{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1746 - 2025/2199<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1746 <br>KARAR NO\t: 2025/2199<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/09/2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2025/393 Esas <br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - Finanskent Mah. Finans Cad. No:44A Ümraniye/İSTANBUL<br><br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/07/2025<br>KARAR TARİHİ\t  : 22/12/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 22/12/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/03/2021 tarihli Ziraat Bankası Genel Kredi Sözleşmesi ve 21/11/2022 tarihli Ziraat Bankası Genel Kredi Sözleşmesi dayanak olarak gösterilerek Kocaeli İcra Dairesi'nde 2024/49893 sayısı ile başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini ve davalı tarafın % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 09/07/2025 tarihli ara karar ile; \"...1-Davacı vekilinin Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/49893 Esas sayılı takibin durdurulması talebinin REDDİNE, <br>2-Davacının icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, icra takibi başlamış olmakla,  alacağın %15 i oranında nakit veya teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/49893 Esas sayılı  takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 21/07/2025 tarihli itiraz dilekçesinde; davalı  kurum tarafından 03/03/2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 21/11/2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi dayanak olarak gösterilerek Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/49893 sayısı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline usulsüz bir şekilde tebliğ edildiğini, bu nedenle müvekkili yönünden takibin kesinleştiğini, müvekkilinin malları üzerine haciz konulduğunu, mahkememizin 09/07/2025 tarihli ihtiyati tedbirin değerlendirilmesine dair ara kararında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile alacağın %15'i oranında nakit veya teminatın mahkeme veznesine yatırılması ya da banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/49893 sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olsa da, yukarıda da belirtildiği üzere, müvekkilinin dava konusu edilen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı ve taraflarınca sunulan evraklar ile dosya arasına giren evraklarla da bu hususa ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, müvekkilinin alacağın %15'i olan miktardaki teminatı karşılayabilecek maddi güce sahip olmadığı için icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına ilişkin taleplerinin reddedildiği takdirde, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması amacıyla  İİK’nın 72/3. maddesi gereğince teminatsız olarak icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek itirazlarının kabulüne, 09/07/2025  tarihli ihtiyati tedbirin değerlendirilmesine dair ara kararın kaldırılarak, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/49893 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, bu talepleri  uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince teminatsız olarak icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 18/09/2025 tarihli ara karar ile; \"...Davacı vekilinin teminatsız olarak takibin durdurulması talebinin reddine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu edilen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı ve taraflarınca sunulan evraklar ile dosya arasına giren evraklarla da bu hususa ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, ayrıca davacının alacağın %15'i olan miktardaki teminatı karşılayabilecek maddi güce sahip olmadığı için icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına ilişkin taleplerinin reddedildiği takdirde, davacının telafisi imkansız zararlara uğramaması amacıyla  İİK’nın 72/3. maddesi gereğince teminatsız olarak icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle Daireniz tarafından hak ve nesafet gereğince, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/49893 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, bu talepleri uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince teminatsız olarak icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz bulunduğu gibi finans kuruluşları nezdinde hesabınında bulunduğunu, borçlu eşinin adına da kayıtlı taşınmaz bulunduğunu, davacı tarafından, teminat hususunun adli yardıma tabi uygulamalardan olmadığını,  ısrarla teminatsız olarak takibin durmasına sebebiyet vermeye çalışıldığını; davacının, tedbir talebinin kabul edilmiş olması karşısında ısrarla teminatsız olarak tedbir kararına hükmedilmesinin kötü niyetinin göstergesi olduğu, ileride haksız çıkması halinde karşılanamayacak zararların tazminini de engellemeye çalışma amacını taşıdığını, teminatsız olarak tedbir kararına hükmedilmesinin de uygun olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarihli ara karar, 2025/393 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; niteliği itibari ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, talep; icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davacı vekilinin teminatsız olarak takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından 03/03/2021 tarihli Ziraat Bankası Genel Kredi Sözleşmesi ve 21/11/2022 tarihli Ziraat Bankası Genel Kredi Sözleşmesi dayanak olarak gösterilerek Kocaeli İcra Dairesi'nde 2024/49893 sayısı ile başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini ve davalı tarafın % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, bu talepleri uygun görülmez ise İİK'nın 72/3. maddesi gereğince teminat dahilinde icra dosyasında yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince 09/07/2025 tarihli ara kararla davacı vekilinin Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/49893 Esas sayılı takibin durdurulması talebinin REDDİNE, davacının icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, icra takibi başlamış olmakla,  alacağın %15 i oranında nakit veya teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/49893 Esas sayılı  takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin itirazı üzerine 18/09/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin teminatsız olarak takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, işbu ara karara karşı talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dava; niteliği itibari ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. <br>Bu kapsamda, İİK'nın 72-(3) maddesinde; \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Bu belirlemelere göre, eldeki dava icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olup ancak İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında  icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bunun dışında, takibin veya satış işleminin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbire hükmedilemez.<br>Dava, yukarıda belirtildiği üzere icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup İİK'nın 72-(3) maddesinde, ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icranın durdurulması kararı verilmesi mümkün değil ise de hem talep gereği hem de çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu hüküm (m.72/3) uyarınca icra veznesine girecek paranın takip konusu alacağın %15'inden aşağı olmayacak şekilde teminat yatırılması halinde tedbiren alacaklıya ödenmemesine şeklinde karar verilmiş olup dosyadaki delillere göre ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Karar başlığında; davacının T.C. kimlik numarasının yazılmaması, taraf vekillerinin ve davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/12/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1af70eec4aa19376","SID":"b9244a86a1fa5f7c"}}