{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T  N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/946 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1662<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/03/2024<br>NUMARASI\t: 2021/766 Esas, 2024/256 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, davalılardan Ülkü'ye miras olarak kalan Alibey Mah. Fevzi Çakmak Cad. ... Silivri İstanbul adresinde kain dükkanının 15.04.2013 tarihinde, yine davalı ... ile birlikte hissedarı olduğu ... İletişim ve Tic. Ltd. Şti. adına kiraladığını, davalı ...'nün mecurda kiracı olarak görünen ... İletişim ve Tic. Ltd. Şti.'nin de yasal ortağı konumunda olduğunu, diğer davalı ...'ın ise, davalı ...'nün birlikte yaşadığı hayat arkadaşı olduğunu, davalı ...'nün Silivri 4. Noterliği tarafından düzenlenen 23.02.2021 tarihli limited şirket pay devir sözleşmesi ile dava dışı ... İletişim üzerindeki tüm paylarını müvekkile devrettiğini ve yine aynı tarihli kira sözleşmesini müvekkili ile akdettiğini, müvekkili davaya konu teminat senedini iade istediğini ancak davalı ... tarafından senedin kaybolduğu bilgisi verildiğini, Mayıs 2021 yılında davalı ...'in müvekkiline hitaben Beyoğlu 57. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarı keşide ederek 23 Şubatta yapılan kira sözleşmesini iptal ettiğini, buna ilişkin bakiye kiralarının olduğunu ve kira borcunun eksik ödendiğini, noterde kira sözleşmesini akdederken kira bedelini yanlış anladığını ve bu sebeple mecurun tahliyesini talep ettiğini, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/653 Esas sayılı dosyadan açtığı tahliye ve alacak davasını muvazaa iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle red edildiğini, müvekkili aleyhine Silivri İcra Müd. 2021/1636 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak buna yaptıkları itiraz neticesinde takibin 13.07.2021 tarihinde durdurulduğunu ve davalı ... bu itirazın iptaline ilişkin herhangi bir işlem başlatmadığını, davalı ...'nün müvekkilini 8 yıldır kiracı olarak kullandığı mecurdan çıkarmak istediğini, ancak buna dair herhangi bir hukuki yol bulamadığını, kira sözleşmesinin noterde akdedildiğini ve müvekkilinin kirasını düzgün bir şekilde ödeyerek yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ...'nün mecurun mülkiyetini diğer davalı olan Koray'a devrettiğini, davalı ...'ın 09.11.2021 tarihinde Beyoğlu 57. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile mecuru satın altığını ve mecuru iş yeri olarak kullanacağını, bundan dolayı yeni malik sıfatı ile tahliye edilmesine yönelik ihtarname keşide ettiğini, davalı ...'nün  davaya konu senedi de kendi lehine doldurduğunu ve davalı ...'a ciro ederek müvekkili aleyhine  İstanbul 29. İcra Dairesi  ... Esas sayılı dosyadan icra takibi başlatılmasını sağladığını, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve maddi karşılığının bulunmadığını ileri sürerek davanın kabulüne, teminatsız veya teminat mukabili olarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına,  İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, takip konusu tutarlar bakımından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibe dayanak bedelsiz bononun müvekkiline iadesine, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2024 tarih, 2021/766 Esas, 2024/256 Karar sayılı kararıyla; \"...Dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası yönünden; Dava konusu olup, takibe dayanak senet yönünden davacının imza inkarının bulunmadığı, davacı tarafından senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bir kambiyo senedi olarak bono bütün sebepten mücerret alacaklarda olduğu gibi kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Davacı tarafından davaya konu senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de, dava konusu senette teminat olarak verildiği hususunda bir kayıt içermediği gibi, bu yönde başkaca bir yazılı belge de dosya kapsamında bulunmamaktadır.  Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.200'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.Bu kapsamda somut olayımıza baktığımızda; davacı keşideci tarafından davalılardan lehtar ...'ya karşı bedelsizlik def'inde bulunulması, diğer davalı alacaklıya karşı da senedin iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi mümkün ise de, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu ileri sürüldüğünden ispat yükü davacıya düşmektedir. Dava konusu senedin teminat amaçlı verildiği ve  senedin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı bakımından  ispata elverişli HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında yazılı delil bulunmamaktadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).Davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu senede yönelik olarak yapılan şikayet sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/76987 soruşturma sayılı dosya üzerinden davalı şüpheliler aleyhine \"açığa imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz kalmış senedin tahsili\" suçlarına dayalı yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ve takipsizlik kararına itiraz edildiği, 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/5594 D.iş sayılı kararı ile takipsiz itirazın reddine karar verildiği dolayısı ile  takipsizlik kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde her ne kadar açıkça yemin deliline dayanılmış ise de; somut olay bakımından yemine konu olamayacak vakıa söz konusudur. HMK m.226/1-c 'de, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemine konu olamayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu açık yasal düzenleme sebebiyle davacı tarafa yemin delili hatırlatması yapılamamıştır. Tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı hususları ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE,..\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ...'nun merhum babasına ait Alibey Mah. Fevzi Çakmak Cad. ... Silivri/ İstanbul adresindeki dükkanın 15.04.2013 tarihinde, yine davalı ... ile birlikte hissedarı olduğu ... İletişim ve Tic. Ltd. Şti. adına kiralandığını ve işbu kira sözleşmesine istinaden davaya konu bonoyu davalı ...'nün ailesine dükkanda ortaya çıkabilecek zararları teminat altına almak maksadı ile lehdar kısmı ve ödeme tarihi boş olarak teslim ettiğini, bono üzerinde \"TEDİYE TARİHİ\" \"DÜZENLEME TARİHİ\" ve \"LEHDAR\" kısımlarının sonradan hukuka aykırı olarak doldurulduğu, dinlenen tanık beyanlarıyla ve tarafımızca sunulan deliller ile sübut olduğu üzere müvekkil daha sonra davalı ...'ye ait olan hisseye ve ilgili teminat senedine karşılık BMW model arabasını noter huzurunda Davalı ...'ye devrettiğini, davalı ... müvekkiline gönderdiği mesajda \".diğer senet için avukatımla konuşup o borç tahsil edilmiştir diye yazı vereceğim...\" diyerek kaybolan senet dolayısı ile borç kalmadığı şeklinde bir evrakı müvekkile vereceğini beyan ettiğini,. Ancak buna ilişkin herhangi bir evrak vermediğini, kötü niyetli davalı ... mecurun mülkiyetini diğer davalı hayat arkadaşı Koray'a devrettiğini ve davalı ...'ın 09.11.2021 tarihinde Beyoğlu 57. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile mecuru satın altığını ve mecuru iş yeri olarak kullanacağını, bundan dolayı Yeni Malik sıfatı ile tahliye edilmesine yönelik ihtarname keşide ettiğini, davaya konu senet bir teminat senedi olup, bedelsiz bir senettir ve herhangi bir maddi karşılığı bulunmadığını, bu senedin müvekkili tarafından 2013 yılında yapılan kira sözleşmesine istinaden davalı ...'nün babasına verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından dava dilekçesi ile celbini talep ettikleri delillerin 11/10/2022 tarihli duruşmasının 4 no'lu ara karar gereğince delil listesinin kesin süre sonrasında sunulduğu gerekçesiyle ilgili delillerin celbi taleplerinin reddine karar verildiğini, Taraflarınca her ne kadar ilgili karardan rücu edilmesi talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesi tarafından talep ettikleri yazılı deliller dosya kapsamında toplanmadığını, aydınlatma yükümlülüğü gerçekleştirilmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:<br>Dava,  menfi tespit  talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtlarından; Alacaklının ..., borçluların ... ve ... olduğu, takibe konu senet suretinden; 01/02/2019 tanzim ve 04/05/2019 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli olarak ... tarafından ... lehine \"nakden\" kaydıyla tanzim edildiği görülmüştür.Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.  Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir. İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz,  borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir.Somut olayda, dava konusu senedin teminat amaçlı verildiği ve  senedin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş olup, davaya konu senedin \"nakden\" kaydıyla tanzim edildiği, davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığından iddianın tümden red edildiğinin varsayılması gerektiği, iddianın ileri sürülüş şekli karşısında ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu, senet metninde teminat olarak verildiğine dair bir kaydın bulunmadığı gibi dosya kapsamında iddiayı destekler somut delil bulunmadığı, şüpheliler aleyhinde \"açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz senedin tahsili\" suçlarına ilişkin yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, ilk derece mahkemesince esasa etkili delillerin toplandığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82657cfe3e87c2b5","SID":"515062fa9834a907"}}