{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1038 - 2025/2065<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1038 <br>KARAR NO\t: 2025/2065<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/02/2024<br>NUMARASI\t: 2022/800 Esas - 2024/80 Karar<br><br>ASIL DAVA<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/09/2022<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/134 ESAS   SAYILI DOSYASI<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 22/12/2025<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı ile aralarında bulunan açık hesap ilişkisi nedeniyle davalıya bal satışı yaptığını, bu kapsamda davalıya irsaliyeli fatura gönderildiğini, davalının balları teslim almasına rağmen ödeme yapmaktan kaçındığını, yine bu ilişki kapsamında davacıya verdiği Akbank Erenler şubesine ait 11/07/2020 keşide tarihli, ... çek nolu 50.000,00 TL bedelli çekin de karşılıksız çıktığını, yine bu çeke ilişkin davalının imza itirazında bulunarak takibi durduğunu, anılan nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini  talep ve dava etmiştir.<br>Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 2020 yılı mayıs ayında sona erdiğini, alınan malların bedellerinin ödendiğini, ancak davacının davalı tarafından tanzim edildiği iddia edilen çeke ilişkin takibi kötü niyetli olarak başlattığını, davacının dosyaya sunduğu faturaları bir kısmındaki malları teslim etmediğini ve davanın reddini talep etmiştir.<br>Mahkeme'nin birleşen 2023/134 Esas numaralı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... arasında düzenli ticari mal satış ilişkisi bulunduğunu, davacı ile  davalı tarafa çeşitli tarihlerde bal satışı yaptıklarını, davalı taraf bir müddet ödemelerini yerine getirmiş ancak sonrasında davacıya  ödeme yapmaktan kaçındığını, taraflar arasında ödemelerin  sevk ettiği mallar ile birlikte kestiği faturanın davalıya teslimi ile davalının davacı  şirket lehine düzenlediği ileri vadeli çek ile gerçekleştiğini, taraflar arasında ticari ilişki bu şekilde devam etmekte iken davalı tarafın mal satışına karşılık olarak verdiği çeklerden Akbank Erenler Şubesi 25/07/2020 günlü Z9116192 Seri Nolu 50.000,00 TL bedelli çek vadesinde ödenmesi için 27/07/2020 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde çekin arkasına \"TC Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/07/2020 sayılı kararına istinaden çek üzerinde herhangi bir işlem yapılmamıştır\" yazıldığını, dava konusu işbu çek davalı tarafından davacıya teslim edilmiş olup taraflarca ticari defterlerine işlendiğini, davalı tarafın dava konusu çeki ticari defterine işlediği ve Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/800 E. sayısı ile görülen  davada bilirkişi incelemesi incelemesinde tespit edildiğini, dava konusu çekin icra takibine konu edilmediğini, davalının ticari kayıtlarına işlediği  Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/800 E. sayılı davada da ortaya konan Akbank Erenler Şubesi 11/07/2020 günlü ... Seri Nolu 50.000,00 TL bedelli çek, Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2020/4822 E. sayılı dosya ile icraya konulduktan sonra davalı tarafından çek ile ilgili olarak imza itirazında bulunduğunu, davalı ile davacı arasında ticari ilişki sebebiyle  davalı tarafından davacıya verilen çek bankaya ibrazında ödenmediğini, davanın kabulü ile 50.000,00 TL bedeli çekin ibraz tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile dosyanın Sakarya Ticaret mahkemesinin 2022/800 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini taleple dava etmiştir.<br>Mahkeme'nin birleşen 2023/134 Esas numaralı dosyasında davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını Sakarya Ticaret Mahkemesinin 2022/800 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, bilirkişi incelemesinin yapıldığını, davanın reddi gerektiğini, dava konusu edilen çekin davalıya ait olmadığını, imza incelemesi neticesinde davalıya ait olmayacağının tespit edileceğini , taraflar arasında alacak davasına esas olan bir dava bulunduğu bu sebeple  davanın reddine karar verilmesini hukuki menfaatin kabulü halinde de imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Asıl Dava Bakımından; Açılan davanın KABULÜ İLE, 243.732,78 TL'nin arabuluculuk son oturum tutanağının tutulduğu tarih olan18.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Birleşen Dava Bakımından; Açılan davanın KABULÜ İLE, 50.000,00 TL'nin ibraz tarihi dikkate alınarak 04.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 10/01/2023 tarihli ve 08/01/2023 tarihli bilirkişi raporları arasında açıkça çelişki bulunduğunu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının eksik ve hatalı olduğunu, yalnızca tek bir tarafa ait kayıtların incelenmesiyle oluşturulan bilirkişi raporunun hukuki nitelemeden uzak bir rapor olduğu ve denetime elverişli olmadığı keza müvekkil tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenerek hazırlanan 10/01/2023 tarihli rapor ile itiraza konu 08/01/2023 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğunu, dosya kapsamında yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekmesine rağmen, yerel  mahkemece hatalı bilirkişi raporlarına ve davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun beyanlarına itibar edilerek, eksik ve yetersiz inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı ... arasında düzenli ticari mal satış ilişkisi bulunmakta olup müvekkil davalı tarafa çeşitli tarihlerde bal satışı yapmış, ekte sunulan müvekkil ile davalının cari hesabından görüleceği üzere davalı taraf bir müddet ödemelerini yerine getirmiş ancak sonrasında müvekkile ödeme yapmaktan kaçındığını, davacının kötü niyetinin korunmaması gerektiğini, her halükarda davalı ile müvekkil davacı arasında ticari ilişki sabit olup davalı taraf ürünleri teslim almış ancak bedelini müvekkile ödemekten imtina ettiğini, bilirkişi raporları birbirini doğrular nitelikte olduğunu, taraf vekilleri 2.4.2024 tarihli anlaşma protokolü ile iş bu dosya alacağının icraya konulduğu İstanbul Anadolu 23. İcra 2024/4253 Esas dosyası üzerinden anlaşmaya varıldığını, ekte protokolü sunduklarını, istinaf incelemesi yapılırken protokol hükümlerininde dikkate alınması taleplerini beyan ederek, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi  06/02/2024 Tarih - 2022/800 Esas -  06/02/2024 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava, ticari mal satımından kaynaklı alacak istemine, birleşen dava; dava konusu edilen çekten kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; asıl davada; davacının, davalı ile aralarında bulunan açık hesap ilişkisi nedeniyle davalıya bal satışı yaptığını, bu kapsamda davalıya irsaliyeli fatura gönderildiğini, davalının balları teslim almasına rağmen ödeme yapmaktan kaçındığını, anılan nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini  talep ve dava ettiği, davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi verdiği, zamanaşımı itirazında bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 2020 yılı mayıs ayında sona erdiğini, alınan malların bedellerinin ödendiğini, ancak davacının davalı tarafından tanzim edildiği iddia edilen çeke ilişkin takibi kötü niyetli olarak başlattığını, davacının dosyaya sunduğu faturaları bir kısmındaki malları teslim etmediğini ve davanın reddini talep ettiği, Mahkeme'nin birleşen 2023/134 Esas numaralı dosyasında; davacı tarafın, taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında davalının kendilerine Akbank Erenler Şubesi'ne ait 9116192 Seri nolu çeki verdiği ancak çekin bankaya ibraz edildiğinde arkasında bulunan ödeme yasağı nedeniyle bedelinin ödenmediği, yine mahkemenin 2022/800 Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davalının ilgili çeki ticari defterlerine kaydettiği yönünde bilirkişi raporunun dosyaya geldiği, bu nedenle çek bedeli olan 50.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davalının davacıdan aldığı tüm malların bedellerini davacıya ödediğini, dava konusu çekteki imzanın davalıya ait olmadığı beyan ederek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece hem asıl davanın hem birleşen davanın ayrı ayrı kabul edildiği, işbu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br><br>Davacı defterlerinin incelendiği bilirkişi Mehmet Arıcı 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı Yılmaz Gıda Oto İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Davacı Yılmaz Gıda Oto İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterler ve kayıtlarının HMK 222. maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, defter kayıtlarına göre davalı ... 'nın 293.732,84 TL borçlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan 4 adet fatura toplamın 302.988,13 TL olduğu, davacının ticari defterler kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından keşide edilen 3 Faturada Davalı ... kaşesi olduğu, 31.01.2020 tarihli CAN2022000000713 nolu Faturada ... imzası olduğu sonuç ve görüşlerine varılmıştır.'' şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. <br>Davalı defterlerinin incelendiği bilirkişi ... 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının dosyaya sunduğu faturalar ile davalının ticari defterlerine kaydetmiş olduğu faturalar arasında herhangi bir fark bulunmadığı, davalı ... davacı Yılmaz Gıda Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden satın almış olduğu ticari malların bedellerine dair 591.989,45 TL turlarındaki fatura ve e-faturaları 2019 - 2020 Ticari defterlerine kayıt ettiği, davalının davacıya 2019 - 2020 yıllarında ticari borçlarına karşılık, yine 2019 - 2020 yıllarında; 45.888,78TL ticari mal alış iade fatura kesmiş olduğu, 433.800,00TL tutarında muhtelif çekler vermiş olduğu, 131.670,00TL nakit elden ödeme yapmış olduğu 5.000,00TL banka üzerinden havale göndermiş olduğu, ticari defterine kaydetmiş olduğu,  davalı ... Ticari işletmesi, Türk Ticaret Kanununa göre devamı olan ... Gıda Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olarak faaliyetine devam ettiği, dava tarihi itibariyle 97.062,78 TL davacı Yılmaz Gıda Otomotiv İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne borçlu olduğu, dava konusu Akbank Erenler Şubesi 11/07/2020 günlü ... Seri Nolu 50.000,00TL bedelli çek davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıyla olan ticari faaliyetlerinin takibini gösterir 320 222 Yılmaz Gıda Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi cari hesabının borcuna kaydetmiş olduğu, Sonuç olarak dava konusu firmalar arasında Ticari münasebetin olduğu, davacı Yılmaz Gıda Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Davalı ... Ticari işletmesi ve Türk Tiçaret Kanununa göre devamı olan ... Gıda Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden 50.000,00TL ödenmemiş çek ayrıca 97.062.,78TL cari alacağının olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır'' şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.<br>Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura, faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;<br>“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br><br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”.şeklindedir\t<br> Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak  düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret    Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu  ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille  bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri  (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur.\"  (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2014/10398 esas 2015/140 karar sayılı emsal ilamı)<br>İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.<br>İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.<br>Her ne kadar davalı vekilince müvekkiline toptan satış faturası altında 07/11/2019 tarihinde işlenmiş 122.437,36 TL ve yine toptan satış faturası altında 01/01/2020 tarihinde 150.800,40 TL tutarında bir fatura kesilmiş ise de bu faturalara ilişkin olarak müvekkiline herhangi bir mal teslim edilmediğini iddia etse de TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını ispatlamış olduğundan bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Yine her ne kadar davalı vekilince Akbank Erenler Şubesi Z9116192 seri nolu 50.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline ait olmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia etmiş ise de davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda davacının kayıtlı olduğu 2020 yılı cari hesap ekstresinde çek kayıt tarihi olan 30/03/2020 tarihinde 25/07/2020-... çek ile ödeme olarak defterine kaydedildiği görülmekle bu hususa ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>Yine davalı vekilince bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu iddia edilmiş ise de bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, aralarındaki farklılığın neyden kaynaklandığının Mahkemece ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporlara göre, tarafların 2019 yılı defterlerinin birbirlerini doğruladığı, her iki tarafın defter kayıtlarına göre 2019 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 220.970,26 TL, 2020 yılı sonu itibari ile de 293.732,84 TL  alacaklı olduğu, 2020 yılındaki mal satışlarının ve iade faturalarının da uyumlu olduğu, uyuşmazlığın, davalının 2020 yılındaki defterlerinde bulunan nakit ödemelerden ve Akbank Erenler Şubesine ait ... ve 9116192 seri numaralı her biri 50.000 TL bedelli olan çeklerden kaynaklandığı, elden yapılan ödemelerin de davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmış olup, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmamaktadır.<br>Somut olayda;<br> 09/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 31.12.2020 tarihi itibari ile davalının davacıya 293.732,84 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu borcun içerisinde Akbank Erenler Şubesine ait ... ve 9116192 seri numaralı her biri 50.000 TL çek bedellerinin de bulunduğu, bu nedenlerle Mahkemece asıl dava dosyası açısından 243.732,78 TL üzerinden kabul edilmesinde, birleşen dava dosyasında ise ... seri numaralı çek bedeli olan 50.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı şirket adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının asıl ve birleşen dava yönünden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Asıl dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 16.649,39 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.162,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.487,05 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-Birleşen dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 853,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025\t\t<br>\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a8da69676c07135","SID":"239f0a932a237264"}}