{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/926 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1907<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/375 Esas 2022/914 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 30.12.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.01.2026<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2022 tarih 2021/375 Esas 2022/914 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı .... A.Ş. vekili ve davalı .. Şti. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 02.03.2021 tarihinde, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete davalı ... Şti.'nin işleteni ve davalı ....'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması nedeniyle davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında davacı sürücü asli kusurlu olarak tespit edilmiş ise de, gerçekte kusurunun bulunmadığını, davacının kavşakta yavaşlamasına imkan kalmadan kazanın meydana geldiğini, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2359 sayılı soruşturma dosyasında tahkikatın devam ettiğini,  davalı sürücünün dikkatsiz ve özensiz davranarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ile 100,00 TL tedavi giderinin davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline; ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın sadece davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 28.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 56.398,24 TL'ye, tedavi giderleri istemini 1.250,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı .... A.Ş. vekili, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı .... Şti. vekili, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirket ile müvekkili şirketin farklı tüzel kişiler olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, kazanın Turgutlu ilçesinde meydana geldiğini, davanın ise İzmir'de açıldığını, yetkili mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının ve taleplerinin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, asli kusurlunun davacı olduğunu, on yedi yaşında olup her hangi bir işte çalışmayan, gelir elde etmeyen davacının geçici iş göremezlik kaybına uğramasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 28.09.2022 havale tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %6 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin 2,5 ay olduğu, tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olmadığı yönünde görüş bildirildiği; Trafik Bilirkişisi ve Aktüerya bilirkişisinden alınan 22.07.2022  tarihli raporda kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davacının ana etken olduğu, davalı sürücü ....'ın ise yan etken olduğunun tespit edildiği, davacının kusur tenzili yapılmaksızın 230.592,97 TL toplam ımaddi zararının olduğu yönünde görüş bildirildiği; yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davacı sürücünün KTK'nın 84/H maddesi uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymama şeklindeki ihlali nedeniyle %75 oranında, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduklarının tespitine karar verildiği; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre belirlenen ödenmesi gereken sürekli işgöremezlik tazminatının 225.592,97 TL, tedavi giderlerinin ise 5.000,00 TL olduğu, kusur oranına göre  davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminatının 56.398,24 TL, tedavi gideri bedelinin 1.250,00 TL olduğu, geçici iş görmezlik halinin ve bakıcı ihtiyacının oluşmaması nedeniyle bu taleplerin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.250,00 TL tedavi gideri ve  56.398,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere 11.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince 24.02.2023 tarihli ek karar ile, asıl kararda olumlu olumsuz karar verilmeyen manevi tazminat istemi yönünden hükmün tamamlanmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı, davalı ... A.Ş. ve davalı ... Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yaşı gereği bakıcı ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu, 17 yaşında kaza geçirdiğinden üniversite sınavlarına hazırlanma sürecinde zorlandığını, hayata geç atıldığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat bedelinin düşük olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> \tDavalı .... A.Ş. vekili, mahkeme dosyasında kazanın meydana gelmesinde kimin ne kadar  kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir kusur raporu yer almadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, TBK'nın 50. Maddesi gereğince zarar verenin kusurunu ispat yükünün zarar görene ait olduğunu, bu mümkün değil ise de HMK m.266 gereği teknik bilirkişilerce bunun tespitinin yapılması gerektiğini, bilirkişiye gidilmeden hakimin teknik inceleme gerektiren bir hususta tecrübe ile karar vermesinin her somut olayda isabetli olmayacağını, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti vasıtası ile kusur raporu alınması ve kusur oranlarının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, gerekçeli, ayrıntılı, çelişkileri giderici, müterafik kusur incelemesi (davacının motosiklet kullanırken gerekli emniyet önlemlerini alıp almadığı; kask kullanımı vs.) yapılmış ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınması gerektiğini, hukuka ve gerçeğe aykırı kusur oranları üzerinden yapılan aktüerya hesaplamalarının da gerçeğe aykırı fahiş rakamlar ortaya koyduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ...A.Ş. vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin işleten olarak sorumluluğu bulunmadığını, araç sürücüsünün de kusurunun bulunmadığını, davacının kendi düşüncesizliği ve ihmali yüzünden yaralandığını, 17 yaşında olup her hangi bir işte çalışmayıp gelir elde etmeyen davacının geçici iş göremezlik kaybına uğramasının söz konusu olmayacağını, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, manevi tazminat yönünden herhangi bir ara karar kurulmadığını, hükmün tamamlanması mahkemeye başvurulması üzerine davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, her iki karara karşı da istinaf talebinde bulunduklarını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri; ayrıca sürücü ve işletenden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, kusur oranlarını belirtir şekilde rapor alınmamasının hatalı olduğunu, davalı .. ...A.Ş. vekili müvekkiline ait araç sürücüsün kusurunun bulunmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş olup, davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, tarafların kusur oranlarının mahkemece tespit edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece belirlenen kusur oranlarının bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.  <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Trafik kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olup olmadığına dair bölüm \"tespit edilemedi\" şeklinde işaretlenmiş olup, bu aşamada davacının kaza sırasında kask takıp takmadığının tespiti de objektif olarak mümkün görülmemektedir. Ne var ki, davacıya ait adli muaye evrakları ile maluliyet raporu içeriğinden davacının maluliyetinin ayak parmaklarında olduğu dikkate alındığında, kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmemiştir. Davacının mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamış olmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E -  2022/10706 K.) Davalı sigorta şirketi vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacı vekili ve davalı ....A.Ş. vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan  kişinin  çektiği  acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacı vekili ve davalı . ...A.Ş. vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemez. Davacının kaza tarihinde kazanç getiren bir işte çalıştığı ileri sürülüp kanıtlanamadığından kaza tarihinde 17 yaşında olan davacı yararına geçici iş göremezlik tazminatı verilmemesi isabetlidir. Öte yandan hükme esas alınan 28.09.2022 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda davacının tedavi süresince bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bakıcı gideri isteminin reddi de yerindedir. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD 22.02.2023 tarihli 2021/23783 E. 2023/2210 K. Sayılı ilamı) \t<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekili, davalı .... A.Ş. vekili ve davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ....A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 3.937,95-TL'den peşin alınan 984,49-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.953,46-TL harcın davalı.... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 3.937,95-TL'den peşin alınan 1.112,57-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.825,38-TL harcın davalı .... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8600053c748ec540","SID":"4f0d60a974c0de2f"}}