{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/43 Esas - 2025/37<br>TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/43 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/37<br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 01/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 29/01/2025 <br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/04/2016 günü, sigortalı araç sürücüsü ...'in ... iline seyir halindeyken ...'in yolun ıslak ve kaygan olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek tırın şarampale devrilmesine ve müvekkili ...'ın yaralanmasına sebebiyet verildiği, trafik kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğunun; davacının maddi zararları içni daha önce ... Sigorta A.Ş.'ne başvurulduğu, bir miktar ödeme yapıldığı ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığı; verilen ibranamenin geçersiz olduğunun; fazlaya ilişin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyet oranının belirlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 110,00-TL geçici iş göremezlik, 2.900,00-TL kalıcı maluliyet olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 02.07.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 78.036,51-TL olarak artırmıştır.<br>Davalı; Yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, delillerini bildirmemiş ve duruşmalara katılmamıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının 21.04.2016 tarihinde içinde yolcu olarak bulunduğu ... ... ... ... ...  plakalı aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı geçici iş göremezlik ile sürekli maluliyete ilişkin zararlarının davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.<br>İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 03.09.2020 tarihli Kararda özetle; \"Davacının trafik kazası neticesinde yaralandığı, Adli Tıp raporunda; özür oranının %25 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun belirtildiği, dava dışı araç sürücüsünün meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu konumunda olup kusursuz olduğu, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmada araç içi trafik kazası olduğu vücudunda kırıklar oluştuğu, kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmadığına ilişkin bir bilgi ve belge olmadığı ve bu yönde bir itirazın ileri sürülmemiş olduğu, dosya içerisindeki tutanaklardan hatır taşımacılığında yalnız yolcunun yararının söz konusu olduğu, araç sahibi sürücüsü karşılıksız hareket etmekte olup, yurt dışından getirdiği eşyaları aracın kasasına koyduğunu, kendisinin yanına bindiğini belirttiği, hatır taşımacılığı indirimi yapılmamış, bu yönde bir itirazın da olmadığı anlaşılmış, TBK'nun 51. Madde hükümleri uyarınca müterafik kusur indirim yapılmamış, dava konusu olay haksız fiil nitelikli olup, aracın ticari nitelikte olduğu, bu nedenle avans faizi uygulanması gerektiği, davacı için sigorta ödeme tarihi ile hesap tarihi verilerine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yapılmış, sigorta ödemesi başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşeceği derelendirilerek 7.869,68-TL geçici, 70.166,83-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 78.036,51-TL tazminatın 27/03/2017 temerrüt tarihinden itibaren, avans faizi ile davalıdan tahsiline dair davanın kabulüne\" şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine mahkememizce verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2022 tarihli Kararı ile kaldırıldığı görülmüştür.<br>... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2022 tarihli kararında özetle;\"Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar zarar nedeniyle, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.\tGerek Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan engellik sağlık kurulu raporunda, gerekse de hükme esas alınan raporda davacının kazaya bağlı yaralanmaları benzer şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen, özür oranları çelişkilidir. Hükme esas alınan raporda da, davacı tarafından alınan engelli sağlık kurulu raporundan bahsedilmiş olmasına rağmen, raporda tespit edilen özür oranına neden itibar edilmediği, raporlar arasındaki özür oranlarındaki farklılığın neden kaynaklandığı değerlendirilmemiştir. Bu haliyle raporlar arasında çelişki oluştuğundan, davalının da alınan raporu kabule yönelik beyanın olmamasına, aksine rapora bu nedenle itiraz etmiş olmasına göre raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, yönetmelik hükümlerine göre TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranın değerlendirildiği, engelli sağlık kurulundan alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkiyi giderecek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gerekçesiz olarak yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf sebebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle raporar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, yönetmelik hükümlerine göre TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranın değerlendirildiği, engelli sağılık kurulundan alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkiyi giderecek rapor alınarak, sonucuna göre, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usulü kazanılmış haklar da korunarak, yeniden hesaplama yapılması halinde kaldırılan hükme esas alınan tarihteki veriler nazara alınarak rapor alınarak, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına\" dair gerekçe uyarınca mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı görülmüştür.<br>Mahkememizce kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada; ... BAM 35. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmasına karar verilerek, kaldırma kararı uyarınca dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'na gönderilerek, BAM kaldırma kararı uyarınca dosyada anılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek davacının kaza tarihi olan 21/04/2016 tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik süre ve oranlarının belirlenmesi hususunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, verilen ara karar gerekleri ile İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tamamlanması gerekli görülen eksik hususların tamamlanmasından sonra, davacı hakkında 05 Eylül 2024 tarihli üst yazı ekinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun raporu dosyaya sunulmuştur.<br>Mahkememizce kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Raporunda Özetle; Mevcut belgelere göre, Hasan ve Mediye oğlu, 01.05.1957 doğumlu, ...’ın 21.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve  Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %29 (yüzdeyirmidokuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği görülmüştür.<br>Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, BAM Kaldırma Kararına ve kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan, gerekli incelemeleri içeren, bu yönü ile davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak oluşan tereddüt ve çelişkileri giderici mahiyet ve kapsamdaki rapor içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 21.04.2016 tarihinde içinde yolcu olarak bulunduğu aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucu yaralandığı, kaza sırasında araç içinde yolcu olması ve kazaya etki eden bir hareketinin olmaması nedeniyle kazada kusurunun bulunmadığı, mahkememizce kaldırma öncesinde verilen kararda, davacının özür oranının %25, iş göremezlik süresinin ise 6 ay olarak kabul edilmekle, kabul edilen maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik sürelerine göre ve davalı tarafça yapılan kısmi ödeme ve yapılan kısmi ödemenin güncellenmiş tutarı da dikkate alınarak davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının hesaplanarak hüküm altına alındığı, kararın davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmesi sonucu kaldırılması sonrasında yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacının Engellilik Oranının %29, iş göremezlik süresinin de kaza tarihinden itibaren 6 ay olarak belirlenmiş olduğu, buna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının kaldırma kararı öncesinde verilen kararda kabul edilen %25 oranından daha fazla olduğu, iş göremezlik süresinin ise önceki kararda kabul edilen süre ile aynı süre olduğu, davacının maluliyet oranının daha fazla tespit edilmiş olmasına rağmen önceki kararın davalı tarafça istinaf edilmiş olması nedeniyle usulü kazanılmış haklar gözetilerek, mahkememizce tazminat hesabı yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmeyerek, usulü kazanılmış haklar ve kaldırma kararı öncesinde verilen mahkeme kararındaki kesinleşen hususlar da nazara alınmak suretiyle, mahkememizce verilen ilk karar doğrultusunda davacının davasının  dava ve ıslah dilekçesi kapsamında kabulü ile 70.166,83-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.869,68-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 78.036,51-TL tazminatın 27.03.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KABULÜ İLE; 70.166,83-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 7.869,68-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 78.036,51-TL tazminatın 27.03.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br><br>2-Hüküm altına alınan 78.036,51-TL üzerinden hesaplanan 5.330,67-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 31,40-TL ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 321,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 4.978,27-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 31,40-TL peşin harç, 4,60-TL vekalet harcı, 321,00-TL ıslah harcı ve 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 537‬,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 1.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 513,25‬‬-TL, kaldırma kararı öncesi yapılan Adli Tıp Rapor ücreti 400,00-TL ve kaldırma kararı sonrasında yapılan 4.650,00-TL Adli Tıp gideri olmak üzere toplam 6.563,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>5-Davalı tarafça yapılan 4,60-TL vekalet harç gideri ile istinaf başvurusu sırasında yapmış olduğu giderlerin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>7-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,    <br>8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7a27be4a7fb30aa","SID":"e6a677159e4288a9"}}