{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:14/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:08/11/2023<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:14/11/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili; davacı şirket hakkında her ne kadar mahkemenizin ... Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme davası derdest ise de; davacı şirketin borca batıklıktan kurtulduğunu, iflasın ertelenmesi davalarında asıl olanın borca batık şirketin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan kurtulmasının sağlanması olmakla davacı şirketin borca batıklık halinden çıktığını ve reel sektörde faaliyetine devamla ekonomiye katkısını devam ettirdiğini, davacı şirketin iflas erteleme prosedüründen gereken faydayı sağladığını, bu dönemde tüm varlıklarını koruyarak borca batıklık halinden kurtulduğunu ancak davacı şirketin ilk iflas ertelemeye başvuru tarihi olan Nisan 2016 tarihinden 3 ay gibi kısa bir süre sonrasında 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde bulunulması ve tüm ülkede OHAL ilan edilerek OHAL uygulamalarına tabi tutulmuş, iflas erteleme davası bulunan şirketlerin iyileştirme projelerinin uygulanması ve iflas erteleme kararı verilmesinin 2 yıl boyunca mahkemelerce karara bağlanmasının mümkün olmadığını, bu süreçte davacı şirket hakkında tüm şartların oluşmasına rağmen iflas erteleme kararının OHAL sebebi ile verilemediğini ancak OHAL uygulamalarının kaldırılması ile yargılamaya devam olunarak 2018 yılında iflas ertelemesine karar verilebildiğini, bu durumun iflas ertelemeden ilk yıllarda iyileştirme projesinin uygulamasındaki aksaklıklar sebebi ile beklenen fayda sağlanamamasına rağmen davacı şirketin faaliyetine devam ettiğini, borç tasfiyelerini gerçekleştirdiğini ve nihayetinde borca batıklık halinden kurtulduğunu, tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra 2018 - 2021 yılları arasında döviz kurlarındaki afaki artış sebebi ile her ne kadar borca batıklık halinden kurtulsa da davacı şirketin döviz borçları karşısında ödeme güçlüğünden kurtulamadığını, ayrıca tüm dünyayı ve  ülkemizi etki altına alan COVİD-19 pandeminin halen etkilerini devam ettirmesinin yeni varyantlarla ülkelerin yeniden tedbirler almasının, kurlardaki öngörülemez ve fahiş artış gibi nedenlerin müvekkili şirketi ödeme güçlüğüne düşürdüğünü,  yasal düzenlemelerle ve yerleşik  içtihatlarla müvekkillerin konkordato talep etmesinde yasal bir engel bulunmadığını, müvekkili şirketin  1970' li yıllarda fason dokuma yaparak tekstil sektöründe faaliyete başladığını ve 1987 yılında ağabeyi ... ile ... Şirket olarak tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1992 yılında Limited Şirkete dönerek işletme yatırım teşvik belgesi aldığını, müvekkili şirketin 1995 yılından itibaren ihracata yönelik çalışmalara başladığını ve ürettiği tekstil ürünlerinin tamamına yakınının satışlarını yurtdışına yaparak ihracat faaliyetini sürdürdüğünü ancak ülke ekonomisinde yaşanan inişli /çıkışlı dalgalanmalar nedeni ile iplik tesisinin kapatıldığını, dokuma- konfeksiyon, iplik ve kumaş boyama faaliyetine 350 kişilik bir istihdamla 2016 yılına kadar devam ettiğini, müvekkili şirketin 2016 yılında iflas erteleme sürecine girdiğini, 950 kişilik bir istihdam azalması olduğunu, ayrılan işçilere tamamının yasal haklarını (tazminat v.b.) süresi içinde ödediğini ve ödemeve devam ettiğini, müvekkili şirket ortağı ...'nın  ... San. Ve Tic. Ltd, Şti.nin % 99 ortağı olup,  ortaokul yıllarında ticari hayata başladığını, davacı müvekkili ...' nın rehinli borcu bulunmadığını, başka bir geliri bulunmayan davacı gerçek kişinin davacı şirketin borçlarını vadesinde ödeyememesi ile birlikte tüm mal varlıklarını kaybedeceğini, hayatını idame ettirmekte oldukça sıkıntılı bir sürece girerek iflas  konumuna geleceğini, müvekkili şirketin ve müvekkili şirket ortağının nakit döngüsünde sorunlar yaşaması halinde taahhütlerine bağlılığına ilişkin piyasa algısı olumsuz etkilenmeye başlayacağından bu olumsuz algı neticesinde alacaklılarca cebri icra yollarına başvurularak, davacıların iflasa sürüklenmesi tehdidinin öngörüldüğünü, müvekkili şirketin ve müvekkili şirket ortağı gerçek kişinin ve tüm alacaklıların sarsılmasını  engelleyebilmek  adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan faydalanılmak istendiğini,  bu sayede müvekkili şirketin ve müvekkili şirket ortağı gerçek kişinin varlık bütünlüğünün korunarak yasada belirtilmiş olan amaca uygun olarak faaliyetlerine devamının da sağlanmış olacağını, müvekkili ...'nın ortağı bulunduğu diğer müvekkili şirketi ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin banka borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, müvekkil ... San, Ve Tic. Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiği sektör yapısı itibariyle hareketli ve yüksek kâr içeren bir hizmet alanı olduğunu, konkordato ön projesinde öngörülen kaynak yaratma süreci kapsamında mevcut borçların tamamının ödeneceğinin öngörüldüğünü ve faaliyet hacminin arttırılarak elde edilecek faaliyet gelirleri ile bu nakit darboğazından  çıkılmasının hedeflendiğini, yine bu süreçte müvekkili şirket ve/veya şirket ortağının sahibi olduğu gayrimenkullerin rayiç değerlerinden satışı ile elde edilen fon girişlerin borcun tasfiyesinde kullanılması olduğunu, müvekkili şirketin ve/veya müvekkili şirket ortağının sahibi olduğu gayrimenkulleri rayiç değerden satılabilmesinin ekonomik durumun normalleşmesi ve talebin olağan hale yükselmesi olduğunu, bu kapsamda zamana ihtiyaç olduğunun aşikar olup, gerekli zamanın ise konkordato süreci ile elde edileceğini, dolayısıyla alacaklıların alacaklarının tamamını tahsil etme kabiliyetine ulaşacaklarını, müvekkili şirketin iflas erteleme tedbirlerine bağlı olarak iflas erteleme kurumundan beklenen faydayı sağladığını ve borca batıklıktan çıktığını, ancak müvekkili şirketin her ne kadar ihracat yapan bir firma olsa ve ülkemize döviz girdisi sağlasa da geçmişten gelen borçlarının döviz endeksli olması ve herkes tarafından bilindiği üzere son zamanda yaşanan kurlardaki öngörülemez artış ve ayrıca Covid 19 olarak adlandırılan salgın hastalık nedeniyle nakit akışında sıkıntılar çıktığını, ödeme güçlüğüne düştüğünü, 7101 sayılı yasa ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde Konkordato hükümleri düzenlenmiş olup, iflas erteleme davası devam eden şirketin Konkordato talep edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm de bulunmaması ve hukuken ... bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan ve İİK'nın 286/e maddesi uyarınca yapılan denetimlerle konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile ön projenin uygulanabilir olduğu sabit olmakla, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında olan müvekkillerinin İİK'nın 285 vd. madde hükümleri uyarınca borçlarını ödeyebilmesi ve muhtemel bir iflastan kurtulmasına yönelik olarak alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik vade konkordatosu yapabilmesi için davacı şirket ve ... hakkında birinci aşamada tensiben üç aylık geçici mühlet verilmesine ve konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkilleri şahıs ve şirket malvarlıklarının korunmasına yönelik koruyucu tedbirler alınmasına, ikinci aşamada; Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınarak müvekkil firmalar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde müvekkil firmalara alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl kesin mühlet verilmesine (gerektiğinde 6 ay uzatılmak kaydıyla), kesin mühlet kararı ile birlikte komiserlerin görevinin devamı ile İİK'nın 294. Madde hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, üçüncü aşamada kesin mühlet içerisinde yine mahkemece görevlendirilen komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK'nın 305. maddesi uyarınca konkordato tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği tespit edilerek İİK'nın 306 madde hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK'nın 306 maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim yönetim ve tasfiye tedbirleri almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine ve İİK'nın 307. maddesi uyarınca müvekkili şirketin finansal kiralama konusu malların iadesinin karardan itibaren 1 yılı geçmemek üzere ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Dava hasımsız olarak açılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"... Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  yönünden, İİK'nın 302/4. maddesine göre konkordato projesi için oy kullanabilecek adi alacaklıların alacak miktarlarının toplam ...-TL olduğu, alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde 110  alacaklının 42 tanesinin konkordato projesine kabul oyu verdiği ve projeyi kabul etmeyen alacaklı sayısının 68 olduğu, projeyi kabul eden alacaklıların alacak miktarının ...-TL olduğu, kabul etmeyen alacaklıların alacak miktarının ...-TL olduğu, buna göre İİK'nın 302/3-b. maddesinde aranan çoğunlukla konkordato projesinin kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Rehinli alacaklılar yönünden yapılan değerlendirmede, İİK'nın 302/4 maddesine göre konkordato projesi için oy kullanabilecek rehinli alacaklıların alacak miktarlarının toplam ...-TL olduğu, alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde 3 alacaklının 1 tanesinin konkordato projesine kabul oyu verdiği ve projeyi kabul etmeyen alacaklı sayısının 2 olduğu, projeyi kabul eden alacaklıların alacak miktarının ...-TL olduğu, kabul etmeyen alacaklıların alacak miktarının ...-TL olduğu, ve buna göre İİK'nın 302/3-b. maddesinde aranan çoğunlukla konkordato projesinin kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Komiserler kurulunun raporuna göre şirketin iflas etmesi halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel meblağın hali hazır teklif edilen meblağdan daha az olacağı ve bu şekilde İİK'nın 305/1. maddesinde ön görülen adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması şartının gerçekleştiği tespit edilmiştir. İİK' nın 305/1-d maddesi gereğince 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izni ile akdedilmiş borçlarının ifasının alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması tasdik şartı olarak ön görülmüştür. Davacıların İİK'nın 305/b maddesi gereğince, İİK'nın 206. maddesinin 1. sırası kapsamında tahakkuk etmiş ve ödenmemiş borcu ve mühlet içerisinde komiserin izni ile akdedilmiş teminatlandırılması gereken borç bulunmadığı komiser heyetinin 21.09.2023 tarihli raporundan anlaşılmıştır. Davacılar tarafından adi alacaklara ve rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken konkordato tasdik harcının mahkememiz veznesine depo edilerek İİK'nın 305/1-e maddesindeki şartın yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yapılan incelemeler, komiser heyeti raporları ekindeki şirket bilançolarının tetkiki, davacıya ait değerleri tespit edilen malvarlıkları ile sunmuş oldukları konkordato projesinin somut, ciddi ve uygulanabilir, davacının  iyi niyetli olduğu  kanaatine varılarak adi ve rehinli alacaklılar yönünden Konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. İİK'nın 308/b-2 maddesine göre tasdik kararı veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payı kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Anılan hükümle çekişmeli alacaklara isabet eden payın bankaya yatırılmasına karar verilmesi konusunda mahkemeye takdir yetkisi verilmiştir. Mahkememizce tüm çekişmeli alacakların değil sadece mahkeme ilamına, kesinleşmiş takibe, kambiyo senedine veya kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senede dayalı çekişmeli alacakların depo edilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle asli müdahil ... AŞ'nin bu kapsama girmeyen çekişmeli alacakları yönünden depo taleplerinin reddine karar verilmiştir.  Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından İİK’nın 307/1. maddesi gereğince davacıya ait  rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının tasdik tarihinden itibaren bir yıl ertelenmesine ilişkin talep hakkında komiser heyeti görüşü alındıktan sonra  İİK'nın 307. maddesindeki şartlara uyan taşınmazlar yönünden üzerinde fabrika binaları bulunmasından dolayı şirket faaliyetlerinde kullanılmaları nedeniyle satış ve muhafaza altına alınması taleplerinin bir yıl süreyle ertelenmesine, davacı şirketin faaliyet kapsamı içinde kalmayan daire vasfındaki iki adet taşınmaz yönünden erteleme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ...'nın Rehinli alacaklıları yönünden yapılan değerlendirmede; İİK'nın 302/4. maddesine göre konkordato projesi için oy kullanabilecek rehinli alacaklıların alacak miktarlarının toplam ...-TL olduğu, alacaklılar toplantısında ve iltihak süresi içerisinde 1 alacaklının 1 tanesinin konkordato projesine kabul oyu verdiği ve projeyi kabul etmeyen alacaklı bulunmadığı buna göre İİK'nın 302/3-b maddesinde aranan çoğunlukla konkordato projesinin kabul edilmiş olduğu anlaşılmakla  ...'nın rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekili 03.11.2023 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin adi alacaklarını Ocak 2024 tarihinden başlamak üzere yıllık % 15 faiz ile 48 ay vadeli eşit taksitler halinde ödemek istediğini bildirmiş olup komiser heyeti 06.11.2023 tarihli raporunda davacı şirketin teklifinin borçlu şirketin kaynakları ile orantılı olduğu, borç tasfiye teklifinin alacaklıların menfaatine olduğunun bildirilmesi karşısında davacıların konkordato projelerinin tasdiki taleplerinin kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, asli müdahiller ... Bankası A.Ş Denizli Şubesi vekili, ... T.A.Ş vekili, ... Yönetimi A.Ş vekili ve müdahale talep eden ... Tekstil San ve Tic. A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Asli Müdahil ... Bankası A.Ş Denizli Şubesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın dava dışı ... firmasının kullandığı kredileri zamanında geri ödenmemiş olması sebebiyle ipotek alacaklısı olarak davacı şirketten alacaklı olduğunu, davacı şirketin açtığı işbu Konkordato dosyasına müvekkili banka alacağının bildirildiğini ve alacak belgelerinin sunulduğunu, davacı şirket adına kayıtlı Denizli ili Merkezefendi ilçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm vasıflı taşınmaz üzerinde müvekkili banka lehine 1. dereceden 600.000,00 TL bedelli ipoteğin bulunduğunu, işbu ipoteğe ilişkin olarak Denizli İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının konkordato taleplerinin kabulü ile konkordatonun İİK'nın 306. maddesi gereğince  tasdikine  karar verildiğini, kararda 06.11.2023 tarihli konkordato komiseri raporundaki taksit tablosu doğrultusunda davacının borçlarının ödenmesi yönündeki hükmün İİK'nın 305. ve 306. maddelerindeki şartlara aykırı olduğunu, kanunda yazılı şartlar olmadığı halde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, dosyaya sunulan raporlar incelendiğinde şirketin konkordatoyu gerektirecek derecede kar etmediği, piyasaya olan borçlarını ödeyebilecek durumda olmadığı, konkordato müessesesine iflasını geciktirmek için başvurdurduğunun anlaşılacağını, mahkeme kararının somut bir delile dayanmadığını, konkordato projesinin taraflara tebliğ edilmediğini, davacı borçlunun borç yükü ve çeşitliliği çok fazla olduğu halde alacaklılar tarafından yeterince değerlendirilmesi için  makul süre verilmeden projedeki ödeme planının hiçbir takdir hakkı da kullanılmaksızın benimsendiğini, kararın İİK'nın 305. maddesindeki şartların tümü olmadığı halde konkordatonun kabulü ve projenin tasdiki yönünde verildiğini, davacı borçlunun mevcut borç durumu itibarıyla, İİK'nın 305. maddenin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki şartların mevcut olduğunun tatmin edici ve somut bir şekilde ortaya koyulmadığını, kararın bu yönüyle gerekçe yönünden yetersiz olduğunu, raporda belirtildiği üzere Ocak 2024 tarihinden başlamak üzere yıllık % 15 faiz ile 48 ay vadeli eşit taksitler halinde ödeme yapılmasının belirlenmesi faiz oranının gerçek enflasyonun çok altında olması ve sürecin uzunluğu nazara alındığında alacaklının zararına olduğunun aşikar olduğunu, konkordato talebinde bulunan firmanın sunmuş olduğu kabul edilen projenin samimi ve gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu, konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkı sağlamayacağını, aksine bu süreçte alacaklıların durumunun kötüleşeceğini, davacı şirketin konkordato koşullarını taşımadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Asli Müdahil ... T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Asli müdahil ... T.A.Ş. davacı şirketin keşidecisi olduğu 21/09/2016 tarihli ... Seri Nolu  139.991,00 TL miktarlı, 28/09/2016 tarihli ... Seri Nolu 149.483,00 TL miktarlı, 26/10/2016 tarihli ... Seri nolu  149.382,00 TL miktarlı, 12/10/2016 tarihli ... Seri Nolu  148.982,00 TL miktarlı  çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile alacaklı olduğunu, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı takip dosyalarda icra takibine başlandığını, bugüne kadar müvekkiline ödeme yapılmadığını, müvekkili bankanın 10/12/2021 tarihi itibariyle davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’den toplam 1.059.202,12 TL kambiyo kaynaklı alacağının bulunduğunu, dava dosyasından 09.08.2023 tarihli verilen ara karar ile \"... A.Ş'nin ....... İİK'nın 302/6 maddesi uyarınca ileride verilecek hükümler saklı kalmak kaydıyla hesaba katılmamalarına\" karar verildiğini, ilgili ara karara 04/09/2023 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, İİK'nın 301. maddesi hükmü kapsamında toplantıya ve proje oylamaya davet edilmesi gerekirken, alacaklı olarak oylamada hesaba katılmasının önüne geçilmesinin yasal olmadığını, alacaklarının kesinleştiğini, davacı borçlular hakkında bankaca yapılan icra takibine yapılan itirazın reddedildiğini, davacıların daha önce açtıkları İflasın Ertelenmesi talepli Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da yine taraflarınca müdahil olunduğunu, davacıların bir itirazının olmadığını, alacağın kesinleştiği halde komiser heyetinin  \"...dayanak çeklerin davacı şirket kayıtlarında verilen sipariş avansı hesabında kayıtlı oldugunun komiser heyetlerinde tespit edilmiş olup belirtilen nedenler ve şirket kayıtlarında yer almamaları sebebi ile 3 ayrı alacak için alacaklılar nisabına dahil edilmemesi gerektiği, alacaklılar toplantısına İİK'nın madde 301'e göre katılmamaları gerektigi yönünde\" görüş bildirdiklerini, bu görüşü neticesinde ara karar kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  müvekkili bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hususların müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, iyiniyetli meşru hamil sıfatı ile ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde çekin hangi ticari ilişkiden kanaklandığını araştırma yükümlülüğü bulunmayan müvekkili bankanın kendisine tanınan yasal haklar çerçevesinde, çek üzerinde mevcut hakkını talep etmiş olmakla iyi niyetli meşru hamil olan müvekkili bankanın mücerretlik ilkesi ile sebepten bağımsızlık ilkesi gereğince çekin hangi ticari ilişki neticesinde tanzim edildiğini bilme imkanı olmadığını, ilgili hükümler gereğince bu konuda araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, kanunda yazılı şartlar olmadığı halde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, davacı şirketin borca batık olmadığından İİK'nın 285/1. maddesi uyarınca konkordatonun temel koşulunu gerçekleştirmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan projelerinin gerçekçi olmadığını, davacıların borcunun aydan aya arttığını, raporların gerçeği yansıtmadığını, bağımsız denetim kuruluşu tarafından düzenlenen raporun dosyada mevcut olmasının zorunlu olduğunu, söz konusu raporun dosyada bulunmadığını, bağımsız denetçi raporu olmadan projenin tasdikinin mümkün olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Asli Müdahil ... Yönetimi A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkemece davacı firmanın İİK'nın 300. maddesi uyarınca itiraz ederek çekişmeli alacak haline getirdiği alacaklar yönünden İİK'nın 302. maddesi uyarınca bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak alacağı itiraza uğrayan alacaklıların alacaklılar toplantısında hangi tutarda nisaba dahil edileceği belirlenmeden adi ve rehinli alacaklılar  toplantısı yapıldığını, müvekkili şirketin alacağı borçlu tarafından kabul edilmediğini, yerel mahkemenin 09/08/2023 tarihli ara kararı ile de \"9-... Tekstil Şirketinin,T. ... Bankasının, ... A.Ş'nin, ... Yönetim A.Ş'nin, ... Bankası T.A.O'nun İİK 302/6 maddesi uyarınca ileride verilecek hükümler saklı kalmak kaydıyla hesaba katılmamalarına\" karar verildiğini, ancak müvekkili şirketin ciro edilen çeklere ilişkin yapılan takiplerinin kesinleştiğini, alacaklarının bu anlamda kesinleştiğini, müvekkili şirketin alacağını temlik aldığı bankanın çekte iyi niyetli hamil olduğunu, davacı tarafından sunulan itirazlar kambiyo senedinden kaynaklanan kesinleşmiş bir icra takibi olduğundan bu aşamada müvekkiline karşı ileri sürülmeyeceği gibi mahkemece müvekkili şirketin alacağının hesaba katılmamasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı aleyhine Denizli İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında icra takibine konu edilen bononun sebebinden mücerret (soyut) olarak bir alacak hakkını ispata yarayan belgelerden olması nedeniyle müvekkili lehine bir alacak hakkı bulunduğunu belirtir kıymetli evrak niteliğinde olduğunu, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle soyut bir borç ilişkisinin yaratıldığını, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğunu, borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıtın sunulabileceğini, ancak soyut borç ikrarı borcun nedenini (bedelen veya malen) içeriyorsa sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanmasının gerektiğini, mahkemece usuli işlemlerin yerine getirilmediğini, mahkemece davacı firmanın İİK'nın 300. maddesi uyarınca itiraz ederek çekişmeli alacak haline getirdiği alacaklar yönünden İİK'nın 302. maddesi uyarınca bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak alacağı itiraza uğrayan alacaklıların alacaklılar toplantısında hangi tutarda nisaba dahil edileceği belirlenmeden adi ve rehinli alacaklılar  toplantısının yapıldığını, mahkemece firma tarafından kötüniyetli olarak itiraz edilerek borca batıklık durumu değiştirilen itiraza uğramış alacaklar yönünden depo kararı verilmemesinin hatalı olduğunu,  mahkemece alacakları çekişmeli alacak haline dönüşen alacaklıların haklarının muhafaza edilmediğini, konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, kabul kararının hatalı olduğunu, konkordato projesinin gerçeklikten uzak olduğunu, 21.09.2023 tarihli nihai raporda davacı firmanın borca batık olmadığı tespitinde bulunulduğunu, davacı şirketin konkordato koşullarını taşımadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Müdahale talep eden ... Tekstil San ve Tic. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; harcın tamamlanması için taraflarına süre verilmesi gerekirken doğrudan doğruya asli müdahale taleplerinin reddedildiğini, başvurma harcının yatırıldığını, istinaf aşamasında yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve asli müdahil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacıların konkordato taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında düzenlenen komiser raporlarının da hatalı olduğunu, komiser nihai raporunda rehinli alacak tutarının ... TL olduğu belirtilmişse de bu tespitin doğru olmadığını, rehinli alacaklar toplamının ... TL olduğunu, komiserler tarafından düzenlenen raporun hatalı olduğunu, alacakları hesaba dahil edildiğinde rehinli alacakların çoğunluğunun konkordato projesini kabul etmemiş sayılacağından rehinli alacaklar yönünden konkordatonun reddi gerektiğini, davacı tarafından kötü niyetli olarak bir ödeme yapılmadığını, komiser raporlarında asli müdahil talebinde bulunan alacaklı müvekkilinin alacak miktarına eksik yer verildiğini, müvekkilinin alacağına ilişkin açık icra takip dosyaları bulunmasına rağmen, komiser raporlarında da bu alacaklara yer verilmediğini ve müvekkilinin alacağının eksik olarak hesaplandığını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacı şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin adi ve rehinli alacaklar yönünden kabulü ile; davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ‘nin (... Vergi Dairesi / ...),konkordato tasdik projesine göre, adi alacaklılara, alacaklarının 31/01/2024 tarihinden başlamak üzere yıllık %15 faiz ile 48 eşit taksitle ödenmesine, davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin (... Vergi Dairesi / ...),konkordato tasdik projesine göre, rehinli alacaklılara, alacaklarının 31/01/2024 tarihinden başlamak üzere 48 eşit taksitle ödenmesine, davacı ...’nın konkordato projesinin tasdik talebinin  rehinli alacaklılar yönünden kabulü ile; ... T.C. Kimlik numaralı ...’nın konkordato tasdik projesine göre, rehinli  alacaklılara, alacaklarının 31/01/2024 tarihinden başlamak üzere 48 eşit taksitle ödenmesine, Konkordato komiserler kurulunun görevine tasdik karar tarihi olan 08.11.2023 tarihi itibari ile son verilmesine, İİK'nın 307.maddesi gereğince, şirkete ait işletmenin faaliyetini sürdürdüğü , Denizli ili,Merkezefendi ilçesi,... mah. ... mevkii,... ada ... parsel no.lu ,Aydın İli Efeler ilçesi ... mahallesi ... ada ... ve ... nolu parsellerde fabrika binası olarak kullanılan taşınmazların muhafaza altına alınması ve satışının karar tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine, Denizli İli Merkezefendi ilçesi ... mah. ... mevkii ... ada ... nolu parsel ... .kat ... nolu bağımsız bölüm ve Denizli İli Merkezefendi ilçesi ... mah. ... ada ... nolu parsel ... .kat ... nolu taşınmazların işletmenin faaliyeti için zorunlu olmadığı  anlaşılmakla bu gayrimenkullere yönelik talebin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>I- İstinaf hakkı bulunmayan alacaklılara yönelik olarak;<br>İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır.<br>İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesi, aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün İİK'nın 288. madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır.<br>Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)\t<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nın 288. maddesi uyarınca gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, istinaf yoluna başvuran ... Bankası, ...  Yönetimi A.Ş ve ... Tekstil San ve Tic. A.Ş tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden ve bu suretle \"itiraz eden alacaklı\" sıfatına haiz olmadıklarından İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca  istinaf kanun yoluna başvuru haklarının da bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen müdahil vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>II. Asli Müdahil ... T.A.Ş vekilinin istinaf isteminin değerlendirilmesinde;<br>İİK'nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak çekişmeli alacak vasfını kazanır.<br>İİK'nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Bu şekilde inceleme yapan mahkemenin vereceği karar, maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz.<br>Çekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK'nun 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir. Ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK'nun 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açabilir. <br>İİK'nun 308/5. maddesi ile çekişmeli alacaklılar hakkında dava ile özel bir düzenleme gelmemiştir. Alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Süresi içerisinde dava açılmaması durumunda alacaklıların tasdik kararı veren mahkemenin çekişmeli alacağa karşılık olarak ayrılan ve bankaya yatırılan payı talep etmeleri de mümkün değildir. Bu amaçla ayrılan pay talebi borçluya iade edilecektir.<br>Buna karşın alacakları itiraza uğrayan alacaklıların genel hükümlere göre her zaman dava açmaları mümkündür. Bu durumda alacakların itiraza uğrayan alacaklıların bir ay içinde dava açmaları halinde çekişmeli alacak olarak İİK'nun 308/b maddesinden yararlanacak, bir aylık süre içinde dava açmaması halinde ise davanın genel hükümlere tabi olacağından çekişmeli alacak olarak bu hükümden yararlanamayacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/06/2024 tarih 2024/1800 Esas 2024/2180 Karar sayılı ilamı). <br>Bu durumda İİK'nın  308/b. maddesi kapsamında yeni bir dava konusu olabilecek itirazların istinaf incelemesine konu edilmesi mümkün olmadığından istinaf başvurusunda bulunan ... T.A.Ş'nin alacağının varlığı ile ilgili istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Diğer istinaf sebepleri yönünden ise; Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının, yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinde, borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı hususu mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden, bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır.  Bu kapsamda borca batıklık durumu da sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.06.2024 tarih 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı).<br>Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez. <br>Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır.<br>Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir.<br>İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir.<br>İİK'nın 305. maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nın 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. <br>Projenin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması gerektiği, borç ödeme kabiliyeti olan borçlunun ödemelerini uzunca bir süreye yaymasının konkordatonun amacıyla bağdaşmadığına Yargıtay kararları ile işaret edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/10/2024 tarihli 2024/6-497 Esas 2024/486 Karar sayılı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2024/6-223Esas 2024/272 Karar sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/2455 Esas 2023/2733 Karar sayılı, 07/02/2023 tarihli 2023/347 E. 2023/462 K. Sayılı kararları).<br>Öte yandan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve projenin uygulanabilirliğinin, borçlunun tasdik kararından sonraki davranışları da nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 Esas 2022/3612 Karar; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2023 tarihli 2022/4466 Esas 2023/252 Karar sayılı kararları) <br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut dosyada; tasdik koşulları yönünden yapılan incelemede davacı şirketin 30/12/2021 havale tarihli komiser raporunda rayiç bilançosunun +...-TL olduğu, öz sermayesinin borçlarını karşılayabilcek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Sonraki tarihli alınan raporlarda öz sermayesinin arttığı,  duran varlık yapısının güçlü olduğu, tedbir süreleri boyunca ticari faaliyetini sürdürdüğü ve hasılat elde ettiği, yurt içi ve yurt dışı satış hasılatı gerçekleştirdiği, aktif tutarının borç tutarından ...-TL fazla olduğu, taşınmaz, taşınır, demirbaş ve banka mevduatları ile ...TL vadeli mevduatının bulunduğu, SGK, vergi borçları ödemelerinin süresinde yapıldığı belirtilmiş olmakla şirketin borca batık olmadığı  anlaşılmıştır. Revize proje ile Ocak 2024 tarihinden itibaren yıllık %15 faiz ile 48 ay eşit taksit ile ödemenin yapılacağının teklif edildiği, 1,5 ay sonra ödemelerin başlayacağı anlaşılmakla, somut dosyada borç tutarı ve rayiç nazara alındığında, kaynaklarla orantılılık şartı yönünden süreç içerisinde mahkemece projeye müdahale edilerek vadenin kısaltılması ve faiz oranının artırılması gibi hususların nazara alınması gerekirken bu hususların düşünülmemesi dosya kapsamına uygun değil ise de; konkordato projesinin ...-TL tutar ve %80,61 oranı ile kabul edildiği, gelinen aşama itibariyle ödemelerin düzenli yapılıyor ve bir kısmının ödenmiş olması karşısında açıklanan nedenlerden dolayı süreç eleştirilmiş ancak borçlunun alacaklılara ödeme planı uyarınca ödemelerini yapmış olduğu projenin uygulanabilir olduğunun tespit edildiği de nazara alınarak ve yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararında da ifade edildiği gibi kaldırma gerekçesi yapılmamış, konkordato şartlarının oluşmadığına dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, konkordato şartların yerine getirildiği, borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden aciz halinde bulunan bir borçlunun vade konkordatosu istemesinin mümkün olduğu, bağımsız denetim kuruluşu tarafından düzenlenen raporun dosyada mevcut olduğu, iflas erteleme davası devam ederken konkordato da talep edilebileceği, davacı gerçek kişi ... yönünden ayrı ve bağımsız konkordato ön projesinin sunulduğu, ödeme planı ve iflas karşılaştırmasının ibraz edildiği, davacı gerçek kişinin bir adet ipotek senedine bağlı rüçhanlı alacağının bulunduğu, tek alacaklısının da davacının konkordato teklifini kabul ettiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre;  asli müdahil ... T.A.Ş vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-1-İstinaf yoluna başvuran asli müdahiller ... Bankası, ...  Yönetimi A.Ş ve müdahale talep eden ... Tekstil San ve Tic. A.Ş vekillerinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden USULDEN REDDİNE,  <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40' ar TL harçtan peşin alınan 269,85' er TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55'er TL harcın asli müdahiller ve müdahale talep edenden ayrı ayrı alınarak hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkerelerinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Müdahillerin ve müdahale talep edenin yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililere İADESİNE,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>B-1-Asli müdahil ... T.A.Ş vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf başvurusunda bulunan taraftan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının istinaf başvurusunda bulunan  ... T.A.Ş'den tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14/11/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"910a379427a987ef","SID":"77ad2bab75dd2dbf"}}