{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1993 - 2025/2277<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1993 <br>KARAR NO\t: 2025/2277<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/354 E.  -  2023/217 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/05/2023 tarih ve 2022/354 E. - 2023/217 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2020/148146 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin adına tescilli \"... ...\" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin \"...\" markası ile davalı şirkete ait \"... ... ...\" ve \"... ...\" markaları arasında herhangi bir benzerlik veya iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının yeterli ayrıt ediciliği sağladığını, redde mesnet markaların ilgili sınıflar için tescilde hiçbir üstün hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin \"...\" şeklinde oluşturduğu markaları 09, 35, 36, 38, 42. sınıflarda tescil ettirdiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, markalar benzer olmadığından sınıflar bakımından benzerlik bulunmasının iltibasın varlığı için tek başına yeterli olmayacağını, davalı şirket markalarının esaslı unsuru olarak değerlendirilen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, müvekkili şirketin \"...\" ibaresini içeren birden fazla markanın sahibi bulunduğunu, seri marka oluşturma amacı taşıdığını, müvekkili şirketin önceki tarihli \"...\" ibaresini içeren markaları sayesinde öncelik hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin markalarında yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük ve tanımlayıcı olduğunun kabul edildiğini, ilgili masa oyununun toplumda \"...\" olarak bilindiğini, \"...\" ibaresinin davalının tekeline bırakılamayacağını, davalı markasında \"...\" ibaresinin esas unsur olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-9382 sayılı kararının aleyhe hususlarının iptaline, müvekkili şirkete ait 2020/148146 sayılı marka başvurusunun tescil prosedürünün tüm mal ve hizmetler yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali doğacağını, markaların birbirleriyle ilişkilendirilebilir olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı Şirket vekili, redde mesnet müvekkili markalarının asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, davacı markası ile müvekkili şirket markalarının aynı mal ve hizmetlere ilişkin olduğunu, markalar arasında güçlü bir karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının iddiasının aksine \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan emtialar bakımından, taraf markaları arasında, emtiaların aynı veya benzer olması şartının sağlandığı, taraf markalarının, sadece davalı markalarında yer alan renk ve tali unsurlar konusunda farklılık taşıdığı, markaların esas unsur olarak aynı ibareden oluştuğu, taraf markaları arasında yüksek seviyede görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bu nedenlerle somut olayda markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, kazanılmış hak için aranan şartların, somut olay bakımından gerçekleşmediği, davacı yanın önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.       <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunmalarına rağmen mahkemece, itiraz ve taleplerinin değerlendirme dışı bırakılarak eksik ve hatalı incelemeler içeren, itirazlarımızı karşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, bu durumun usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalıya ait markalar ile müvekkili markalarının yan yana getirilmesi halinde ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların şeklen birbirinden farklı olup iki markanın ortalama tüketici nezdinde karıştırılmayacağını, ayrıca \"...\" ibareli markaların, müvekkili şirket tarafından piyasada maruf hale getirildiğini, müvekkilinin mevcut durumu, reklam ve tanıtımları ile yaygınlığı, marka tescilleri, halk arasında yaş sınırı ya da sektör gözetilmeksizin geniş şekilde bilinirliği, ülke çapında 13.000’ü aşkın mağazası, üzerinde \"...\" esaslı unsurlu markalarını taşıyan mağazalarda yoğun bir şekilde satış/hizmeti yapılan seri markalı ürünlerinin piyasa değeri, reklam tanıtım faaliyetleri, sponsorlukları, vb. hususlar değerlendirildiğinde tanınmış olduğunun açık bulunduğunu, müvekkili adına kayıtlı eski tarihli markalar nedeniyle müvekkilinin müktesep hakkının olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"... ...\" ve \"... ... ...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 <br><br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50e75654f414e042","SID":"b62a79e8c15dc2c6"}}