{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/557 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1541<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/01/2024<br>NUMARASI\t: 2023/37 Esas, 2024/24 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili markasının, ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, davacıya ait “...” markasının uzun yıllardır menşei ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Türkiye de dahil dünya genelinde 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, dünya çapında birçok ülkede yapılan tescil belgeleri ve müvekkilince kayıt altına alınan tescil bilgilerine ait belgeler ile müvekkili ile ilgili basında yer alan haberler ve diğer dokümanlar incelendiğinde müvekkilinin markalarının hem Paris Sözleşmesi hem de SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunun görüleceğini,  “...” markası ile davalı tescilli markasının benzer olduğunu, markaların aynı emtiaları kapsadığını, davalı tarafın 27 ve 35. sınıfta sayı ile tescilli davaya konu markasının \"... ...\" kelime unsurlarından oluştuğunu, müvekkili olan şirketin davaya dayanak Türk Patent nezdinde 98 015284, 143111, 143110, 2015 77661 ve 143107 sayı ile ilgili sınıflarda tescilli markalarının esas unsuru da aynı şekilde “...” ibaresi olduğunu, davalı tescilli markasının esas unsurunun “...” olduğunu, bu nedenle de sadece destekleme unsuru olan ibarenin davalı şirket marka tesciline ayırt edici özellik kazandırmadığını, davalı tarafın basiretli tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın davaya konu markayı \"https://symbolkocaeli.com/my-...-hali\" internet adresinde görüldüğü gibi \"...\" markası ön planda olacak şekilde kullanmakta olduğunu, bu hususun davalının esasen müvekkilinin tanınmış \"...\" markasını kullanma iradesinde olduğunu ileri sürerek davalıya ait TPMK nezdinde tescilli 2017 106261 sayılı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; markalar arasında herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını, davacı yanca marka kullanımlarına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge kazandırılmadığını, davacı yanca mesnet gösterilen markalara ilişkin kullanmama def'ini  ileri sürdüklerini, davacı yan dava dilekçesinde müvekkilinin davacı şirketten haberdar olduğundan bahisle, davacı şirketin tanınmışlığından yararlanma maksadıyla hareket ettiğini iddia etmiş olsa da söz konusu hususun kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2024 tarih ve 2023/37 Esas, 2024/24 Karar sayılı kararıyla; \"...Bu tespitlerden sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafın SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük talebi incelenmiş; davacı tarafın marka tescilleri incelendiğinde davacının görselini ve “... ŞEKİL” ibaresini ihtiva eden 143111 tescil numaralı ...+at üzerindeki ... oyuncusu şeklinden oluşan markasının tanınmış marka kapsamında olduğu, diğer markalarının tanınmış marka kapsamında olmadığı, tüm marka tescillerinde ana unsurun ... ibaresi olduğu, ... ibaresine bazen şekil bazen kelime grubu eklemek suretiyle ayırt edicilik kazandırmaya çalışıldığı, ... ibaresi “çim bir alanda, atlara binmiş dörder kişilik iki takım arasında oynanan, ucu tokmak biçiminde değneklerle yerdeki topa vurup onu rakip kaleye sokmaya dayanan bir top oyunu.” şeklinde tanımlanmakla olan aynı zamanda bir oyun adı olduğu, davalı markasının \"...-...+ŞEKİL\" unsurlarından oluştuğu ve şekil unsurunun marka içinde geçen halı kelimesinin resmedilmiş hali olduğu, ... kelimesinin zayıf bir ibare olduğu ve davalı tarafça ... kelimesinin tek başına olacak şekilde ve davacının kullandığı kelime ve yazımları içerir punto ve şekillerde olmadığı, bu haliyle davacının markaları ile, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik içermediği, ve başkaca kelime grubu ile ve halı şekli ile ayırt edicilik kazandırıldığı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. SMK'nın 6/4 ve 6/5. Maddeleri gereği davacı tarafın talepleri incelenmiş; az yukarıda ifade edildiği üzere davacının markalarının tanınmışlık unsurunun tek başına ... kelimesinin kullanımı ve ... kelimesinin ata binmiş ... oyuncusu şeklinden oluştuğu, tanınmışlığı ve bilinilirliği bu kelime ve şekilden ibaret olduğu, ülkemizde de bu halleri ile tanınmış marka kapsamında olduğu, davalının markasının ise  \"...-...+ŞEKİL\" unsurlarından oluştuğu ve şekil unsurunun marka içinde geçen halı kelimesinin resmedilmiş hali olduğu, ... ibaresinin ana unsur olarak tek başına kullanılmadığı, ... ibaresinin bir bütün halinde kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığı dikkate alındığında SMK'nın 6/4 ve 6/5. Maddelerinde belirtilen davalının davacının tanınmış markasından haksız olarak yararlanacağından bahsedilemeyeceği dikkate alınarak SMK'nın  6/4 ve 6/5. Maddelerinde belirtilen hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın kötü niyetli tescil yönündeki talepleri de değerlendirilmiş; davacı tarafça davalının kötü niyetli olduğu ifade edilmiş ise de davacının kötü niyeti ispat eder bir delili dosyaya  sunmadığı, davalı tarafça davacının tanınmış marka tescilleri bilindiği kabul edilse dahi tek başına bu durumun kötü niyeti ispat etmeyeceği, davacının davalının internet sitesinde bir kısım kullanımlar ile davacı yana ait markalara yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu iddia etmiş ise de dava bakımından kötüniyetin dava konusu marka başvurusunun gerçekleştirildiği tarihte ortaya koyulması gerektiği, asıl olanın iyi niyet olduğu, davacı tarafça davalının dava konusu markayı yedekleme, davacının markasının tanınmışlığından yararlanma ya da marka ticareti yapmak kastı ile tescil ettirdiği hususlarının ispat edilmediği kabul edilerek SMK 6/9 kapsamında kötü niyetin ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br>HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın REDDİNE, ...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Benzerlik ve karıştırma ihtimalin değerlendirmesinin esas unsura göre yapılması gerektiğini,  bir sloganı yahut davaya konu markanın tescile konu olduğu \"halı\" emtiası için tanımlayıcı olan \"carpet\" ibaresinin davalı markasını müvekkili markasından ayırdığı yönündeki görüşün marka hukuku ilkelerine aykırı olduğunu, ... markasının ayırt ediciliği düşük jenerik bir ibare olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, tescilin talep edildiği mal grubu açısından bir cinsi veya çeşidi ifade edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, Ankara 3. FSHHM'nin 2015/288 E. - 2016/410 K. Sayılı kesinleşen kararında, 18. Sınıfta yer alan emtialar için aynı iddialara ilişkin olarak ... ibaresinin ülkemizde ortalama bir tüketici için ... sporuna dair bir kelimeden ziyade bir marka algısı yarattığı düşünülerek karar verildiğini, Ankara 4. FSHHM'nin 2017/109 E. 2018/164 K. sayılı dosyasından verilen karara da dayandıklarını, müvekkili markasının tanınmışlığına ilişkin olarak taraflarınca sunulan hiçbir delilin dikkate almadığını, eksik inceleme gerçekleştirildiğini, davalının kötü niyetini tespit açısından davalı tarafın davaya konu markayı \"https://symbolkocaeli.com/my-...-hali\" internet adresinde görüldüğü gibi \"...\" markası ön planda olacak şekilde kullanmakta olduğunu, heyet raporunda da davalının markasal kullanımları incelendiğini ve bu kullanımların da müvekkili markasına yakınlaşma amacı içerisinde olduğunun tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, Marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.\tİlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen müzekkere cevabından; Davacının T/O3171 başvuru numaralı \"...+şekil\" ibareli tanınmış markasının 17/05/2017 tarihinden itibaren koruma altında olduğu ve en eskisi 1993 yılına ait \"...\" ibareli birden çok markanın davacı adına tescilli olduğu, davaya konu 2017 106271 sayı ile tescilli  \"... ...+şekil\" markasının ise  27. Ve 35. Sınıfta ; \" Halılar, kilimler, yolluklar. , Seccadeler., Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum)., Spor amaçlı minderler., Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları., Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sağlama) sağlama hizmetleri, Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi,... vd.\" mal ve hizmetlerde davalı adına tescilli olduğu görülmüştür.Huzurdaki davanın SMK 25/1. Madde atfı ile aynı kanun 6. Maddesinde nispi red nedenleri arasında sayılan tanınmışlık, itibas ve kötüniyetli tescil iddialarına dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince her ne kadar davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de; Sunulu bilirkişi raporunda, taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden sınıfsal benzerlik incelemesi yapılmadığı, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim yönünden denetime elverişli bir incelemeye yer verilmediği görülmekle sunulu rapor mevcut haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi \"carpet\" ibaresinin incelendiği Yargıtay 11. HD 2024/6849 Esas 2025/4247 Kararında da ibarenin 27. Sınıf bir kısım emtialarda tanımlayıcı olduğunun belirtilmesi karşısında yapılan incelemenin yetersiz olduğu da anlaşıldığından, iddianın ileri sürülüş şekli dikkate alınarak iltibas ve kötüniyetli tescil iddiasının davacı markasının tanınmışlık düzeyi de dikkate alınarak değerlendirilmek suretiyle SMK 25/1. Madde atfı ile 6. Madde kaspamında öngörülen usule uygun şekilde inceleme yapmak ve davacı vekilinin sunulu rapora karşı ciddi itirazlarını olumlu olumsuz karşılamak suretiyle aralarında tekstil mühendisi ve marka uzmanı bilirkişilerin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme  ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,\t2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/01/2024 Tarih 2023/37 Esas 2024/24 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 200,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.369,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f5f536b4109170a","SID":"a800920cad80b601"}}