{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2022/2318 <br>KARAR NO\t: 2025/2031<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2022<br>NUMARASI\t: 2018/534 Esas - 2022/551 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 27/12/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ihraç veya ithal ettiği mallarının deniz taşımacılığı hizmetini verdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği aralarında cari hesapları bulunduğunu, alacağın ağırlıklı olarak deniz taşımacılığı kaynaklı navlun ve demuraj alacağından oluştuğunu, faturaların davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı yanca faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilemeyince, İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, belirterek davalının itirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından düzenlenen faturaların hiç bir dayanağı olmadığını, müvekkilinin davacı taşıyıcı ile taşıma için anlaştığını, ancak davacının kendi hatasından dolayı konteynere gereğinden fazla yükleme yapması nedeniyle ceza aldığını, davacı tarafın kendi sorumsuzluğundan doğan zararı alıcıya yansıtmaya çalıştığını, konteynere gereğinden fazla üst üste yük yükleme yapılmasından dolayı davacının fahiş ücret talep etmesi nedeniyle alıcının malı çekemediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, davacı tarafın sorumluluğunu yerine getirmemesinden dolayı yüklenen malın ödemesini müvekkilinin yaptığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;takibe konu alacağın 14.02.2018 tarihli konişmento tahtında dava dışı ...'ye ait olan ...gemisi ile Mersin'den ...'ye taşınan 6 konteyner dolusu soğan yükünden kaynaklandığı, davacının akdi taşıyan sıfatıyla davalıya karşı taşımayı üstlendiği, fiili taşımanın ise ... tarafından yapıldığı, 08/01/2018 tarihli 2.100-USD bedelli navlun faturası, 02/04/2018 tarihli demuraj faturası, deniz navlunu ve masraflara ilişkin 63.962,10-USD bedelli fatura, 31.05.2018 tarihli deniz navlununa ilişkin 3.150-USD bedelli fatura, demuraja ilişkin 31.08.2018 tarihli 15.600-Euro bedelli fatura, 30.09.2018 tarihli kur farkına ilişkin 123.070,17-TL bedelli ve 31.12.2018 tarihli 64.027,42-USD bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların, Mersinden ...'ye yapılan soğan yükünün taşınmasına ilişkin olup 2.100-USD bedelli navlun faturasının Garanti Bankası'ndan gelen havale ile 11.01.2018 tarihinde ödendiği, ... tarafından davacıya soğan yüküne ilişkin TCLU1194803, APRU5789670, ..., ..., ... ve TRLU1673929 numaralı 6 adet konteyner yükü için 15.02.2018 tarihli 2.748-USD bedelli, 15.02.2018 tarihli 10.770-USD bedelli, 11.07.2018 tarihli 15.600-Euro bedelli ve 12.12.2018 tarihli 64.027,42-USD bedelli faturalar düzenlendiği, davacının fiili taşıyana 25/09/2018 tarihinde 15.600-Euro, 25/01/2019 tarihinde 120.000-USD ödeme yaptığı, davacının fiili taşıyana yaptığı bu ödemelerin dava konusu demuraj ve taşıma masraflarına ilişkin olduğu, buna karşılık davacının 14/09/2018 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlattığı, takip tarihi itibariyle davacının fiili taşıyıcıya henüz ödeme yapmadığı, ödemelerin takipten sonra yapıldığı, davacının fiili taşıyana ödediği demuraj ve diğer taşıma masraflarından dolayı davalı taşıtan aleyhine takip yapabilmesi için ödemelerin takip tarihinden önce yapılmış olması gerektiği,  takip tarihi itibari davacının muaccel alacağı bulunmadığı, dava konusu icra takibinde ancak aradaki navlun sözleşmesi gereğince ödenmemiş navlun talep edilebileceği, davacının 08/01/2018 tarihli 2.100-USD bedelli ilk navlun faturasını ... Bankası'ndan yapılan havale ile ödediği, 31/05/2018 tarihli 3.150-USD bedelli navlun faturasına ilişkin bir ödeme yapılmadığı, kalan kısmın ödenmediğinin davalı tarafın da kabulünde olduğu, gönderilenin navlun ve  demurajdan sorumlu tutulabilmesi için konşimentoda bu yönde açıkça bir kaydın yer alması ve konişimentoyu ibraz ederek yükün  teslimini taşıyandan talep etmesi gerektiği, malın alıcı tarafından çekilmediği, bu halde ödenmeyen navlunun sorumlusunun davacı taşıtan olduğu, davacının kur farkına ilişkin yazılı bir belge sunamadığı gibi ticari defterlerinden de kur farkı uygulaması olduğunun tespit edilemediği, cari hesap alacağı içerisinde yer alan kur farkı alacağının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 28. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine itirazın kısmen iptali ile 3.150-USD alacağın takip tarihinden itibaren  3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına, fazla talebin reddine, %20 oranda  hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin asıl taşıyıcıya demuraj bedellerini ödeyerek davalı taşıtana rücu hakkını elde ettiğini, ancak mahkemenin hatalı olarak ödemenin takip tarihinden sonra yapılmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verildiğini, davalının konteynerleri iade etmediğinden müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı demuraj bedelini aynen davalıya rücu hakkının olduğunu,...'nin demuraj bedellerini  talep ettiğini ve müvekkilinin ödediğini, bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunması sebebiyle ödemelerin belli aralıklarla toplu halde yapıldığını, bu nedenle dekont tutarlarının faturalardan yüksek göründüğünü, demurajların fiili taşıyan tarafından müvekkiline bildirilmesinden sonra teamül gereği beklenen gider oluşturulduğunu, fiili taşıyan tarafından fatura düzenlenmesine müteakip müvekkili şirketin cari hesap gereği diğer borçları ile birlikte demuraja ilişkin bedellerin de ödenmesini fiili taşıyıcı ...'ye yaptığını, hal böyle iken mahkemenin ticari teamülleri görmezden gelerek verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu,müvekkili tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından süresinde itiraz edilmediğini, kur farkı istenemeyeceğine ilişkin kararının da yerinde olmadığını, deniz taşımacılığı sektöründe kur farkının teamül olduğunu, yine faturalarda döviz cinsinden düzenlenen faturaların döviz cinsinden ödeneceğinin açıkça belirtildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla üstlendiği taşımada emtianın alıcısı tarafından teslim alınmaması sonucunda oluşan konteyner demuraj bedeli, navlundan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı tarafından istiflenerek kapalı şekilde getirilen konteynerlerdeki tonaj aşımı nedeniyle fiili taşıyan tarafından demuraj, ardiye ve ihracat masraflarının ödenmesini talep ettiğini, taşıma yapıldıktan sonra, alıcının malı teslim almaması nedeniyle geriye kalan navlun bedeli ile varma limanında oluşan demuraj ücretlerinin gönderilenden tahsil edilemediğini, fiili taşıyanın bu ücretleri kendisinden tahsil ettiğini ileri sürerek bakiye navlun alacağı ile fiili taşıyana ödenen demuraj  ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı vekili ise, fiili taşıyanın kestiği demuraj faturalarından dolayı alıcının malı çekemediğini, müvekkilinin ilk navlun ödemesini yaptığını, ikinci navlun ödemesinin ise yükün teslim aşamasında alıcı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu nedenle icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece, takip tarihi itibariyle davacı akdi taşıyanın fiili taşıyana demuraj ödemesi bulunmadığından, davalı taşıtandan talepte bulunamayacağı, ancak 3.150-USD tutarlı taşıma nedeniyle navluna hak kazandığı gerekçesiyle davalının itirazının 3.150-USD yönünden kısmen iptaline fazla talebin reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil kaydının incelenmesinde, şirketin karar tarihi öncesinde 22.10.2020 tarihli genel kurul kararı gereğince sicilden terkin edildiği ve bu hususun 27.10.2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Taraf ehliyeti dava şartı olup davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekir. Taraf teşkilindeki bu eksiklik mahkemece gözetilmemiş, şirket tüzel kişiliği sona erdiği, dolayısıyla vekalet ehliyeti de sona eren şirket vekiline karar tebliği yapıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama sürecinde davanın taraflarının  taraf ehliyetini haiz olması gerekir. Mahkemece, davacıya davalı şirketin ihyası için süre verilip ihya davası açıldığı takdirde sonucu beklenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de; davacının talep ettiği alacak kalemleri hatalı değerlendirilmiştir. Şöyle ki; davacının alacağının dayandığı cari hesap ekstresinde takip tarihine kadar düzenlenen 08/01/2018 tarihli 2.100-USD tutarlı, 02/04/2018 tarihli 63.962,10-USD tutarlı, 31/05/2018 tarihli 3.150-USD tutarlı, 31/08/2018 tarihli 15.600-Euro tutarlı faturalarla davalının borçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu faturalardan 08/01/2018 tarihli 2.100-USD tutarlı faturanın 770288556 sayılı konşimento tahtında gerçekleşen taşıma ile ilgili olduğu, 2.100-USD deniz navlunu tahakkuk ettiği, 02/04/2018 tarihli 63.962,10-USD tutarlı faturanın KTLMER185646 sayılı konşimento tahtında gerçekleşen taşıma ile ilgili olduğu, 18.000-USD deniz navlunu, 4420-USD liman masrafları, 600-USD eqipment imbalance, 9.750-USD demuraj, 31.912,10-USD yurt dışı demuraj tahakkuk ettirildiği, 31/05/2018 tarihli 3.150-USD tutarlı faturanın KTLMER175240 sayılı konşimento tahtında gerçekleşen taşıma ile ilgili olduğu, 3.150-USD deniz navlunu tahakkuk ettirildiği, 31/08/2018 tarihli 15.600-Euro tutarlı faturanın KTLMER185646 sayılı konşimento tahtında gerçekleşen taşıma ile ilgili olduğu, 15.600-Euro demuraj tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.Öncelikle, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için davacının icra takibindeki talebinin ve cari hesaptaki fatura içeriğindeki birbirinden farklı nitelikteki alacak kalemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacı akdi taşıyan tarafından fiili taşıyana demuraj ödemesi yapılmadan davalı taşıtandan talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile 3.150-USD navlun dışında kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de davacının alacağını dayandırdığı faturalardan sadece 31/08/2018 tarihli 15.600-Euro bedelli fatura ile 02/04/2018 tarihli faturanın 9.750-USD ve 31.912,10-USD kısmı demurajla ilgilidir. 02/04/2018 tarihli faturanın geriye kalan 18.000-USD deniz navlunu, 4.420-USD liman masrafları, 600-USD eqipment imbalance açıklaması ile düzenlendiği anlaşılmakla fiili taşıyana ödeme yapılmadığından bahisle bu tutarlar yönünden davanın reddi yerinde olmamıştır.   Bunun dışında dava dışı fiili taşıyan ... tarafından dava konusu soğan yüküne ilişkin TCLU1194803, APRU5789670, ..., ..., ... ve TRLU1673929 numaralı 6 adet konteyner yükü için 15.02.2018 tarihli 2.748-USD bedelli 15.02.2018 tarihli 10.770-USD bedelli, 11.07.2018 tarihli 15.600-Euro bedelli ve 12.12.2018 tarihli 64.027,42-USD bedelli faturalar düzenlenmiş olup, 11.07.2018 tarihli 15.600-Euro bedelli faturanın soğanların imhası için davacıya yansıtılan bedel olduğu anlaşılmaktadır. Fiili taşıyanın düzenlediği bu faturanın aynı tarihte davacının defterine kaydedildiği tespit edilmiştir. Davacı ise davalıya 31/08/2018 tarihli 15.600-Euro tutarlı faturayı demuraj alacağı olarak tahakkuk ettirmiş ise de imha masraflarına ilişkin fiili taşıyan tarafından düzenlenen faturayı ticari  defterlerine takipten önce  kaydederek dava dışı fiili taşıyan ... arasındaki hesaptan düşen davacının 31/08/2018 tarihli 15.600-Euro bedelli faturanın imha masrafları için düzenlenip düzenlenmediği, davacının bu tutara hak kazanıp kazanmadığı hususu üzerinde durulmaması da doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; yargılama sırasında ticaret sicilinden terkin olan davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyası zorunlu olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, taraf teşkiline ilişkin eksikliğin tamamlanarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 Tarih 2018/534 Esas - 2022/551 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;\"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a43c6f574735ef3","SID":"ddc2cb6282cc992d"}}