{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/616 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1200<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 10/11/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkillerinin Davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi'nin üyeleri olup 02.06.2024 tarihli genel kurula katıldıklarını, davalı ... Konut Yapı Kooperatifi, 02.06.2024 tarihli genel kurul kararında 13 olumlu 4 çekimser ve 6 olumsuz oy ile davalı kooperatifin tasfiyesine karar verildiğini, ancak müvekkillerinin söz konusu tasfiye kararına karşı olumsuz oy kullanmış tasfiyeye muvafakat etmediklerini bildirerek dava açma haklarını haklı tuttuklarını, dava konusu taşınmazın kat irtifak paylarının düzeltilmesi gerektiğini, kooperatifte ferdi mülkiyete geçilmeyen konutlar bulunduğunu, <br>aidatları tahsil edilmeyen bir çok üye bulunduğunu, kooperatif alacaklarını tahsil etmemiş ve diğer kooperaif üyeleri ve kooperatif zarara uğratıldığını beyanla 02.06.2024 tarihli ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi Genel Kurulunda alında kooperatifin tasfiyesine ilişkin kararının hukuka, kooperatif ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili birleşen Bakırköy ... ATM ... Esas sayılı dosyasında mevcut dava dilekçesinde özetle; davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin, 02.06.2024 tarihli genel kurul kararında 13 olumlu 4 çekimser ve 6 olumsuz oy ile davalı kooperatifin tasfiyesine karar verildiğini, ancak söz konusu tasfiye kararına karşı olumsuz oy kullandığını, tasfiyeye muvafakat etmediğini bildirerek dava açma haklarını saklı tuttuğunu, davalı kooperatifin almış olduğu söz konusu tasfiyeye ilişkin karar kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu, davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi İstanbul İli ... İlçesi .... Ada ... Parsel numarada bulunan 8B ve 8A blokta bulunan taşınmazları yaptığını, söz konusu taşınmazların gerçekte 12 katlı olmasına rağmen tapu kayıtlarında 16 kat olarak gözüktüğünü, bunun sebebinin ise önceden taşınmazların 16 kat olarak planlanmış olduğunu, ancak 07.05.2005 tarihli genel kurul kararı ile kooperatif inşaatının eski projede 16 Kat 96 konut olan sayısının 12 kat 72 konut olarak tamamlanması, eski projedeki dubleks olan 16. Katların artık 12. Kat olması , üst birlik ve paylarının da 12 kat 72 konut üzerinden bitirilmesi oy çokluğu ile kabul edildiğini, kooperatifde bu karar doğrultusunda 16 kat olan taşınmazları 12 kat olarak tamamladığını 12. Katlar da dubleks olduğunu, yine 11 ve 12. Katların dubleks olması genel kurul kararı ile kabul edildiğini, apartmanlar  zemin yani 0.  kattan başlayarak zemin kat üzerine 12 kat daha çıkıldığını ve 11. Katlar ve 12. Katların dubleks daireler olduğunu, kendisinin İstanbul İli .... İlçesi .... Ada .... Parsel  8A Blok, 11. Kat D. 34 numaralı bağımsız bölümlerin sahipleri olduğunu, fakat evinin tapusu dubleks olarak değil normal daire olarak gözüktüğünü ayrıca arsa payları da apartmanların tapuda 16 kat gözükmesi nedeniyle eksik gözüktüğünü, söz konusu durumun tapuda düzeltilerek kendisine dubleks tapusu verilmesi gerektiğini, kat irtifaklarını düzeltmek, ruhsat almak ve gerekli işlemleri tesis etmenin kooperatifin görevi olduğunu, kooperatifte ferdi mülkiyete geçilmeyen konutlar bulunduğunu, aidatları tahsil edilmeyen bir çok üye bulunduğunu,  Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin .... Esas Sayılı Dosyasında alacaklı olup henüz alacağının tahsil edilemediğini, söz konusu alacak tahsil edilmeden kooperatifin tasfiye edilemeyeceğini, ayrıca toplantıya bakanlık temsilcisinin katılmadığını, genel kurul kararının iptali gerektiğini, diğer üyelerin de Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyasında tasfiye kararının iptali ilişkin dava açtıklarından bahisle 02.06.2024 tarihli ... Konut Yapı Kooperatifi Genel Kurulunda alında kooperatifin tasfiyesine ilişkin kararının hukuka, kooperatif Ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; genel kurul kararında divan başkanı sıfatıyla .... 'nun imzası bulunduğunu, yine ... adına da vekaleten toplantıya katıldığını, teslim edilmeyen sadece 1 tapu bulunduğunu, kooperatifin bütçesi olmadığını beyanla  usulüne uygun olarak toplantı gerçekleştiren kooperatif , yaptığı iş ve işlemlere , ana sözleşmede belirtilen görevlerine devam edeceğini, kooperatifin teslim edemediği bir tapu bulunmakla, tasfiye halinde de bu işlemleri devam ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>İTSM'ye yazılan müzekkerelere yanıt verildiği görüldü. <br>18/09/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda Özetle; 2023 yılı Yönetim Kurulu Çalışma Raporunda yer alan,Dönem içinde gerçekleşen gelir gider rakamları tablosunun Defteri Kebir de yer alan 100-Kasa, 102-Bankalar, 770 -771 Genel Yönetim Giderleri hesapları ile mutabık olduğu ancak Devreden Borç hesabının mutabık olmadığı, sadece 360  Ödenecek Vergi ve Fonlar hesap bakiyesinin 7.755,63 TL, 320 Satıcılar hesap bakiyesinin ise 12.969,15 TL gözüktüğü oysa çalışma raporunda toplam borçların 11.535,14 TL olarak yansıtıldığı, bu rakamların mutabık bulunmadığı 2023 yılı defterlerin torba kayıt yöntemiyle tutulduğunun, Torba kayıt yöntemiyle yapılan uygulamada, her bir işlemin konusu, tarafı, tutarı, tarihi ve dayanak belgesi bazında ayrı ayrı izlenmesini engelle Vergi Usul Kanunu'nun defter ve belgelerde doğruluk, açıklık ve izlenebilirlik esasına aykırı olduğu, Ayrıca TTK m.64 ve devamı uyarınca defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, gerçeğe uygun ve karşılaştırılabilir biçimde tutulması zorunludur; torba kayıt, gerçeğe uygun sunum ve şeffaflık ilkeleriyle bağdaşmadığı işletmenin  finansal  durumunu  resmetme yükümlülüğünü de ihlal etmektedir. Bu yöntem, bilirkişi denetiminde banka hareketi-belge-yevmiye cirinin  eşleştirilmesin güçleştirerek  toplu mahsupların altında kalan işlemlerin ayıklanmasını fiilen imkânsız kılmakta, matrah ve zarar ritik kalemlerde bı artırmaktadır. Defterlerin iz sürmeye elverişsizliği, bunların lehe delil niteliğini zayıflattığı,  1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/4, 87/4; ana sözleşmenin 30. maddesinde genel kurul toplantısının tarihi, yeri ve gündeminin en az 15 gün önce ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü'ne bildirilerek temsilci talebinde bulunulması ve ücretinin yatırılması , Görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durumun bildirilmesi, bildirimden sonra bir saat beklenmesi, 1 saat beklenmesine rağmen temsilcinin hala gelmemesi halinde toplantıya bağlanması gerekirken bu yasal prosedür uygulanmadan alınan kararların yok hükmünde sayılacağı, dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için 1163 sayılı kooperatifler Kanun'un 53. maddesinde aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağı, Davaya konu genel kurulda görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi  üzerine mahalli idare amirine durumun bildirilmesi, temsilcinin bu bildirime ve  bir saat beklenerek gelmemesi halinde toplantıya bağlanması gerekirken , somut  davada mahalli idare amirliğine bildirimin yapıldığını gösterir belge dosyaya  sunulmadığı gibi toplantı tutanağından mahalli idare amirliğine bildirimin  yapılmadığının anlaşıldığı Yasal prosedür gereği mahalli idare amirliğine yapılacak yasal bildirime rağmen bakanlık temsilcisi gelmez ise toplantının bir saat beklenerek , 1 saat sonunda toplantıya bağlanması gerekirken, somut davada toplantıya yarım saat sonra 14:30 da bağlandığının tutanaktan tespit edildiği, Yukarıda açıklanan yasal prosedürün yerine getirildiği diğer bir ifade ile davalı  kooperatif tarafından mülki idare amirliğine bildirim yapıldığı ispat edilmediği  gibi 1 saat beklenmeden, yarım saat sonra toplantıya bağlandığının tespiti karşısında bu yön itibariyle davaya konu 02.06.2024 tarihli genel kurulun usulüne uygun yapılmadığından, alınan kararların mutlak butlanla batıl olacağı değerlendirildiği\"şeklinde görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava ;Dava, davalı kooperatifin 02/06/2024 tarihli kararının iptali talebinden ibarettir.  -<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 02.06.2024 tarihli tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının hükümsüz olup olmadığı hususundan kaynaklandığına, tahkikat aşamasında bu hususların araştırılıp incelenmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.<br>Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, genel kurul toplantı tutanağı, hazirun listesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;  <br>.... Evleri Konut Yapı Kooperatifinin 2023 hesap yılı olağan Genel Kurul toplantısı yapılmak üzere 02 06.2024 tarihinde saat 14:00 'de ... Mah. ... Cad. No:7/1 ... Sitesi yönetim odasında (Yönetim merkezi) Beykent/Beylikdüzü - Ġstanbul adresinde yapılması kararlaştırılmış olup kooperatife kayıtlı toplam ortak sayısının 47 olduğu, 47 ortaktan 10 ortağın asaleten 13 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 23 ortağın katılımı ile yapıldığı, Toplantı salonunda hazirunda kayıtlı 47 ortaktan ¼ ü olan en az bulunması gereken 12 ortaktan daha fazla sayıda 23 ortağın katılımının bulunduğu anlaşılmakla genel kurulda toplantı nisabının bulunduğu, buna göre karar nisabının toplantıya katılanların yarıdan 1 fazlasıyla alınabileceği değerlendirilmiştir. Davaya konu 7 nolu “ Tasfiye kararı “ oylamaya sunulmuş 13 olumlu 4 çekimser 6 olumsuz oy ile oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, Üyelerden ... oğlu ... adına vekaleten, ... oğlu ... adına vekaleten ... alınan karara şerh düşerek arsa paylarının eksik olduğundan bahisle arsa payları düzeltilmeden tasfiyeye girilmesine muvafakatinin olmadığına ve üyelerden E... adına vekaleten, .... oğlu ..... adına vekaleten tapularının dubleks olarak düzeltilmeden tasfiyeye girilmesine muvaffakati olmadığına ve ... Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasında kooperatiften alacağı bulunması nedeniyle tasfiye edilmesine muvafakatlerinin olmadığı yönünde Şerh düŞerek dava açma haklarını saklı tuttukları tutanaktan tespit edilmektedir.<br> Davaya konu genel kurulda toplam 47 ortaktan en az bulunması gereken ¼ üyeden fazlası ile 23 kiĢinin toplantıda hazır bulunduğunun hazirun cetvelinden tespiti karşısında genel kurulda toplantı nisabının bulunduğu, iptali talep edilen 7 nolu kararın 4 çekimser,6 ret oyuna karşılık 13 kabul oyu ile kabul edilmesi nedeniyle, alınan 7 nolu kararın nisap yönünden 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun bulunmuştur. <br>1163 sayılı kooperatifler Kanun'un 53. Maddesi gereğince alınan kararın iptalinin istenebilmesi için karara karşı ret oyunun kullanılması ve muhalefet şerhinin tutanağa yazılması yasal bir zorunluktur. Huzurdaki asıl ve birleĢen davada davacılar ...'ın alınan 7 nolu karara Ģerh düĢerek arsa paylarının eksik olduğundan bahisle arsa payları düzeltilmeden ve tapularının dubleks olarak düzeltilmeden tasfiyeye girilmesine muvafakatinin olmadığını , davacı ...‟nun ayrıca Büyükçekmece ... İcra Dairesi .... Esas Sayılı dosyası ile kooperatiften alacağı bulunması nedeniyle tasfiye edilmesine muvafakatinin olmadığı yönünde şerh düşerek dava açma haklarını saklı tuttuklarını tutanağa şerh düştükleri tespit edilmektedir.<br>   Asıl ve birleşen davada davacılar, iptalini talep ettikleri 7 nolu karara karşı 1163 sayılı kanunun 53 mad hükmüne uygun olarak 7 nolu tasfiye kararı alınmasına karşı muhalefet şerh ve gerekçelerini tutanağa yazdırdıkları bu yön itibariyle kanun ve ana sözleşme hükümlerine uyulduğu tespit edilmiştir.<br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 87. maddesine göre genel kurul toplantılarına Bakanlık Temsilcisinin katılması zorunludur. Ancak usulüne uygun müracaat yapıldığı halde, temsilci toplantıya gelmez ise toplantı icrasını temin etmek üzere, mahalli idare amirine durum bildirilir. Temsilci yine gelmez ise bir saat sonunda toplantıya başlanır.<br> 1163 sayılı Kanun'un 87/6. maddesi uyarınca temsilcinin niteliği ve görevi ile ilgili olarak 24.4.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan \"Kooperatif ve Üst Kuruluşların Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Tüzük\"ün 4. maddesinde \"Ancak, usulüne uygun şekilde istemde bulunulduğu halde temsilci toplantıya gelmezse, durum, o yerin mülkiye amirine bildirilir ve temsilci onun tarafından atanır.\" hükmüne yer verilmiş; 5, 6 ve 7. maddelerde toplantı öncesinde, toplantı sırasında ve sonrasında temsilcinin görevleri açıklanmıştır. 1163 sayılı kanunun 98. Madde yollamasıyla anonim şirketler ile ilgili \"Sermaye şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Komiserleri Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinin kooperatifler hakkında da kıyasen uygulanması gerektiği, \"Komiser Bulundurma Zorunluluğu\" başlıklı 8. maddesinde, genel kurul toplantılarında komiser bulundurulmasının zorunlu olduğu, komiserin yokluğunda yapılan toplantılarda alınan kararların muteber olmadığı ve 16. maddesinde de genel kurul toplantılarında Bakanlık Komiserinin bulundurulması için; toplantının yer, gün ve saati bildirilmek suretiyle toplantı tarihinden en az 10 gün önceden şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmı bir dilekçeyle müracaat edilmesi gerektiği düzenlenmiştir. SOMUT ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA ;Davalı kooperatifin 02.06.2024 tarihinde yapılan 2023 hesap yılı olağan genel kurul gündeminin 7 nolu maddesiyle “kooperatifin tasfiyesine” dair alınan kararın iptali talep edilmektedir. Bakanlığa Genel kurul baĢvurusu; Davalı kooperatifin davaya konu olağan genel kurulun yapılmasına ilişkin “bakanlık temsilcisinin atanmasına” yönelik başvuruyu Çevre ve şehircilik Bakanlığına usule uygun Ģekilde yaptığı dosya kapsamından tespit edilmektedir. Genel kurul tutanağının incelenmesinde “ davaya konu genel kurulun 02 06.2024 tarihinde saat 14:00 'de ... Mah. ... Cad. No:7/1 ... Sitesi yönetim odasında (Yönetim merkezi) Beykent-Beylikdüzü - Ġstanbul adresinde yapılacağı yönündeki çağrıya rağmen , Çevre ve ġehircilik Bakanlığı tarafından görevlendirilen bakanlık temsilcisi ...‟in, telefon ile arayarak toplantıya iştirak edemeyeceğini beyan ettiği, böylelikle bakanlık temsilcisinin toplantıya katılmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu genel kurulda görüĢülecek gündem maddesinin 8 maddeden ibaret olduğu, Kooperatif üyeleri ve yönetim kurulu olarak bakanlık temsilcisi olmadan 02.08.2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapılmasına oy birliği ile karar verilerek toplantıya saat 14: 30 da başlanıldığı ve toplantının 16:30'da bitirildiği divan heyet üyeleri olan divan başkanı ..., Katip üye ve oy sayım memuru ...‟nin birlikte imzaladığı, Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılmadığı hususu toplantı tutanağından tespit edilmiştir. Davaya konu genel kurulda görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durumun bildirilmesi, temsilcinin bu bildirime ve bir saat beklenmesine rağmen gelmemesi halinde toplantıya başlanması gerekirken , somut davada mahalli idare amirliğine bildirimin yapıldığını gösterir belge dosyaya sunulmadığı gibi toplantı tutanağından mahalli idare amirliğine bildirimin yapılmadığının anlaşılmaktadır. Mahalli idare amirliğine yapılacak yasal bildirime rağmen bakanlık temsilcisi gelmez ise toplantının bir saat beklenerek 1 saat sonunda toplantıya başlanması gerekirken, somut davada toplantıya yarım saat sonra 14:30 da başlandığı.14:30 da başlayan genel kurul toplantısının 16:30'da sona erdiği 2 saatlik sürede 8 gündem maddesinin genel kurulca görüşüldüğü tutanaktan tespit edilmiştir.<br><br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Ticaret Bakanlığı temsilcileri ve kararların yürürlük şartı” başlıklı 87. maddesinin 2. fıkrasında, “Genel Kurul toplantıları Bakanlık temsilcisinin huzuru ile açılır ve  devam  eder”  hükmüne;  son  fıkrasında  ise “Ancak  usulüne  uygun  müracaat  yapıldığı halde, temsilci toplantıya gelmez ise toplantı icrasını temin etmek üzere, mahalli idare amirine durum bildirilir. Temsilci yine gelmez ise bir saat sonunda toplantıya başlanır” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 87/6. maddesi uyarınca temsilcinin niteliği ve görevi ile ilgili olarak 24.04.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan \"Kooperatif ve Üst Kuruluşların Genel Kurullarında Bulundurulacak Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Tüzük\"ün 4. maddesinde \"Ancak, usulüne uygun şekilde istemde bulunulduğu halde temsilci toplantıya gelmezse, durum, o yerin mülkiye amirine bildirilir ve temsilci onun tarafından atanır.\" hükmüne yer verilmiş; 5, 6 ve 7. maddelerde toplantı öncesinde, toplantı sırasında ve sonrasında temsilcinin görevleri açıklanmıştır.<br>\tÖte yandan, aynı Kanun'un 98. maddesi yollamasıyla TTK'nin uygulanması gereken anonim şirketler ile ilgili “Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Komiserleri Hakkında Yönetmelik” hükümleri kooperatifler hakkında da kıyasen uygulanması gerekmekte olup, “Komiser Bulundurma Zorunluluğu” başlıklı 8. maddesinde, genel kurul toplantılarında komiser bulundurulmasının zorunlu olduğu, komiserin yokluğunda yapılan toplantılarda alınan kararların muteber olmadığı ve 16. maddesinde de genel kurul toplantılarında Bakanlık Komiserinin bulundurulması için; toplantının yer, gün ve saati bildirilmek suretiyle toplantı tarihinden en az 10 gün önceden şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmış bir dilekçe ile müracaat edilmesi  gerektiği düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/4, 87/4; anasözleşmenin 30. maddesinde genel kurul toplantısının tarihi, yeri ve gündemi en az 15 gün önce ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü'ne   bildirilerek temsilci talebinde bulunulması ve ücretinin yatırılması gerektiği de öngörülmüştür. Görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durum bildirilmeli, temsilcinin bu bildirime ve bir saat beklenmesine rağmen yine gelmemesi halinde toplantıya başlanmalıdır. Bu prosedür uygulanmadan alınan kararların yok hükmünde sayılacağı, dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için anılan Kanun'un 53. maddesinde aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağı açıktır.<br>\tSomut olayda, davalı kooperatifin iptali istenilen 25.06.2016 tarihli genel kurul toplantısı için, anılan Kanun'un 45/4, 87/4; anasözleşmenin 30. maddesi uyarınca süresinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan temsilci talebinde bulunulduğu ve ücretinin yatırıldığı anlaşılmakta ise de, görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durum bildirilmeden, temsilcinin bu bildirime ve bir saat beklenmesine rağmen yine gelmemesi olgusu gerçekleşmeden  toplantıya başlanıldığı anlaşılmıştır.<br>\tAnılan hükümlerde yer alan prosedürün eksiksiz uygulandığının davalı tarafça kanıtlanamaması karşısında, dava konusu genel kurulda alınan kararlar batıldır.\t<br><br>SOMUT OLAYDA; yukarıda açıklanan  yasal prosedürün yerine  getirildiği diğer bir ifade ile  davalı kooperatif tarafından  <br>mülki idare amirliğine bildirim yapıldığı ispat edilmediği gibi  1 saat beklenmediği , yarım <br>saat sonra toplantıya başlandığı hususu  tutanaktan tespit edildiğinden  bu yön itibariyle <br>davaya konu 02.06.2024 tarihli  genel kurulda alınan  kararların mutlak butlanla batıl olacağı <br>sabittir.<br><br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/4, 87/4; ana sözleĢmenin 30. maddesinde genel kurul toplantısının tarihi, yeri ve gündeminin en az 15 gün önce ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü'ne bildirilerek temsilci talebinde bulunulması ve ücretinin yatırılması ,Görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durumun bildirilmesi, bildirimden sonra bir saat beklenmesi, 1 saat beklenmesine rağmen temsilcinin hala gelmemesi halinde toplantıya başlanması gerekirken Bu yasal prosedür uygulanmadan alınan kararların yok hükmünde sayılacağı, dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için 1163 sayılı kooperatifler Kanun'un 53. maddesinde aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağıdır. Yukarıda açıklanan yasal prosedürün yerine getirildiği diğer bir ifade ile davalı kooperatif tarafından mülki idare amirliğine bildirim yapıldığı ispat edilmediği gibi 1 saat beklenmediği , yarım saat sonra toplantıya başlandığı hususu tutanaktan tespit edildiğinden bu yön itibariyle davaya konu 02.06.2024 tarihli genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu analşılmışıtr.<br>Yargıtay ... H.D.'nin  24.03.2014 T., ... E., ... K. sayılı ilamında da belirtildiği şekilde, bir hukuki işlem konusu (içeriği) itibariyle olduğu gibi meydana gelişi bakımından da emredici hukuk kurallarına aykırı bulunabilir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları hukuki işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyeti şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikte hükümlerdir ve bu özellikleriyle konuya (içeriğe) ilişkin olan maddi nitelikteki hükümlerden ayrılırlar. Öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut ve meydana gelmiş olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı doğurmaz. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde ise kurucu unsurların, örneğin irade beyanının veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukuki işlem şeklen meydana gelememektedir. İşte bu değişik özellikler gözönüne alınmak suretiyle öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan ve hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanamaması halinde ise hukuki işlemin yokluğundan söz edilmektedir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla       unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. Genel kurula katılıp ta ret oyu vermeyen üyenin yokluk halinin tespitini istemesinin TMK'nin 2. maddesine aykırı düştüğünün kabulü gerekir. Batıl bir hukuki işlem unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla beraber konusu veya içeriği bakımından amaçlanan hukuki hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana getiremez; yani mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez (ıslah edilemez) nitelikte olup, buna istinat etmekte hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir ve mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşulu ile Hakim tarafından da kendiliğinden (re'sen) gözönünde tutulur. Şeklen mevcut olan batıl bir hukuki işleme konversiyon (hukuki tahvil) yolu ile bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olduğu gibi; bir hukuki işlemin butlanı da dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı olarak ileri sürülemez. Yokluk halinde bu hukuki imkanlar kesin olarak söz konusu değildir.  İptali  kabil  kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlâl edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal edilebilir bir karar, şekil veya özü bakımından sakat olsa bile, iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. Kararın alınmasından itibaren üç ay içerisinde dava açılmazsa veya bu süre içinde açılan dava kesin hükümle reddedilirse söz konusu ayrılık ve bu nedenle kararın iptal edilebilirliği artık ileri sürülemez. (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2001, Sh. 18 vd.) <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu Kanun'un 98. madde uygulaması ile bazı hallerde uygulanması mümkün olan ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nda  \"yokluk\" ya da \"butlan\" kavramlarına yer verilmemiş olup, doktrinde yapılan eleştiriler üzerine (dava tarihinden sonra yürürlüğe giren) 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde batıl sayılması gereken genel kurul kararlarına bazı örnekler verilmiş, madde gerekçesinde \"butlan\" teriminin tercih edildiği, bundan daha geniş olan \"Hükümsüzlük\" ve \"Geçersizlik\" terimlerinin tercih edilmediği vurgulanmıştır. Gerekçede \"Tüm butlan hallerinin ve sebeplerinin kanunda gösterilmesi veya tanımlanması ise imkansızdır. Onun için batıl kararları iki kategoriye ayırmak, şekil yönünden batıl genel kurul kararlarını veya sebeplerini belirlemeyi içtihata ve öğretiye bırakmak, konu açısından batıl genel kurul kararlarına da sınırlayıcı olmamakla birlikte, örnekler göstererek-kesin çizgilerle işaret etmek en isabetli yol olarak değerlendirilmiştir. \" açıklamasına yer verilmiştir. Dolayısıyla bakanlık temsilcisi konusundaki prosedürün eksiksiz uygulandığının davalı tarafça kanıtlanamaması karşısında, dava konusu genel kurulda alınan kararlar batıl olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Asıl ve Birleşen Dava Yönünden Davanın KABULÜ ile;<br>- Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 02/06/2024 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda alınan genel kurul kararlarının Yoklukla Malul Olduğunun TESPİTİNE,<br>2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 855,2-TL peşin harcın mahsubu ile artan 239,8-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 615,40- TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan 1.334,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 06/11/2025<br>Başkan ....<br>   ¸e-imzalıdır<br>Üye ....<br>   ¸e-imzalıdır<br>Üye .....<br>   ¸e-imzalıdır<br>Katip ....<br>   ¸e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f72579f40c44ca60","SID":"288bcfaceb85bd50"}}