{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1191 Esas<br>KARAR NO: 2025/1680<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2023<br>NUMARASI: 2019/1106 E. - 2023/223 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>DAVA:<br> Davacı vekili tarafından sunulan 23/10/2019  tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 12 Mayıs 2016 tarihinde sıralı 17 adet senetle toplam 182.750 TL tutarında senet keşide ettiğini, taahhüt ettiği bu ödemeleri de kısmen elden ve bankadan davalıya ödediğini, davalı tarafın, müvekkili tarafından taahhüt edilmiş olan senet ödemelerinin yapılmadığından bahisle, T.C. İstanbul 10. İcra Dairesi ... sayılı dosya ile müvekkili hakkında takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, takibin kötü niyetli, haksız  olduğunu, müvekkilinin, davalı tarafa, asıl alacak borcunun bulunmadığını, kısmen borcunun bulunduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin kardeşi olduğunu, davalı tarafın takibine dayanak yaptığı senetlerin miras paylaşımından (baba) kaynaklanan senetler olduğunu, müvekkilinin, davalı taraf ile birlikte ... Otelcilik Turizm ve Tic. Ltd. Şti’nin hissedarı olduklarını, ayrıca, müvekkilinin bu Otel İşletmesinin kiralık olarak kullanmakta olduğu gayrimenkulün de hisseli maliki olduğunu, müvekkilinin, hem şirket hissedarlığından kaynaklanan kar payı ödemelerini, hem de gayrimenkul malikliğinden kaynaklanan kira gelirlerinin tamamını davalı tarafa var olan senetli borçların ödenmesinde kullanıldığını, bu kapsamda davalı yanın takibe konu ettiği senetlerin düzenlenme tarihinden sonra ve takip tarihine kadar (01.07.2017¬06.03.2018) ve takip tarihinden de 28.05.2019 tarihine kadar senetlerle ilgili yapılan ödemelerin dava dilekçesi eki olarak tablo halinde ve ayrı ayrı gösterildiğini, müvekkil tarafından davalı tarafa yapılan ödemelerin  defter kayıt belgeleri, banka havaleleri ile, elden ödemelerin ise tanık beyanları ile ispat edileceğini, buna göre müvekkilinin takip öncesinde, 11.325 TL si kira ve 37.000 TL si kar payı olmak üzere toplam 48.325 TL tutarında davalı yana ödeme yaptığını,  takibe konu senetlerin 48.325 TL'sinin  bedelsiz olduğunu davalı tarafın, 2017-2018 yılı içerisinde ve tüm geçen yıllarda senetlerle ilgili hiçbir ödeme yapılmamış gibi senetlerin bedelsiz kalan kısmını cebri icra konusu yapmasının haksız ve  hukuksuz olduğunu ve takibin iptalinin gerektiğini, takip tarihinden sonra, 09.07.2019 tarihine kadar; müvekkilinin otel işletmesinden kaynaklı kar payı ve  kira gelirlerine davalı yanca, haksız bir biçimde el konulduğunu,, yaptığı bu tahsilatı da icra dairesine de bildirmeyerek, takibini devam ettirdiğini, en son 11.06.2019 tarihinde müvekkiline ait otel gayrimenkul hissesinin icra marifeti ile satışı için gün tayin edilmesini istediğini, davalı tarafın, takip tarihinden sonra, 09.07.2019 tarihine kadar 12.300 TL si kira ve 103.930 TL si kar payı gelirlerinden olmak üzere toplam 116.230 TL tutarında tahsilat yaptığını, sonuç olarak müvekkilinin davalıya takip tarihinden önce ve takip tarihinde sonra (09.07.2019 tarihine kadar) olmak üzere toplam (48.325 + 116.230) 164.555 TL ödeme yapmış olduğunu, bu nedenle müvekkil tarafından yapılan toplam 164.555 TL ödemenin faizi ile birlikte yapılan takip tutarından mahsubu ile iptalinin gerektiğini, davalı tarafın, icra takibi ile anapara faizi/temerrüt faizi talep ettiğini, hiçbir şekilde anapara faizi/temerrüt faizi talep edemeyeceğini, müvekkili ile davalı taraf arasında ne bir ticari ilişki ne de kararlaştırılmış bir faiz bulunmadığını, bu nedenle de müvekkilinden hiçbir şekilde ana para-temerrüt faizi istenemeyeceğini, anapara - temerrüt faizinin tümünün iptalinin gerektiğini, davalı tarafından icraya konu edilen alacak miras paylaşımı sonucunda oluşan adi bir alacak olduğunu, davalı tarafın alacağını, haksız ve kötü niyetle cebri icra konusu yaptığını ve müvekkiline ait hesap ve taşınmazları haczettirdiğini, müvekkilinin ekonomik ve ticari hayatına-ticari saygınlığına zarar verdiğini, müvekkili aleyhinde davalı tarafın yapmış olduğu takibin 19.966,25 TL faiz ve 548,32 TL komisyon olmak üzere Talep Edilen toplam 20.514,57 TL tutarlı kısmının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : <br>Davalı vekili tarafından sunulan 03/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle;   iş bu davanın İstanbul 10. İcra müdürlüğü ... esas sayılı dosya üzerinden yürütülen satış aşamasındaki dosyada, müvekkilinin alacağına kavuşmasını daha da geciktirmek üzere zamana oynanmak üzere açıldığını, davacının hukuken korunmaya değer bir menfaati bulunmadığından HMK 106/2. uyarınca davanın dava şartı bulunmadığından bahisle reddinine karar verilmesi gerektiğini, davacının İstanbul 10. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkilin alacaklı olduğu icra takibi nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğini,  bahsi geçen icra takibi hacze konu gayrimenkulün kıymet takdiri raporunun dosyaya sunulduğunu, dosyanın satış aşamasında olduğunu, davacı tarafın borçlu olduğunu dava dilekçesinin talep kısmında \"davalı yana borcu bulunmadığının/kısmen bulunduğunun\" ibaresine yer vererek kabul ettiğini, davalının böyle bir borcu olmasaydı davayı açmak için bugüne kadar beklemesine gerek olmayacağını,  davacının beyanları ve hatta taleplerinin dahi çelişkili olduğunu,  müvekkili tarafından icra takibi başlatalı neredeyse iki yıl olduğunu, dosyada satış aşamasına geçilmiş iken işbu davanın açılması davacının kötü niyetini apaçık ortaya çıkardığını, bu sebeple müvekkilinin alacağının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu senetleri ödemediğini ikrar etmekle birlikte, müvekkili ile davacının, dava konusu senetleri ödemediğini ikrar etmekle birlikte, müvekkilim ile arasındaki başkaca parasal ilişkileri ifade ederek ödeme yaptığını ileri sürdüğünü, davacının bu ifadelerinin gerçekliği olmadığı gibi dava dilekçesinde ispatı da olmadığını, aslolanın davacının ödeme yapmadığı yönündeki ikrarı olduğunu, davacı tarafın ödeme iddiasını ispat edemediğini belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava sözlü yargılama aşamasında iken mahkeme hakimi değiştiğini, mahkemenin doğrudanlık ilkesine uymadığını, mahkemenin hükmü çelişkili işlem yapma ve karar verme yasağına aykırı olduğunu, mahkeme derdest davada tarafların gösterdiği tanıkları davet ettiğini ve açık duruşmada bu tanıkları dinlediğini, tanıkları aynı mahkemece dinlenen  bir davada; tanık deliline başvurulamayacağını, ispat bakımından tanık delilinin de kullanılamayacağı yönündeki yine aynı mahkeme hükmü,  bu hükümle ilgili yazılan red gerekçesi çelişki oluşturduğunu, sözlü yargılama ve hüküm safhasında değişmiş olan mahkeme hakimi davanın başlangıç ve tüm tahkikat safhalarında evvelki hakimi tüm bu usulü işlemlerini ve esasa dönük kararlarını yok sayarcasına, adeta ters yüz edecek şekilde, çelişkili işlem yapma ve karar verme yasağını da ihlal eden bir biçimde hüküm kurması, usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme HMK 203 düzenlemesine aykırı bir gerekçe ile hüküm kurduğunu, mahkeme \"yemine\" başvurmadan, ispat ettikleri davalarının reddine karar verdiğini, mahkeme eksik inceleme ile hatalı hüküm kurduğunu, mahkeme hükmü, dava ve talep sonucunu karşılamaktan uzak  yargısal denetime uygun olmadığını, delilleri eksik ve hatalı değerlendirdiğini, mahkeme tanık beyanlarını hatalı değerlendirdiğini, bilirkişi raporunu da nazara almadığını, bilirkişi raporu ile davalarının ispat edildiğini, mahkeme bilirkişi raporuna bağlı olmasa bile bunu gerekçe ile açıklaması gerektiğini, 10.01.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi kök raporu, takip ve dava konusu yapılan senetlerin 10 yıl öncesinden başlayarak, taraflar arasındaki tüm parasal hareketleri incelemiş müvekkilin bu dönemden kaynaklı davalı taraftan alacaklı olduğunu tespit edildiğini, raporu mahkeme hatalı değerlendirdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mahkeme kötü niyeti görmezden geldiğini, hukuk kötü niyeti koruyamayacağını, takip konusu senetlerin borçlu ve ilk lehtar arasında kaldığı ve miras taksim sonucu düzenlendiği gerçeği mahkemece dikkate alınmadığını, senetler miras taksimi için kardeşler arasında düzenlendiğini, senetler üzerinde bir başka ciranta veya lehtar veya hamil de bulunmadığını, dava sonrası ödemelerin başkaca bir borca sayılması imkanı bulunmadığını, icra dosyanın infaz edildiği ve eksik harcın ikmal edildiği bir durumda davaya menfi tespit olarak devam edilemeyeceğini, mahkemenin maddi gerçeği hatalı tespit ettiğini, hatalı ve eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü, davalının kötü niyet tazminatına çarptırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen senetlerin ne için verildiğinin ve dosya kapsamında bir kısım bulunan ödemelerin senetlere ilişkin olduğunun ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ancak davacının konuyla ilgili yazılı herhangi bir delil sunmadığı, dinlenen tanıklarla dahi senetlerin ne için verildiği ve ödemelerin senetlere ilişkin olup olmadığı net şekilde anlaşılmadığından davanın ispatlanamadığına kanaat getirilerek yerel mahkeme nezdinde görülen davanın reddine karar verdiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , istirdat  istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından , başlangıçta menfi tespit davası açıldığı, yargılama sürecinde icra takibine konu alacağın tahsil edilmesi üzerine, davacı vekili  davaya “istirdat davası” olarak devam edilmesini talep ederek , davalıya yapılan 344.427,00 TL ödemenin tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili; müvekkilinin 12.05.2016 tarihinde toplam 182.750 TL tutarında 17 adet senet düzenlediğini, bu senetlerin ödemelerinin bir kısmının elden, bir kısmının ise banka aracılığıyla davalıya yapıldığı halde davalının , senetlerin ödenmediğini ileri sürerek İstanbul 10. İcra Dairesi ... sayılı dosya ile takip başlattığını,  takip konusu senetlerin aslında miras paylaşımından kaynaklandığını, tarafların aynı zamanda ... Otelcilik Turizm ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirkette ortak olduklarını, kira ve kâr payı gelirlerinin senet borçlarına mahsuben davalıya ödendiğini ,  takip öncesinde 48.325 TL (11.325 TL kira + 37.000 TL kâr payı) ve takip sonrasında 116.230 TL (12.300 TL kira + 103.930 TL kâr payı) olmak üzere toplam 164.555 TL ödeme yapıldığını,  bu miktarın takipten mahsup edilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli şekilde fazla tutar üzerinden takip yaptığını, faiz talebinin haksız olduğunu, zira taraflar arasında ticari ilişki ve faiz anlaşması bulunmadığını beyanla  takibin 20.514,57 TL tutarındaki (19.966,25 TL faiz + 548,32 TL komisyon) kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; davanın, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyada yürüyen icra takibinin satış aşamasını geciktirmek amacıyla açıldığını, davacının menfaatinin bulunmadığını davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,  davacının borçlu olduğunu zımnen kabul ettiğini beyanlarının çelişkili olduğunu, neredeyse iki yıl süren takibin satış aşamasında iken bu davayı açmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, bu nedenle davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve davanın  davanın reddini istemiştir.<br>İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün , 2018/7891 esas sayılı dosyası ve bu dosyadan tefrik edilen   (gayrimenkul satış talebine istinaden  asıl dosyadan tefrik edilen satış dosyası ) İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde , davalı ... tarafından , davacı ... aleyhine, 12.05.2016 tarihli ve toplam 182.750,00 TL bedelli 17 adet senete dayanarak,  182.750,00 TL asıl alacak, 19.966,25 TL işlemiş faiz , 548,32 TL %0,3 oranında komisyon, 403,20 TL ihtiyati haciz masrafı ve 7.480,00 TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere toplam 212.147,77 TL tutarında alacağın tahsili için 06.03.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak senetlerin borçlusunun  davacı ... tarafından davalı ... lehine olmak üzere tamamının 12.05.2016 tarihinde düzenlendiği, 17 adet bu senetlerin 25.07 .2016 vadeden itibaren  25.11.2017 tarihine kadar  sıralı vadeli olduğu,  bir adedi 4.750,00 TL bedelli , diğer senetler 11.125,00 TL bedelli  olmak üzere toplam senet bedelinin   182.750,00 TL olduğu,  davacı tarafça 31/12/2021 tarihinde ihtirazi kayıtla 335.000-TL ve 03.01.2022 tarihli dosya kapsak hesabına göre 9.427,37 TL  bakiye alacağın aynı tarihte   davacı tarafından ödendiği , takibin bu şekilde infaz edildiği görülmektedir.  26/09/2021 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda;  taraflar arasındaki uyuşmazlığın İstanbul 10. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında yürütülen 182.750 TL tutarındaki senetlere ilişkin takipten kaynaklandığı , dava dışı ... Otelcilik Ltd. Şti.’nin 2018-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, ancak dava konusu senetlerin bu defterlerde yer almadığı,  ajanda sayfaları şeklinde sunulan el yazılı “kasa defteri”ni delil olarak kabul edilmesi  halinde; davacı tarafından takip öncesi 37.000 TL kâr payı ve 11.325 TL kira (toplam 48.325 TL), takip sonrası ise 103.930 TL kâr payı ve 12.300 TL kira (toplam 116.230 TL) olmak üzere 164.555 TL ödeme yapıldığı sonucuna ulaşıldığı,  yapılan ödemelerin doğrudan senetlere yönelik olduğuna dair açıklama veya belge bulunmadığı, bu nedenle ödemelerin senet borcuna ilişkin olup olmadığının kanıtlanamadığı, mahkeme bu ödemeleri senet borcuna mahsup kabul ederse, davacının 18.195 TL borçlu kalacağı kanaati bildirilmiştir.  10/01/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda;  davacının 12.05.2016 tarihinde 17 adet senet düzenlediğini ve davalının 06.03.2018’de icra takibi başlattığını, banka hareketleri ve otel kayıtları incelendiğinde “senet ödemesi” açıklamalı bir işlem bulunmadığı, davacının doğrudan davalıya banka üzerinden ödeme yapmadığı, kasa defterinde davacı adına 23.625 TL kira ve 140.930 TL kâr payı kaydı bulunduğu,  tanık ...’un beyanlarına göre bu tutarların davacıya ödenmeyip davalı tarafından alıkonulduğu, bu durumda, söz konusu tutarların senet borcuna mahsup edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, mahsup edilmesi halinde davacının davalıya 19.695 TL borçlu olduğu hesaplanmıştır. 14/09/2022 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda;  banka hareketlerinde  senet ödemesi açıklamalı işlem bulunmadığı, davacının doğrudan davalıya banka yoluyla ödeme yapmadığı ve 2017-2019 ajanda kayıtlarında 164.555 TL tutarında (140.930 TL kâr payı + 23.625 TL kira) kayıt bulunduğu,  bunların  senet borcuna mahsup edilmesi halinde, davacının 18.195 TL asıl alacak ve 620 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 18.815 TL  borçlu olduğu,  ayrıca davalının BK m.100 uyarınca dava tarihine kadar 22.237,70 TL alacak talebinde bulunabileceği belirtilmiştir.17/02/2023 Tarihli 2. Ek Bilirkişi Raporunda; söz konusu  kasa defterinin aslı fiziksel olarak incelenmiş ve kasa defterinde daha önce raporlarda yer almayan 52.175 TL tutarında yeni “kira ve kâr payı” ödemesi bulunduğu  böylece toplam kayıtlı ödeme tutarının 216.730 TL olduğu bu  tutar dikkate alındığında, senet borcunun 182.750 TL olduğu gözetilerek, davacının senet borcuna karşı fazla ödeme yaptığı, bu durumda 32.480 TL fazla ödeme bulunduğu ve dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığı kanaati bildirilmiştir.  Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Bu kapsamda  bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bedelsizlik iddiası, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 687. maddesi anlamında bir kişisel def'i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir ve borçlu tarafından yazılı delil ile ispatı gerektirir. HMK m.  201 hükmüne göre,  senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Eldeki uyuşmazlıkta taraflar kardeş olmakla birlikte alacak borç ilişkisi senede bağlandığından artık tanık ile ispat olanaklı değildir. Dosya kapsamına göre , tarafların kardeş oldukları, tereke konusu mallardan elde edilen gelir üzerinde hak sahibi oldukları,  davacı taraf, davalı tarafından İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 182.750,00 TL bedelli 17 adet kambiyo senedine (bonoya) dayalı olarak başlatılan icra takibine konu borcun bedelsiz olduğunu ve ödendiğini ileri sürmüştür.   Davacı tarafça ileri sürülen  bedelsizlik  iddiaları yazılı delil ile ispatlanamamıştır. Delil olarak davacı tarafça sunulan kasa defteri  olduğu ileri sürülen ajanda sayfalarının, tek taraflı olarak tutulduğu, ticari defter sıfatı taşımadığı ve resmî nitelikte olmadığı, bu kayıtların banka dekontu makbuz v.b delillerle teyidinin mevcut olmadığı gibi bu kayıtlarda senet borcuna atıf bulunmadığı  bu nedenle   davacı lehine yazılı  delil olarak kabulü   mümkün görülmemiştir. Bilirkişi incelemelerinde, davacı tarafından davalıya yapıldığı iddia edilen ödemelerin banka kayıtlarında kira bedeli, taksi plakası kira borcu gibi farklı açıklamalarla yer aldığı, senet borcuna dair açıklama içermediği, taraflar arasında miras ortaklığı söz konusu olup bu ödemelerin mevcut senet  borcunun  ifasını teminen yapıldığını ispata elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, dava konusu senetlerin  TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi  bono vasfında olduğu, keşidecisinin davacı olduğu, imzası inkar edilmeyen senetlerin bedelsiz kaldığına  dair iddianın ispatlanamadığı, her ne kadar yemin teklifinin hatırlatılmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de,  bedelsiz senedin kullanılmasının TCK 156. Maddesinde suç olarak düzenlendiği bu konuda yemin ettirilmesinin HMK 226/1c maddesine aykırı olduğu ,   bu nedenlerle mahkemece yemin teklifinin hatırlatılmamasında bir usulsüzlük olmadığı anlaşılmıştır. Ancak, İİK 72/6 maddesi gereğince menfi tespit davasında  icra dosyası ödeme ile infaz edildikten sonra davaya artık “istirdat davası” olarak devam edilir. Bunun için ıslaha gerek bulunmamaktadır. Davacı vekili, 02.02.2022 tarihli celsede,  istirdat davası olarak devam edilmesi gereken dosyada   yapılan fazla ödeme miktarını 344.427,00 TL olarak beyanla tahsilini istemiş , arttırılan  179.872 TL yönünden mahkemece davacı vekiline  artırdığı  179.872 TL’lik kısım için eksik kalan 3.071,76 TL peşin harcı yatırması için kesin süre verildiği, eksik harcın karar tarihinden önce 16/09/2022 tarihinde ikmal edildiği görülmektedir. Eksik harcın süresinde yatırılmamasının yaptırımı harçlar kanunu 30-32 maddesi uyarınca HMK 150.  maddesi gereği işlem yapmaktır. Mahkemenin bu yöne ilişkin değerlendirmesi ve davanın hukuki niteliğine ilişkin kararı yerinde olmayıp davanın istirdat  davası olduğu anlaşılmakla yukarıdaki açıklamalara göre davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına , düzeltilmiş gerekçeyle, ispatlanamayan istirdat  davasının esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,<br>2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2023 tarih, 2019/1106 E., 2023/223 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-  İstirdat  davasının esastan REDDİNE4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 2.810,19 TL'den mahsubu ile fazla alınan 2.194,79 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 46,50 posta giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 128,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 620,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66f03478e2d3e171","SID":"08b07d261f8ce9c8"}}