{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1000 <br>KARAR NO\t\t: 2025/2154<br>KARAR TARİHİ\t: 25/11/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2022/808<br>KARAR NO\t\t: 2023/924<br>DAVA TARİHİ\t: 30/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 16/11/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 25/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/11/2025<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 Tarih ve 2022/808 E. 2023/924 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.       <br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, .... ili, .... ilçesi,... Mevki Sok. No: ....sayılı adreste bulunan tesisinde, otel ve tatil konaklama hizmetleriyle iştigal etmekte olup, 2382030 sözleşme ve 11535520 abone numarasıyla aboneliği bulunmakta olduğunu. tesisteki abonelik işlemi ...adına tesis edildiğini, taşınmazın ....A.Ş.' ye devri sonrasında bir süre bu şirket adına aboneliğin sürdürüldüğünü, taşınmazın, 2014 yılında .... A.Ş.' nin TTK hükümleri gereğince bölünmesi sonrasında yeni ihdas olunan ... A.Ş. adına tescil edilmiş olduğunu, 2014 yılından bu yana söz konusu aboneliğine konu tüketim ve ödemelerin davacı şirket ... A.Ş. tarafından yapıldığını, aboneliğin tesisinden bu yana davacı şirketin bulunduğu bölgede atıkların uzaklaştırılması için kanalizasyon sistemi olmadığını, herhangi bir şekilde de olsa davacı şirketin, bugüne kadar davalı kurumun kanalizasyon sisteminden yararlanmadığını,  davalı idarenin, bugüne kadar davacının tesisiyle ilgili sanki kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirdiğini ve faturalara atık su bedeli yansıttığını, normal su bedeli ile birlikte yapılan tahakkuk sebebiyle fatura bedellerinin davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bölgede atık su ve kanalizasyon ihtiyaçları için bir boru hattı vs. olmadığını, bölgedeki konut, tesis ve işletmelerin atık su ve kanalizasyon ihtiyaçlarını vidanjör vasıtasıyla karşıladığını, davalı tarafından bir kanalizasyon hizmeti verilmemesine veya bu hizmetin başka bir şekilde karşılanmamasına rağmen sanki bu hizmet veriliyormuş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmesi ve tahsilinin mevzuata, abonelik sözleşmesine aykırı olduğunu,  davacı şirket tarafından kanalizasyon ve sair şekilde atık su taşınmasına yönelik bir hizmetten yararlanmayan davacı şirkete atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinin yasal dayanağı olmadığından bahisle itirazın davalı kuruma 15/02/2022 tarihli dilekçesi ile sunulduğunu iddia ederek dilekçe tarihinden  sonraki döneme ilişkin olarak su kullanımı dolayısıyla düzenlenecek faturalarda atık su bedeli tahakkuk ettirilmemesini, geçmiş dönemlerde haksız olarak tahakkuk ettirilen ve ödemek zorunda kalınan atık su bedellerinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  İdare kayıtlarında yapılan incelemelerde ... adına kayıtlı 11535520 numaralı aboneliğe 10.02.2022 tarihinde 4610426146 vergi numaralı ... A.Ş. adına isim değişikliği işlemi yapılarak Su Atıksu Abonelik Sözleşmesinin düzenlendiği ve aktarım tarihi olan 07.05.2010 tarihi ile isim değişikliği işleminin yapıldığı 10.02.2022 tarihleri arasında ... adına tahakkuk eden faturaların genelde düzenli olarak ödendiğinin tespit edildiğini, abonenin İdareye 15.02.2022 tarih ve 34958 sayılı dilekçe ile başvurarak kendisine tahakkuk ettirilen atıksu bedeline itirazda bulunduğunu, abonenin itirazı üzerine .... İlçesi .... Mahallesi .... Mevkii Sokak No:... adresine ... A.Ş. işyerinde İdare Görevlilerince yapılan incelemelerde adrese ait kanalizasyon şebekesinin bulunmadığı 11535520 numaralı (28 haneli) aboneliğe su veren 3901941 seri numaralı sayacın açık bağlı durumda olduğu, kontrol anında otelin açık olduğu ancak faaliyet olmadığı mevcut arıtma tesisinin devrede olmadığı, sezonun başlamasıyla birlikte atıksu arıtma sisteminde arıtılan suyun kendi arazisinde bulunan alana boşaltılarak geriye kalan kısmının vidanjörler vasıtası ile çektirildiği anlaşılmış olup abonenin dilekçesinde belirtildiği gibi arıtılan suyun bahçe sulamasında kullanılmadığını, bahçe sulamasında şebeke suyunun kullanıldığını, ayrıca Çevre İzin Belgesinin de yenilenmediği kontrol sırasında ibraz edilen özel vidanjör faturalarının İzmir İl Sınırları dışındaki işletmelere ait olduğu (Kuşadası / Aydın /Söke/ Aydın) ancak 09.07.2021, 11.08.2021, 20.07.2022, 30.07.2022 tarihlerinde İdareye ait vidanjörler vasıtası ile arıtma sisteminden atıksu çekme işleminin yapılarak İdarece ilgili dönemlere tahakkuk ettirildiğinin tespit edildiğini, 2560/3009 Sayılı kanuna eklenen 3305 sayılı yasa ile değişik 23 ncü maddesi ve 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Yasası hükümlerince su satışı ve atıksuların uzaklaştırılması hizmetleriyle ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre hesaplanacağı ve bu saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceği hususunda İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde İdarenin yetkili kılındığını, atıksu ücretinin yasal dayanağı İdarenin kuruluş yasası olan 2560 Sayılı yasa, 2872 Sayılı Çevre Kanunu Deşarj Yönetmeliği olduğunu...Atıkların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde; Atıksu kaynağı “Faaliyet ve üretimleri nedeniyle atıksu üreten konutlar, ticari binalar , endüstri kuruluşları, tarım alanları, şehir - bölgeleri, tamirhaneler, atelyeler, hastaneler ve benzeri kurum kuruluş ve işletmeleri ifade eder.” olarak tanımladığını,  sonuç olarak; davalının atıksu bedeli ödememesi için, fosseptiğindeki atıksuyu kendine ait münferit bir arıtma tesisi kurmak suretiyle arıtılmış suyu bahçe sulamasında kullanması ya da dereye deşarj etmesi, arıtma tesisinin İl Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce onaylanması, arıtma tesisindeki çamuru da yine susuzlaştırarak düzenli depo alanlarına götürmesinin gerekli olduğunu, Kanalizasyon  bağlantısının  olmamasının, bir hizmetin  verilmediği anlamına gelmediğini, kanalizasyon hizmeti olmayan yerlerde de üretilen atıksuyun arıtılması ve uzaklaştırılması şeklinde İdarenin bir hizmet gerçekleştirdiğini, izah edilen nedenlerle davalı idare aleyhine haksız ve yasal dayanaktan uzak olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br> İlk derece mahkemesince \"...Tesisteki geriye kalan atıkların ise vidanjörler aracılığı ile çektirildiği ve davalı ...'ya ait arıtma tesislerine döküldüğü, arıtma işleminin davalı idarenin tesislerinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Kalan atıkların davalı idarenin arıtma tesisine getirilmesi ve bu tesislerde arıtma işlemine tabi tutulması da.... Tarifeler yönetmeliğinin 5-1-a da belirtilen abone türleri tanımlamasına göre '...'nun su ve kanalizasyon hizmetlerinden birlikte yararlanan veya kanal bağlantısı olmayıp yalnızca su hizmetlerinden yararlanan aboneler  olduğu, bu tip abonelere su satış tarifesi ile kullanılmış suların uzaklaştırılması tarifesinin birlikte uygulanacağı ve atık su bedeli tahakkuk ettirileceği \" hüküm altına alınmıştır. Davacı taraf her ne kadar kendi tesisinde bulunan biyolojik arıtma tesisi sayesinde  arıtma yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de kalan atıkların yine davalı .... tarafından yetkilendirilen vidanjörler aracılığı ile alınarak davalı....'ya ait arıtma tesislerine döküldüğü ve son arıtma işleminin yine davalı kurum tarafından yapıldığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının atık su hizmeti almadığı sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Davalı kurum ile davacı arasında yapılan sözleşme içeriği, sözleşmenin uygulanmasına dayanak düzenleme ve yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, davacıya ait abonelik yönünden de bu doğrultuda işlem yapıldığı ve atık su bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediği, bu hali ile davacının bu bedelin alınmaması gerektiği iddiasını ispatlar bir delilin dosyada tespit edilemediği sonuç itibariyle davanın reddine...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. <br>  İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>  Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br>  Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; dava, davacı şirketin bulunduğu bölgede atıkların uzaklaştırılması için kanalizasyon sisteminin olmaması, fakat buna rağmen davacı şirkete davalı kurum tarafından atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığını, davacının hiçbir zaman kanalizasyon sisteminden yararlanmadığını ancak davalı kurum tarafından davacıya atık su bedeli ödettirilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, bu durumun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davalı kurumun cevap dilekçesinde de davacı şirketin bulunduğu bölgede kanalizasyon şebekesinin olmadığının belirtildiğini, davacının almadığı bir hizmetin faturasına yansıtılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kanalizasyon hizmeti sunmayan davalının sırf tarifeler yönetmeliğine dayanarak atık su talep etmesi yasaya uygun olmadığını, abonelik sözleşmesi ve tarifeler yönetmeliğinde kanalizasyon hizmeti verilmese dahi atık su bedelinin talep edilebileceğine dair ifadelerin olmasının yasaya uygun olmadığını, davalı idarenin tip abonelik sözleşmelerini katılma yoluyla imzalayan abonelerin, hizmet sunulmasa dahi sözleşmedeki tüm koşulları kabul ettiğinden bahisle bedel talep edilebileceği şeklinde yorumlanmasının mümkün olamayacağını, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda hukuki bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu döneme ilişkin atık su hizmetinden yararlanılmasına yönelik bir durumun olup olmadığı yeterli bir şekilde araştırılmaksızın dosyaya sunulu ve dava edilen dönemle ilgisi olmayan birkaç vidanjör hizmetinden bahisle, genel olarak davalının atık su bedeli tahakkuk ettirme hakkının olduğuna karar verilmesi ve davanın bu sebeple reddi hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> GEREKÇE:<br>Dava,  haksız  ve yersiz olarak tahsil edildiği iddia edilen atık su bedeline ilişkin yapılan ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.<br>İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı  vekili,müvekkili şirketin, 2382030 sözleşme ve 11535520 abone 2014 yılından bu yana söz konusu aboneliğine konu tüketim ve ödemelerin davacı şirket ... A.Ş. tarafından yapıldığını, aboneliğin tesisinden bu yana davacı şirketin bulunduğu bölgede atıkların uzaklaştırılması için kanalizasyon sistemi olmadığını, herhangi bir şekilde de olsa davacı şirketin, bugüne kadar davalı kurumun kanalizasyon sisteminden yararlanmadığını,  davalı idarenin bugüne kadar davacının tesisiyle ilgili sanki kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirdiğini ve faturalara atık su bedeli yansıttığını belirterek ödenen  atık su bedellerinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı taraf,davalının atıksu bedeli ödememesi için, fosseptiğindeki atıksuyu kendine ait münferit bir arıtma tesisi kurmak suretiyle arıtılmış suyu bahçe sulamasında kullanması ya da dereye deşarj etmesi, arıtma tesisinin İl Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce onaylanması, arıtma tesisindeki çamuru da yine susuzlaştırarak düzenli depo alanlarına götürmesinin gerekli olduğunu, Kanalizasyon  bağlantısının  olmamasının, bir hizmetin  verilmediği anlamına gelmediğini, kanalizasyon hizmeti olmayan yerlerde de üretilen atıksuyun arıtılması ve uzaklaştırılması şeklinde İdarenin bir hizmet gerçekleştirdiğini ve  davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur<br>İlk Derece Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, sözleşme ve  davacıya ait   aboneliğe ilişkin bilgi ve belgeler  atık su bedeli tahakkukuna ilişkin faturalar ve tüm kayıtlar dosya içerisine alınmış,bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama ve hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacıya ait tesiste  atıkların vidanjörler aracılığı ile çektirildiği ve davalı ...'ya ait arıtma tesislerine döküldüğü, arıtma işleminin davalı idarenin tesislerinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı ve son arıtma işleminin yine davalı kurum tarafından yapıldığının  anlaşılması karşısında davalı kurum ile davacı arasında yapılan sözleşme içeriği, sözleşmenin uygulanmasına dayanak düzenleme ve yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, davacıya ait abonelik yönünden de bu doğrultuda işlem yapıldığı ve atık su bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı tarafın istinaf talebi haklı görülmemiştir.<br> İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı,  davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 Tarih ve 2022/808 E. 2023/924 K.sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6453a77632cefc96","SID":"5b768ed180add2fa"}}