{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1606 Esas   2025/1432 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1606 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1432<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/08/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/564 Esas (Ara Karar)<br><br>DAVA\t\t: Ltd. Şti. Payının İptali ve Tescil Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 31/07/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/12/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket payının iptali ve tescili davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait  davalı ... Unlu Mamülleri Gıda ve İhtiyaç Maddeleri İmalat Emlak İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nindeki 36 adet pay hissesinin bilgisi ve iradesi dışında Ankara 63.Noterliği'nin 17/01/2025 tarih ve 1965 Sayı ile tasdikli 14/01/2025 tarih 2025/01 Sayılı Genel Kurul Kararı ile davalı ...'e vekalet görevinin kötüye kullanılarak satıldığını bildirerek  davalı ...'e satış gösterilen 36  payın, davalı ... adından terkini ile davacı adına tesciline, davaya konu hisselerin III. kişilere devredilmesi ihtimaline karşı üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenebilmesi için ihtiyat tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 01/08/2025 tarihli ara karar ile; dosya kapsamına sunulan belgeler ile ise yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği, davacının, davanın sonucu ile ihtiyati tedbir hususunda yaklaşık ispata yarar delil sunmaması hâlinde, yine de dava konusunun korunması veya oluşacak muhtemel zararların önlenmesi amacı ile tedbir kararı verilemeyeceği, aksi hâlde, herhangi bir soyut iddia karşısında, mahkemenin dava konusunun korunması amacıyla mutlaka ihtiyati tedbir kararı vermesi gerektiği sonucuna varılacak olup, bu kabul tarzı HMK'nın 390. maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı, nitekim aynı konuya ilişkin İstanbul BAM 14.hukuk Dairesi'nin 2024/1197 E. ve 2024/1332 K.sayılı ilamının ve Sakarya BAM 7.Hukuk Dairesi'nin 2023/526 E. Ve 2023/696 K.sayılı ilamın da da bu yönde olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda tedbir talep ettikleri hususların bizzat dava konusunu oluşturduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında tedbir kararı verilmemesi halinde taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesi riski olduğundan hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacak ve hatta imkansız hale geleceğini, davacının 14/01/2025 tarih 2025/01 Sayılı Genel Kurul tarihinde Türkiye'de bulunmadığı, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/112 E., Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/818 E., sayılı dosyalar gereği taraflar arasında husumet bulunduğunu, mal kaçırma nedeniyle husumetin oluştuğu taraflar arasında açık olup,   davacının bilgi ve iradesi dışında davalının alım satım işlemi gerçekleştirdiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tUYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın Dairemizde istinaf incelemesi sırasında, ilk derece mahkemesince 26/11/2025 tarihinde davanın esasına yönelik karar verilerek, mahkemenin 2025/564 E. 2025/823 K. sayılı kararı ile  davacının davasının reddine karar verildiği ve henüz kararın kesinleşmediği görülmüştür.<br>\tSomut olayda, davacının davalı ... ile aralarında husumet bulunduğunu, davaya konu hisse devir tarihinde Almanya'da olduğunu, ...'e verilen vekaletle (davalının babası) vekalet görevinin kötüye kullanılarak işlem yapıldığını, davacının bu yönde talimatı bulunmadığını, vekaletinin kötüye kullanıldığını bildirerek davalıya yapılan hisse devrinin iptalinin ve yargılama sırasında hisselerin III. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir verilmesinin  talep edildiği, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafça istinafa gelindiği, ilgili ara kararın istinaf incelemesi sırasında mahkemenin 26/11/2025 tarihli kararı ile davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verildiği, hal böyle olunca  dosya kapsamındaki belgeler ve mahkemenin yaklaşık ispatı şartının yerine getirildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesi gözetildiğinde ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararına karşı yapılan davacının  istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/12/2025<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                   Üye -...                 Zabıt Katibi -...<br>...    ...   ...   ...           <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01ed5be4a598c135","SID":"1c5b2d8e38eec9b3"}}