{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/839 Esas<br>KARAR NO: 2025/1622 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2023<br>NUMARASI\t: 2022/45 E.  -  2023/876 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 21/06/2017 tarihli bir protokol imzalandığını, 20/12/2017 tarihli, 100.000,00 TL bedelli, 16/01/2018 tarihli, 150.000,00 TL bedelli ve 26/01/2018 tarihli, 150.000,00 TL bedelli bonoların ...'e verildiğini, 100.000,00 TL bedelli ilk bononun ödenerek geri alındığını, diğer bonoların da banka hesabına EFT ile ödenmesine rağmen bonoların müvekkiline iade edilmediğini, daha sonra bu bonoların davalı ...'a ciro edildiğini öğrendiklerini, ...'ın müvekkili hakkında icra takiplerine başladığını, müvekkilinin taşınmazına haciz koyulduğunu, müvekkilinin bu bonolardan dolayı borcunun bulunmadığını beyan ederek, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün...Esas ve ... Esas sayılı dosyaları kapsamında davacı ...'in davalılar ... ve ...'e borcunun bulunmadığının tespitine, alacakları olmadığını bildikleri halde kötü niyetli olarak ve bütün uyarılara karşın takiplerinden vazgeçmeyen ve ...'in taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde haciz talep ve tatbik eden ve kendisini zor durumda bırakan davalıların %20'den den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine, dava sonuçlanıncaya kadar icranın durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesince 21/06/2021 tarihli, 2021/343 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararı ile, davaya konu takiplerin kambiyo senetlerine dayanarak başlatılmaları nedeniyle görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiği, dava dosyası İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.<br>CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın da beyanlarıyla ikrar ettiği üzere ...'in 16/01/2018 vadeli 150.000,00 TL'lik bonoyu ve 26/01/2018 vadeli 150.000,00  TL'lik bonoyu vadelerinde ödemediğini, davacının sunmuş olduğu protokolde de işbu bonoların vade tarihlerinin sabit olduğunu, müvekkilinin, ...'den aldığı senetleri cirolayarak borcuna karşılık ...'a verdiğini, vadesi geldiğinde ... ile görüşüldüğünü, vadesinde ödenmeyen senetler için net bir ödeme tarihi alınamadığını, durumun alacaklı ...'a  bildirildiğini ve 1-2 gün bekleyen alacaklının senetleri icraya koyduğunu, ...'in, ödeme gününde ödeme yapamayacağını beyan ettiğini, ayrıca protokolde de ödeme yapılacak hesap numaralarının da belli olduğunu,  ..., vadesinde ödeme yapacağını belirtmiş olsaydı senetlerin kendisine teslim edileceği halde, ödeme yapamayacağını belirten borçlunun bir de senetlerin iade edilmediğini iddia etmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, icra dosyaları hakkında herhangi bir bilgisi olmamakla birlikte, davacının beyanlarından yola çıkarak alacaklının, müvekkiline EFT yoluyla ödenmiş olan borçlar bakımından haricen tahsil bildiriminde bulunduğunu, yine herhangi bir bilgileri olmamakla birlikte, davacının beyanlarından görüleceği üzere takibin, bononun zamanında ödenmemiş olması sebebiyle tahakkuk etmiş olan faiz, vekalet ücreti ve icra masrafları üzerinden devam ettiğini, davacı borçlunun senet borcunun mücerretliği ilkesi çerçevesinde borcu olmadığına ilişkin iddiasını ancak alacaklı tarafa dermeyan edebileceğini, senet alacağı her ne kadar götürülecek borçlardan ise de borcu vadesinde ödeyemeyeceğini beyan eden borçlunun artık bu savunmayı yapmasının hukuken korunmayacağını, menfi tespit davasının icra takibinden sonrası açılmış ise de,  davalının takip alacaklısı olduğunu, işbu davanın, niteliği gereği borcun mevcut olmadığını tespit ettirmek üzere açılan bir dava olması sebebiyle, herhangi bir alacak iddiası bulunmayan kişiye karşı açılmasına imkan bulunmadığını belirterek, hukuki yarar yokluğu ve/veya pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, müvekkili yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde özetle, diğer davalı ... lehine 3 adet bono düzenlediğini, bu bonoların bir protokole istinaden diğer davalıya verildiğini, bu bonolara ilişkin ödemeler yapmış olmasına rağmen bonoları geri alamadığını, bahse konu bonolar ile ilgili İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün...E. ve ... E. sayılı iki dosyanın kendisine karşı açılmış olduğunu, ancak bu bonolara ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, bono tutarlarını diğer davalı ...'e ödemekle borçtan kurtulduğunu, bu sebeple anılan dosyalar bakımından borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava ettiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili tarafından iki adet bononun iki ayrı icra dosyasından takibe konu edildiğini, anılan bonoların müvekkili ...'a alacağı karşılığında diğer davalı ... tarafından ciro edilmek suretiyle verildiğini, senet vadeleri geldiğinde ödeme yapılmaması üzerine ise müvekkilinin talebi üzerine vekaleten icra takibine konu edildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde zikredildiği üzere bonoya ilişkin borç tutarının müvekkilinin hesabına veya takibe konu icra dosyasına değil, diğer davalı ... adına ödendiğini,  ödemenin yapıldığı tarihin ise davacı tarafça da beyan edildiği üzere 26.01.2018 tarihli bono için 30.01.2018 (kısmi ödeme) ve 02.02.2018 (bakiye kısım için ödeme) olduğunu, taraflarınca bahse konu icra dosyasının takibe konulma tarihinin 30.01.2018 olup, bu durumun icra dosyasının ve harç makbuzunun incelenmesi ile saati ve dakikasına varana kadar tespit edilebileceğini, davacı tarafça bu tarihte 50.000,00-TL'lik kısmi ödeme yapıldığı beyan edilmişse de, bahse konu tutarın taraflarına ödenmemiş olup, diğer davalı ... hesabına ödendiğini, daha sonra ... tarafından müvekkiline bahse konu senede ilişkin ödeme yapıldığında bu durumun taraflarınca icra dosyasına bildirildiğini, somut olayda yasanın ön görmüş olduğu usuli işlemlerin tamamının taraflarınca dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edildiğini, davacı tarafın borcunu süresinde ödememiş olduğunu kabul ettiği bonoların takibe konu edilmesi gerekçesiyle yakındığını ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, halbuki, bahse konu kıymetli evrak üzerinde yer alan senede ilişkin geçerlilik unsurlarının tamamının mevcut olduğunu, vade tarihinde ödenmemiş olan kıymetli evraka ilişkin yasal takip yoluna başvurulmuş olması kadar doğal bir durum olmadığını, davacı vekilince senedin bankadan protesto edilmemiş olması gerekçe gösterilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğradığının ileri sürüldüğünü, bononun keşideci, lehtar ve tedavül halinde cirantaların oluşturmuş olduğu bir kayıt zincirinin ürünü olduğunu, keşideci bonoyu düzenlemek suretiyle belirli bir vadede lehtara belirli bir miktar parayı kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt ettiğini,  lehtarın ise bu ilişkinin alacaklısı konumunda olup, dilerse var olan veya müstakbel bazı borçlarına teminat amacıyla bu evrakı ciro etmek suretiyle kullanabildiğini,  diğer davalı ...'in bahse konu bonoların lehtarı olup, ciro etmek suretiyle müvekkiline kıymetli evrakı teslim ettiğini, bu dakikadan sonra ödememe halinden sorumlu olan keşidecinin aynı kalmak suretiyle lehtarın yer değiştirdiğini, yani senede ilişkin ödemelerin yapılacağı merciin artık senedin zilyetliğine sahip olan müvekkilinin olduğunu, keşidecinin senedin zilyedinin kim olduğunu bilmediği durumlarda ise yapması gerekenin bildiği son zilyede ödeme yapmak değil, tevdi mahalli tayini isteminde bulunmak suretiyle senedin icra takibine konu edilmesinin önüne geçmek olduğunu, davacı tarafın ödemeyi bilinen son yasal hamile yaptığından bahisle borçtan kurtulmuş olduğuna inandığını, oysa senet ve hak birbirinden ayrılmaz bir parça halinde iken, senedi elinde bulunduran kişi dışında başkaca kişilere yapılan ödemenin hiç bir önem arz etmediğini, keşideciyi borçtan kurtarmadığını, kaldı ki, ödemeleri yaptıktan sonra dahi davacı tarafın müvekkili ile veya icra dosyasında bilgileri bulunan alacaklı vekili ile irtibata geçmek yerine, diğer davalı vekili ile irtibata geçtiğini, keşidecinin ödeme karşılığında bono aslını talep etmesi gerektiğini, lehtarın senet aslını kendisine sunmaması halinde ise ödeme yapmaktan kaçınmalı ve tevdi mahalli tayini isteminde bulunarak bono tutarının tamamını tevdi mahalline depo etmek zorunda olduğunu, bu sebeple davacı tarafın borcu diğer davalıya (yasal hamil olmayan kimseye) ödemiş olmasının kendisini borçtan kurtarmayacağını ve taraflarınca takibe konu edilen kambiyo senetlerini dayanaksız ve haksız kılmayacağını, davacı tarafça dava konusu kambiyo senetlerinin protesto edilmemiş olması sebebiyle takibe konu edilemeyeceği yönündeki itirazının yerinde olmadığını zira bahse konu itiraz hakkının ancak cirantalar tarafından ileri sürülebileceğini, davacının kambiyo senedini keşide eden kişi olduğunu, bu sebeple senedin takibe konu edilmesi hususunda borçlunun protesto edilmesi şartı bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddi ile davacının davayı kötü niyetli olması sebebiyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi  13/12/2023 tarihli 2022/45E. -  2023/876K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; <br>Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davalı alacaklı ibraz yükümlülüğüne uymamıştır. İstanbul 34. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında takip tarihinin 18/01/2018 olduğu ve takip tarihinin takibe konu senedin vade tarihi olan 16/01/2018 (salı günü) tarihinden itibaren ödememe protestosu için düzenlenen 2 iş günü süresi içinde yapıldığı, İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında takip tarihinin 30/01/2018 olduğu ve takip tarihinin takibe konu senedin vade tarihi olan 26/01/2018 (cuma günü) tarihinden itibaren ödememe protestosu için düzenlenen 2 iş günü süresi içinde yapıldığı anlaşılmıştır. Takip dosyası içeriği ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde;  İstanbul 34. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında takibe konu senet için davacı tarafından 18/01/2018 tarihinde Banka aracılığıyla ...'e ödeme yapıldığı, takip dosyasında da davacı borçlu tarafından 09/06/2021 tarihinde 8.806,27-TL, 12/10/2021 tarihinde 19.887,97-TL, 23/03/2022 tarihinde 2.822,54-TL yatırılmak suretiyle borç tahsilatı yapıldığı,  İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında  takibe konu senet için ise davacı tarafından 30/01/2018 tarihinde Banka aracılığıyla 50.000,00-TL ve 02/02/2018 tarihinde Banka aracılığıyla 150.000,00-TL olmak üzere ...'e ödeme yapıldığı, takip dosyasında da 06/04/2022 tarihinde 1.799,49-TL borç tahsilatı yapılmış olduğu ancak bu borç tahsilatının İstanbul 34. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında fazla yapılan ödemenin alacaklı tarafça yatırılması sonrası...esas sayılı dosyasından iş bu dosyaya yatırılan tutar olduğu yani tahsilatın yine davacı borçlu ... tarafından yapılan ödemeden kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ödeme emrinin davacı borçluya 12/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin ise 27/02/2018 tarihinde bu takip dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunduğu görülmüştür. Davalı alacaklı Serkan'ın ibraz yükümlülüğüne uymayarak ödememe protestosu için öngörülen 2 iş günü süresi dolmadan her iki takibi başlatmış olup, İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu senet için Banka aracılığıyla ...'e ödenen 50.000,00-TL'nin ödeme tarihinin takip tarihi olan 30/01/2018 olduğu ve Banka aracılığıyla ...'e ödenen 150.000,00-TL'nin ise ödeme emrinin davacı borçluya tebliğ tarihi olan 12/06/2021 tarihinden önce 02/02/2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında davacının takibe konu bono bedellerini ödemesi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Dava tarihinden sonra İstanbul 34. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında 12/10/2021 ve 23/03/2022 tarihinde, İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında da 06/04/2022 tarihinde olmak üzere toplam 24.5410,00-TL ödeme/tahsilat yapıldığından ve bu tutar takip alacaklısı olan davalı ...'a ödendiğinden 24.510,00-TL'nin davalı ...'dan istirdadı ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, ayrıca gerek ibraz yükümlülüğüne uyulmadan takip yapılması, gerek ödemelerin takip tarihinde yapılması, gerekse ödemelerin dava dışı lehtar ...'e yapılmasına rağmen alacaklı Serkan vekilinin İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına 27/02/2018 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunması nedeniyle davalı alacaklı Serkan'ın ödeme yapıldığını bilmesine rağmen takip başlatması nedeniyle kötüniyetli olduğu değerlendirildiğinden Takip konusu alacak toplamının %20'si oranında 60.000,00-TL kötüniyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile,<br>Davacının dava konusu 21/06/2017 düzenleme tarihli 18/01/2018 vade tarihli 150.000,00-TL bedelli ve 21/06/2018 düzenleme tarihli 30/01/2018 vade tarihli 150.000,00-TL bedelli iki adet bonolar nedeniyle davalılara borçlu olmadığının ve bu bonoların konu edildiği İstanbul 34. İcra Dairesinin...esas ve ... esas sayılı dosyaları yönünden de davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, dava açıldıktan sonra takip dosyalarına ödendiği belirlenen toplam 24.510,00-TL'nin davalı ...'dan istirdadı ile davacıya verilmesine, Takip konusu alacak toplamının %20'si oranında 60.000,00-TL kötüniyet tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine...\" karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMLERİ: Davalı ...  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacının borcunun diğer davalıya (yasal hamil olmayan kimseye) ödemesinin kendisini borçtankurtarmayacağını, takibe konu edilen kambiyo senetlerini dayanaksız ve haksız kılmayacağını, Mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Senedin protesto edilmediğine dair itirazın yalnızca cirantalar tarafından ileri sürülebileceğini, keşideciye müracaat için protesto edilmesi şartının bulunmadığını, bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu,Davacının davayı açmakta haksız ve kötüniyetli olduğunu, tevdi mahalli tayin ettirerek, senet bedellerini mahkemece belirlenecek hesaba depo etmesi gerektiğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu belirterek, arz ve izah edilen nedenler ve resen gözetilecek sebepler ışığında ilk derece mahkemesince kurulan usul ve yasaya aykırı hükmün kaldırılmasına, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, davacının alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin icra dosyalarında taraf olmadığını, yalnızca senedi usulüne uygun olarak ciro ettiğini, davada pasif husumetinin bulunmadığını,Senet bedellerinin süresinde ödenmediğini, takibin yalnızca tahakkuk etmiş faiz, vekalet ücreti ve icra masrafları üzerinden devam ettiğini,Dava, icra dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla açıldığından, icra dosyasında alacaklı olmayan müvekkiline karşı açılmasına imkan bulunmadığını,Mahkemenin kararının taleple bağlılık ilkesi gereğince de hatalı olduğunu,Keşideci olan davacıya başvurmak için ödememe protestosu zorunlu olmadığından, Mahkemenin gerekçesinin yanlış olduğunu,Ödememe protestosunun ve senedin ibraz edilmemesinin vadeyi değiştirmeyeceğini, davacının senet bedellerini süresinde ödemediğini, 26/01/2018 tarihli senet için protesto süresi içinde yalnızca kısmi ödeme yapıldığını, alacaklının kısmi ödemeyi kabul etme zorunluluğu bulunmadığını, Takip tarihinde ödeme yapılması halinde dahi borçlunun takip ferilerinden sorumlu tutulmasına rağmen, Mahkemece takip tarihinde ödeme yapılması nedeniyle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu,Davacının senedin ibraz edilmemesi halinde tevdi mahalli tayin ettirmesi gerektiğini,Senedin ibraz edilmemesine ilişkin haklı bir sebep varsa, bunun sonucunun alacaklıya yükletilemeyeceğini belirterek, izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/45 E.-2023/876 K. Sayılı, 13/12/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul 34.İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasının örneği incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 150.000,00-TL asıl alacak ve 36,99-TL  işlemiş faizi olmak üzere toplam 150.036,99-TL alacağa ilişkin 18/01/2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 21/06/2017 düzenleme tarihli, 16/01/2018 vade tarihli senet olduğu  görülmüştür.  İstanbul 34.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya örneği incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 150.000,00-TL asıl alacak ve 160,27-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 150.160,27-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus takip olduğu, takip dayanağının 21/06/2017 düzenleme tarihli, 26/01/2018 vade tarihli senet olduğu, takip talebinin 30/01/2018 tarihli, ödeme emrinin 14/04/2021 tarihli olduğu, davacı borçluya ödeme emrinin 12 Haziran 2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/217 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı ... hakkında İstanbul 27. İcra  Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında 01.03.2021 tarihinde yapılan hacizlerin iptali için şikayette bulunduğu, Mahkemenin  2021/94 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 20.05.2021 tarihinde verilen 2021/426 Karar. sayılı kararı ile hacze konulan icra dosyasının vekalet ücreti alacağına ilişkin olduğu gözetilerek şikayetin kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyasından İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyadaki alacaklarına tatbik edilen haczin iptaline, İstanbul 34. İcra Müdürlüğü...E sayılı dosyasında tahsil edilmiş olan bedelin İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına iadesine karar verilmiştir.İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/463 Esas, 2020/243 Karar sayılı karar ı incelendiğinde; davalı ...'in  04.10.2018 tarihli dilekçesi ile  davalı ...'in İstanbul 21.İcra Md ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz ettiği, 21.06.2017 tarihli sözleşmede yer alan cezai şart bedeline ilişkin olduğunu, itirazın iptali ile davalının % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin talep edildiği,  yapılan yargılama sonucu, borçlu tarafından bono bedellerinin davalıya ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, bonoların süresinde ödenmemesi nedeniyle cezai şart bedeli talep edilmiş ise de, cezai şarta konu bonoların borçluya ibraz edilmemiş olduğu, bonolara ilişkin muacceliyet şartının gerçekleşmemiş olduğu, taraflarca bono bedelinin banka hesabına yatırılacağı kararlaştırılmasının bonolara ilişkin ibraz şartını ortadan kaldırmayacağı, öte yandan ödemeler süresinden sonra yapılmış ise de, ödemelerin makul sayılacak bir sürede yapılmış olduğu ve buna göre de cezai şart talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verildiği, kararın ... tarafından istinaf edildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 2020/1695 Esas, 2022/2938 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince Mali Müşavir bilirkişi ve Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan  24/09/2022 tarihli raporda;  davacı ile davalı ... arasında mirasçılık ilişkisinden dolayı 21.06.2017 tarihinde bir protokol imzalandığı ve davacının davalıya 30.000,00-TL nakit ödeme yanında davacının borçlu olduğu; bu kapsamda davacının 20.12.2017 tarihli 100.000,00-TL, 16.01.2018 tarihli 150.000,00-TL ve 26.01.2018 tarihli 150.000,00-TL bedelli üç adet bono düzenleyerek davalı ...'e teslim ettiği, davacının, 20.12.2017 tarihli bonoyu ödeyerek geri aldığı, 16.01.2018 tarihli 150.000,00-TL tutarındaki bonoya karşılık 18.01.2018 tarihinde; 26.01.2018 tarihli 150.000,00-TL'lik bonoya karşılık 30.01.2018 tarihinde 50.000,00-TL, 02.02.2018 tarihinde ise EFT yoluyla 100.000,00-TL'lik havale işlemi gerçekleştirdiği ancak bahse konu bonoların davacıya iade edilmeyip davalı ...'a ciro edildiği, davalı ... tarafından ise her iki senet hakkında İstanbul 34. İcra Müdürlüğü...E. ve ... E. sayılı dosyada Kambiyo Senetlerine Mahsus icra takibi başlatıldığı, bono, devredilebilir bir hakkı içerdiğinden ve işlevi gereği çoğu zaman devir suretiyle el değiştirdiğinden borçlunun, el değiştirme sebebiyle senedin kimin elinde olduğunu bilebilecek durumda olmadığı hususu nazara alındığında hamilin, vadesinde borçluya başvurarak senedin ödenmesi için ibraz etmesi gerektiği, davacının söz konusu senetlerle ilgili herhangi bir ihbarname almadığı hususu nazara alındığında, davalı hamil ...'ın düzenleyen davacı ...'e başvurmaksızın icra takibine girişmesinin \"bononun ibraz zorunluluğuna\" açıkça aykırılık teşkil ettiği, belirli bir günde yahut düzenleme gününde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bononun alacaklısının, senedi ödeme gününde veya onu takip eden iki iş günü içinde ödeme yerinde ödenmek üzere ibraz etmediği hâlde alacaklı temerrüdüne düşmüş olduğu, temerrüt halinde ise borçlunun gideri ve riski hamile ait olmak üzere, bononun bedelini tamamen veya kısmen bir bankaya tevdi etmesine ilişkin imkânının bulunduğu; bu imkânın yükümlülük değil yetki / hak niteliğinde olduğu, ibrazın, senet borçlusunun ödeme sürecinde uyarılması ve senet bedelinin ödeneceği kişinin tanınması sonucunu doğurduğu hususu nazara alındığında, kendisine ödeme için ibraz talebinde bulunulmayan keşidecinin ise borçlu temerrüdüne düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığı; aksi yönde bir düşüncenin TTK m. 712'nin \"(...) hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini bir bankaya tevdi edebilir (...)\" yönündeki borçluya tanınan imkânın borçlu aleyhine genişletilmesine sebebiyet vereceği gibi ödeme için ibraz kurumunu da amaçsız bırakacağı, tüm bu açıklamalardan sonuçla gerek davalı ...'ın kanunen öngörülen \"düzenleyene ibraz zorunluluğunu\" yerine getirmediği, gerekse de davacının her iki senedi de ödediği hususları birlikte nazara alındığında, davacının davalılara karşı İstanbul 34. İcra Müdürlüğü...E. ve ... E. dosyaları dolayısıyla  bir borcunun bulunmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.<br>G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalılardan ...’in lehtarı olduğu davaya konu bonoları diğer davalıya ciro yoluyla devrettiği, davacının işbu ciro işleminden haberdar olmaması nedeniyle her iki bono bedelini de davalı ...’in banka hesabına ödediği, bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı tespit edilmiştir.İcra takibine konu edilen bonoların vade tarihlerinden çok kısa bir süre sonra davacı tarafça davalı ...’e banka yoluyla ödenmiş olduğu, dava konusu icra takiplerinde ödeme emirlerinin davacının yaptığı ödemelerden sonra davacıya tebliğ edildiği, davalı ... tarafından bu ödemelerin  davacı hakkında icra takibi başlatan davalı ...'a bildirildiği ve ödendiği, davalı ... vekilinin de icra dosyasına harici ödeme yapıldığını beyan ettiği, davacının bono bedellerini davalı lehtar ...’e ödemekle borçtan kurtulduğu, davanın her iki davalıya borçlu olmadığının tespiti talebiyle açıldığı ve davalı ...’in pasif taraf ehliyetinin de mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. <br>Bu nedenle; davalı vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ... yönünden alınması gereken 20.493,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL eksik harcın  davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı ... yönünden alınması gereken 20.493,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL eksik harcın  davalı ...'ten  alınarak Hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderleri olarak;<br>a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 50,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan  alınarak, davacıya verilmesine,  <br>b)Davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan; 180,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 90,00 TL'sinin davalı ...'ten alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, 11/12/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e3da9892667a751","SID":"9c65609e300ff197"}}