{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2024/839 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/311<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>            Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı şirketin 1995 yılında, ..., ... ve ... tarafından, limited şirket olarak kurulduğunu, 2021 yılında tür değişikliği yoluyla anonim şirkete dönüştüğünü, davacının %45 payla şirketin en büyük pay sahibi olduğunu, şirketin sermayesinin 3.750.000,00TL olup, davacının %45, ...'ün %27, ...'ün %20 ve ...'ün %8 pay sahibi olduklarını, müvekkilinin şirket ortaklığının kendisi açısından çekilmez duruma gelmiş olması nedeniyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyada şirketin haklı sebeple feshi talepli dava açtığını, ortakların kardeş olması ve yaşanılan sorunların iyiniyeti ortadan kaldırması neticesinde davaya konu  genel kurulda iptali talep edilen kararların sırf müvekkilini şirket dışında bırakmak ve kendisi aleyhine durum yaratmak amacıyla alındığını, davaya konu \"5\" nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı 2022 ve 2023 hesap dönemi faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesine ilişkin olup, TTK'nun 436(2).maddesi hükmü uyarınca dört ortağın tamamının karar tarihinde yönetim kurulu üyesi sıfatı taşımalarına bağlı olarak oydan yoksun olmalarına ve muhalefet şerhinde bu nedenle bir oylama yapılmasının mümkün olmadığının belirtilmesine rağmen müvekkili dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin oylamaya katıldıklarını, oylamanın yıllar bazında ve ayrı ayrı  yapılmasının bu yasağı ortadan kaldırmadığını, bu nedenle alınan kararların  TTK'nun 436. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiğini, \"6\" nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup, müvekkili ile diğer ortaklar arasında yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle  aralarındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığını, müvekkilinin yönetim kuruluna seçilmesi halinde azlık durumunda kalacak olması nedeniyle diğer ortakların yeniden yönetim kuruluna seçilmesine muhalif kaldığını, bu nedenle pay sahipleri arasında tampon görevi görebilecek 3.bir kişinin yönetici seçilmesi veya müvekkiline imtiyazlı oy hakkı tanınması yada müvekkili ile birlikte müşterek imza ile şirketin temsili gibi tüm iyi niyetli çözüm önerilerinin reddedildiğini, alınan kararın dürüstlük kuralına açıkça aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiğini, \"7\" nolu kararın yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücret ve huzur hakkı gibi mali hakların belirlenmesine  ilişkin olup, müvekkilinin de içinde bulunduğu yönetim kurulu üyelerine 2023 yılı için 10.000,00TL, ...'e 18.000,00TL net ödeme yapılırken müvekkilin dürüstlük kuralına aykırı olarak taleplerinin reddedilerek, yer almadığı yönetim kurulunu oluşturan üyelerin her birine aylık 75.000,00TL huzur hakkı ödenmesine karar verilmesinin açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu tutumun, müvekkilinin açmış olduğu fesih davası gerekçesiyle şirketin aktifinin ve değerinin, dolayısıyla müvekkilinin payının değerini düşürmeye yönelik kasıtlı bir davranış olduğunu, belirlenen huzur hakkı miktarının fahiş olduğunun şüphesiz olup, dürüstlük kuralına açıkça aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiğini,      \"8\" nolu kararın kayda alınan emtia karşılığı fondan kar dağıtılması konusunun karara bağlanmasına ilişkin olup,  Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 13. Maddesinde olağan genel kurul toplantısının gündeminde bulunması gereken hususları emredici olarak sayıldığını, \"e\" bendinde kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesinin olağan genel kurul gündeminde bulunması zorunlu hususlar arasında açıkça ve emredici olarak ifade edildiğini, buna rağmen, kararda sadece emtia karşılığı fondan kar dağıtılması hususunun görüşüldüğünün, geçmiş yıl karlarına ilişkin bir gündem maddesinin hukuka aykırı olarak yazılmadığı gibi müvekkilinin bu konudaki talebinin de aynı çoğunluk tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiğini, müvekkilinin %45 oranında pay sahibi olmasına rağmen ticaret şirketlerinin temel amaçlarından olan ortağı olduğu şirketin kar payından faydalanamadığı gibi, yönetim kurulu üyesi sıfatı da taşımadığından herhangi bir mali hak elde edememiş duruma düştüğünü, bu durumun ayrıca dürüstlük kuralına aykırılığının şüphesiz olduğunu, bu toplantıda seçilen yeni yönetim kurulu üyelerinin, gündemdeki kanuna aykırılığı sonradan fark ederek 13.09.2024 tarihinde yapılmak üzere yeni bir genel kurul toplantı çağrısı yaparak geçmiş yıl karlarının dağıtılması konusunu gündeme eklediklerini, bu durumun dahi bu kararın kanuna açıkça aykırı olduğunun ispatı olup, hem kanuna hem de dürüstlük kuralına açıkça aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiğini bildirmiş, davalı şirketin 26.07.2024 tarihinde yapılan 2022 ve 2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan “5”, \"6\", \"7\" ve \"8\" nolu kararların Türk Ticaret Kanunu’nun 445. maddesi gereği iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, şirketi zor durumda bıraktığı gibi genel kurul toplantılarını yapmaması nedeniyle ortaklardan ...'ün başvurusu üzerine İzmir... Ticaret Mahkemesinin 11/7/2024 tarihli ve... karar sayılı ilamı ile genel kurul toplantısının yapılabildiğini, ..., ... ve ... açısından ibra kararı alınmaması nedeniyle \"5\" nolu kararın (a), (b) ve (c) bendinde yer alan ibra edilmeme şeklindeki olumsuz genel kurul kararının iptalinin talep edilemeyeceğini, gündem maddesinde yönetim kurulunun bir bütün olarak ibra edilmesinin öngörülmediğini, her bir kurul üyesinin ayrı ayrı ibra edilmesi için maddenin kaleme alındığını ve buna uygun olarak \"5\" nolu kararın oylamaya sunulduğunu, davacının iddiasına göre somut olaydaki hiçbir yönetim kurulu üyesinin herhangi bir şekilde ibra edilmesinin mümkün olmayacağını, ancak her bir yönetim kurulu üyesinin ayrı ayrı ibra edilmesinde, diğer pay sahibi kurul üyelerinin oy kullanabileceğini, ... için yapılan oylamada ise, TTK'nun 446(2).maddesi hükmü uyarınca, ...'ün oydan yoksunluğu sebebiyle kendisi için yapılan oylamada oy kullanmadığını, diğer pay sahiplerinin oylarının hesaba katılarak ibra kararının 3375 red oyuna karşılık 3525 kabul oyu ile alındığını, \"6\" nolu genel kurul kararı için davacının iddialarının anonim ortaklıklardaki çoğunluk ilkesine tamamen aykırı olup, yeterli karar nisabına sahip pay sahiplerinin yönetim kurulunu seçme iradesinin sınırlanmasının mümkün olmadığını, kararın kanun ve esas sözleşmede yer alan toplantı ve karar nisaplarına uygun alındığını, çoğunluk ilkesi uyarınca pay sahiplerinin genel kurulda ortaya çıkan iradeleriyle yeni yönetimi belirlemelerinin ve yönetim kurulu üyelerini görevleri sona ermese dahi genel kurulda değiştirmelerinin mümkün olduğunu, teklif edilmesine rağmen davacının, münferit imza yetkisine sahip olamayacağı yetkisi ile yönetim kurulu üyesi olamayacağını belirttiğini, \"7\" nolu kararın iptale tabi olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davacının huzur hakkı dağıtımının şirketin uygulaması için olmadığı  yönündeki muhalefet şerhi ve dilekçesindeki aynı yöndeki iddiasının tamamen gerçeğe aykırı olup,  2021 yılı olağan genel kurul kararının \"6\" nolu maddesinde de huzur hakkının dağıtımının öngörüldüğünü, yönetim kurulu üyelerinin ayrıca ücret veya başka bir mali hak almamaları,  yönetim için harcanan emek ve alınan büyük sorumluluklar karşısında sadece aylık brüt 75.000,00Türk Lirasının üç yıllık bir süre için öngörülmesi nedeniyle \"7\" nolu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunun söylenemeyeceğini, Türkiye’de güncel olarak yüksek enflasyonunun mevcut olması da dikkate alındığında başka bir ücret almayan yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ödemenin makul olduğunu, şirket’in iki farklı fabrikası ve büyük bir işletmesi bulunmasına rağmen yönetim kuruludan ayrı bir CEO ya da genel müdür bulunmadığını, önceki dönemde davacının dayatmasıyla yönetim kurulu üyelerine ödenen mali hakların makul ölçütün altında kaldığını, önemli olanın şirketin üst yönetimi için ayrılan payın, mali hak giderlerinin diğer giderlere göre oranı olup, bu oranın son derece makul olması nedeniyle haksız olduğunun iddia edilemeyeceğini, \"8\" nolu karara konu şirketin kâr dağıtması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar alması ile emtia karşılık fonlarının dağıtılmasının farklı konular olup, ayrı genel kurul kararlarına konu olabileceğini, dava konusu genel kurulun yönetim kurulu başkanının karşı çıkmasına ve engelleme çalışmalarına rağmen yapılması nedeniyle dağıtılacak kâr oranının tespit edilmesinin teknik ve önemli bir karar olduğu için bu hususta karar alınmadığını,  şirketin geçmiş dönem kârlarının dağıtımı konusunda ise 18 Eylül 2024 tarihli genel kurulun 2 nolu maddesinde karar alındığını, bu itibarla, dava konusu genel kurulda kâr dağıtımı kararı alınmadığı için bu kararın alınmaması sebebiyle olmayan bir karara karşı iptal sebebi ileri sürülemeyeceğini, ayrıca bu kararın alınmamasının başka genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyeceğini, davacının emtia karşılık fonlarının dağıtımına karşı çıkmaması, muhalefetinin kâr dağıtımı kararının alınmaması yönünde olması nedeniyle olmayan bir kararın iptal davasının konusu olmasının mümkün olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı anonim şirketin 26/07/2024 tarihli 2022 ve 2023 mali yılı  olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 7 ve 8 nolu  kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiası ile iptali istemine ilişkindir.   <br>Toplanan tüm delil ve belge örnekleri ile; davalı şirketin, limited şirketi olarak üç ortak tarafından kurulup 16.08.1995 tarihinde sicile tescil edildiği, davaya konu genel kurul toplantısı öncesinde tür değişikliği yoluna giderek anonim şirket olduğu, davacının yönetim kurulu başkanı olup, diğer üç ortağın yönetim kurulu üyesi oldukları, ortaklardan ...'ün İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında, şirketin 2022 yılı genel kurul toplantısının yapılmadığı sebebiyle TTK'nun 411 ve 412.maddeleri uyarınca genel kurul toplantısının yapılması ve kendisine bu konuda yetki verilmesi talebi ile açtığı davanın kabul edilerek ortak ...'e genel kurul toplantısının yapılması konusunda yetki verildiği, davaya konu 2022 ve 2023 mali yılına ait olağan genel kurul toplantısının bütün ortakların katılımı ile 26.07.2024 tarihinde yapıldığı, toplantı tarihinde  davacının %45, ...'ün %27, ...'ün %20 ve ...'ün %8 pay sahibi oldukları, toplantıda dava konusu dışında başkaca kararların da alındığı görülmüştür. <br> TTK'nun 446(1/a).maddesinde; toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği, 445(1).maddesinde; iptal davasının, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılabileceği düzenlemiş olup, TTK'nun 447.maddesinde; batıl olan nitelikteki genel kurul kararları sayılmış, Yerleşmiş Yargıtay kararları ile toplantı ve karar nisabı sağlanmaksızın alınmış kararların yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.<br>Dava, TTK'nun 445(1).maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde açılmıştır. <br>Davacı, davaya konu tutanağın \"5\", \"6\", \"7\" ve \"8\".maddeleri ile alınan tüm kararlara ilişin ret oyu kullanmış ve muhalefet şerhini usulüne uygun olarak her oylamadan sonra tutanağa kaydettirmiştir. Buna göre TTK'nun 446.maddesinde kararların iptali için özel dava şartı olarak aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhinin tutanağa kaydettirilmesine ilişkin özel dava şartlarının somut dava yönünden varlığının mevcut olduğu kabul edilmiştir. <br> Davacının ret oyu kullandığı davaya konu kararlar; tutanağın beşinci maddesinde; alınan yönetim kurulu üyelerinden ...'ün ibra edilmesi, diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında ibra oylaması yapılması, tutanağın altıncı maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve şirketin temsili, tutanağın yedinci maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı ve sekiz nolu maddesinde; emtia karşılık fonlarının dağıtılmasına ilişkin olarak alınan kararlardır.<br>Davaya konu kararlardan butlana tabi niteliği olan karar mevcut değildir. Bunun yanında, kanunda ve ana sözleşmede tüm kararlar yönünden özel bir karar nisabı öngörülmemiştir. Buna göre TTK'nun 418(2).maddesi uyarınca, davaya konu kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile  verilmesi karar nisabı açısından yeterlidir. <br>Uyuşmazlığın, dosyada toplanan tüm deliller, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, davanın niteliği, uyuşmazlığa ilişkin TTK'nda düzenlenen ilgili yasal hükümler ile istikrar kazanmış ve yerleşmiş Yargıtay kararları ile özellikle davaya konu tutanağın 7.maddesinde alınan huzur hakkı ödenmesi kararlaştırılan ücretin, şirketin faaliyet konusu kar ve zarar durumu, faaliyet hacmi, yöneticilerin emek ve mesaileri ve benzeri yönler nedeniyle şirket faaliyeti ile uygun ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı konularında bilirkişi raporu alınmasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, bilirkişi raporu alınması suretiyle çözüm yoluna gidilmiştir. <br>Bilirkişi, raporda; davalı şirketin tüm ortaklarının aynı zamanda  yönetim kurulu üyesi olmaları nedeniyle TTK'nun 436.maddesi uyarınca ibraya ilişkin alınan kararın iptal edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, yönetim kurulunun seçimine ilişkin alınan kararda, TTK'nun 359. ve 418.maddesinde yer alan koşulların sağlanmış olduğunu, 01.08.2023 tarihinden başlayarak aylık net 75.000,00TL huzur hakkı ödenmesi kararının, davalı şirkette idareci pozisyonda görev yapan çalışanlara ödenen ücret düzeyi ve şirketin bilanço büyüklüğü ve karlılık durumu gözetilerek aynen devamına ya da davacının  yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde ...'e aylık 18.000,00TL, diğer üyelere 10.000,00TL net huzur hakkı ödenmiş olduğu, aylık asgari ücret tutarı, paranın alım gücü ve benzeri haklar dikkate alınması suretiyle makul bir indirime gidilerek aylık 40-50 Bin TL aralığında huzur hakkı ödenebileceğini, 26.07.2024 tarihli genel kurul toplantısının gündeminin 8.maddesinde kayda alınan emtia karşılığı fondan kar dağıtımı yapılması konusunun müzakere ve karara bağlanması ifadesine yer verilmiş olduğunu, 26.07.2024 tarihli genel Kurul toplantısına tüm paydaşların tamamının katılmış olduğu ve yapılan oylama sonucunda 3375 ret oyuna karşılık 4125 kabul oyu ile 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin emtia karşılık fonlarının dağıtılmasına karar verilmiş olduğu dikkate alındığında, kar dağıtımına ilişkin 8 nolu karar yönünden TTK'nun 418.maddesinde yer alan koşulların sağlanmış olduğuna karar verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. <br>Davaya konu beş nolu karar; yöneticilerin ibrasına ilişkin olup, davacı da dahil olmak üzere yönetim kurulu üyeleri olan tüm şirket ortakları yönünden 2022 ve 2023 mali yılı dönemi için ibra oylaması yapılmış, yalnız ...'ün davacının 3375 pay ret oyuna karşılık diğer ortakların 3525 kabul oyuna bağlı olarak oy çokluğu ile ibrasına karar verilmiş, davacı da dahil olmak üzere diğer üç ortağın oydan yoksulluk nedeniyle ibra edilmeleri önerisi ortaklar ... ve ... yönünden davacının olumsuz oyu ve hakkında oylama yapılan ortaklar dışındaki diğer ortakların olumlu oylarına karşılık oy çoğunluğu nedenine bağlı olarak ibra edilmemelerine karar verilmiştir. <br>Davalı şirketin, limited şirketten anonim şirkete dönüştürülmesine ilişkin 30.06.2021 tarihli genel kurul kararında ilk üç yıl için bütün ortakların yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, şirketi davacı ile ortak ...'ün müştereken temsil ve ilzam etmeye yetkili oldukları, ilk bir yıl için davacının yönetim kurulu başkanı ...'ün ise yönetim kurulu başkan vekili olarak seçildikleri, 05.07.2021 tarihinde tescil ve ilan edilmiş, davaya konu genel kurul kararına kadar başkaca bir yönetim değişikliğine gidilmemiştir. Buna göre 2022 ve 2023 mali yılların tamamı yönünden davacı şirketin tüm ortaklarının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi oldukları bellidir. Oydan yoksunluk başlıklı TTK'nun 436(2).maddesinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları düzenlenmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde, davalı şirketin tüm ortaklarının 2022 ve 2023 mali yıllarının tamamında yönetim kurulu üyesi oldukları göz önünde tutulduğunda, aynı zamanda şirket yönetim kurulu üyeliği olan davalı şirketin hiçbir ortağı için ibra oylaması yapılması mümkün değildir. Buna göre ...'ün ibra edilmesine ilişkin karar açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi davacı da dahil diğer üç ortak hakkında alınan ibra edilmemeye ilişkin oylama ve kararların da aynı yasal düzenlemeye aykırılığı nedeniyle tüm kararlar yok hükmünde olduğundan, davaya konu toplantı tutanağının 5.maddesinde alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu altı nolu karar; şirket yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup, davacı dışındaki diğer üç ortak, davacının olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyu ile oy çokluğuna bağlı olarak seçilmişlerdir.<br> TTK'nun anonim şirketlere ilişkin 408(1/b).maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri ve görevden alınmaları, genel kurulun vazgeçilmez ve devredilemez yetkileri içinde gösterilmiştir. Tutanağın 6.maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan karar TTK'nun 418(2).maddesinde aranan karar nisabına uygundur. Davalı şirketin ana sözleşmesinde de daha nitelikli bir nisaba yer verilmemiştir. Her ne kadar muhalefet şerhinde ve dava dilekçesinde, davacı tarafça ileri sürülen sebeplerle kararın iptali gerektiği iddia edilmiş ise de, davacının ileri sürdüğü sebeplerin kararın iptalini sağlayacak yasal sebepler olmadığı gibi şirketin genel kurulu yerine geçerek şirket yöneticilerinin mahkeme kararı veya başka yollarla seçimi mümkün bulunmadığından, bu maddeye konu  kararda kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına bir aykırılık bulunmaması nedeniyle davacının iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu yedi nolu karar; yönetim kurulu üyelerine 01.08.2024 tarihinden başlamak üzere aylık net 75.000,00'er TL huzur hakkı ödenmesine ilişkindir. Karar, davacının ret oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyuna bağlı olarak oy çoğunluğu ile alınmıştır.  <br>Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, özellikle bilirkişi raporunda bu konuda yapılan tespit ve değerlendirmeler, bir önceki dönemde şirket yöneticilerine ödenen huzur hakkı miktarı ve davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararlar ile ödenmesine karar verilen huzur hakkı miktarı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı şirketin 2023 yılındaki aktif büyüklüğü, öz kaynakları, satış tutarı, kar tutarı, karlılık oranı gibi verileri yüksek miktarda ve olumlu düzeyde olsa da, bu verilerin davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde elde edilip davacı da dahil olmak üzere yönetim kurulu üyesi ... dışındaki yönetim kurulu üyeleri huzur hakkının 10.000,00TL, ...'ün ise 18.000,00TL olup, davacının %45 pay oranı ile şirketin en büyük pay sahibi ortağı olmasına rağmen davaya konu genel kurul kararı ile yönetim dışında kalıp diğer üç ortağın yönetim kurulu üyeleri olarak seçilmeleri ile birlikte orantısız şekilde ödenen ücretlerin makul artış yapılması gerekçeleri gösterilmeksizin 7,5 katına  çıkarılmasının dürüstlük kurallarına uygun olmadığı gibi davalı tarafça bu konuda cevap dilekçesi ile makul ve haklı görülebilecek hiçbir açıklamanın yapılmadığı, şirkette çalışan yöneticilerin 66.000,00TL ile 85.800,00TL arasında ücret almalarının ortaklara verilecek huzur hakkı yönünden başlı başına ve kesin bir ölçü olmasının mümkün bulunmadığı, yönetici ortaklara ödenecek yüksek düzeydeki huzur hakkının şirket karını fazla ödeme yapıldığı ölçüde düşüreceği, buna bağlı olarak davacının kardan daha az pay alacağı, ülkemizdeki ekonomik koşullar, net asgari ücret, davalı şirketin profesyonel çalışanlarına ödediği net ücret miktarı dikkate alındığında, şirket büyüklüğü ve faaliyetlerine göre 40-50 bin TL civarında huzur hakkı ödenmesinin uygun olduğuna ilişkin bilirkişi görüşü birlikte değerlendirildiğinde, alınan kararın dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu sekiz nolu karar; 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin kayda alınan emtia karşılığı fondan kar dağıtılmasına ilişkin olup, ilan edilen toplantı gündeminin 8.maddesine uygun olarak müzakere edilip, davacının ret oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyuna bağlı olarak oy çoğunluğu ile alınmıştır. <br>Davacının gerek muhalefet şerhinde gerekse dava dilekçesinde, şirketin dağıtılmayan yüksek miktarda karı bulunduğunu, bu karı dağıtmak yerine sadece emtia karşılık fonlarının dağıtılması yönünde karar alınmasının kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğu iddia etmiştir. <br>TTK'nun 408(1/d).maddesinde, şirketin yıllık karı üzerinde tasarrufa, kar payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kara katılması dahil kullanılmasına dair kararların alınmasını, genel kurulun devredilmez görev ve yetkileri içinde olduğu belirtilmiştir. 8 nolu karar, TTK'nun 418(2).maddesinde belirtilen karar nisabına uygun olarak alınmıştır. Yayınlanan toplantı gündeminin içinde, şirket karının görüşülmesi ve dağıtılmasına ilişkin bir konuya yer verilmemiş, 8.maddede davaya konu kayda alınan emtia karşılığı fondan kar dağıtılması konusunun müzakere edileceği ve karara bağlanacağı açıklanmıştır. Genel kurul toplantısı, toplantı gündeminin 8.maddesinde ve bu çerçeve içinde yapılmıştır. Şirket karının paylaştırılıp paylaştırılmaması konusunda bir oylama ve müzakere yapılmamıştır. Davacının, kar payının müzakeresi ve dağıtılması konusunda gündem dışı bir talebi de olmamıştır. Buna göre 8.madde çerçevesinde alınan kararda, kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına bir aykırılık bulunmaması yanında şirket karının dağıtılması konusunda bir müzakere yapılıp karar alınmadığı göz önünde tutulduğunda, bu karar yönünden davacı tarafın iptal isteminde haklılık bulunmadığı dikkate alınarak, bu maddeye ilişkin iptal isteminin reddine  karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Davalı şirketin, davaya konu 26/07/2024 tarihli 2022 ve 2023 mali yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>a-)Dava konusu 26/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesi ile ...'ün ibra edilmesine ve davacı ... ile yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ün ibra edilmemelerine ilişkin oy çokluğu ile alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, <br>b-)Dava konusu 26/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 7. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 75.000,00'er TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın iptaline, <br>2-Davalı şirketin, davaya konu 26/07/2024 tarihli 2022 ve 2023 mali yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine yönelik davanın KISMEN REDDİ ile;<br>Dava konusu 26/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 6 ve 8. maddelerine ilişkin oy çokluğuyla alınan kararların iptali isteminin reddine,<br>  3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 187,80TL harcın, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  <br>4-Davacı tarafça yatırılan  427,60TL peşin harcın, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>5-Davanın kabul edilen bölümü için; davacı yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>6-Davanın reddedilen bölümü için; davalı yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin,  davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>7-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 90,00TL dokuz adet elektronik tebligat gideri, 2,50TL kep reddiyatı, 5.500,00TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.592,50TL yargılama giderinden 1/2'ünün karşılığı olan 2.796,25‬TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1/2'ünün karşılığı olan 2.796,25‬TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>8-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,  <br>Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025   <br><br><br>Başkan ...<br>e-imza <br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"144416392801fa6e","SID":"247cacd3b646e7e7"}}