{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2429 <br>KARAR NO\t: 2025/1989<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2022<br>NUMARASI: 2021/786 Esas 2022/523 Karar <br>DAVA: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ: 07/12/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 21/10/2021 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısından 25/10/2021 tarihinde tesadüfen haberdar olduklarını,genel kurulda müvekkili şirketin ortaklıktan çıkarılması için gerekli işlemlerin yapılmasına ilişkin karar alındığını, diğer ortakların müvekkilinin müşteri çevresinden faydalandıklarını, şirketin bu şekilde büyüdüğünü, sonrasında tek başlarına hareket edebileceklerini düşünerek müvekkilini saf dışı bırakmaya çalıştıklarını, müvekkilinin üstlendiği taşıma işlerini başka firmaya yaptırılmaya başlandığını, müvekkilinin şirketten uzaklaştırılması için derdest olan davalar bulunduğunu belirterek 21/10/2021 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili; toplantı ilânının sicil gazetesinde yayınlandığını, davacının 22/09/2021 tarihli ihtarname ile şirketin genel kurul toplantısına özel olarak davet edildiğini, ihtarnamenin 24/09/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının usule uygun tebliğe rağmen genel kurula katılmaması sonucu diğer ortakların katılımıyla toplantı yapıldığını, gündemdeki maddelerin usulüne uygun şekilde karara bağlandığını, 28/10/2021 tarihinde ihtarnameyle toplantı tutanağının davacıya tebliğ edildiğini, davacı şirketin bu davayı ortaklıktan çıkarma davasını sürüncemede bırakmak için açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; Bakırköy 1. Noterliği'nin 22/09/2021 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile davacı şirkete genel kurul toplantısı daveti gönderildiği, ihtarnamenin 24/09/2021 tarihinde davacı şirket yetkili temsilcisine tebliğ edildiği, dolayısıyla davacı tarafın, toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmadığı, kendilerinden habersiz olarak genel kurul toplantısı yapıldığı yönündeki iddiaların yerinde olmadığı, toplantının aynı zamanda sicil gazetesinde usulüne uygun bir şekilde ilan edildiği, davacının iddia ettiği aykırılıkların, genel kurul kararlarının alınmasında etkili olduğuna ilişkin bir delil de dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF\tSEBEPLERİ : Davacı vekili; genel kurulun  müvekkiline haber verilmeden yapıldığını, usulüne uygun çağrı yapılmadan alınan kararın geçersiz olduğunu, diğer ortakların uzun süredir müvekkilini şirketten uzaklaştırma niyetinde olduğunu, bu konuda derdest bir çok davanın bulunduğunu, mahkemece bu davaların incelenmediğini ve delillerin toplanmadığını, diğer ortakların müvekkilini davalı şirket ortaklığından çıkarmak için haklı sebeb arayışında olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın hiç bir somut ve yasal dayanağının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, davalı limited şirketin 21/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan davacının ortaklıktan çıkarılması için açılan davaya muvafakat edilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Aynı yasanın 447. maddesine göre ise, genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.TTK'nın 414/1. maddesinde; Genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılacağı, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacağı, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin, iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği düzenlenmiştir. Davacı, 21/10/2021 tarihli genel kurul toplantısı için çağrı yapılmadığını, bu nedenle alınan kararların geçersiz olduğunu olduğunu ileri sürmüştür.Ancak 22/09/2021 tarihli ihtarname ile toplantı gün ve saati ile gündem maddelerinin davacıya 24/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, yine toplantı gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nin 21/09/2021 tarihli sayısında yayınlandığı, dolayısıyla çağrının hem kanundaki hem de esas sözleşmedeki hükümlere uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.Davalı ... tarafından davacı ...'nun şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin Bakırköy 6. ATM'nin 2018/826 esas 2020/618 karar sayılı davada, dava açılmadan önce ortaklar kurulu kararı alınmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararın İstanbul BAM 14. HD'nin 2021/335-922 sayılı kararında ortaklar kurulu kararının tamamlanabilir nitelikte dava şartı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasından sonra davaya aynı mahkemenin 2021/602 esas sırasında devam edilen davaya  sunulmak üzere dava konusu ortaklar kurulu kararının alındığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 616. maddesinde, bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasının, genel kurulun devredilemez yetkilerinden biri olduğu tanımlanmış, 621/1-h maddesinde ise, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması için alınacak genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az 2/3'ü ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği belirtilmiştir. Bu durumda TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davasının açılabilmesinin ön şartı, TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararıdır. Dava konu genel kurulda ... ...Ltd Şti'nin haklı sebeple ortaklıktan çıkartılması için mahkemeye başvurulmasına, bu konuda derdest olan Bakırköy 6. ATM'nin 2021/602 esas  sayılı davasına geçmişe etkili şekilde muvafakat edilmesine ve davanın davacı sıfatıyla takip edilmesine dair karar alınmıştır. Davacı şirket üç ortaklı olup, davacı 1/4, dava dışı ... ...Gmbh 1/4, dava dışı ... Textilveredlungs Gmbh 2/4 oranında pay sahibidir. Dava konusu genel kurul kararı ... ...Gmbh ve dava dışı ... Textilveredlungs Gmbh'nin olumlu oyları ile alınmış olup TTK'nın 621/h maddesinde düzenlenen nisaba aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle;toplantı çağrısının usulüne uygun yapıldığı, kararın nisaba uygun bir şekilde alındığı, kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c4c9e3bada7edd1","SID":"560bbbc8fd561a91"}}