{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br>KARAR TARİHİ:30/12/2025<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:30/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:08/01/2026<br><br>Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde saat ... sıralarında müşteki ...'ın ... plakalı motosiklet ile Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... yolu mevkiinde istikamet ettiği, müvekkilinin ... yol kavşağını geçmek üzereyken yolun karşı istikametinden gelen ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sinyal vermeden aniden ... yoluna dönmesiyle bahsi geçen motosiklete çarptığı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda müştekinin motoru yan yatmak sureti ile devrildiği, ayrıca kaza esnasında müştekinin başını bahsi geçen kamyonetin ön camına çarptığı ve müvekkilinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi gördüğü, ...'nın yönetimindeki ... plakalı kamyonetin hızlı bir şekilde sinyal vermeksizin dönmesiyle asli kusurlu olduğu, bahsi geçen kaza neticesinde alınana sağlık raporuna göre müvekkilinin kalça, el ve bacak kısımlarında kırıklar ve vücudunun çeşitli yerlerinde travma ve ürolojik yaralamalar meydana geldiği, müvekkilinin maddi zararının da meydana geldiği, ve ağır yaralandığı, ve tedavi giderlerinin de olduğu, kazanın 23/06/2017 tarihinde meydana gelmesine rağmen müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiği ve çalışma gücünün de azalmasından doğan ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarının söz konusu olduğunu, bu nedenlerle, davanın karşılıksız kalmasını önlemek ve telafisi imkansız sonuçların ortaya çıkmaması bakımından, davalıya ait ... plaka sayılı aracın kaydına teminatsız olarak ihtiyati haciz şerhi konulmasına, müvekkili ... için 80.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesini, ... için 10.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'dan alınarak müvekkiline verilmesini, ... için 10.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'dan alınarak müvekkile verilmesini, belirsiz alacak davası olarak açtığımız müvekkilin uğramış olduğu 10.000,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle tüm kusurun davacı küçük ...'a ait olduğunu, kaza tespit tutanağının kazadan bir gün sonra tutulduğunu, kaza sırasında davacının kullandığı motosikletin farlarının yanmadığını, kazanın akşam 22.00 sıralarında meydana geldiğini, motosikleti görmediğini, çarpışmanın müvekkilinin şehrinde meydana geldiğini, keşif yapılmasını talep ettiklerini, küçüğün motosiklet kullanmaya yeterli ehliyetinin de olmadığını, ayrıca küçüğün kaza öncesinde ürolojik tedavi görmeye başladığını, bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile kendilerine sigortalı olduğunu, davadan evvel 2918 sayılı KTK'nin 98 maddesi uyarınca yapılması zorunlu olan başvurunun yapılmadığını, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilemediğini, bunları kullanmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın 2 yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, yetkili mahkemelerinde İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kusurun, zararın ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince özetle maddi tazminat davası yönünden, davacı ...'ın sürekli ve geçici iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının reddine; davacı ...'ın tedavi giderine dayalı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 900,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 27/02/2018, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; Manevi tazminat davası yönünden, davanın kısmen kabulü ile takdiren davacı ... için 10.000,00 TL, davacı anne ... ile davacı baba ... için ayrı ayrı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili tarafından özetle manevi tazminat miktarının az olduğu, maluliyet olmadığına ilişkin raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, 16 yaşındaki çocuk için geçici iş göremezlik tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerektiği zira davacı çocuğun babasının yanında yaz aylarında çalıştığı, SGK kaydının bulunduğu, trafik kazası sonucu kemik kırığı oluştuğu, davacı çocuğun tedavi için üç ay boyunca hastaneye gidip geldiği, belirlenen 900 TL tedavi giderinin az olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı ... vekili tarafından kusurunun bulunmadığı, kusurlu olanın davacı çocuk olduğu, kazaya karışan davacı taraf motosikletinde far bulunmadığı, kazanın kendi şeridinde olduğu, davacı sürücünün sürücü belgesinin bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir.<br>Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK Md. 49).<br>Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (TBK Md. 56).<br>Davalı sürücü ... sevk idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ... ilçesi ... Bulvarı istikametinden gelip ... yolu takiben ... yolu istikametine seyrederken ... yoluna dönüşe geçmek isterken kamyonetin sol ön tampon ve yan kısımlarına; ... mahallesi istikametinden gelip ... yolu takiben ... Bulvarı istikametine seyreden davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan kısmı ile ... yol ayırımında çarpması neticesinde davacı sürücünün yaralandığı trafik kazası meydana gelmiştir.  <br>ATK Başkanlığı tarafından düzenlenen 28/02/2020 tarihli raporda davacı sürücü ...’ın 23/06/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının % 0 (yüzde sıfır) olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği görüşü bildirilmiştir. Bu rapor, davacı sürücüye ait tıbbi belgeler ile kaza tarihindeki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olup bu haliyle hüküm kurmaya elverişlidir.<br>Soruşturma ve ceza dava dosyasındaki bilirkişi raporlarında davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiş; ceza davasında davalı sürücü hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu dosyada Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davalı sürücü ..., sola dönecek sürücülerin, karşı istikametten gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan araçların geçmesini beklemeleri kural gereği olmasına rağmen bu kurala riayet etmeyip kullandığı kamyonet ile kontrolsüzce sola dönüş yaparak, karşı istikametten gelen, önünü kapattığı ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı davacı sürücünün kullandığı motosiklet ile çarpışmaları sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile asli kusurlu (% 75); davacı sürücü ..., idaresindeki motosiklet ile gece vakti, meskûn mahalde, çift yönlü yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını ve sürüşünü meskûn mahal ve gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış, bu haliyle, karşı istikametten gelip, dönüş için sola, önüne yönelen davalı sürücünün kullandığı kamyonet ile önlemsizce çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile tali kusurlu (% 25) belirtilmiş olup bu rapor, oluşa uygun ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. O halde ilk derece mahkemesince başka rapor alınmadan bu rapor ile hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Davacı sürücünün yaralanmasına kusuruyla neden olan davalı sürücü, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca davacı sürücünün maddi, davacı sürücü ile davacı anne ve babasının manevi zararlarını tazmin ile yükümlüdür.<br>Maddi tazminat yönünden, bilirkişi raporuyla tedavi giderleri yönünden, belge sunulmadığı, hastane tedavilerinin SGK kapsamında olduğu ancak tanı ve tedavi süreci dikkate alındığında yol ve ilaç katkı payları, pansuman refakat vb. zorunlu giderleri 1.200,00 TL SGK kapsamında olmayan zararı olup %75 davalı kusuruna isabet eden kısmı 900,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı sürücü bu zararın daha fazla olduğunu ileri sürmüş ise de bu iddiasını ispat edememiştir. O halde ilk derece mahkemesince tedavi vb giderlerin 900,00 TL olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Davacı sürücünün SGK kaydı ilk defa kaza tarihinden yapılmış olup kaza tarihinde on altı yaşında olan davacı sürücünün gelir getirici bir işte çalıştığı ispat edilemediğinden davacı sürücünün geçici olarak çalışmaması nedeniyle kazanç kaybı oluşmadığına yönelik bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur.  <br>Manevi tazminat yönünden, olay nedeniyle davacının bedensel bütünlüğü ağır derecede zedelendiğinden, davacıya, onun anne ve babasına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. <br>İlk derece mahkemesince davacı için 25.000 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının üç ay boyunca iş göremez halde bulunması, pelvis ve sol elde kırık oluşması, yaralanmanın derecesi, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Dairemizce tazminat miktarının davacı için 50.000 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000 TL olmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir (TBK Md. 56, TMK Md. 4).<br>Yukarıda yapılan açıklamalara göre davalı sürücünün kusurunun bulunmadığına; davacıların manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin; davacıların manevi tazminat miktarının az olduğu dışındaki istinaf sebepleri yerinde değildir. Bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi manevi tazminat davaları yönünden iptal edildiğinden manevi tazminatın ret edilen kısmı için davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile<br>A-1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 717,26‬ TL eksik harcın başvuran davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,<br>3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine,<br>B-1- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,<br>2- Maddi tazminat davası yönünden; <br>A- Davacı ...'ın sürekli ve geçici iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının reddine, <br>B- Davacı ...'ın tedavi giderine dayalı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 900,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 27/02/2018, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>C- Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3- Manevi tazminat davası yönünden; <br>A- Davanın kısmen kabulü ile takdiren davacı ... için 50.000,00 TL, davacı anne ... ile davacı baba ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, <br>B- Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>4- Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 239,69‬ TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,<br>5- Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,6‬0 TL karar harcının davalı ...’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,<br>6- Başvuran davacılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talebi halinde karar kesinleştikten sonra başvuran davacılara iade edilmesine,<br>7- Davacı ... maddi tazminata ilişkin yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 900 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,<br>8- Davalılar maddi tazminata ilişkin yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 900 TL vekâlet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalılara verilmesine,<br>9- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,<br>10- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 5.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,<br>11- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 5.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’dan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,<br>12- Davalı ... için manevi tazminatın reddi sebebiyle vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>13- Davacılar tarafından yatırılan 691,41‬ TL yargı harcının tamamı ile bilirkişi, tebligat ve posta için sarf edilenden dava kabul oranına isabet eden 661,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>14- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine,<br>HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be7996212e64ff79","SID":"eb686760e5329052"}}