{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:25/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:23/03/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:25/11/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı müvekkilinin de tebligat adresinde sebze fidesi üretimi ve ticareti yaptığını, her ne kadar ticaret siciline kayıtlı değil ise de yıllık alım ve satım tutarı itibariyle TTK.m.11/2 hükmüne göre tacir olduğunu, bilanço usulüne göre defter tuttuğunu, müvekkilinden geçmiş yıllardan beri toptan sebze fidesi alan davalının, gönderdiği çekler ve yaptığı kısmi ödemeler sonrası aralarında oluşan cari hesapta davacının lehine en son 219.348,84 TL bakiye alacak oluştuğunu, sipariş ettiği fideleri kendisine ait olduğunu bildirdiği ve kendi çalışanları olan sürücüler olduğunu ifade ettiği araç ve sürücüleri ile davacının iş adresinden teslim alan davalı ...'in tahakkuk eden borcu nedeniyle aşamada yapılan görüşme ve yazışmalarda, davalının kalan borcu için çek vereceğini bildirmesine rağmen bir süre beklenen davalının oyalama yoluna gittiği anlaşıldığından, hakkında, faturalara bağlı, irsaliyelerle teslimi teyit edilen fideler tutarı 219.348,84 TL asıl alacak ve bu alacağa, aralarındaki mesaj ve yazışmaları ile ödeme talebi iletildiğinden, takipten önce işleyen avans faizi ile birlikte oluşan alacağın tahsilini temin için Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı  dosyası ile  ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itiraz dilekçesi ile takibin durdurduğunu, ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiğini, davalının adına olan işletmesinin unvanını değiştirerek aynı sicil numarası ile Ankara Ticaret Siciline ...  Tarım Ürünleri Lojistik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak kaydettirdiğini,  aynı unvan ile faaliyetlerine devam ettiğini, bu nedenle tahsilde tekerrür olmamak üzere belirtilen şirket hakkında ayrıca Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da ilamsız icra takibine girişildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, bu nedenle de mahkemece her iki takip dosyası dikkate alınarak üçüncü kişiler dahil hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, akabinde haksız itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili, .... tarihli tensip tutanağının ... nolu ara kararı ile yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olup, hukuka uyarlık göstermediğini, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve hukuki yarara ilişkin itiraz ettiklerini, 22.11.2021 tarihli dava dilekçesinde aleyhe hususları kabul etmediklerini, tensip tutanağı ile verilen hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı ile yargılama yapılmaksızın, deliller toplanmaksızın, müvekkillerine savunma hakkı verilmeksizin, davacı tarafından haklılığa ilişkin makul ve makbul bir belge sunulmamaksızın, yaklaşık ispat yükümlülüğü dahi gerçekleştirilmeksizin, davacı tarafın yargılama neticesinde elde etmek istediği hukuki menfaatlerin hukuka aykırı tedbir kararı ile tasarrufuna sunulduğunu, yargılama yapılmaksızın doğrudan hüküm kurularak kararın infazına geçildiğini ve duruşma yapılmasına dahi gerek kalmadığını, bu kararın tensiben kaldırılması gerektiğini, dosyadaki usulsüz ve sebepsiz faturaların müvekkili ... adına kesilmiş iken dosya ile ilgisi ve irtibatı bulunmayan şirket aleyhine de ihtiyati haciz kararı uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davaya konu faturaların müvekkillerine tebliğ edilmediği gibi ticari defter ve kayıtlarında da mevcut olmadığını, bu hususun bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesinde açıkça ortaya çıkacağını, bu yönüyle asıl alacağa, faize, faiz oranına, yetkiye itiraz ettiklerini, ayrıca müvekkillerinin ikametgahının Çubuk olup iş bu davaya bakmakla görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetkinin belirlenmesinde davalının ikametgahı esas alınacağından davacı vekilinin beyanlarını kabul etmediklerini, davacı vekilinin her ne kadar ihtiyati haciz istemiş ise de, davacının amacının para alacağını teminat altına almak olduğuna göre, HMK 33.maddesindeki “uygulanacak hukuk normunun resen hakimce tespit edilmesi ve uygulanması hakime aittir” ilkesi gereğince talep hakkında ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması ve bu hükümler çerçevesinde talebin değerlendirilmesi gerektiğini,  taahhüt edilen ürünlerin tam, eksiksiz, ayıpsız, muhafazalı şekilde teslim edilmediğini, teslimi gerçekleşen ürünlerin ayıplı ifa edildiğini, faturalarda tahrifat yapıldığını, bu hususta  Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca dava konusu itirazın iptali istemi olduğuna göre, HMK 389 maddesi gereğince ihtiyati tedbir sadece “uyuşmazlık konusu hakkında” verilebilmesi karşısında talebin ihtiyati tedbir olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek açılan davanın reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Dosya arasına aldırılan ticaret sicil kayıtlarından da  davalı ...  şahıs şirketi  08.03.2021 tarihinde tür değişikliği yaparak ... unvanını aldığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin basiretli bir tacir olarak  tür değişikliği yapması durumunda, davalı gerçek kişinin, tür değişikliğinden önceki borcundan dolayı davacıya karşı  sorumluluğu devam etmektedir. Ayrıca hem tür değişikliği sonucu davalı borçlunun unvan değişikliğine gitmiş olması hem de her iki takip dosyasına konu alacağın aynı alacak olması sebebi ile tek bir vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir. <br>Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: Davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde ödeme defiinde bulunmadığı gibi akdi ilişkiye de itiraz etmediği; her ne kadar  borcunun olmadığını beyan etmiş ise de dayanağı faturaları form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu bildirilen faturalar yönünde akdi ilişkinin ve  fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, her ne kadar davacı taraf takibe kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü sabit olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, her iki takip dosyasındaki alacağın tek ve likit alacak olduğundan asıl alacağın % 20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>Her ne kadar  davalı vekilinin 23/03/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında sevk irsaliyeleri ve faturaların sahteliği ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirmiş ise de, davalı tarafından düzenlenen BA formları  ile malzemelerin teslim edildiği mahkememizce kabul edildiğinden ve karara dayanak bu formlar/belgeler davalı tarafından düzenlendiğinden, soruşturma dosyası sonucunda oluşacak netice huzurdaki dosyaya  etkili olmayacağı ve usul ekonomisi gereği soruşturma dosyası bekletici mesele yapılmayarak davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. <br>Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; yazışmaların davalı ve vekilinin kabulünde olduğundan takipten önce temerrüdün gerçekleşmiş olmasına rağmen davacının takipten önceye ilişkin işleyen avans faizine mahsuben talep ettiği faiz yönünden davanın kısmen reddinin yerinde olmadığını, mahkemenin kararının takipten önce işleyen faize mahsuben talep edilen faiz yönünden reddinin anılan ve resen belirlenecek nedenlerle yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusu teknik ve uzmanlık gerektiren ticari defter ve kayıtlar ile ilgili alanında uzman bilirkişi kurulu tarafından inceleme yapılmaksızın salt yerel mahkeme hâkimi tarafından yapılan teknik değerlendirmenin hükme esas alınamayacağını, etki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve hukuki yarar itirazlarının gerekçesiz reddedildiği gibi yokluklarında ihsas-ı rey niteliğinde verilen ihtiyati haciz kararının da bozma gerektirdiği kanaatinde olduklarını, BA belgelerinin teslime karine teşkil etmeyeceği gibi müvekkilinin mallarının tam, eksiksiz, hasarsız teslim edilip edilmediğinin araştırmaya dahi gerek duyulmadığını, fatura tarihleri incelendiğinde aynı gün ve saatte ardışık olarak düzenlendiğini, sebep-sonuç-yer-zaman bağlantısının bulunmadığını ve gerçek ticari ilişkiyi yansıtmadığını, WhatsApp yazışmaları ve icra takibiyle, ticari defterlerin örtüşmediğini ve çeliştiğinin görüleceğini, buna rağmen kendi aleyhlerine delil olarak kayıtlar bile incelenmeden çelişkili bir karar ortaya konulduğunu, alacağın likit ve belirli olmamasına, müvekkilinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilememesine rağmen %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de bozma gerektirdiğini, müvekkili ...’in Ankara ili Çubuk ilçesinde vergi dairesinden yerel mahkeme dosyasına gelen yazı cevabından da görüleceği üzere yaş sebze ve meyve toptan satışı alanında hâlen faal olan şahıs işletmesi bulunmadığını, müvekkilinin ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 08.03.2021 tarihinde kurulmuş olup davacı ile hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığını, bu yönüyle husumet ve hukuki yarar itirazında bulunduklarını, yerel mahkemenin gerekçesinde tür değişikliği halinde de önceki borçlulara karşı sorumluluğun devam ettiği belirtilmesine rağmen aynı alacak kalemine ilişkin derdest icra takibine yönelik herhangi bir değerlendirmeye yer vermediği gibi hüküm de kurmadığını, müvekkilinin sunulan çekler ve yapılan havaleler ile tahsilatlarla davacıya yapılan teslimatların ödemesini gerçekleştirdiğini, davacının buna rağmen yaşadığı ekonomik zorluk sebebiyle müvekkilinden fazladan ödeme yapmasını beklediğini, yerel mahkemece bu hususların araştırmaya dahi değer bulunmadığını, banka kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve ticari defterlerin incelenmediğini, BA formları ile ödemelerin tespit edilemeyeceği gibi bunun araştırmasının teknik ve uzmanlık gerektirdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sevk irsaliyelerinin sonradan düzenlendiğini, tahrif edildiğini, üzerinde değişiklik yapılmış olup hükme esas alınabilir olmadığını, bu hususta davacı aleyhine savcılık makamına suç duyurusunda bulunulacağını, bekletme taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, sonuca etkili olan şikayetin sonuca etkisiz olacağı yönündeki yanlış ve eksik değerlendirmenin bozma gerektirdiğini, örneğin ... sıra nolu 06.05.2017 tarihli sevk irsaliyelerinin tümünde müvekkilinin imzası bulunmadığı gibi 4 adet ekleme ile tahrifat yapıldığını, 03.05.2017 tarihli ... sıra nolu, 29.04.2017 tarihli ... sıra nolu, 29.04.2017 tarih ve ... sıra nolu, 29.04.2017 tarih ve ... sıra nolu sevk irsaliyelerinin sonradan doldurulduğunu, 25.04.2017 tarihli ... sıra nolu sevk irsaliyesine sonradan ekleme yapıldığını ve tahrif edildiğini, 05.2017 tarihli ... sıra nolu sevk irsaliyesine ekleme yapıldığını, 25.10.2017 tarih ve ... nolu sevk irsaliyesine ekleme yapıldığını, 22.05.2017 tarih ve ... sıra nolu sevk irsaliyesine ekleme yapıldığını, bunun gibi diğer sevk irsaliyelerinde sahtecilik mevcut olduğunu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan WhatsApp yazışmalarının da sonradan uyarlanmış olup müvekkiline ulaşmış irade beyanlarını yansıtmadığını, davacı tarafın hakaret ve ikrarlarının gizlenmeye çalışıldığını ve bu metinden açıkça anlaşıldığını, bir kısım yazışmaların da tahrif edilerek üzerinde değişiklik yapıldığını, müvekkilince yazılan beyanların kasıtlı olarak kesilerek veya düzenlenerek dosyaya sunulduğunu, dosyaya sunulan fatura tarihleri incelendiğinde aynı gün ve saatte ardışık olarak düzenlendiğini, sebep-sonuç-yer-zaman bağlantısının bulunmadığını ve gerçek ticari ilişkiyi yansıtmadığını, WhatsApp yazışmaları ve icra takibiyle, ticari defterlerle örtüşmediğini ve çeliştiğinin görüleceğini, örneğin 27.04.2020 tarihinde saat 14:54’te 14.230,08 TL kesilen faturaya ek olarak saat 14:48’de 33.592,32 TL daha fatura kesildiğini, 28.04.2020 tarihinde saat 12:02’de 36.050,40 TL, saat 12:11’de 13.530,24 TL fatura kesildiğini, kesilen faturadaki mal ve hizmet bedellerinin birbiriyle çelişkili olduğu gibi tam, eksiksiz ve hasarsız teslim edildiğine dair teslim makbuzunun dosyaya sunulmadığını, bu hususların dahi icra inkâr tazminatı taleplerinin haklılığını açıkça ortaya koyduğunu, buna rağmen alacak likit ve belirli olmamasına, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmamasına rağmen aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin bozma gerektirdiğini, taahhüt edilen ürünlerin tam, eksiksiz, ayıpsız, muhafazalı şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, teslimi gerçekleşen ürünlerin de ayıplı ifa edildiğini, bunun aksinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, yerel mahkemenin TTK 21/2, TMK 6, HMK 190 maddelerini ifade etmesine rağmen ispat yükünün haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline yüklendiğini, faturaların muteber olup olmadığının, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin, irsaliyelerin ticari defterlerle uyumunun, sahtecilik iddiaları incelenmeksizin ispat yükünün kendilerine bırakıldığını ve fakat jet hızıyla karar verilerek deliller dahi toplanmaksızın buna imkân da verilmeden hüküm kurulduğunu, teslim edilen bir kısım ürünler ile taahhüt edilen ürünlerin vasıf, nitelik ve sayıları arasında tutarsızlık olduğu gibi sevk irsaliyelerindeki ve faturalardaki sahtecilik ve usulsüzlüklerin tespit edildiğini, bu hususların WhatsApp kayıtlarıyla gölgelenmeye çalışılsa da bir kısım yazışmaların sehven davacı vekili tarafından dosyaya yansıtıldığını, örneğin 18.05.2020 tarihli yazışmada “ben malımı kabul ederim abi sıkıntı yok” ifadeleriyle ayıplı mal satışının ikrar edildiğini ve fakat alacak talep edildiğini, ambalajlamada sıkıntı bulunduğunun da yazışmalara yansıdığını ve davacı tarafça bu hususun ikrar edildiğini, 21.05.2020 tarihli yazışmada “gül gibi fidelerimi geri gönderdin ona tamam” ifadeleriyle ayıplı ifayı kabul ettiğini, buna rağmen 18.03.2021 tarihinde diğer faturalar gibi usulsüz 36.731,80 TL fiyat farkı faturası kesilerek olmayan alacakların tahsili yoluna gidildiğini, 19.05.2020 tarihinde kalan net bakiye 211.395,84 TL olduğunun iddia edildiğini, 08.03.2021 tarihinde diğer faturalar gibi usulsüz 36.731,80 TL fiyat farkı faturası kesildiğini, 29.07.2021 tarihinde 250.141,34 TL’nin müvekkili ...’e icra takibi yapıldığını, 17.09.2021 tarihinde müvekkili şirket aleyhine de 219.348,84 TL icra takibi yapıldığını, davacı vekilinin 22.11.2021 tarihli dava dilekçesinde alacaklarının 219.348,84 TL olduğunu iddia ettiğini, davacının dahi olmayan alacağın ne kadar olduğuna karar verebilmiş olmadığını, faturaların ilgililere tebliğ edilmeksizin, ticari defter ve kayıtlara işlenmeksizin, sevki ve teslimi gerçekleşmeksizin tahrifat yapılan belgelere dayanarak asıl alacağın yasal dayanağı olmadığı gibi temerrüt şartları oluşmaksızın yapılan faiz talebi ve oranında hukuka uyarlık bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağı için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı bir hususun bulunup bulunmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ... arasında toptan sebze fidesi alım satımından kaynaklanan açık cari alım satım ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından 219.348,84 TL alacağın tahsili için davalı ... hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, davalı borçlu şirket hakkında ise aynı müdürlüğün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>Davalıların her iki takipte borca ve yetkiye itiraz ettikleri, davacı tarafından ...’in tür değişikliğine giderek “...” unvanını aldığı iddia edilmiş, davalılar ise ... ile davalı şirketin ayrı ayrı faaliyet gösterdiklerini, davacı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olduğunu, mahkemeye sunulan fatura ve sevk irsaliyelerinde oynama yapıldığını, bu nedenle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu savunmuşlardır.<br>Mahkemece, davalıya ait BA formları esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 222/1 ve 6102 sayılı TTK'nın 83. maddeleri uyarınca, ticari defterlerin re'sen incelenmesine karar verilebileceği gözetilerek faturaların davalı ticari defterinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilmesi, kayıtlı olmaması halinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyasının celp edilip incelenerek, dava konusu fatura ve sevk irsaliyelerine ilişkin olması hâlinde sonucunun beklenmesi gerektiği; davalıya, ürünlerin ayıplı olduğu yönündeki iddiasını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3 ve 23/1-c maddelerinde öngörülen usullerle ispat etme imkânının sağlanması gerektiği, (Bkz. Yargıtay 11. HD, 2024/2793 E., 2025/1305 K.) tüm bu deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defterleri ile sevk irsaliyeleri ve faturaların incelenmesinin muhasebe ve işletme ekonomisi bilgisi gerektiren teknik hususlar olması nedeniyle, hâkimin bu değerlendirmeleri genel bilgisiyle yapmasının beklenemeyeceği, bu sebeple HMK’nın 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılması ve alınacak raporun hukuka uygunluğunun denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak, davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre katılma yoluyla istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalılar vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin  istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacı ve davalılara İADESİNE, <br>7-Davacı ve davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25/11/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d66e487acb871e13","SID":"f9b649f9ccba48a4"}}