{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2023/1465 <br>KARAR NO\t : 2025/1749<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2023<br>NUMARASI\t: 2022/801 E. - 2023/519 K.<br>DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  davalının borçlu taraf olduğu Bursa 9. İcra Dairesinin ...  Esas Sayılı Dosyasına, İcra Tehdidi Altında İhtirazi Kayıt İle 109.921,69 Tl Ve 329,20 Tl toplam 110.250,89 tl ödeme yaptığı, Bursa 9. İcra Dairesinin ...  Esas Sayılı dosyasından dava dışı  ... tarafından 25/05/2021 günlü ... seri no lu 75.000,00 tl'lik çek alacağına ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, haciz tehdidi altında borcu olmamasına rağmen dosyaya ödemek yapmak zorunda kaldığını, davalıya bir borcu bulunmadığını, arızalanan makinesini davalıya tamir ettirmiş ve kesilen 2 adet fatura bedelini de ödediği, ne daha önce ne de daha sonra davalı ile hiç çalışmadığını, davalıya hiçbir borcu olmamasına rağmen, davalının borçlu olduğu dosyaya haciz tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafa ödendiği iddia edilen paranın müvekkile ödenmiş bir para olmadığını, müvekkili ile alakalı bir ödeme olmadığını, davacı tarafça ödeme yapılan Bursa 9. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada alacaklı görünen ...'a karşı açılması gerekirken müvekkile karşı dava açıldığını beyan ederek husumet itirazı olduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.lk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dosyada bilirkişi incelenmesinin yapıldığı, davacının ticari defterlerini incelendiği, ticari defterlerine göre davalıya borcunun olmadığı,  rapora karşı beyanlarda davalı tarafında esasen kendisine borcunun olmadığını beyan ettiği, dolayısı ile davalının defterlerinin incelenmesi ile sonuç değişmeyeceğinden davalının ticari defterlerinin incelenmediği, davacının davalıya borcu olmadığı, haciz ihbarname sürelerine itiraz süreleri kaçırdığından ihtirazı kayıt ile icra dosyasına yaptığı ödemeyi İİK 89/5 uyarınca süreye tabi olmadan esasen sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebeceği değerlendirilerek  arabuluculuk dava şartının sağlandığı  ve davalıya ihtar çekilerek temerrüde düşürüldüğü dikkate alınarak,\" -Davanın  KABULÜ İLE, 110.250,89 TL’nin 20.09.2021 tarihinden itibaren geçerli olam ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafça açılan davada davacının iş bu davanın istirdat davası açtığını belirttiğini, davacının Bursa 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına 03.09.2021 tarihinde ödeme yaptığını belirttiğini, ancak huzurdaki davanın 08.09.2022 tarihinde açıldığını, İİK 72 maddesinde \"Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.\" belirtildiği üzere istirdat davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, ancak davacının ödeme tarihinde 1 yıl sonra dava açtığını,  bu 1 yıllık süre hak düşürücü süre olup 1 yıl sonra açılan istirdat davasının reddi gerekirken mahkemenin davada kabul kararı verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Davalı tarafa ödendiği iddia edilen paranın müvekkiline ödenmiş bir para olmadığını, müvekkili ile alakalı bir ödeme olmadığını, Davanın yöneltilmesi gereken şahsın Bursa 9 İcra Müdürlüğünde alacaklı olan ... olduğunu,  Davacı tarafça ödeme yapılan Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada alacaklı görünen ...'a karşı açılması gerektiğini, söz konusu ödemenin ... tarafından alındığını, söz konusu çekin dolandırıcılık eylemi ile müvekkilinden alındığını, aslında gerçekten karşılığı olan bir çek olmadığını,  müvekkilinin alacaklı görünen şahsa ve çek lehdarına bir borcu olmadığını, ancak buna rağmen Mahkemece bu talepleri görmezden gelinerek davada usul ve yasaya aykırı şekilde yargılama yapıldığını, -Müvekkili ile davacı arasında istirdat talebine ilişkin bir arabuluculuk görüşmesi olmadığını,  Davacı tarafça müvekkiline karşı yapılan haksız takip neticesinde iş bu takibe yapılan itiraz uyarınca itirazın iptali talepli bir arabuluculuk görüşmesi yapıldığını,  Davacının iş bu davada itirazın iptali talebinde bulunmadığını, istirdat talebinde bulunduğunu, davacının istirdat talebine uygun bir arabuluculuk başvurusu ve son tutanak olmadığından dolayı davanın usulden reddinin talep edilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -Davacı tarafça müvekkili şirketin borçlu olduğu  Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacaklı ... tarafından kendilerine İİK 89/1, 2 ve 3 gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini, iş bu haciz ihbarnamelerinin e tebliğ olarak geldiğini ve kendilerine ulaşmadığını, şirketlerine karşı ... tarafında haciz işlemi yapılması sebebiyle ödeme yapmak zorunda kaldıklarını beyan ettiklerini, Davacının ödeme yapmış olduğunu belirttiği dosyada müvekkilinin borçlu olarak yer aldığını, Bursa 9. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 25.05.2021 tarih ve 75.000 TL miktarlı çekin müvekkili tarafından ... Yapı İnş. Taah. Otom. San ve Tic. Ltd. Şti.  isimli şirkete verildiğini, söz konusu şirketin müvekkiline şipariş etmiş olduğu ürünleri teslim edecek olduğunu, Müvekkilinin de benzer şekilde sözleşme gereği anlaşılan bedel karşılığındaki çeki, mal bedelli olarak ... Yapı İnş. Taah. Otom. San ve Tic. Ltd. Şti. isimli şirkete verdiğini, ancak söz konusu şirketin çekleri aldıktan sonra sipariş  edilen ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, akabinde kötü niyetli olarak söz konusu çeki alacaklı görünen ... ve akrabası olan ...'a vererek müvekkilini mağdur etmeye haksız kazanç elde etmeye ve müvekkilini dolandırmaya çalıştığını, alcaklı görünen ...'ın söz konusu çekin karşılığı olmadığını, çek verilme nedenlerini de bildiğini,  Müvekkilinin, ... Yapı İnş. Taah. Otom. San ve Tic. Ltd. Şti.  Şirketi yetkilileri ve diğer cirantalar tarafından dolandırıldığını, iş bu çekin de dolandırıcılık sonucu ... Yapı İnş. Taah. Otom. San ve Tic. Ltd. Şti. eline geçtiğini ve söz konusu şirketin de alacaklı görünen ...'a bu çeki ciro ederek teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu dolandırıcılık eylemi sebebiyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/20328 Esas sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, söz konusu savcılık dosyasının celbi halinde müvekkilinin icra dosyasına ilişkin bir borcunun olmadığının tam aksine söz konusu çekler sebebiyle ağır bir mağduriyet yaşadığının açıkça ortaya çıkacağını, bu sbeple öncelikle Mahkemeden  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/20328 Esas sayılı dosyası celbini ve hukuki değerlendirmenin iş bu dosyada üzerinde yapılmasını talep edilmesine rağmen taleplerinin kabul edilmediğini, -Davacının İİK 89 maddesi kapsamında kendine yapılan haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesinin,  icra dosyasının alacaklısı görünen ...'a karşı menfi tespit davası açmadan icra dosyasına ödeme yapmasının tamamen kendi hatalarında ve ihmallerinde kaynaklanan bir durum olduğunu, usulsüz tebligata karşı itiraz haklarını kullanmaksızın müvekkiline iş bu davanın da açılmasının da hukuka aykırı olduğunu, icra dosyasındaki tüm işlemlerin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişiler tarafından yapıldığını, müvekkiline atfedilecek hiç bir kusur olmadığını, söz konusu durumun oluşmasına davacının kendi eylemleri sebebiyet verildiğinden yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davada 10.01.2022 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, 02.02.2022 tarihinde ise son tutanağın düzenlendiği, dolayısıyla hak düşürücü sürenin 24 gün boyunca işlemediğini,  istirdadı talep edilen bedelin 03.09.2021 tarihinde ödendiğini, davanın 08.09.2022 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davanın süresinde açıldığını,  Davalı husumet iddiasında bulunsa da istirdat davasının davalıya yöneltilmesi gerektiğini, vekil edenin davalının borcunu ödediğini ve böylelikle davalının sebepsiz zenginleştiğini,  ara buluculuk son tutanağında \"alacak - vekil edenin 3. kişi olarak borçlunun haciz tehditi altında ticari borcundan dolayı Bursa 9. icra dairesinin ... esas sayılı dosyasına ödenen bedelin istirdatı, faizi ve masraf talebi konularında anlaşamadıkları\"nın açıkça kayda alındığını, vekil edenin haciz tehdidi altında -borcu olmamasına rağmen- dosyaya ödemek yapmak zorunda kaldığını,  İcra ve İflas Kanunu 72/VII uyarınca dava açıldığını, Davalının, dava dışı kişiler ile olan ilişkisinin, dolandırıcılık veya karşılıksız çek şikayetlerinin huzurdaki dava bakımından hiçbir önemi bulunmadığını,  davalının,  vekil eden tarafından ödeme yapılan, Bursa 9. İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyasına konu çekin kendisi tarafından düzenlendiğini ikrar ettiğini, bilirkişi raporlarında borçlu olmadığının tespitinin yapıldığını bu nedenle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen paranın İİK 89/5 kapsamında  iadesi istemine ilişkindir.İİK 89/V maddesine göre; Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Burada 3. Şahsın, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı istirdat davası açabileceği düzenlenmiştir. Davacı 3. Kişinin haciz ihbarnameleri gönderilmesinin, haksız ve  kötüniyetli olduğunu ispat etmesi halinde alacaklıya karşı istirdat isteminde bulunabileceği, dolayısıyla  bu doğrultuda açılan davanın takip alacaklısı bakımından haksız fiil hukuki sebebine dayalı olduğu, takip borçlusu yönünden ise dayanılan hukuki sebebin sebepsiz zenginleşme olduğu anlaşılmaktadır. İş bu dava konusunun borçlu aleyhine açılan davanın hukuki sebebi ise sebepsiz zenginleşme olduğu anlaşılmıştır.Davalının borçlu taraf olduğu Bursa 9. İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyasına, davacının ihtirazi kayıt ile 109.921,69 TL ve 329,20 TL toplam 110.250,89 TL ödeme yaptığı,  Bursa 9. İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyasından dava dışı  ... tarafından 25/05/2021 günlü ... Seri No lu 75.000,00 TL'lik çek alacağına ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, davacıya İcra ve İflas Kanunu (İİK) 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerine itiraz edilememesi sebebiyle 3.9.2021 tarihinde Çorlu 4. İcra Dairesinin ...Talimat sayılı dosyadan hacze gelindiği, davacı ile davalı arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı tarafça ödemenin 03.09.2021 tarihinde yapıldığı, davanın 08.09.2022 tarihinde açıldığı, ancak arabuluculuk   sürecinde son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü sürenin işlemeyeceği,   10.01.2022- 02.02.2022  tarihleri arasındaki süre eklendiğinde davalının hak düşürücü süre istinaf sebebinin yerinde olmadığı, İİK 89/5 maddesine göre davanın takip borçlusuna açılması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davanın takip borçlusu açıldığı, buna göre husumet istinaf isteminin de yerinde olmadığı, dava konusu alacağın çeke dayalı alacak olduğu,  takip borçlusunun takibe dayalı çekte keşideci olduğu, borcun ödendiği veya imzanın kendisine ait olmadığına dair itirazın bulunmadığı, çekin dolandırıcılık kapsamında ele geçirildiğine dair soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlandığı ve davacının soruşturma dosyasında herhangi bir şüpheli sıfatının bulunmadığı, çekin davalı yerine ödendiği ve davalının çekin ödenmiş olması nedeniyle sebepsiz zenginleştiği  anlaşıldığından mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara uygun dosya kapsamındaki delillere göre hukuki değerlendirme yapılarak  istirdat  talebinin kabulüne karar verilmesinde  hukuken bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı  vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı, İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2023 tarih ve 2022/801 E. 2023/519 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.531,23. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.883,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.648,23-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d3969a262e24f32","SID":"fbe28d0ec3bd89aa"}}