{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1480 <br>KARAR NO\t: 2025/1748<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/240 E. - 2023/85 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirkete ait bir otel işletmesi olan ''... Hotel'' isimli otel uzun yıllardır  İstanbul'da konaklama hizmeti verdiğini, ''... Hotel'' markasıyla müvekkili şirkete ait otel işletmesi, piyasada var olan ve belli bir tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir işletme olup  İstanbul'un eski otellerinden olduğunu, müvekkili şirketin sahibi olan ...'ün mülkiyetinde bulunan '''... Hotel'' ve ...'ün ablası  ...'ın mülkiyetinde bulunan ''... ...'' isimli otel işletmeleri ... ailesi tarafından kurulduğunu ve ''...'' ifadesinin ...'ün babası ...'ün lakabı olduğunu, Otellerden ''... ...'' davalı ...'ne ve şirket yetkilisi ...'e 15.03.2017 tarihinde kiralandığını, Davalı kiracı şirket ile kiralayan ...'ın ailesi arasında davalı şirket yetkilisinin olumsuz davranışları nedeniyle çeşitli sorunlar yaşandığını, Davalı şirket ''... ...'' işletmesi için yapılan kira alacaklarını ödemediğini, Kiralayan ... tarafından İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/73 Esas Sayılı dosyası ile tahliye davası açıldığını ve 10.06.2021 tarihinde İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi mahkemesi tarafından kiracının tahliyesine kararı verildiğini,   Davalı şirketin yetkilisi, müvekkili şirket maliki ...'ü ve ailesini zor durumda bırakmak amacıyla hiçbir hakkı, yetkisi ve korunmaya değer menfaati olmadığı halde markası, mülkiyeti kendisine ait olmayan müvekkili şirket yetkilisinin ailesine ait ''... Hotel'' ve ''... ...'' işletmelerinin markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini,  Dava konusu müvekkili şirkete ait ''... Hotel'' markasının 07.04.2021 tarihinde davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak tescil edildiğini, sonra ki süreçte davalı şirket tarafından davacı şirkete İstanbul 19. Noterliği ... yevmiye numaralı ve 20 Mayıs 2021 keşide tarihli ihtarname gönderildiğini, İhtarnamede, Türk Patent Enstitüsü nezdinde 09.11.2020 tarihinde davalı firmaya ilişkin 2015/138279 müracaat numaralı ... Hotel ibareli markanın, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince müvekkili tarafından kullanımının sona erdirilmesini talep ettiklerini, bunun üzerine  davalı şirkete Bakırköy 15. Noterliği ... yevmiye numaralı ve 11 Haziran 2021 keşide tarihli ihtarname ile ihtara ilişkin itirazlarının içeren  ihtarname gönderildiğini, Müvekkili şirkete ait olan ''... Hotel'' isimli otel işletmesinin çok eski tarihte kurulmuş olduğu, uzun zamandan beri hizmet verdiğini, davalı şirket ''... Hotel'' markasıyla bir otel işletmediği gibi davacı müvekkili şirket sahibi ...'ün ablası ...'a ait ''... ...'' isimli otel işletmesini de sonradan kiraladığını, Davalı şirket bu otel işletmesini kiralamadan önce de işletmenin adının ''... ...'' olduğunu, Davalı şirket, davacı müvekkilin ablası ...'a ait kiracısı  olduğu otelin markasını da haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, Bunun üzerine davacı müvekkil şirketin yetkilisi ...'ün ablası ...'ın yetkilisi olduğu ... Turizm Otelcilik Gıda Restaurant İşletmeciliği Limited Şirketi adına taraflarınca İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/232 Esas Sayılı dosyası ile markanın hükümsüzlüğü davası açıldığını, Davalı şirketin bununla da yetinmeyip ... ailesine ait ''... Hotel'' isimli otel işletmesinin huzurdaki davaya konu markasını da kendi adına tescil ettirdiğini, davalıya ait tescilli markanın müvekkilinin daha önceki tarihte kullandığı ancak henüz tescil ettirmediği, markasıyla iltibas yarattığını, iltibastan öte davalının, müvekkil işletmeye ait otelin markasını aynen kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını hiç ara vermeden kullanmış ve yoğun bir reklamla markasını ayırt edici ve sektöründe tanınan bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin dava konusu marka adıyla http://www....com/  adresindeki internet sitesini uzun yıllardır kullandığını bu nedenle , 2020/138279  tecsil numaralı 43. sınıfta tescilli davalı şirket adına kayıtlı ''... Hotel'' markasının hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ...'e karşı ikame edilen dava dilekçesinde  de kabul edildiği üzere, \"Şahsuvar Mah. ... Sok. ... Küçükayasofya/Fatih/İstanbul\" adresinde bulunan taşınmaz ... ...'i \"iş yeri\" olarak kullanılmak üzere 15/03/2017 tarihinde 5 yıllık kira sözleşmesi akdedildiğini,  söz  konusu kira sözleşmesine konu taşınmaz ile ilgili olarak, kira sözleşmesinde bildirildiği üzere  tesliminin sağlanamaması ve tam kullanım gerçekleştirilememesi nedenleri ile, kira bedelindeki  murazaanın giderilmesi, fazladan ödenen kira bedellerinin iadesi ve sair sebepler ile, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2020/583 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini,  dolayısı ile kira sözleşmesinde ihtilaf var iken ve ayıplı olarak müvekkil kullanımına bırakılan taşınmazla ilgili olarak dava dilekçesinde yazılı kira bedellerin ödenmediğinden bahisle, taraflar arasında husumet olduğuna ilişkin beyanların kabul edilebilir olmadığını, taraflar arasındaki husumetin, ilk olarak ... ve ... arasında cereyan ettiğini, kira ödemelerinin ayrı ayrı taraflarına tam ödenmesi adına hukuka aykırı talepler ile, müvekkilini zor durumda bıraktıklarını ve müvekkiline karşı sayısız soruşturma dosyasına mahal verecek, suç teşkil eden eylemlerde bulunduklarını, davacının babasının lakabının ... olduğu iddiasının doğru olmadığını, tamamen açılmış olan davayı kazanmak adına ortaya atılmış asılsız bir iddia olduğunu,  dava dilekçesinde her ne kadar ''...''nin davalı şirket yetkililerinin babasının lakabı olduğu ve kira sözleşmesinin imzalanmasından evvel de söz konusu Hotel adının ... olduğundan bahisle müvekkili şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise, davacı şirketin işbu taleplerinde haksız olduğunu, adresi bildirilen ... ... ve davaya konu ... Hotel ( Tescil no: ...) kiracı olarak bulunan, davalı şirket yetkilisi ... tarafından, söz konusu markanın tescil ettirildiğini, işbu adreste kiracı olarak bulunulduğu sürede, davacı şirket tarafından \"Fuat Bey ...\" adı ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunulduğunu ve itirazları sonucu müvekkilinin haklı bulunularak, başvuruların reddedildiğini, hatta davalı müvekkili kiracıyken ve \"... ...\" ismiyle otelini işletmeye devam ederken davacı taraf kötü niyetli bir şekilde \"... ... ...\" ismiyle kötü niyetli bir şekilde instagram hesabı açtığını ve logo hazırlattığını, yine davacı şirketin bununla da kalmadığı, ''... ... ...'' adı ile, TPE'ye başvuru yaptığını, ancak  müvekkili şirketin itirazları doğrultusunda markanın reddedildiğini, müvekkil şirketin, Ankara'da da pek çok işyeri vb. mekan adının da \"...\" olmasının da etkisiyle, bin bir güçlükle ve uzun uğraşlar sonucunda markasını tescil ettirdiğini, 2017'den beri medyadaki bütün reklam anlaşmalarının müvekkili tarafından yapıldığını, otelin tanınmasını, gözde bir otel olmasını ve bugünlere gelmesini sağlayan kişinin yirmi iki yıllık turizm emekçisi olan müvekkili olduğunu, davacının müvekkilinin oteli bugün olduğu konuma getirene kadar otelle ilgilenmediğini,  müvekkilinin senelerce  otellerde müdürlük yaptıktan sonra kendi otelini işletmek istediğini, \"... ... Hoteli\" i kiraladığını ve oraya hem maddi hem de manevi bütün imkanlarını yatırdığını, davacı tarafa rağmen her imkanını seferber ettiğini, büyük emek harcayarak oteli olduğu konuma getirdiğini, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi davacı firma ile özdeşleştiği ifadesinin gerçeğe aykırı olduğunu, internette otelin adının yazıldığında dahi müvekkilinin adı çıktığını, Sultanahmet gibi  İstanbul'un turist yoğunluğunun önemli bir kısmını oluşturan bölgede bulunan ... ..., müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve konfor ile adından iyi anlamda söz ettirdiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"....Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları , marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin raporları davalı ...'nin 23.02.2017 tarihinde otel vb. konaklama yerleri faaliyetinde bulunmak üzere 23.02.2017 tarihinde kurulduğu , ... ibaresi üzerinde davacı tarafın eskiye dayalı üstün hakkı bulunduğu gerçek hak sahibi olduğu ve ilk kullanımı gerçekleştirdiği,sunulu delillere göre davalının tescilde kötüniyetli olduğu da gözetilerek(SMK 6/9 VE 6/6),\" 1-Davalı adına 2020/138279 nolu \"... hotel\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, 2- karar kesinleştiğinde kesinleşen ilamın Türk Patent ve Marka kurumuna gönderilmesine\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı yanın, davalı müvekkilinin kötüniyetle hareket ettiği iddiasına dayanak olarak aralarında belirtilen sebeplerle husumet olduğu iddiasının tamamiyle asılsız olduğunu, Müvekkili şirket yetkilisi ...'e karşı ikame edilen dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere, \"Şahsuvar Mah. ... Sok. ... Küçükayasofya/Fatih/İstanbul\" adresinde bulunan taşınmazın ... ...'i \"iş yeri\" olarak kullanılmak üzere 15/03/2017 tarihinde 5 yıllık kira sözleşmesi akdedildiğini,  15.03.2017 tarihinde 5 yıllık  kira sözleşmesi akdedildiğini,  söz konusu kira sözleşmesine konu taşınmaz ile ilgili olarak, kira sözleşmesinde bildirildiği üzere  tesliminin sağlanamaması ve tam kullanım gerçekleştirilememesi nedenleri ile, kira bedelindeki  murazaanın giderilmesi, fazladan ödenen kira bedellerinin iadesi ve sair sebepler ile, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2020/583 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, kira sözleşmesinde ihtilaf var iken ve ayıplı olarak müvekkili kullanımına bırakılan taşınmazla ilgili olarak dava dilekçesinde yazılı kira bedellerin ödenmediğinden bahisle, taraflar arasında husumet olduğuna ilişkin beyanların kabul edilebilir olmadığını,  Davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere davacı-davalı arasındaki husumetin kira bedellerinin geç ödenmesi hasebiyle değil, kira sözleşmesine konu taşınmazın tam teslim edilememesi, kira sözleşmesindeki muvazaanın giderilmesi ve fazla ödenen kira bedelinin iadesi sebepleriyle baş gösterdiğini, bu ihtilafın nüvesini ... ve ...'ün kira bedellerinin her birine ayrı ayrı ve tam olarak ödenmesi gibi haksız ve hukuka aykırı talepleri oluşturduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ve yargılama safhasında da iddia etmiş olduğu üzere 'davalı müvekkilin kötüniyetle olduğu, dürüstlük kuralına aykırı olarak ve davacıyı kasıtlı olarak zarara uğratmak saikleriyle hareket ettiği izleniminin tamamiyle asılsız olduğunu, -Dava dilekçesinde her ne kadar ''...''nin davalı şirket yetkililerinin babasının lakabı olduğu ve kira sözleşmesinin imzalanmasından evvel de söz konusu Hotel adının ... olduğundan bahisle müvekkili şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, yukarıda adresi bildirilen ... ... ve davaya konu ... Hotel (Tescil no: 2020/123879) kiracı olarak bulunan, davalı şirket yetkilisi ... tarafından, söz konusu markanın tescil edildiğini,  Müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu sürede, davacı şirket tarafından \"Fuat Bey ...\" adı ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunduklarını ve itiraz sonucu müvekkilinin haklı bulunduğunu, başvurularının reddolduğunu, ... Hotel Başvuru evraklarına ilişkin görseller davaya cevap dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı müvekkilinin kiracıyken ve \"... ...\" isimiyle otelini işletmeye devam ederken davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde \"... ... ...\" ismiyle kötü niyetli bir şekilde instagram hesabı açılıp ve logo hazırlandığını, Davacı şirketin bununla da kalmadığını, ''... ... ...'' adı ile, TPE'ye başvurulduğunu, ancak  müvekkili şirketin itirazları doğrultusunda ''Başvurunuz, yapılan itirazlar üzerine, KHK''nin 8. maddesi hükümlerine göre değerlendirilmiş ve inceleme sonucunda başvurunuzun reddedilmesine karar verilmiştir. '' denilerek, yayına itiraz kabul - tam red kararı verildiğini, davacının ticari faaliyetlerinde ... ibaresini kullandıkları ve bu isimle bilindiklerini iddia ettiğini ancak ispat edemediğini, dava konusu hotelin davacı yan tarafından bu isimle kullanılmadığını, davacı şirket tarafından '... Hotel' ve '... ...' adlarının da daha evvel kullanıldığını,  -Müvekkili şirketin, Ankara'da da pek çok işyeri vb. mekan adının da \"...\" olmasının da etkisiyle, binbir güçlükle ve uzun uğraşlar sonucunda markasını tescil ettirebildiğini, bu süreçte oldukça fazla para ve mesai harcadığını, otelin internet sitesinin masraflarının hala müvekkili tarafından karşılandığını, otelin konumu vb. tüm kullanım haklarının davalı müvekkili üzerinde olduğunu,  2017'den beri medyadaki bütün reklam anlaşmalarının müvekkili tarafından yapıldığını ve giderleri yine müvekkili tarafından karşılandığını,  otelin tanınmasını, gözde bir otel olmasını ve bugünlere gelmesini sağlayan kişinin yirmi iki yıllık turizm emekçisi olan müvekkilinin kendisi olduğunu, Davacının ise müvekkilinin oteli bugün olduğu konuma getirene kadar otelle ilgilenmediğini, -... ...'in eski isminin \"... ... olduğunu, davacının babasının lakabının ... olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, 2017'den beri her  interet sitesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, Müvekkilinin senelerce  otellerde müdürlük yaptıktan sonra kendi otelini işletmek istediğini, \"... ... Hoteli\" i kiraladığını ve oraya hem maddi hem de manevi bütün imkanlarını yatırdığını, -Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği gibi davacı firma ile özdeşleştiği ifadesinin gerçeğe aykırı olduğunu, internette otelin adının yazıldığında dahi müvekkili davalının adı çıktığını,  bugün hala firmaların otel ile işlemlerden ötürü müvekkiline ulaştığını, otel ile özdeşleşmiş kişinin müvekkili davalının kendisi olduğunu, Sultanahmet gibi İstanbul'un turist yoğunluğunun önemli bir kısmını oluşturan bölgede bulunan ... ...'in, müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve konfor ile adından iyi anlamda söz ettirdiğini, dava dilekçesi ekinde delil olduğu ileri sürülen yorumlar ve cevapların taraflarınca kabul edilebilecek nitelikte olmadığını, Davacı yanın iddiasına ilişkin olarak sunulan delillerin yetersiz olduğunu, herhangi bir gerçek/ gerçekdışı kişinin online hesap aracılığı ile yorum yapılabildiğini, ilgili yorumların davacı yan tarafından da yazdırılmış olabileceği ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bir işletme hakkında yorum yapmak için o otelde kalmak gerekmediğini,-söz konusu kira sözleşmesinin tarafları olarak bir yanda ... Turizm ve Otelcilik Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi olarak kiracı ..., diğer yanda ise davacı kiralayan ... Tur Turizm Otel. Gıda Rest. İşl. Ltd. Şti. bulunduğunu, kiralanan şey olarak ise yalnızca \"hotel-işyeri\" ibaresine yer verildiğini, kira kontratosunda kiralanan otel işletmesinin \"... ...\" markası ile kiralandığı, işbu kiralananda söz konusu markanın kullanılacağı ve/veya kullanılmayacağı, kiracının kiralananın marka değerini düşürücü herhangi bir faaliyette bulunmayacağı veya kiracının işletmenin marka değeri ve müşteri çevresi üzerinden herhangi hak talebinde bulunmayacağına dair herhangi bir hüküm, ek hüküm ve kayıt bulunmadığını, kiralanan otel işyeri için taraflar arasında marka kullanımına dair herhangi bir ilave anlaşma da yapılmadığını, eğer ki davacı yanın iddiasında yer aldığı gibi davaya konu edilen otel işyerinde ilk marka kullanımının davacı yan tarafından yapılmış olsaydı taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde kiralanan şeyin vasfı olarak söz konusu markanın yer alması gerekirken taraflar arasında davaya konu marka için böylesine bir hukuki ibarenin yer almıyor olması davacının herhangi bir marka sahipliğinin bulunmadığını ispatladığını, bununla birlikte davaya konu otel işyeri, 15.03.2017 tarihinde kiralanmış olup bu tarihten müvekkilinin taşınmazdan tahliye edildiği 09.11.2021 tarihine kadar geçen süreç içerisinde de müvekkiline karşı marka hakkına ilişkin herhangi bir ihtar ve ihbarda da bulunulmadığını, Müvekkilinin ise davaya konu edilen markayı, otel işletmeciliğinde bir marka olarak aslen kullanmaya başladığını ve basiretli bir tacir olarak hizmetinde kullandığı markanın tescili işlemlerine giriştiğini ve uhdesinde bulunan markayı tescil ve ilan ettiğini, davalı şirket yetkilisi ...'in çok masraf ve mesai harcayarak otelin adını duyurduğunu, yine masraf ve mesai harcayarak adını marka olarak tescil ettirdiğini kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; davalının 43.sınıfta tescil ettirdiği, 2020/138279 nolu \"... hotel\" markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir.  Türk Patent ve marka kurumundan  marka  tescil belgesi celp edilmiştir. 2020/138279  nolu markanın (...  Hotel ) hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, markanın davalı adına 43. Sınıf için 9.11.2020 tarihinde  tescil edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiler  ...02/12/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; https://www....com/ Web sitesinin açık ve aktif olduğu,  domain adının 08-03-2008 yılında kayıt yapıldığı, kayıt yapan kişi bilgilerinin gizli olarak göründüğü, İnstagram sosyal medya üzerinde de kupelihotel adı ile ilgili hesabın olduğu, ilk yüklenen resmin 27 Haziran 2019 tarihinde yüklendiği, Mali yönden yapılan inceleme sonucu; Davacı tarafın defter & belgelerinin usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, İTO Ticaret sicil bilgileri incelendiğinde davalı şirketin 23.02.2017 tarihinde kurulduğu,  davacı şirketin ise “Hotel ... İstanbul” logosunu 2014 yılından itibaren kullandığı Web archive uygulamasından http://www....com/ alan adının arşiv kaydına bakıldığında 11.02.2017 tarihinde yayında olduğu, ... hotel markasının kullanıldığı, web archive uygulamasındaki incelemeler değerlendirildiğinde, davacı tarafın “... hotel” ibareli markası 2009 yılından itibaren fasılasız  kullandığı, yine “... hotel İstanbul” başlıklı faturaları değerlendirildiğinde, “...” esas ibareli markayı ticari hayatta fasılasız şekilde ilk kullananın davacı taraf olduğu, iş bu sebeple  6769 Sayılı SMK madde 6/3 (Gerçek Hak Sahipliği) bakımından   2020 138279 tescil numaralı  ibareli markanın “otel hizmetleri” kapsamında ilişkilendirilebilecek Nice 43. Sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri”   bakımından kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, Davalı tarafın adı geçen oteli işletmeye devam ettiği sırada marka müracaatı yaptığı,  davalının marka müracaatı yaptığı tarihte, işletmesini yaptığı otelin ismini 3. Kişilerden gelebilecek herhangi bir marka tehdidine karşı, adına tescil ettirmesinin iyi niyet kapsamında  sayılabileceği gibi ilgili tescili kiralayanın da yapmasını talep edebileceği, yine davalının  tahliyesine karar verildiği 10.06.2021 tarihinden 1 gün sonra davacıya ihtarname göndererek  “... hotel” marka kullanımını durdurması talebi göz önüne alındığında davalının  marka  başvurusunu yaparken iyi niyetle hareket ettiği hususu heyetlerince  olumlu görülmemekle  beraber, bu husustaki hukuki takdirin Mahkemede olduğunu, Mahkemenin, davalının kötü niyetle hareket ettiğine kanaat getirmesi durumunda 2020 138279 tescil numaralı \"... hotel\" ibareli markanın tüm hizmetlerde hükümsüz kılınabileceğine dair görüş bildirmişlerdir.  Gerçek hak sahipliği yönünden mali bilirkişi tarafından ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmış ve Davacı şirketin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; İbraz edilen 2014 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. Maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı , Davacı şirketin dosyaya delil olarak sunduğu faturalar incelendiğinde şirketin unvanın yanı sıra ... Hotel ... İstanbul şeklinde ibarenin yer aldığı , 2014 -2018 yıllarında tanzim edilen faturaladan örnek olarak sunulan faturalarda aynı ibarenin yer aldığı,2014 yılında tanzim edilen  faturaların yevmiye defterinde yer aldığı, bu durumda davacı şirketin işbu logoyu 2014 yılından itibaren kullanmaya başladığı ,“Hotel ... İstanbul “ ibaresinin yer aldığı faturaların tarihi ve seri numaralarına raporda yer verildiği, Davalı şirketin İTO Ticaret sicil bilgileri incelendiğinde, davalı şirketin 23.02.2017 tarihinde kurulduğu, faaliyet konusunun otel vb. konaklama hizmeti olduğu, şirket ortağı ve yetkilisinin ise ... olduğu  belirtilmiştir.Markanın hükümsüzlüğü halleri SMK'nın 25/1. maddesinde düzenlenmiş olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Huzurdaki davada; gerçek hak sahipliğine dayalı olarak SMK'nın 6/3 ve marka başvurusunda kötüniyet iddiasına dayalı olarak SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Marka hakkının sağladığı koruma  kural olarak tescil ile doğmakla birlikte istisnai olarak marka hakkının  önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı  ilkesi benimsenmiştir. Önceye dayalı kullanımla hak elde edilmesi  gerçek hak sahipliği  ilkesi olarak ifade edilir. Bu durumda marka hakkı tescilden önce doğar sonradan yapılan tescil  kurucu değil açıklayıcı nitelikte olur. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre,  Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. İşaret üzerinde hak elde edilmiş olması için ise ilgili olduğu piyasada ciddi bir şekilde kullanım yoluyla bilinir hale gelmiş olması anlaşılmalıdır. Davacının üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddia ettiği “... ...” isimli otelin davalı ...’ne ve şirket  yetkilisi ...’e 15.03.2017 tarihinde kiralandığı, davalı ...'nin ise  23.02.2017 tarihinde otel vb. konaklama yerleri faaliyetinde bulunmak üzere 23.02.2017 tarihinde kurulduğu, davalının bu tarihten önce \"...\" marka unsurunu kullandığına ilişkin delil bulunmadığı, markanın davalı adına 43. Sınıf için 9.11.2020 tarihinde olduğu, kiralama tarihi olan 15.03.2017 tarihinden önce bilirkişilerce Web archive uygulamasından http://www....com/ alan adının arşiv kaydının  11.02.2017 tarihinde yayında olduğu, 2009 yılından itibaren kesintisiz olarak davacının kullanımının tespit edildiği, davacının defter incelemesinde “Hotel ... İstanbul” logosunu 2014 yılından itibaren kullandığının tespit edildiği, Davacı şirketin dosyaya delil olarak sunduğu faturalar incelendiğinde şirketin unvanın yanı sıra ... Hotel ... İstanbul şeklinde ibarenin yer aldığı ve 2014 -2018 yıllarında tanzim edilen faturaladan örnek olarak sunulan faturalarda aynı ibarenin yer aldığı, 2014 yılında tanzim edilen  faturaların yevmiye defterinde yer aldığı, bu durumda davacı şirketin işbu logoyu 2014 yılından itibaren kullanmaya başladığı ,“Hotel ... İstanbul “ ibaresinin yer aldığı faturaların tarihi ve seri numaralarına raporda yer verildiği,  en eski kullanımının 2009 yılı olduğunun değerlendirildiği, davalının ise kiralamadan önce markanın kullanımı ile ilgili delil sunmadığı, buna göre davacının gerçek hak sahibi olduğunun kabulünün gerektiği, Davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürülmüş olup, markanın tescilinin  tek başına kötü niyetli marka başvurusu olarak nitelendirilemeyeceği,  kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda davalının kira ilişkisi sona erdikten sonra ihtar göndererek davacının üstün hak iddiasında bulunduğu markayı kullanmasına engel olması nedeniyle tescilde kötüniyetli olduğuna ilişkin somut delil niteliğinde olduğu, SMK 6/3-9 maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih ve 2021/240 E., 2023/85 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8004409d942a79ab","SID":"23e478a941e89c59"}}