{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:15/12/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:05/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Sözleşmenin İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:15/12/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili şirketin personel taşımacılığı gibi taşımacılık faaliyetlerinde bulunduğunu, bu faaliyetlerin yürütülmesi kapsamında davalı şirket ile aralarında 27.02.2011 tarihinde taşımacılık işi yapılmasını kapsayan \"İş Anlaşması - Ortak İş Yapmak Taahhüdü\" başlıklı sözleşmenin akdedildiğini, davalı ...'in davalı şirket nezdinde yaklaşık 20 yıldır sigortalı ve bir dönem de sigortasız çalışan bir kişi olduğunu, davalı ...'in diğer davalı şirket ile davacı vekil eden arasında akdedilen sözleşme nedeniyle yalnızca D2 taşıt kartlarının Ulaştırma Bakanlığı'ndan alınması işlemlerini yapması için görevlendirilmek suretiyle Antalya 7. Noterliği'nin 03.03.2011 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirket tarafından vekil tayin edildiğini, bunun dışında başka bir yetki verilmediğini, sözleşmeden kaynaklı bir takım hususlarda anlaşmazlık yaşanması üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından ...'in vekillikten azledildiğini, azil işlemi sonrasında davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, bu kapsamda Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağının bulunmadığına ilişkin Antalya 4. Noterliği'nin 24 Ocak 2012 tarih ... yevmiye numaralı ibranamesi ile davacı şirket yetkilisi vekili ...'in diğer davalı şirketi ibra ettiğini bildirdiğini ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyası ile şikayetçi olduklarını, Antalya 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaline ilişkin açılan davanın Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Antalya Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu kararı verildiğini, devamında dosyanın görüldüğü Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile açılan davanın ibraname sebebi ile reddedildiğini, müvekkilinin ibraname isteminde hukuki yararı bulunduğunu belirterek Antalya 4. Noterliği'nin 24 Ocak 2012 tarih ... yevmiye numaralı İbraname başlıklı belgenin feshi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı şirket vekili; taraflar arasında 27.02.2011 tarihinde sözleşme akdedildiğini, davacının Antalya 4. Noterliği'nin 24.01.2012 tarih ... yevmiye numaralı ibranamesini düzenleyerek sözleşmeden doğabilecek bütün hak ve alacaklarını nakden ve defaten aldığını, hiçbir hak ve alacağı kalmadığını belirterek en geniş şekilde ... Tur Turizm Org. ve Kiralama Şirketini ibra ettiğini ancak ibranamenin iptalini gerektirecek hiçbir somut delil sunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacının uyuşmazlık konusu hakkında sözleşmenin iptali, alacak, itirazın iptali davaları olmak üzere defalarca kez dava açtığını, son olarak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görülen alacak davasında davanın reddine karar verildiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2012 yılında suç duyurusunda bulunulduğunu ve bu konuda takipsizlik kararı verildiğini, davacının müvekkili şirketten 633.000,00 TL alacaklı olduğundan bahisle Antalya 15. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibin devamı için Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, davalı ...'in taraflar arasındaki sözleşmesi dönemi boyunca hiçbir şekilde davalı şirketin çalışanı olmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ...; davacı şirket yetkilisi ...'ın hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığını iddia ederek asılsızca savcılığa şikayette bulunduğunu ve takipsizlik kararı verildiğini, 2013 yılında da aynı konuda dava açıldığını ve kesinleştiğini, ... tarafından Antalya 7. Noterliği'nin 03/03/2011 tarih ... sayılı vekaletnamesi ile resmi olarak yürütülmesi gereken işler ve genel olarak yapılması gereken işlerin tamamı için özel yetki verildiğini,  kendisinin tüm talimatları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, araçların resmi evraklarını, ruhsat yenileme, vize yaptırma, taşıma, yetki belgesi çıkarma işlerini de ... talimatlarıyla yaptığını, hiçbir zaman şahsına verilen vekalet görevini kötüye kullanmadığını, sadece kendisine verilen talimatları yaptığını, şahsına yapılan bu suçlamayı asla kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"... davalı ...'in ibra özel yetkisini de içerir vekaletnameye sahip olduğu, vekalet görevini kötüye kullandığını gösterir, ispata yeter bir bilgi ve belgenin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, davacının davasını ispatlayamadığının kabulü ile davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin turizm, personel taşımacılığı gibi taşımacılık faaliyetlerinde bulunan bir firma olduğunu, bu faaliyetlerin yürütülmesi kapsamında davalı şirket ile aralarında 27.02.2011 tarihinde taşımacılık işi yapılmasını kapsayan iş anlaşması/ ortak iş yapma taahhüdü' başlıklı sözleşme tanzim edildiğini, diğer davalı şahıs ...'in davalı şirket nezdinde yaklaşık 20 yıl SGK'lı ve bir dönem SGK'sız çalışan bir kişi olduğunu, davalı şirket sahibinin başka şirketlerinde de sigortalı ve sigortasız olarak çalıştığını, ... kayıtlarında davalı şirket sahibinin ibraname tarihinde ... ve ...'in ... Tur Ltd. Şti. ve ... Turizm Ltd. Şti.'nin yetkilisi bulunduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in diğer davalı şirket ... Tur Ltd. Şti. yetkilileri arasında düşünce birliği olduğunu, birlikte hareket ettiklerinin sabit olduğunu, bu itibarla vekilin müvekkilinin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu hususların dikkate alınmadığını, davalı şirketin sıradan bir işçisi olan davalı ...'in ömrü ve hayatı boyunca göremeyeceği ve bulamayacağı bir alacağı iş takibi için verilen bir vekaletname ile ibra etme yetkisi verilmesinin mantığa ve akla aykırı olduğunu, davalı ...'in diğer davalı şirketin işçisi ve elemanı olarak kötü niyetli bir biçimde iş takibi için aldığı vekaletname ile ve vekaletnamedeki maktu ibra kelimesini kötüye kullanarak patronunu davacıya karşı ibra ettiğini, yapılan işlemin açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayandığını, bu nedenlerle davalı ...'in davalı şirket çalışanı olduğu ve vekil sıfatıyla davalı şirket lehine işlem yaparak vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçeğe aykırı şekilde ibraname düzenlendiğinin açık olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen \"İş Anlaşması-Ortak İş Yapma Taahhüdü\" başlıklı sözleşmede birtakım hususlarda anlaşmazlık yaşanması üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından davalı ...'in vekillikten azledildiğini, davacı şirketin davalı ...'i azletmesi işlemi sonrasında davacı şirketin davalı şirketten alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin talebi doğrultusunda davalı şirket aleyhine Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı şirketin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ihtiyati haciz değişik iş kararına müvekkili şirketin davalı şirketten alacağının bulunmadığını, Antalya 4. Noterliği'nin 24 Ocak 2012 tarih ... yevmiye numaralı ibranamesi ile davacı şirket yetkilisi vekili ...'in diğer davalı şirketi ibra ettiğini bildirmesi üzerine  davacı şirket tarafından ibranameden haberdar olunduğunu ve akabinde davalı ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosya nezdinde şikayetçi olunduğunu, müvekkilinin ibranamenin iptali isteminde hukuki yararının bulunduğunu, yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayandığını ve denetime elverişli olmayan bir karar olduğunu, davalı ...'in kendisine verilen yetkinin kapsamı dışına çıkarak davalı şirketin müvekkiline borçlu olduğu halde gerçeğe aykırı şekilde davalı şirket ile davalı şirket çalışanı olarak işbirliği yaparak vekalet görevini kötüye kullandığını ve çok büyük miktarlardaki alacaklarını da kapsar biçimde davacı şirket ve davalı şirket arasında akdedilen 27/02/2011 tarihinde taşımacılık işi yapılmasını kapsayan \"İş Anlaşması - Ortak İş Yapma Taahhüdü\" sözleşmesinden kaynaklanan gerçekte tahsil edilmeyen alacakların davalı şirket tarafından ödenmiş gösterilerek 24 Ocak 2012 tarihli ibraname düzenlendiğini, bu ibranamenin davalı ...'in vekaleti kötüye kullanmak suretiyle dürüstlük, sadakat kurallarına ve gerçeğe aykırı biçimde düzenlendiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete yapılan bir ödemenin bulunmadığını, davacı şirketin, davalı şirketten tahsil edemediği alacaklarının hala mevcut olduğunu, davalı ...'in davalı şirket çalışanı olduğu ve vekil sıfatıyla davalı şirket lehine işlem yaparak vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçeğe aykırı şekilde ibraname düzenlendiğinin açık olduğunu, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davalı tanığı ...'ın beyanında davalı ...'in D2 belgeleri alınmasında, araçların bakımları ile araçlarla ilgilenen kişi olduğunu söylediğini, davalı şirket tanığı olan bu tanığın beyanının bile tek başına diğer davalı ...'in davalı şirketin işçisi olduğu, davalı şirketin emir ve talimatları ile hareket ettiğini doğruladığını, ...'e verilen vekaletnamenin D2 yetki belgesi işlemleri için verildiğini, ...'in davacı ile davalı arasındaki ortaklık döneminde diğer davalı şirketin emir ve talimatları ile hareket ettiğinin sabit olduğunu, dosyaya gelen SGK cevabında davalı ...'in hem davalı şirkette hem de davalı şirket ile sahip ve ortakları aynı olan ... Tur Ltd.Şti. ve ... Turizm Ltd. Şti.'nde çalıştığını, davalı şirket ile diğer davalı arasında işçi-işveren, emir-komuta, talimat veren - talimat alan ilişkisi olduğunu, davalı ...'e davacın tarafından verilen vekaletnamenin iş takibi ve D2 belgesi çıkarılması için verildiğini, verilen vekaletnamenin genel geçer ve herkese verilebilir bir vekalet olduğunu, bu bağlamda davacı tarafından ...'e ibra yetkisi verilmediğini, davaya konu ibraname işleminin davacının iradesini yansıtmadığı hususunun ortaya çıktığını, davalı ...'in diğer davalı şirketin işçisi ve elemanı olarak kötü niyetli bir biçimde iş takibi için aldığı vekaletname ile ve vekaletnamedeki maktu ibra kelimesini kötüye kullanarak patronunu davacıya karşı ibra ettiğini, hiçbir hukuk sisteminin kötü niyeti ve hileyi korumayacağını, yapılan işlemin açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile ibranamenin feshi istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türk Borçlar Kanunu’nun temsil ve vekâlet akdini düzenleyen hükümlerine göre, vekâlet sözleşmesi tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 390. ) maddesinde aynen \"Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil işi başkasına yaptırabilir.<br>Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır\" hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.<br>Somut olayda davalı ...'in Antalya 7. Noterliği'nin 03/03/2011 tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile vekil eden ... Turizm Taşımacılık...Ltd. Şti adına yetkilendirildiği, Antalya 7. Noterliği'nin 01/02/2012 tarihli ... yevmiye numaralı azilnamesi ile davacı şirketin içinde davalı ...'in de  aralarında bulunduğu bir kısım kişileri vekaletten ve tüm yetkilerden azlettiği, azilname tarihi öncesinde dava konusu Antalya 4. Noterliği'nin 24/01/2012 tarihli ibranamesi ile davacı şirkete vekaleten davalı ...'in davalı şirketi adı geçen sözleşmelerden dolayı doğacak hak ve alacaklardan ibra ettiği anlaşılmaktadır. <br>Davacının şikayeti üzerine davalı ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan başlatılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında bahse konu vekaletname incelendiğinde müşteki tarafından şüpheliye ibra yetkisinin verildiği ve ibra tarihinin azil tarihinden önce olduğu, şüphelinin savunmasının aksinin ispatlayacak delil bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile takipsizlik kararı verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı kararı ile itiraz reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında yine davacı tarafından 27/02/2011 tarihli iş anlaşması ortak iş yapma taahhüdü çerçevesinde cari hesap alacağından bahisle itirazın iptali talepli dava açıldığı, davacı şirket temsilcisi ... tarafından imzalanan 24/01/2012 tarihli ibraname ile davalı şirketin ibra edildiği, davacı tarafından takibe konu borcun varlığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 3. HD.'nin ... Esas  ... Karar sayılı ilamı ile onanarak 14/11/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Sonuç olarak HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Antalya 7. Noterliği'nin 03.03.2011 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'in ibraya yetkili olduğu, ibraname tarihinde davalı ...'in azledilmediği, böylelikle davacı adına vekaleten gerçekleştirilen  ibra işleminde vekilin vekil edenin talimatına aykırı hareket ettiği, hesap verme ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ispatlanamadığı gibi yukarıda bahsi geçen Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının Yargıtay 3. Hukuk Dairesi incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde sözü edilen dosyada tespit edilen hususların kesin delil oluşturmamakla beraber güçlü delil niteliğini taşımakta olduğu, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/12/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20915dd2b03b7d1d","SID":"efd1bad34ecb6a45"}}