevi tazminat miktarlarının zenginleşme aracı olamayacağını dava belirsiz alacak davası olmadığını, ıslah dilekçesine yapmış olduğu itirazı da tekrarladığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 05.07.2017 günü saat 20:30 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı belediye otobüsü ile Avcılar Merkez Kampüs durağına geldiğinde yolcu indirmek üzere duraklama yapması sonrasında otobüsün kapıları henüz kapanmamış iken otobüsün hareket etmesi ile otobüsten inmek isteyen davacı yolcu ...'in otobüsten yere düşmesi  sonucu yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun  kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenen %3 kalıcı maluliyet oranına göre yapılan hesaplamadaki tazminat tutarına hükmedilmiş olmasına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan (Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri) Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %4,3 maluliyet oranına göre yapılan hesaplamadaki tazminata hükmedilmesi gerektiğine  değinen davacı vekili istinaf itirazı yerinde değildir.Davacı vekili dava ve bedel artırım dilekçesinde 250 TL tedavi ve yol gideri de talep etmiştir. Ancak belge olmadığından tedavi gideri hesaplanamamış olmasına göre ispat edilemeyen tedavi giderlerinin mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul yasaya aykırılık görülmemiştir.Kaza nedeniyle araç sürücüsünün yargılandığı Küçükçekmece 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1179 Esas sayılı  dosyasında alınan ATK raporunda davacının kusursuz, araç sürücüsü ...'nin asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, keşif sonucu alınan raporda da sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ceza dosyasında sanık sürücünün cezalandırılmasına dair HAGB kararı verildiği, mahkemece ayrıca kusur raporu alınmamış ise de davacının kaza sırasında yolcu olup, sürücünün  otobüsten inmekte olan  yolcunun inmesini ve otobüsün kapılarının kapanmasını beklemeden hareket etmesi sebebiyle kazanın meydana geldiği anlaşılmakla ceza mahkemesinde alınan raporlara göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.   2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda kazaya karışan araç ... ait otobüs olup davacıya karşı  sürücünün kusurundan sorumlu olduğundan kusuru bulunmadığına ancak müterafik kusurlu olabileceğine, taleplerin SGKnın sorumluluğunda olduğuna ve dava dilekçesinden davanın belirsiz alacak olarak açılmış olduğu anlaşılmakla davanın belirsiz alacak olmadığına ilişkin davalı İETT vekilinin istinaf talepleri de yerinde değildir. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Bu nedenlerle; davacı vekili ve davalı .... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekili ve davalı .... Genel Müdürlüğü vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>   b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.520,02 TL harçtan peşin alınan 1.880,10 TL harcın mahsubu ile bakiye  5.639,92 TL harcın davalı İETT Genel Müdürlüğü'nden  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1b1abe221957ff7","SID":"41f962b30bef0799"}}