{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/852 Esas<br>KARAR NO: 2025/1628 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2023<br>NUMARASI: 2021/56 E.  -  2023/212 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı keşide edilen Beyoğlu 31. Noterliği'nin 25.01.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; TPMK nezdinde 2014/76456 başvuru numarasıyla davalı şirket adına tescilli olan \"...\" markasının, müvekkili şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı öne sürülerek buna son verilmesi, aksi takdirde fikri ve sınai mülkiyet haklarının ihlali nedeniyle mali, hukuki ve cezai kapsamda müvekkili şirket aleyhine yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiğini, davalı adına tescil edilen \"...\" markasının, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5. maddesindeki \"marka tescilinde mutlak ret nedenlerini\" haiz olduğunu, \"...\" ve \"Burger\" ibarelerinin her ikisi de anonim nitelikte olup, işbu iki kelimenin bir arada yazılmasının da ayırt edici bir vasıf taşımadığını, zira gerek ülkemizde gerekse de uluslararası boyutta yaygın bir şekilde jenerik isim olarak kullanılmakta olan \"... burger\" ibaresinin, tescil edildiği anda da ayırt edici vasfı olmayan, mal ve hizmetin ortak adını, cinsini ve vasfını bildirecek şekilde ifade edilen bir tabire karşılık geldiğini, nitekim \"... burger\" tabirine, gıda sektörünün önde gelen markalarının ürünlerinde de sıklıkla rastlanıldığını beyan ederek, marka olma niteliğini haiz olmayan, ancak tescili yapılmış olan \"...\" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; \"...\" markasının tescilinin koruma tarihinin 18.09.2014 olup, 18.09.2019 tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımı/hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin  \"...\" markasını uzun yıllardır fiziki ve sanal her türlü mecrada marka logo dahil tüm reklam ve tanıtım materyallerinde kullanarak tescil sınıfı fark etmeksizin markaya ayırt edici fonksiyon kazandırdığını, bu markanın fast-food sektörüne müvekkili tarafından kazandırıldığını, bu anlamda markanın tanınmış ve ayırt edici marka olduğunu ve SMK'nın 25/4. maddesi uyarınca ayırtedicilik kazanmış bir markanın hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, \"...\" markasının reklam, yatırım, iletişim, garanti, kalite ve kaynak gösterici fonksiyonlarını haiz olduğundan, jenerik olduğuna dair iddianın kötü niyetli olduğunu, \"...\" markasının tescil sınıfında kaldığı 35. ve 43. sınıfta yer alan hizmetler açısından tanımlayıcı nitelikte olmadığını, bu mal ve hizmetler için hükümsüz kılınamayacağını, davacının \"...\" ve \"...\" markalarının yüksek tanınmışlık düzeyinden yararlanarak ciro artışı gerçekleştirmeye çalıştığını ve huzurdaki davanın hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, müvekkili şirketin markasını korumak için her türlü yola başvurduğunu, bu sebeple markanın yaygın hale geldiği varsayımında dahi hükümsüz kılınamayacağını savunarak, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 12/12/2023  tarihli 2021/56 E. -  2023/212K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda; tescilli olan ... markası düz yazı siyah beyaz olarak oluşturulmuştur. “...” ve “...” kelimelerinin birleşmesi neticesinde tek kelime olarak “...” şeklinde marka başvurusu yapılmıştır. Türk Patent ve Marka kurumundan celp edilen tescil belgesi kapsamına göre; Hükümsüzlüğü istenen ... ibareli markanın 2014/76456 no ile 35 ve 43. Sınıf için 18.9.2014 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. 35 ve 43. Sınıf yönünden inceleme yapıldığında; Markanın tescil edildiği hizmetlere bakıldığında bir cins isim olarak düşünülebilecek “...”ibaresi ile hiçbir ilgisi olmadığı, tescil edilen hizmetlerin adını, niteliğini, karaketeristik özelliklerini içermediği, cins, çeşit, kalite, miktar, vasıf, coğrafi kaynak, hizmetlerin üretildikleri zaman, değer gibi unsurlardan oluşmadığı; Söz konusu emtiaların alıcısı olan ve orta düzeydeki tüketiciler açısından düşünüldüğünde markanın ilgili sınıfta bir tescil engeli taşımadığı anlaşılmıştır. Öte yandan 6769 sayılı SMK'nın 4. maddesinde marka olarak tescil edilebilecek işaretler sayılmış ve maddede marka olabilecek işaretleri sınırlı saymadan vazgeçilerek Kanunda \"her tür işaret” ibaresi getirilmiş ve çizimle görüntülenebilme şartı kaldırılmıştır. Kanun'un 5/1-b bendinde de “sicilde gösterilebilmesine rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan işaretlerin” marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Öğretide ayırt edici niteliğin tanımı; bir işaretin uzun zamandan beri kullanılması yoluyla tüketicinin belleğinde yer etmesidir. Markasal kullanımın belirli bir ticaret veya hizmet ile ilişkilendirilmesi, en azından belirli bir bölge ve ilgili çevrede ayırt edicilik sağlanması yeterli görülmektedir. Bir işaretin ayırt edici nitelik kazanmasında en önemli etken, işaretin bir şekilde tüketicinin zihninde kalıcı bir yer edinmiş olmasıdır. Bu etkenler arasında işaretin mala veya hizmete ilişkin kavram adına yakın olmaması, kavramı akla getiren kelime ya da kelimelerden oluşması, ürünün öne çıkan özelliklerinin çağrıştırılması, üründe kullanılan işaretin anlamsız olması veya kullanılan yabancı kelimenin ayırt edici gücünün bulunması sayılabilir. Dolayısıyla  ayırt edicilik tescili talep edilen işaretin tescil ile koruma talep edilen mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi ifade etmektedir. Dava konusu marka olan “...” ifadesi ... ve burger kelimeleri birleştirilerek oluşturulmuş, kendine özgü, davalının satışını yaptığı ürünlerden birine verdiği isim olan ve davalı tarafından oluşturulmuş bir ifade olmakla ve her iki bilirkişi heyetince sektörel olarak yapılan incelemeler kapsamında da ayırt ediciliğe haiz olarak değerlendirildiğinden davacı yanca ileri sürülen hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.    Huzurdaki dava 19.2.2021 tarihinde açılmış olup, yani  5 yıllık süre geçmiştir. 5 yıllık süreden sonra açılacak hükümsüzlük davaları ancak kötüniyetli tescile dayalı olarak açılabilmektedir. Öte yandan Davacı tarafın ileri sürdüğü markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi hali kanunda iptal sebebi olarak sayılmış olup davacı tarafça markanın iptali davası açılmadığı, talebin markanın hükümsüzlüğüne yönelik olduğu anlaşılmıştır.  HMK 266 madde kapsamında alınan ve hükme dayanak yapılan her iki bilirkişi heyet raporları sunulu deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;  Davalı adına tescilli “...” markasının ayırt edici nitelikte olduğu ve mal veya hizmetin cins, çeşit veya vasfını münhasıran veya esas unsur olarak içermediği, SMK 5/1-b ve c fıkralarına dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, “...” markasının tescilli olduğu sınıflarda yaygın ad haline gelmediği bu yönde de açılmış bir dava bulunmadığı gibi davacı yanca yaygın /jenerik bir ad haline geldiği yönünde delil de sunulmadığı hususu gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu markanın tescil tarihinin 14/02/2016 olduğunu, bilirkişi raporunda da markanın hükümsüzlüğü talebi ile açılan davada zamanaşımı itirazının yerinde olmadığına dair görüş bildirildiğini,İkinci bilirkişi raporunda da 5 yıllık sürenin davanın tescil tarihinden itibaren başlayacağının ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük davasının süreye tabii olmadığının açıkça belirtildiğini, Buna rağmen Mahkemece davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığına dair gerekçesinin hatalı olduğunu, Mahkemece yeterli ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hakka ve hukuka aykırı olduğunu,Davalının markasının hamburger ürününün tanımına göre tanımlayıcı nitelikte olduğunu, SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğini,Markanın ayırtediciliğinin bulunmadığını, \"...\" markasının hitap ettiği tüketici kitlesinde yalnızca \"...\" markasıyla özdeşleşen ve yalnızca \"...\" ile bağdaştırılabilecek nitelikte olmadığını, ayırt edici vasfı olmayan, mal ve hizmetlerin ortak adını, cinsini ve çeşidini bildirecek şekilde ifade eden bir tabire karşılık geldiğini, \"...\" ibaresinin pek çok işletme tarafından yaygın olarak kullanılan ve jenerik işaret niteliğinde olduğunu, Davalının 43. Sınıfta \"yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması\" alanında faaliyet göstermesine rağmen, \"...\" markasının markanın tescilli olduğu hizmetlerin adını, niteliğini, karakteristik özelliklerini içermediği, cins, çeşit, kalite, miktar, vasıf, coğrafi kaynak, hizmetlerin üretildikleri zaman, değer gibi unsurların oluşmadığına dair bilirkişi görüşünün ve Mahkemenin benzer gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek, arz ve izah olunan sebeplerle, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/12/2023 tarihli, 2021/56 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararı ,le davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan, istinaf taleplerinin kabulü ile bu kararı ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; hükümsüzlüğü istenen 18/03/2014 başvuru, 14/03/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markasının 35 ve 43. sınıflarda \"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetler istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.Ticari ve sınai hizmetler için eksperlik hizmetleri.Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" için davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, bilirkişiler  ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan  10/04/2022  tarihli raporda; davalı adına tescilli \"...\" markasının ayırt edici nitelikte olduğu ve mal veya hizmetin cins, çeşit veya vasfını münhasıran veya esas unsur olarak içermediği, davalı adına tescilli \"...\" markasının tescilli olduğu sınıflarda yaygın  ad haline gelmediği, davacı tarafın ileri sürdüğü markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad jenerik hâline gelmesi halinin kanunda iptal sebebi olarak sayıldığını, davacı tarafça markanın  iptali davası açılmadığını, talebin markanın hükümsüzlüğüne yönelik olduğunu, ancak somut olayda SMK'nın 5. maddesi kapsamında hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığını  bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesi'nce Bilirkişiler  ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/01/2023 tarihli raporunda; \"...\" markasının tescilli olduğu hizmet sınıfları bakımından somut ayırt ediciliği haiz olduğunu, 6769 sayılı SMK m.5/1-b ve SMK m.5/1-c bağlamında tanımlayıcı nitelikte olmadığı  sonuç ve kanaatine ulaşmışlardır.<br>Bilirkişiler ...'nın 10/05/2023   tarihli ek  bilirkişi raporlarında;  Kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir. <br>G E R E K Ç E : Dava, SMK’nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı tarafça \"...\" ibaresinin hamburger ürününü tanımladığının iddia edildiği, ancak davalı adına tescilli dava konusu markanın 43. sınıfta \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" için tescilli olmadığı gibi, 35. sınıfta da yiyecek ve içecek ürünleriyle ilgili mağazacılık hizmetleri için de tescilli olmadığı, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için \"...\" markasının tanımlayıcı bir ibare veya cins ismi olmadığı, ayırt ediciliğinin mevcut olduğu, Mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; SMK’nın 25/6. maddesindeki hak düşürücü süre yalnızca SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca açılan davalarda uygulanabileceği halde, Mahkemece hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığına dair gerekçesi doğru değilse de, Mahkemece davanın hak düşürücü süreden değil, esastan reddine karar verildiğinden ve yazılan bu gerekçenin sonuca etkili olmadığından, karar sonuç itibariyle  doğru olmakla, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Bu nedenlerle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d86ce400ee74f5d","SID":"7830ecf06c707544"}}