{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/363 <br>KARAR NO\t: 2025/905<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından -----. lehine düzenlenen 01/03/2019 tanzim tarihli, 31/08/2019 vade tarihli, 100.000,00-TL bedelli senedin  davalı ---Şirketine ciro edildiğini, ilgili senet açısından  davalı firma tarafından ----İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından ----- lehine düzenlenen 01/03/2019 tanzim tarihli, 31/08/2019 vade tarihli, 100.000,00-TL bedelli senet de davalı-----Şirketine ciro edildiğini, ilgili senet açısından  davalı firma tarafından----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını açıklanan nedenlerle ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası ve ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyalarının  durdurulmasına, ilgili icra dosyaları kapsamında borçlu olmadıklarının tespiti ile davanın kabulüne, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ürünlerin aynen misli ile  iadesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı taraf davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; hukuki niteliği itibariyle  ---- İcra Müdrülüğünün ----  Esas ve --- Esas  Sayılı takip dosyaları nedeniyle davalıya verilen çekler karşılığında mal tesliminin yapılmadığı, çek bedellerinin ödenmediği , davacının bu takip dosyaları nedeniyle davalı tarafa borçlu  olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasıdır. <br>Mahkememizce dinlenen tanık   ------ Beyanında,\"Ben davacı firmada 2019-2021 yılları arasında depo görevlisi olarak çalışıyordum. Ben davacı ile davalı arasında ki ticari ilişkiyi tam bilmiyorum. ----- bey hatırladığım kadarıyla 2020 yılının sonlarına doğru olan bir zamanda bana ---- pantolon, gömlek gibi tekstil ürünleri ile ahşap stantların bulunduğu mobilyaların teslime dilmesi gerektiğini söyledi. Teslimatı depoda yaptık davalı şirket adına gelip bunları aldılar hatta fotoğraflarda benim resmimde yer alıyor. Bana senetlerin daha sonra verileceğini söylediler. Teslimat Bir ---- ve ----- ki depolardan yapılmıştır ikisinde de ben vardım dedi. Benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir \" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı temsilcisi  ---- Beyanında, \"İsticvap davetiyesine ekli olan  tutanaklardaki   ----- benim çalışanımdır ancak sevk irsaliyesindeki ürünler şirketimizce teslim alınmamıştır bu imzalarda ---- ait değildir ayrıca bana sormuş olduğunuz tutanakta teslim alan  ----- isimli kişiyi tanımıyorum çalışanımız değildir. ---- plakalı araç bize ait değildir ayrıca diğer sevk irsaliyesinde ki  ---- isimli kişi benim çalışanım değildir. ----- plaklı araç ta bizim şirketimize ait değildir \" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Davalı vekilinin  mahkememize sunmuş  olduğu 11/09/2025 tarihli dilekçe ile, tarafların sulh olduğunu beyan ettiği, ekinde sunulan Sulh ve İbra Sözleşmesi başlıklı belge incelendiğinde, tarafların e imza ile imzaladığı görülmüştür.<br>Mahkememizce 14/10/2025 tarihli duruşmada\" Davacı vekilinin mazeretinin SON KEZ kabulüne, duruşma gününün tebliğine, bir sonraki celse mazeret bildirildiği takdirde reddedileceğinin ve davalı tarafça sunulan sulh ve ibra protokolü gereğince karar verileceğinin ihtarına\" karar verilmiş, ihtara rağmen davacı tarafça süresi içerisinde beyanda bulunulmamıştır. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 313 ve devamı maddelerine göre sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Taraf vekillerin beyanları ile tarafların sulh oldukları, vekaletnamelerinde de sulh ve feragat yetkilerinin bulunduğu görülmüştür. Davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br> 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesinde:; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" amir hükmü mevcut olup, davalının  da esasen dava açıldıktan sonra ödeme yapmakla borcu kabul ettiği , davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış, hal böyle olunca davalının   yargılama giderleri ve vekalet ücreti ve   arabuluculuk ücretinden  sorumlu olmasına karar vermek gerekmiş,  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK m 315/1 uyarınca  tarafların sulh olduğu anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından   KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Alınması gerekli  615,40-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 3.415,50-TL peşin harcın    mahsubu ile artan 2.800,10-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından harcanan 440,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 45.000,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan   alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların  yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1af9030e7e5d4b6e","SID":"272f2d0efcadd6e4"}}