{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/48 Esas<br>KARAR NO:2025/812<br><br>BİRLEŞEN DAVA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DOSYASI <br><br>DAVA:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ:19/08/2011<br>KARAR TARİHİ:19/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın müvekkilinin 17 yıldır muhasebe işlerini yaptığını, ayrıca 26/01/2008 tarihine kadar ... yönetim kurulu asil üyesi ve muhasebe sorumlusu olarak çalıştığını, aynı zamanda davalılardan ... İktisadi İşletmesi'nin de müdürlüğünü de yaptığını, bu tarihten sonra görevden alındığını, adı geçenin müvekkiline ait 111 adet çek yaprağını ve ...  İktisadi İşletmesi ile müvekkilinin 150.000,00 TL nakit parasını alarak ortadan kaybolduğunu, bu nedenle kendisi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/... sayılı soruşturma dosyasında şikayetçi olunduğunu, ...'ın 17 yıldan beri cemiyette görev yapması ve kendisine güven temin edilmesinden dolayı imza yetkisi verildiğini, buna ilaveten 10 adet çekin müvekkili yetkilisi tarafından imzalı ve boş olarak ...'a teslim edildiğini, dava konusu çeklerin de bunlardan olduğunu, ...'ın ... ve ... nolu çekleri ...  İktisadi İşletmesi  adına düzenlediğini, oysaki iktisadi işletme ile müvekkili arasında sözkonusu çekler kapsamında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını,  daha sonra ...'ın sözkonusu çekleri kendi imzası ile ciro ederek davalılardan... Dan. Hizm. Ltd. Şti.'ye devrettiğini, bu davalı ile ...  İktisadi İşletmesi arasında da herhangi bir ticari ilişkisi olmadığının tespit edildiğini, ... Dan. Hizm. Ltd. Şti.'nin çekleri çalıntı olduğunu bilerek devraldığını, zira ...'ın bu şirketin muhasebecisi olduğunu, dava konusu ... ve ... nolu diğer çeklerin ise... Dan. Hizm. Ltd. Şti. Adına düzenlendiğini, bu çekler yönünden de müvekkili ile anılan şirket arasında mal veya hizmet alımına dayanan herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını,  dava konusu bütün çekleri davalı ... A.Ş.'nin  ... Dan. Hizm. Ltd. ŞTi.'den ciro yoluyla devraldığını, Faktoring şirketi çekleri alacağın temliki hükümlerine göre devraldığından müvekkilinin bu davalıya karşı da sorumlu olmadığını ileri sürerek, dava konusu ... ... şubesine ait ... nolu 15/02/2008 keşide tarihli 9.825,00 TL bedelli, ... nolu 29/02/2008 keşide tarihli 18.600,00 TL bedelli , ... nolu 11/03/2008 keşide tarihli 18.400,00 TL bedelli ve ... nolu 18/04/2008 keşide tarihli 10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptali ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen dosya davacısı ...  İktisadi İşletmesi vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... hakkında asıl davada ileri sürülen iddiaları tekrarlayarak adı geçenin müvekkili işletmenin imza yetkilisi olduğunu, işletme adına düzenlenen çekleri kendi imzası ile veya kendisine ait olmayan sahte imzalarla ciro ederek davalılardan... Dan. Hizm. Ltd. Şti.'ye devrettiğini, bu şirket ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalı faktoring şirketinin de alacağın temliki hükümlerine göre çekleri devraldığını, diğer davalı ...'nin ise çeklerin arkasındaki ifadeden anlaşıldığı üzere çekleri davalı ... adına bankaya ibraz eden kişi olduğunu, bu nedenle... Dan. Hizm. Ltd. ŞTi. Ve ... A.Ş.'ye karşı ileri sürülen iddiaların davalı ... için de geçerli olduğunu ileri sürerek .... İcra Müd. 2008/... Esas sayılı dosyasında takibe konulan ... ... şubesine ait ... nolu 11/03/2008 keşide tarihli 18.400,00 TL bedelli  ve ... nolu 18/04/2008 keşide tarihli  10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl ve birleşen dosya davalısı temlik eden ... A.Ş. vekili cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin davalı... Dan. Hizm. Ltd. Şti. ile imzalamış olduğu 30/10/2007 tarihli faktoring sözleşmeleri kapsamında çekler teslim alındığını, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, mevzuat gereğince temlik aldığı kambiyo senetlerini fatura ile tevsik etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle müvekkili hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanamayacağını, müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, çekleri kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak devraldığına ilişkin iddianın ispat külfetinin davacı yana ait olduğunu, dolandırıcılık suçunu işlediğini iddia edilen ... 'ın davacı ... İktisadi İşletmesi nin yetkilisi olduğundan davacının ve müvekkilinin zararını karşılamakla mükellef olduğunu, diğer yandan ...'nin davada taraf sıfatının bulunmadığını savunarak tüm bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.<br>Mahkememizin dosyasının 13/11/2013 tarih, ... sayılı sayılı kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2016  tarih ve 2015/16072 Esas 2016/195  Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, mahkememizin 2016/1266 Esas sırasına kaydı yapıldığı ve yargılamaya devam olduğu görüldü. <br>Mahkememizden verilen  07/11/2018 tarih ve 2016/... Esas ... sayılı kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin  04/12/2019 tarih ve   2019/2307 Esas 2019/5413 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, mahkememizin  2020/... Esas sırasına kaydı yapıldığı ve yargılamaya devam olunduğu görüldü. <br>Mahkememiz dosyasının 2020/298 esas sayılı dosyasının 09/09/2020 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline beyanda bulunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince davaya temlik alana karşı menfi tespit davası olarak devam edecekleri hususunda beyan dilekçesi sundukları görüldü. <br>Mahkememizden verilen 13/01/2021  tarih ve 2020/... Esas 2021/... sayılı kararı 'nin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/06/2023 tarih ve 2021/8773  Esas 2023/3516  Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamasına devam olduğu görüldü. <br>Mahkememiz dosyasının 25/06/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca  asıl dosya davacı vekiline ve birleşen dosya yetkilisine, birleşen dosyada davacı olarak görünen iktisadi işletmenin kapatılmasına ilişkin kararın kim tarafından alındığı, iktisadi işletmenin davacı ... Cemiyetine bağlı olup olmadığı hususlarında beyanda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde beyan dilekçelerinin sunulduğu görüldü. <br>Mahkememiz dosyasının 19/11/2025 tarihli celsesinde;  yargılama aşamasında dosyaya sunulan beyanlardan ... İktisadi İşletmesinin kapatılmasına karar verildiği, yine dosyaya sunulan beyanlardan ... Cemiyeti İktisadi İşletmesinin,  ... tarafından kurulmuş ve ona bağlı olduğunun anlaşıldığı görülmekle gelişen bu durum karşısında Birleşen davanın da, İktisadi İşletme kapatıldığından  ... Cemiyeti tarafından takip edilip edilmediği hususunda duruşmaya katılan asıl dosya davacı vekili Av. İbrahim Birbilen'den bu hususta beyanının sorulduğu, Av. İbrahim Birbilen'in beyanında\"  İktisadi İşletme kapatılmıştır. Şayet birleşen davada iktisadi işletmenin cemiyete bağlı olduğu ve kapatıldığı gerekçesi ile davanın ... tarafından takip edildiği hususunda mahkemece değerlendirme yapılacak ise biz birleşen davayı da ... olarak takip ediyoruz, birleşen davaya ...  vekili olarak kaydımız yapılsın.\" dediği ve imzasının alındığı görüldü. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:<br>Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda keşidecinin rızası hilafına elden çıktığı iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br><br>Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; mahkememizin 13/11/2013<br> tarih, ... karar sayılı ilamı ile; \"  Asıl ve birleşen davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğünün 2008/... Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan ... ... şubesine ait ... nolu 15/02/2008 keşide tarihli 9.825,00 TL bedelli , ... nolu 29/02/2008 keşide tarihli 18.600,00 TL bedelli , ... nolu 11/03/2008 keşide tarihli 18.400,00 TL bedelli  ve ... nolu 18/04/2008 keşide tarihli  10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı asıl ve birleşen dosya davacılarının davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, takibe konu çeklerin iptaline,koşulları oluşmadığından birleşen dosyadaki davacı yanın kötü niyet tazminatının reddine,,<br> \"  karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen kararın davalı ... A.Ş. tarafından   temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19. Hukuk Dairesinin  2015/16072 E., 2016/195 K. <br>sayılı  ilamı ile;  \"  Dosyada bulunan, asıl dava davacısı ...'nin tüzüğünün ... adına imza selahiyeti başlıklı 39. maddesinin A bendinde “... adına imza olunan çek ve senetlerde genel başkan veya genel başkan yardımcılarından birinin imzası ile genel muhasipin imzası birlikte bulunur” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda dava konusu çeklerin davacıyı sorumluluk altına sokabilmesi için belirtilen tüzük hükmü uyarınca çift imza ile düzenlenmesi gerekir. Bu husus mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece bu yönde inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.<br>\"  gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmiştir.<br>Bozma ilamı sonrasında mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; mahkememizin 07/11/2018 tarih, 2016/... Esas, ... karar sayılı ilamı ile\"....1-Asıl Dosya ve Birleşen Dosyanın KABULÜ İLE, .... İcra Müdürlüğünün 2008/... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ... ... Şubesine ait 15/02/2008 keşide tarihli, ... nolu, 9.825,00 TL bedelli ,29/02/2008 keşide tarihli, ... nolu, 18.600,00 TL bedelli , 11/03/2008 keşide tarihli ... nolu, 18.400,00 TL bedelli, 18/04/2008 keşide tarihli, ... nolu, 10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı asıl ve birleşen dosya davacıları, davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, takibe konu çeklerin iptaline,  birleşen dosya davacısının kötüniyet tazminat talebinin reddine,\" karar verildiği, verilen kararın davalı ... ve davalı ... A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmesi nedeni ile, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 04/12/2019 tarih,  2019/2307 E.,  2019/5413 K. Sayılı kararı ile; \"....Asıl ve birleşen menfi tespit davalarının konusu olan takibin alacaklısı davalı ... A.Ş dava devam ederken takip dosyasındaki alacağını ... A.Ş ‘ye temlik etmiş olup bu konu dosyaya yansıdığı halde mahkemece HMK’nun 125/1 maddesi gereğince davacıya davaya temlik eden  ... A.Ş. hakkında tazminat olarak mı yoksa temlik alan hakkında menfi tespit olarak mı devam etmek isteyip istemediği sorulmadan davaya devam edilmesi yanlış olmuştur.Ayrıca hüküm kurulurken temlik alan hakkında değil temlik eden ... A.Ş. hakkında hüküm tesis edilmiş ve temlik alanın ismi karar başlığında gösterilmemiş, ...  A.Ş.’nin tashih talebi üzerine temlik alanın ismi karar başlığına eklenmişse de bu yanlışlığın tashih ile giderilmesi mümkün değildir. Doğru olmayan tashih kararının bir an için doğru olduğu kabul edilse bile temlik eden ve temlik alanın sorumlulukları farklı olduğundan  haklarında aynı şekilde  hüküm kurulması doğru olmamış, usul hükümlerinin yanlış uygulanması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir. sonuç: yukarıda   açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... A.Ş. vekilinin sair, davalı ...'nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.....\"  karar verilerek dosya mahkememize iade edilmiş, mahkememizce yeniden taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmiştir. <br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyularak davacı vekiline HMK 125/1. Maddesi gereğince  davaya temlik eden ... A.Ş. Hakkında tazminat davası olarak mı yoksa temlik alan hakkında menfi tespit davası olarak mı devam etmek istediği hususunda beyanda bulunmak için davacı vekiline süre verilmiş olup , davacı vekili uyaptan gönderdiği 15/09/2020 tarihli dilekçe ile huzurdaki davaya temlik alana karşı menfi tespit davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir.<br>Mahkememizce verilen 13/01/2021 tarihli karar ile<br>\" 1-Asıl Dosya ve Birleşen Dosyanın KABULÜ İLE .... İcra Müdürlüğünün 2008/... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ... ... Şubesine ait 15/02/2008 keşide tarihli, ... nolu, 9.825,00 TL bedelli, 29/02/2008 keşide tarihli, ... nolu, 18.600,00 TL bedelli , 11/03/2008 keşide tarihli ... nolu, 18.400,00 TL bedelli, 18/04/2008 keşide tarihli, ... nolu, 10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı asıl ve birleşen dosya davacıları, davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, takibe konu çeklerin iptaline, <br>Birleşen dosya davacısının kötüniyet tazminat talebinin reddine, \" şeklinde karar verilmiş, verilen kararın  asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkememiz kararının \" 1.Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen dava yönünden infazda tereddüt oluşturacak şekilde birlikte hüküm kurulmuştur.<br>Oysa ki 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddelesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup birleştirilen her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız olma niteliklerini korurlar. Belirtilen ilkeler gözardı edilerek  asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.<br><br>2.Bozma sebep ve şekline göre asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili ve ...' nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.\" gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, mahkememizce bozma ilamına uyularak bozma gerekleri yerine getirilmeye çalışılmıştır. <br>Mahkememizce bozma ilamı sonrası yapılan incelemede; asıl dosyada davacı vekili ile; bu dosyada davalı olarak yer alan ... İktisadi İşletmesinin vekilinin aynı olduğu bu hali ile asıl dosyada davacı ve davalının aynı vekil ile temsil edildiği ve aralarında menfaat çatışması olduğu  değerlendirilmekle asıl dosya davacısı ve davalısı ... İktisadi İşletmesine bu husustaki eksikliği gidermek ve tarafların farklı bir vekil ile temsilini sağlamak üzere 1 hafta süre verilmesine karar verilmiş, mahkememiz ara kararı sonrasında, asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davacısı ... İktisadi işletmesinin vekillerinin vekillikten çekildiği görülmüş, vekillikten çekilme dilekçesinin asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısına ihtaratlı biçimde tebliğine karar verilmiş, asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı yetkilisi yapılan tebligat üzerine mahkememiz 6. Celsesine katılmış ve beyanında \"  Ben ... İktisadi İşletmesinin yetkilisiydim, ancak halihazırda şirket kapandı ve terkin edildi, şirket 19/02/2025 tarihinde sicilden terkin edildi, terkin edilmeden önceki son yetkilisi bendim, bu nedenle duruşmaya katıldım, birleşen davanın kabulüne karar verilsin, çekler iptal edilsin\" şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine mahkememizce ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısının ticaret sicilden terkin edilip edilmediğine ilişkin kayıtların dosya arasına alınmasına karar verilmiş, ayrıca birleşen dosyada davacı olarak görünen iktisadi işletmenin kapatılmasına ilişkin kararın kim tarafından alındığı, iktisadi işletmenin davacı ... Cemiyetine bağlı olup olmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere  asıl dosya davacısı olan ... vekiline süre verilmiş, vekil tarafından sunulan 09/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile ; ... İktisadi İşletmesinin ; ... tarafından kurulmasına ve kapatılmasına karar verildiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. <br>Asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısı ... İktisadi İşletmesinin yargılama sırasında kapatılmasına karar verildiği anlaşıldığından; taraf teşkili açısından mahkememizce yapılan incelemede; dosyamız ile emsal mahiyette bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/4993 E., 2025/3360 K. Sayılı karar içeriğine bakıldığında ilgili kararda \" Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden terkin edilen  ..... Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi İktisadi İşletmesi hakkında ihya talebinde bulunulduğu, belirtilen Vakfa Ait İktisadi İşletmenin maddi ve gayrımaddi unsurları bünyesinde barındıran iktisadi bir değer olarak bir hukuk objesi ve bir hukuk kişisi olmadığı, şirketlerin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasını düzenleyen  TTK'nın 547 ve geçici 7. maddelerinde iktisadi işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediği,  iktisadi işletmenin kaydının silinmesinin iktisadi işletmenin sahibi olan vakfın taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve fiil ehliyeti sona ermediğinden dava ve taraf ehliyetinin devam edeceği, bu nedenle davacının, aleyhine dava açtığı İktisadi İşletmenin ihyasını ve ticaret siciline yeniden tescilini istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. <br>..İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. \" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. <br>Yine emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin  2024/1927 E., 2025/367  K. Sayılı kararında \" Somut olayda davacı tarafından, ticaret sicilinden terkin edilen iktisadi işletme hakkında ihya talebinde bulunulmuş ise de, belirtilen vakfa ait iktisadi işletme, vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmadığı gibi maddi ve gayrimaddi unsurları bünyesinde barındıran iktisadi bir değer olarak, bir hukuk sujesi de değildir (Prof. Dr. Rıza Ayhan, Prof. Dr. Hayrettin Çağlar,  Ticari İşletme Hukuku Genel Esaslar,  11. Bası,  sayfa 93). Şirketlerin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasını (ek tasfiye/ihya) düzenleyen TTK'nun 547. ve Geçici 7. maddelerinde, iktisadi işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmemiştir. <br>Hal böyle olunca, TTK.nun 547. ve Geçici 7.maddelerinde düzenlenen ihya ve ek tasfiye müesseselerinin tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgü olduğu, vakfa ait iktisadi işletme kaydının ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasının, iktisadi işletmenin sahibi olan vakfın taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve fiil ehliyeti sona ermediği dikkate alındığında aleyhine dava açtığı iktisadi işletmelerin  ihyasını ve ticaret siciline yeniden tescilini istemesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan \" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.<br> Emsal mahkeme içtihatları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iktisadi işletme kaydının ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasının, iktisadi işletmenin sahibi olan kurumun taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve fiil ehliyeti sona ermediği kanaatine varıldığından ve mevcut dosya kapsamında davalı- birleşen davacı ... İktisadi İşletmesinin , ... Cemiyetine bağlı bir iktisadi işletme olduğu anlaşıldığından,  gelişen bu durum karşısında iktisadi işletmenin kapatılmasının onun bağlı olduğu cemiyetin taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiş, bu haliyle asıl dosya davalısı -birleşen dosya davacısı iktisadi işletmenin kapatılmasına karar verildiğinden bu taraf yerine iktisadi işletmenin bağlı olduğu ... Cemiyetinin geçtiği değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle mahkememiz son celsesinde birleşen davanın da, İktisadi İşletme kapatıldığından, ... Cemiyeti tarafından takip edilip edilmediği hususunda duruşmaya katılan asıl dosya davacı vekilinden sorulmuş, vekil birleşen dosyanın da takip edildiğini beyan ettiğinden karar başlığında vekil olarak gösterilmiştir. \t\t\tAçıklanan gerekçelerle bu hali ile asıl dosyada; ...'nin davacı ,  ... İktisadi İşletmesinin de dosya davalılarından birisi  olduğu, iktisadi işletmenin kapatılması ile esasında asıl dosyada davacı ve bu davalı yönünden taraf sıfatlarının birleştiği ancak mahkememizce verilen ilk karar olan 13/11/2013  tarih, ... kararın davalılardan yalnızca ... A.Ş. tarafından  temyiz edildiği, diğer tarafların mahkememiz kararına karşı yasa yoluna başvurmadığı bu hali ile yasa yoluna başvurmayan taraflar yönünden mahkememiz 13/11/2013 tarihli kararının kesinleşmiş olduğu değerlendirildiğinden, bu taraf yönünden içerik olarak aynı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Dosyanın yapılan incelemesinde mahkememizce verilen ilk karar olan  13/11/2013 Tarihli kararın davalılardan yalnızca ... yönünden temyiz edildiği, bu hali ile diğer davalılar yönünden karar temyiz edilmediğinden mahkememiz ilk kararının bu kişiler yönünden içerik itibari ile kesinleştiği kanaatine varıldığı, yargılama sırasında her ne kadar asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davacısı iktisadi işletmenin kaydının kapatılmasına ve ticaret sicilden terkinine karar verilmiş ise de;  yukarıda yer verilen emsal kararlar uyarınca ticaret sicilden kaydın silinmesi halinde hak ve fiil ehliyeti sona ermediğinden dava ve taraf ehliyetinin devam edeceğinin belirlendiği ilgili emsal ilam doğrultusunda iktisadi işletme terkin edilmiş olsa dahi bağlı olduğu cemiyetin hak ve fiil ehliyeti devam edeceğinden iktisadi işletmenin ihyası için süre verilmesine gerek bulunmadığı, iktisadi işletmenin kapatılması halinde cemiyetin dava ve taraf ehliyeti ortadan kalkmadığından birleşen dosya davacısının da esasında ... haline geldiği, mahkememiz son celsesinde birleşen davanın da, İktisadi İşletme kapatıldığından  ... Cemiyeti tarafından takip edilip edilmediği hususunda duruşmaya katılan asıl dosya davacı vekilinden sorulduğu ve vekil tarafnıdan birleşen dosyanın da takip edildiğinin beyan edildiği görüldüğünden karar başlığında vekil olarak gösterilmiştir. <br>Asıl dosya yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu çeklerin ... adına keşide edilip çeklerdeki keşideci imzasının ... yetkilisi ...'ya ait olduğu görülmüştür. Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere  asıl dava davacısı ...'nin tüzüğünün ... adına imza selahiyeti başlıklı 39. maddesinin A bendinde “... adına imza olunan çek ve senetlerde genel başkan veya genel başkan yardımcılarından birinin imzası ile genel muhasipin imzası birlikte bulunur” hükmüne yer verildiği, bu durumda dava konusu çeklerin asıl dosya davacısını  sorumluluk altına sokabilmesi için belirtilen tüzük hükmü uyarınca çift imza ile düzenlenmesi gerektiği, bu husus mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden, asıl dava yönünden davanın kabulü ile davaya konu çeklerden dolayı davacı ... Cemiyetinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. <br>Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; yargılama sırasında her ne kadar asıl dosya davalısı ve birleşen dosya davacısı iktisadi işletmenin kaydının kapatılmasına ve ticaret sicilden terkinine karar verilmiş ise de; emsal karar uyarınca ticaret sicilden kaydın silinmesi halinde hak ve fiil ehliyeti sona ermediğinden dava ve taraf ehliyetinin devam edeceğinin belirlendiği ilgili emsal ilam doğrultusunda terkin edilmiş olsa dahi hak ve fiil ehliyeti devam edeceğinden iktisadi işletmenin ihyası için süre verilmesine gerek bulunmadığı, iktisadi işletmenin kapatılması halinde cemiyetin ehliyeti ortadan kalkmadığından birleşen dosya davacısının da esasında ... haline geldiği,  birleşen dosyaya konu edilen çeklerin asıl davada da dava konusu olduğu değerlendirilse dahi; asıl dosyada hüküm verildiği gerekçesi ile birleşen dosyanın mükerrerlik oluşturacağının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığı çünkü birleşen dosya davacısı iktisadi işletmenin de menfi tespit istemine konu çeklerde ve icra dosyasında taraf olarak yer aldığı, iktisadi işletmenin bağlı olduğu cemiyetin, dava konusu çeklere ilişkin asıl dosyada  menfi tespit isteminin kabul edildiği ve iktisadi işletmenin terkini ile cemiyetin taraf ehliyeti ortadan kalkmayacağından birleşen dosyada aynı çeklerle ilgili hüküm kurulmaması halinde ; ... hakkında menfi tespit kararı verilmiş olmasına rağmen alacaklının iktisadi işletme, bu kapatıldığından bağlı olduğu ... aleyhine işlemleri devam ettirebileceği, bu durumda bu çekler yönünden asıl dosyada verilen kararın da hükümsüz hale geleceği, bu nedenle ; birleşen dosyada iktisadi işletme kapatıldığından hak ve borçlarından cemiyetin sorumlu olduğu değerlendirilse dahi gerek dava tarihindeki durum gerekse açıklanan nedenlerle derdestlik oluşmayacağının ve hukuki yararın bulunacağının değerlendirildiği, öte yandan dava şartlarının da dava tarihine göre incelenmesi gerektiği,  kaldı ki emsal yüksek mahkeme ilamlarında da ticaret sicilden kaydın silinmesi halinde dava ve taraf ehliyetinin devam edeceğinin hüküm altına alındığının bildirildiği ayrıca birleşen davada da mahkememizce verilen  13/11/2013  tarih, ... karar sayılı kararın  davalılardan yalnızca ... A.Ş. tarafından  temyiz edildiği , diğer taraflarca yasa yoluna başvurulmadığı bu hali ile temyiz yasa yoluna başvurmayanlar yönünden mahkememiz kararının kesinleştiği ve usuli kazanılmış hak oluştuğu hususları da  değerlendirmekle ve dava tarihindeki durum da gözönünde bulundurularak birleşen dosyanın esastan incelenmesine geçilmiştir. <br>Mahkememizce yapılan incelemede; dava konusu edilen 11/03/2008 tarih, 18.400,00-TL bedelli çek ile 18/04/2008 tarih, 10.640,00-TL bedelli çeklerin  asıl  dosya davacısı ... adına keşide edilip lehtar olarak  birleşen dosya davacısı ... İktisadi İşletmesine verildiği,  ondan da ... İktisadi İşletmesi Müdürü tarafından ... tarafından  ciro edilerek ......Şti. 'ne devredildiği görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davaya konu çeklerin  davacı ... ile ... İktisadi İşletmesinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketler ile davalı......Şti. arasında ticari ilişki tespit edilemediği, tanık olarak dinlenen davacı ... yetkilisi ...'nın beyanı ile ... hakkındaki ceza davasının davacı iddialarının doğruluğunu teyit ettiği, dolayısı ile davaya konu çeklerin bedelsizlik iddiası ispat edilmiş olup, bunun aksinin  davalı yanca ispatlanamamıştır. Davalı faktoring şirket vekili , dava konusu çeki faktoring sözleşmesi ile müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilince faktoring yönetmeliğinin 22/2 maddesine uygun hareket ettiğini,  davacılar  arasındaki hukuki ilişki ve anlaşmazlıkların müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de davaya konu çeklerin bedelsiz kalması  nedeni ile bir alacağının doğmadığı için temlik edilecek bir alacak da  bulunmadığı ve faktoring şirketinin finansman desteği sağlayacağı bir mal da olmadığı, dolayısı ile TBK'nun 167. maddesi uyarınca temlik edene  karşı da  ileri sürülebilecek olan def'ilerin temellük edenler ve çalışanı ...'ye  karşı da ileri sürülmesi mümkün olduğu, bu hali ile davalı şirketin Faktoring Yönetmeliğinin 22/2 maddesinden ve iyi niyet savunmasından yararlanılması mümkün olmadığından,  davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. <br>Yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizce verilen 13/11/2013  tarih, ... karar sayılı kararına karşı davalı ... dışındaki davalılar tarafından yasa yoluna başvurulmadığından davalılar ... ve... Danışmanlık Ltd. Şti. yönünden mahkememiz kararın kesinleştiği ve taraflar için usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirmekle; asıl ve birleşen dosyada yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluk değerlendirilirken bu davalılar yönünden o tarihteki miktarlar ile bağlı kalınmış, öte yandan HMK 125/1/a maddesi gereğince dava sırasında alacağı temlik eden ... AŞ ve temlik alan ... AŞ (Eski Ünvanı ... Yönetim AŞ) nin yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A- Mahkememizin asıl dosyası bakımından;\t<br>Asıl davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2008/... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ... ... Şubesine ait 15/02/2008 keşide tarihli ... nolu 9.825,00 TL bedelli, 29/02/2008 keşide tarihli ... nolu 18.600,00 TL bedelli , 11/03/2008 keşide tarihli ... nolu 18.400,00 TL bedelli, 18/04/2008 keşide tarihli ... nolu 10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, takibe konu çeklerin iptaline, <br>B- Mahkememizin İşbu Dosyası İle Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası bakımından;<br>1-Birleşen davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2008/... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ... ... Şubesine ait 11/03/2008 keşide tarihli ... nolu 18.400,00 TL bedelli ve 18/04/2008 keşide tarihli ... nolu 10.640,00 TL bedelli çeklerden dolayı birleşen dosya davacısının davalılara borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Birleşen dosya davacısının kötüniyet tazminat talebinin reddine, <br>Mahkememizin asıl dosyası bakımından;<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.925,43 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına. <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca  45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ve ( davalı ... ve... Dan. Ltd. Şti. Yönünden 6.571,15-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), temlik alan ve temlik edenden alınıp davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan  2.735,00- TL bilirkişi ücreti, 1.279,80- TL davetiye posta  gideri olmak üzere toplam: 4.014,80- TL\t yargılama giderinin davalılardan ( davalı ... ve... Dan. Ltd. Şti. Yönünden 2.855,00-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) , temlik alan ve temlik edenden alınarak davacıya verilmesine,<br>5- Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi  üzerinde bırakılmasına, <br>6- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, <br>Birleşen dosya bakımından;<br>3-Birleşen dava yönünden alınması gerekli olan 1.983,72- TL  karar ilam harcının davalılardan tahsili ile  hazineye  gelir kaydına,<br>4-Birleşen davada davacı tarafından yapılan tebligat giderinden oluşan 235,00-TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı ... ve... Dan. Ltd. Şti. Yönünden 75,00-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) temlik alan ve temlik edenden tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca  29.040,00 TL vekalet ücretinin davalılardan( davalı ... ve... Dan. Ltd. Şti. Yönünden 3.444,40-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), temlik alan ve temlik edenden  alınıp davacıya verilmesine, <br>6-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi  üzerinde bırakılmasına, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, <br>Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025<br><br>Katip ...<br>(e-imzalıdır) <br> <br>Hakim ...<br>(e-imzalıdır)<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4589676d639d25db","SID":"2a12b1e3b128c3d8"}}