{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/2410 <br>KARAR NO: 2025/2351<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/06/2025<br>NUMARASI\t: 2024/534 Esas - 2025/617 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Konakladığı davalı ...Otel Şirketine ait otelde araç anahtarını resepsiyona bıraktığını, otel valesinin  aracı otel otoparkına indirirken kaza yaptığını, vale hizmetinin davalı ...personeli tarafından verildiğini, sigorta şirketince hasar dosyası oluşturulduğunu ve 300.000-TL hasar ödemesi yapıldığını, araç mahrumiyeti, değer kaybı ve bakiye hasar onarım bedelinden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...Otel Şirketi cevap dilekçesi ile özetle; Görev ve husumet itirazlarının olduğunu, ...ile Vale Hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu kazayı da ... ...'in çalışanının yaptığını, diğer davalı ile aralarında yapılan sözleşme gereği sorumluluğun diğer davalı ... ...'e ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, ...cevap dilekçesi ile özetle; Vale hizmet işlerinin dava dışı Mithat ...'e devredildiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu,davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, mahrumiyet süresinin fahiş olduğunu, davacının araç mahrumiyeti iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının aracının daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın ...yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulüne, davacının sabit görülen toplam 116.769,-TL tazminatının (65.000-TL hasar tazminatı, 37.337-TL değer kaybı tazminatı, 14.432-TL araç mahrumiyet tazminatı) kaza tarihi olan 13.03.2024’den itibaren davalı ... ... yönünden işleyecek yasal, davalı ......ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. yönünden işleye\" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Oluşan kazadan sonra davalı ...... Sigorta A.Ş. nezdinde işyerinin 3. kişilere vermeyeceği olası zararları karşılamak üzere işyeri paket sigortası ve  3. şahıs sorumluluk  sigortası bulunduğunu ve davacının oluşan zararının da sigorta şirketince karşılanacağını beyan ettiğini ve  oluşan kazadan dolayı  ... Sigorta A.Ş. nezdinde ...-0 sayı numarası ile  hasar dosyası açtırdığını, ... Sigorta A.Ş.'de  davalı ...adına  davacının aracında oluşan  290.000,00 TL  hasar bedelinin 225.000,00 TL'sini  onarım servisine  ödediğini, davalı ...Otel İşlet.... A.Ş. vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinin ekinde yer alan   \"otopark  işetme vale ve yıkama sözleşmesi de açıkça görüldüğü üzere davalı ...vale hizmetini yürüten taraf olduğunu ve bu nedenle davalı ... ...'in aktif husumet ehliyeti olduğunu, oluşan kaza nedeniyle  davalı ... ..., ...Otel İşlet... A.Ş. ve davalı ... ... davacının oluşan zararından dolayı birlikte sorumlu olduğunu, <br>davalı ...hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde ise HMK'nun 327/2 maddesi uyarınca lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br> HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:<br>6098 sayılı TBK'nun 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğu;\" Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Adam çalıştıranların sorumluluğu hakkında gerek doktrinde gerek içtihatlardaki (27.03.1957 gün ve 1/3; 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları) baskın görüş bunların kusursuz bir sorumluluğa tabi tutulmaları doğrultusundadır.\tİş gördürenin sorumluluğunun kaynağı, göstermekle yükümlü olduğu özenle iş görme (ihtimam) ödevinin ihlalidir. Sorumluluğun kökü, bizzat sorumlu şahsın ya da şahısların durumundadır. İstihdam eden, müstahdem veya işçilerini seçerken, onları çalıştırırken, başkalarına zarar vermemelerini sağlamakla ve buna dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Esasen istihdam edenin sorumluluğunun dayanağı, onun müstahdeme nezaret ve özen hususundaki objektif vazifesinin ihlali teşkil eder. Yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararından da anlaşılacağı gibi adam kullananın sorumlu tutulabilmesi için, kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, kullandığı adamın dahi kusuru kanuni şartlardan değildir.<br>Bu noktada, Borçlar Kanununun 66. maddesinde düzenlenen “adam çalıştıranın sorumluluğu” için, somut olayda “adam  çalıştırma ilişkisi” ile “çalıştırılanın hizmetini yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi” unsurlarının gerçekleşmesi zorunludur. <br>Adam çalıştırma ilişkisi için çalıştırılanın, çalıştıranın buyruğu altında olması, onun gözetiminde işi yapması ve onun talimatıyla bağlı bulunması gerekir. Bunun yanında meydana gelen zararın müstahdemin istihdam edenin maksatları için bir hizmetin görüldüğü sırada doğmuş olması zorunludur. Başka bir deyişle, müstahdeme gördürülen hizmetle zarar arasında “gaye ve görev bakımından” çok sıkı bir münasebet olmalıdır. Bu bakımdan hizmetin ifası ile zararın ikaı arasındaki zaman ve yer bağlılığı ve zararın istihdam edenin hizmetin görülmesi için verdiği vasıta ile meydana getirilmesi hizmetin icrası esnasında zararın meydana geldiğini bir karine, emare olarak kabul edilebilirse de, daima bu unsurlara isnat etmek doğru sonuç vermez. Bu nedenle, bu dış görünüş unsurlarından ziyade, zarar verici fiilin, istihdam edenin müstahdeme kendi gayesi için tevdi ettiği hizmetlerin ifası alanında işlenmiş olması nazara alınır. <br>Somut uyuşmazlıkta davacıya  ait aracın davalı ...Otel İşlet. ve Gay. Yatırım. A.Ş.'ye ait otel otoparkında görevli vale ... ... tarafından otoparka çekildiği sırada meydana gelen maddi hasarlı kaza sonucu hasara uğramıştır. Davalı ... ile davalı  ...Otel İşlet. ve Gay. Yatırım. A.Ş. arasında  otele ait otoparkı işletmek üzere  \"Otopark  İşetme Vale ve Yıkama Sözleşmesi\" bulunduğu,  otele gelen müşterilere ait araçlara davalı ... tarafından vale hizmeti verildiği, otopark işletmesi için düzenlenen  iş yeri sigorta poliçesinde sigortalı olarak davalı ... gösterildiği ve hatta  davacıya ait araçta hasar meydana geldikten sonra bir kısım zararın otoparka ait iş yeri sigorta poliçesinden ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ...ile ...Otel İşlet. ve Gay. Yatırım. A.Ş.'nin  otoparka park için teslim edilen araçta  meydana gelen zarardan işletme sahibi ve adam çalıştıran hükümlerine göre müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğinden davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme sonucu davalı  ... ...  hakkında açılan davanın  pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/10422 Esas - 2013/9332 Karar sayılı kararı).  <br>Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, <br>Buna göre:<br>1-Davanın kabulüne, Davacının sabit görülen toplam 116.769,00 TL tazminatının (65.000-TL hasar tazminatı, 37.337 TL değer kaybı tazminatı, 14.432 TL araç mahrumiyet tazminatı) kaza tarihi olan 13.03.2024 tarihinden itibaren davalı ... ... yönünden işleyecek yasal, davalı ......ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. ve ...yönünden işleyecek  avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.976,49 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 888,03 TL peşin harcın ve 1.107,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 5.981,46‬ TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 888,03 TL peşin harç ve 1.107,00 TL ıslah harcının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>5-Davacı tarafından dosyada yapılan 1.471,5‬0 TL posta masrafı ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.471,50 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>6-Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin  davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,<br>2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 465,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f27ae0cbe2dcc615","SID":"d2610b758d5c51d7"}}