{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/542 <br>KARAR NO\t: 2025/1221<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/01/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/603 Esas,  2024/2 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı çekici ve ona bağlı bulunan... Dorseyi (yarı romork) 07/11/2021 tarihinde Erzurum ili ... ilçesi ... Köyü yolu üzerinde seyir halinde iken D-100 karayolunun 300.km'sinde arıza üzerine  gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına doğru önlem ve tedbir almadan park ettiğini, aynı mahalde ... ilçesi istikametinden Erzurum iline doğru seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sigortalı çekici ve ona bağlı bulunan ... dorsenin (yarı romork), önlem ve tedbir alınmadan park halinde bulunan ... plakalı çekiciye bağlı... dorsenin arka kısımlarına  çarpması ve bu çarpmanın neticesinde... plakalı dorse içerisinde bulunan ... pancarlarının yola savrulması ve yine aynı mahalde Erzurum iline seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile yola savrulan ... pancarlarına çarpması neticesinde üç araçlı maddi hasarlı ve yaralanmalı kazanın  meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... çekici ve ona bağlı bulunan... plakalı dorse davalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı 2918 sayılı K.T.K. nın 59. Maddesi ile 84/K maddesini ihlal ettiğini ve asli olarak (%50) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası ilgili araç üzerinde ekspertiz çalışmalarının yapıldığını, aracın pert olduğunun tespit edildiğini, 17/12/2021 tarihinde 1.400.000.00 TL olarak sigortalının hesabına ödendiğini, ödenen 1.400.000.00 TL'den 687.000.00 TL sovtaj bedelinin düşüldüğünü, kalan 713.000.00 TL'nin %50 kusur oranı dikkate alınarak 356.500.00 TL'si kaldığını,  356.500.00 TL'den ise davalının sigortalısı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edilen 14.000.00 TL'nin de düşülerek kalan 342.500.00 TL'nin  davalıdan yazılı olarak talep edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarını beyanla davanın kabulü ile 342.500.00 TL tazminatın  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek  T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek Reeskont avans faizi ile davalıdan  tahsilini, yargılama gideri ile ücreti vekaletinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 556.400,00-TL olarak artırmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasında mahkemenin yetkili olmadığını, dava konusu olayın ... ilçesi sınırları içerisinde olduğunu, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunu, müvekkilinin kusurlu olmadığını, müvekkilinin aracının park halindeyken davacı tarafın sigortalısı tarafından araca çarpıldığını, müvekkilinin açıkça kusurlu olmadığını, davacı tarafça arabulucuk görüşmelerinde fahiş fiyat istenildiğini, müvekkilinin bu talebin altından kalkamayacağını, müvekkilinin kusur durumunun keşif ve bilirkişi raporlarında değişeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davalının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada sigortalı aracın hasara uğradığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 1.400.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça davalının meydana gelen kazada %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek sovtaj bedeli ile davalının sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş'den alınan 14.000,00 TL'nin mahsubu ile 342.500,00 TL'nin davalıdan tahsili amacıyla eldeki kısmi davanın açıldığı, mahkememizce gerçek zararın tespiti amacıyla kusur durumun belirlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderildiği, ATK tarafından terditli olarak; birinci ihtimalde sürücü ...’ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ın  %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu ve sürücü ...’ın kusursuz olduğu, ikinci ihtimalde sürücü ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu ve sürücü ...’ın kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, kusur raporuna itiraz edilmesi üzerine İTÜ trafik kürsüsünde görevli bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda sürücü ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu ve sürücü ...’ın kusursuz olduğunun bildirildiği, mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli olan kusur raporları doğrultusunda olayın oluş şekli de nazara alınarak davalının %80 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda davacı tarafça yapılan ödemenin yerinde olduğu ve sovtaj bedelinin düşürülmesi ile gerçek ödeme miktarının 713.000,00 TL olduğu, %80 kusur oranına göre hesaplanan 570.400,00 TL'den davalının sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 14.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 556.400,00 TL'nin davalıya rücu edilebileceğinin tespit edildiği...\" gerekçesiyle<br>\"...DAVANIN KABULÜ İLE, <br>556.400,00 TL'nin 342.500,00 TL'sinin ödeme tarihi olan 17/12/2022 tarihinden, 213.900,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 01/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,...\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabul miktarı toplamda 556.400,00-TL olmasına rağmen vekalet ücretinin 28.242,73-TL olarak karara bağlandığını, kararın bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, mahkemenin yetkili olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi yargı çevresindeki davaya yetkisiz bir şekilde baktığını, ıslaha ilişkin itirazlarının davacı tarafa tebliğ edilmeden karar verildiğini, itirazlara rağmen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur durumu değerlendirilmesi safahatında müvekkilinin aracının arıza yapması neticesinde yolun en son emniyet şeridine park ettiğini, gerekli tedbirleri aldığını, kaza anında ise ...'ın sevk ve idaresindeki aracın duran araca vurması ile alınan emniyet tedbirlerini de ortadan kaldırdığını, savcılık tarafından alınan ilk raporda 50/50 kusur atfı olmasına rağmen gerekli tedbir ve özen yükümlülüğünü yerine getiren tüm emniyet tedbirlerini alan müvekkilinin kusurlu olarak kabulü ile mahkemenin müvekkili aleyhine karar vermesinin büyük bir mağduriyete sebep olduğunu, 342.500,00-TL'nin tahsili istemiyle açılan talep dışında bir bedelin davacı lehine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bunun sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, TTK.’nun 1472. maddesinden kaynaklanan aracın kasko poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, kazanın meydana gelmesinde sürücü işleten olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalı araç malikinden tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararında; kurulmasına karar verilen Asliye Ticaret Mahkemeleri' nin yargı çevrelerinin kuruldukları illerin \"mülki sınırlarını\" kapsayacak şekilde belirlenmesine ve kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiş olup, kazaya karışan her iki aracın da ticari araç vasfında olması ve kazanın meydana geldiği yer itibariyle davanın Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>2-) TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde; \"sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder\" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme gereğince davacı sigortanın sigortalısı yerine geçerek sigortalısına ödediği bedeli kusur oranında isteme hakkına sahiptir. <br>3-) Somut olayda ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporda alternatifli bir ayrıma gidilerek ikili kusur belirlemesi yapılmış ise de İTÜ öğretim üyelerinden müteşekkil üç kişilik bilirkişi heyeti nezdinde aldırılan teknik raporda devlet karayolu gibi trafik akışının yoğun seyrettiği mahalde davalı işleten araç sürücüsünün arka dörtlü farlarını yaktığı ihtimalinde dahi aracın tamamının emniyet şeridi içerisinde olmayıp yolu kısmen işgal etmesi, yine yol üzerinde gece vakti olması itibariyle gerekli işaretlemelerin yapılmayarak gelen sürücülerin uyarılmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli olarak %80 oranıyla kusurlu kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne vaki itirazı kabul edilmemiştir. <br>4-) Davacı sigorta şirketi, meydana gelen kaza sonrasında kasko poliçesi kapsamında kendi sigortalısına  davalının  % 50 kusur oranına göre ödeme yapmış, dava dilekçesinde de davalının 2918 sayılı KTK 59. ve 84/k maddeleri uyarınca %50 oranında kusurlu olduğu ifade edilerek ve bu yöne ilişkin fazlaya dair haklar ayrıca ve açıkça saklı tutulmamış olmakla kusur durumu bu yönüyle kabul edilmiş ve rücuen tahsil istemine konu alacak bedeli bu minvalde belirlenmiştir. <br>Hal böyle olmakla talapten fazlasına hükmedilemeyeceğinden bilirkişi incelemesi nezdinde sovtaj bedeli ve davalının sigortacısından tahsil edilen miktarlar düşülmek suretiyle gerçek zarar miktarıyla uyumlu olduğu kabul edilen 342.500,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır. <br>5-) Öte yandan ilk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin \"Tarifenin üçüncü kısmına göre ücret\" kenar başlıklı 13-(1). “...Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. ...”   hükmünü haiz olup mahkemece davanın kabul edildiği miktar itibariyle davacı lehine eksik vekalet ücretine hükmetmiş olması da isabetli olmamıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü, davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"DAVANIN KISMEN KABULÜ/KISMEN REDDİ İLE, <br>1-) 342.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17/12/2022 tarihinden işleyecek olan yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>Fazlaya dair istemin reddine,<br>2-) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.396,18 TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcının toplamı 9.771,78‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 13.624,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 5.849,05 TL peşin harç, 3.922,73 TL ıslah harcının toplamı 9.852,48‬ TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafca yapılan 5.750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.928,00 TL ATK ücreti, 280,50 TL tebligat, e-tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.958,50 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul-ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.898,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul-kısmen red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.920,67-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.199,33 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,<br>6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 54.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 34.224,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-6100 s. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmın davacıya/davalıya talep olmadan (re'sen) İADESİNE,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Taraflardan alınan istinaf karar peşin harcının yatıran taraflara iadesine,<br>IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı, 208,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.377,40-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>V-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı, 158,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.327,40-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VII-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunanlar tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,<br>VIII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>IX-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 06/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"676dd51cce2f8598","SID":"5be25a867714e4f5"}}