{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1121 <br>KARAR NO\t: 2025/1657<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2023<br>NUMARASI\t: 2022/406 E. - 2023/395 K.<br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun göre yetkili aracı kurum olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında 01.10.2021 tarihli Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, söz konusu Sözleşmeye istinaden davalının VİOP piyasasında işlemler gerçekleştirmiş olduğunu,  vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin  kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemler olduğunu, vadeli işlem sözleşmesi, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, opsiyon sözleşmesi ise. alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında, belirli bir vadeye kadar (veya belirli bir vadede), bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde   sözleşmeye konu varlığın fiyatındaki değişimlere göre teminatlarının değeri arttığında çekme hakkı veya teminat eksildiğinde eksik teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkil şirketin işlemlere sadece aracılık etmekte olduğunu, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimleri yapıldığını, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulduğunu, okuması ve her bir sayfayı imzalaması sağlandığını, söz konusu risk bildiriminin ikinci sayfasında yer alan işbu dava ile ilgili risk uyarılarında bulunduğunu,  vadeli işlem sözleşmesi ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabi olduğunu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırdığınız teminatın tümünü kaybedebileceğiniz gibi, kayıplarınız toplam teminatınızı dahi aşabileceğini, aracı kuruluş tarafından yapılacak teminat tamamlama çağrılarını istenen süre içinde ve şekilde yerine getirilmesini, aksi takdirde hiçbir ihbara gerek duymadan pozisyonun piyasa değerinden, özen borcu çerçevesinde zararına da olsa kapatılmasına razı olunması gerektiğini, kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin tarafınıza yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi zararlara da yol açabileceği ihtimali göz önünde bulundurulması gerektiği ”Davalı, ekte sunulan hesap ekstrelerinden görülebileceği üzere VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamı kaybetmiş, kayıpları yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarı 121.148,99 TL olduğu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapılmış, ancak davalı bu çağrıların hiçbirine icabet etmemiş, nihayetinde borcunu ödemekten imtina etmiş olduğunu, davalı yanın, mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine İstanbul 32. İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takibe geçildiğini, davalı 03/02/2022 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini belirten dilekçesini mezkur icra dosyasına sunmuş ve icra takibi, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle durmuş olduğunu, davalı tarafindan  yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olup, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı hakkında asıl alacağın %20‘sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, borsa İstanbul’un Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası Genelgesi uyarınca, piyasa nezdindeki takas merkezine karşı sorumlu olan aracı kurum olup, müşterisi eksik kalan teminatı tamamlamasa da Müvekkil Aracı Kurum bu teminatı tamamlama yükümlülüğü altında olduğunu, Borsa İstanbul’un ilgili genelgesi uyarınca müşterinin bu teminat borcunu Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nezdindeki takas merkezine olan ödemeyi Müvekkil Şirket gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkil Şirket sadece Borsa İstanbul’da gerçekleşmesine aracılık ettiğini, makul bir oranda komisyondan başka bir gelir elde etmediği bu işlemler nedeniyle davalı’nın kötü niyetli tavırları nedeniyle 121.148,99 TL tutarında zarara katlanmış olduğunu, müvekkili aracı kurum, Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi, düzenlenmiş bir sektörde aldığı izin uyarınca faaliyet gösteren ve SPK'nm yakın denetimi altında olan bir şirket olduğunu, tarafların serbest iradeleri ile bir sözleşme akdettiğini ve bu sözleşme gereğince Müvekkili aracı kurum üzerine düşen edimi eksiksiz ve en iyi şekilde yerine getirmiş olduğunu, ancak davalı hiçbir haklı neden göstermeksizin eksi bakiye ifasından kaçındığını, bu durum ticari ve ahlaki teamüllere aykırı olduğunu ve davalının tüm afakî itirazlarının reddi gerektiğini belirterek davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu  davanın  açılması gereken yerin  Tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkili hakkında  İstanbul 32. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibatı başlatılmış olup bu icra takibatında 01/10,2021 tarihli sözleşmeden kaynaklanan  eksi bakiye alacağı 121,148.96 TL nin taraflarınca  iadesi istenmiş olduğunu, ancak 01/10/2021 tarihli sözleşme müvekkili tarafından yüz yüze imzalanmış olmadığını, müvekkili  ile internet ortamında  telefon aracılığı ile  yapılan bir sözleşme olup bu sözleşmenin  geçerliliği için müvekkilinin bilgilendirilmediğini, sadece kayıt işlemi internet üzerinden yapılmış olduğunu, sözleşme hazırlanırken müvekkilinin  sermaye piyasası aracı hakkında bilgi sahibi olup olmadığı değerlendirilmemiş olduğunu, dolayısı ile müvekkili hakkında öncelikle  davacı tarafından hangi yatırım aracının riskli olmadığı risk faktörlerinin neler olduğu konusunda bilgi vermesi  aydınlatma  ödevini sağlaması icap etmesinin lazım olduğunu ancak imzasız  sonradan müvekkilinin adresine  sözleşme metinleri gönderilmiş olduğunu,  müvekkili ile akdedilen sözleşmenin içeriği  müvekkilin kabul ettiği risk  faktörü konusunda müvekkili bilgilendirilmemiş ve bundan dolayı bu sözleşme Bk gereği  geçersiz bir sözleşme olduğunu, elektronik ortamda onaylanan bilgilere ilişkin ayrıntısız rapor  müvekkiline  kurye ile gönderilmiş ve müvekkilinden bu belge imzalatılmış olduğunu, BK  genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinden açıkça bir maddenin tüketici aleyhine olması durumunda bu maddenin  karşı tarafın yani genel işlem sözleşmesi düzenleyenin değil bunun karşısındaki kişinin kendisi aleyhine olan hükmü apaçık tartışmadan bu hüküm hakkında bilgilendirilmeden  yapılan sözleşmenin geçerliği olmayacağı yine   kendisi aleyhine olan hükmün  açıkça kabul edildiğine ilişkin iradenin olamaması halinde bu sözleşmenin karşı tarafını bağlamayacağı yasa koyucumuz tarafından düzenlenmiş olduğunu, işbu sözleşmenin genel işlem şartı ihtiva ettiği sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olduğunu,  eksik  şart olarak kanun koyucunun düzenlediğini ve müvekkilinde Tüketici olduğu düşünüldüğünde Müvekkili risk konusunda  açıkça bilgilendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin de riski kabul ettiği apaçıkça  ortaya konması gerektiğini, oysa müvekkilinin  risk konusunda  bilgilendirilmemiş olduğunu,  28/09/2021 tarihinde bilgi amaçlı davacı yan müvekkili tarafından aranmış olduğunu, İnsan Kaynaklarının ... kaydınız oluşturalım denilerek sözleşme yapılmış olduğunu, yönlendirme ile belli maddeler işaretlenerek  sözleşme telefon ile yapılmış olup kişisel bilgiler alınarak sözleşmeyi kurye ile göndereceği denildiğini, İki gün sonra  sadece başlıklar adı altında 4 sayfa imzalanacak evrak gönderildiğini, davacı şirket hesabı müvekkiline vermiş  bu Iban’a müvekkilinin 10,000 TL göndermiş olduğunu,  davacı sözleşmede  müvekkili yönlendirecek  yatırım temsilcisi arayacağını yatırım temsilcisi  müvekkiline uygulamayı açtırmış olduğunu, uygulamada  dolar nasıl alırsın nasıl satarsın şeklinde  uygulamayı göstermiş olduğunu, ancak satış temsilcisi eğitim amaçlı olarak bir demo hesap önermemiş olduğu,“Yatırımcı temsilcisi arayarak uygulamayı indirmemi söyleyerek alım satım konusunda müvekkilimi yönlendirdiğini, yatırım temsilcisi ... Bey'e borsa aile ilgili bilgim olup olmadığı yoğun iş hayatından ötürü  beni doğru şekilde yönlendirilmem konusunda talepte bulundum ileriki günlerde 15,000 TL yatırarak  ... Beyle çok kazançlı bir süreç geçirdiğini  ve daha sonra ... beyi işten ayrıldığını, daha sonra Satış temsilcisi ... geldiğini, kendisi de aynı şekilde  yukarıdaki hususlar konusunda bilgilendirdiğini, gün içinde hesaptan 30,000 TL para çekme talimatı vererek  hesabına geçirdiğini, bakiyenin 18,000 TL' ye düştüğünü, 50,000 TL'ye geldiğinde ise  temsilci forex kısmında yatırım yapmasını önerdiğini, Metrader4 uygulamasını indirerek 100,000 TL ile sanal demo hesap açılmış olduğunu, eğitim amaçlı olarak bu sürece kadar  zararlarının olduğunu,“Aralık 2021 de  saat 16,00 da dolara müdahale olmuş düşüşe geçmiş 18,000 TL olan bakiyem bir saat sonra 3000 TL ile borsa kapanmıştır, tüm eldeki enstrümanlar  eksiye geçmiş temsilci aramamış müvekkili aradığında ise sizi şimdi arıyordum dendiğini, kendisine bu durumu sorduğumda İstanbul Borsa çöktü kimse ne yapacağını bilmiyor dendiğini, ve  zarar etmemek adına  alımların satıldığını,20/12/2021 saat 17:00 de dolara müdahale olup olmadığı sorulduğunu Viop tarafından doların yükselişinin devam edeceği söylendiğini o akşam borsa kapandıktan sonra bakanlar kurulu açıklamasından sonra  hesaplarını  kapatamadıklarını, kapatamamalarının sebebi ise  erişime davacının izin vermemesi nedeniyle olduğunu, müvekkilininin anlık bakiyesi 66.629,63 TL iken  akşam 23:30' da ise hesaplarından 900 TL küsüratlı bakiye düşüldüğü görüldüğünü, şirket personelinin de orada olduğunu ve  hesabı kapatmayı müvekkilinin denediğini, kapatamadığını, fakat  doların 18,3099 dan 18,2716 puanlık bir düşüş gerçekleştirdiğini, bakiyesi  65.278,73 TL olduğunu, teminatın yetmediğini bildikleri halde müvekkilini aramayıp bilgilendirmediklerini, ertesi gün sabah  8:30'da temsilcinin aradığını hesabınız eksi bakiyeye düşmüştür diyerek yazılı sözlü bu konuda  bilgilendirildiğini, borsa çöktü denildiğini, kendi davacı tarafın sistem çöktü gün içinde hesapları  kapatamadıklarını, 8 yıl öncede böyle bir durum oldu denildiğini,  erişime izin vermeyen bizatihi davacının kendi sistemi olduğunu, müvekkiline davacı satış temsilcisi  her konuda  risk konusunda sizi yönlendirecek demiş olunduğunu, ancak  satış temsilcisi müvekkilini yönlendirmemiş olduğunu, dolayısı ile de kaldıraçlı  Viop işlemlerde müvekkili yönlendirilmediğinden dolayı zarara uğramış olduğunu, müvekkili ilk başladığında 10,000 TL ile başlamış olduğunu daha sonra 15,000 TL   daha sonra 30,000 TL çekmiş olduğunu, teminatta olan parası 36,290 TL teminatta parası bulunmakta olduğunu, borsa  kapandıktan sonra  hesaplarında bulunan parayı çekme hakkı olmadığından  bakiyesi davacı tarafından  korunamadığını, davalı tarafın   bu konuda bilgilendirilmemiş  satış temsilcisi avantajlı ve riskli durumlarda  müvekkilini bilgilendirilmemiş  davalı tarafım daha önceden sorduğu halde  o gun meclis kabinesinin toplanacağını bilip bildikleri halde bilgi vermemediğini, ertesi gün sabah  davalıya  biz  meclis kabinesinin toplanacağını biliyorduk fakat böyle bir karar alınacağını  bilmiyorduk denilerek bilgilendirmiş olduklarını belirterek, başlangıçta aydınlatma ödevi yerine getirilmemiş  işin işleyişinde vekalet gereği gerekli uyarılar ve takipler usulüne uygun olarak yapılmamış olduğunu dolayısı ile meydana gelen teminat bedelinin azalmasına bizatihi davacı tarafın neden olduğunu, Aralık 2021 ilk haftası gün içinde  saat 16:00 gibi  dolara müdahale olmuş düşüşe geçtiğini, O an 18,000 TL olan bakiye'nin gün sonu 2 saat sonra 3000 TL ile kapanış yaptığını, tüm elimizdeki enstrümanlar  eksi hesaba geçmiş olduğunu ve temsilci dahi müvekkilini aramadığını, oysa sözleşme gereği böyle durumda  bunu takip yükümlülüğü kendilerine ait olduğunu, müvekkili tarafından  temsilci arandığında  borsa İstanbul çöktü herkes şaşkın ne yapacağını bilmiyoruz diye cevap verdiğini, müvekkilinin zararına sattığını, oysa sözleşmede her daim müvekkilime temsilci atayarak  temsilcinin yönlendireceğini müvekkilime beyan etmiş olduklarını, müvekkile mevcut olan teminatı  koruması için  bir talepte bulunmamış olduğunu, talebi olmamasına rağmen  davacının kendisi müvekkile riskini arttırmış olduğunu, risk konusunda müvekkilinin uyarılmamış olduğunu, dolayısı ile zarardan bizatihi davacının kendisi sorumlu olduğunu ileri sürülmek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalının teminat borcunu Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nezdindeki takas merkezine ödediğini, ödenen tutarın davalıdan tahsili için icra takibi yaptığı takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davacı ile davalı arasında Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve risk bildirim formlarının imzalandığı, davalının aldığı USD pozisyon sonucunda oluşan zarardan dolayı, hesapta bulunan teminatın, sürdürme teminatının  altına düşmesi sebebiyle, ...bank tarafından teminat tamamlama çağrısı yapıldığı,  tamamlama teminatının  yeniden bulunması gereken düzeye yükseltilmesi gerektiğinden, talep edilen teminatın davacı aracı kurum tarafından kapatılmasının zorunlu olduğu, davalı tarafından yatırılması gereken tamamlama teminatının 22.12.2021 tarihinde 121.745,00 TL olarak ...K’a  davacı Şirket tarafından yatırılmış olduğu, Türev Araçlar Aracılık Sözleşmesinin 28.maddesindeki hüküm uyarınca yapılan işlemin ters kayıtla kapatılması sonucunda oluşan  121.745,00 TL'nin SPK Mevzuatı ve Çerçeve Sözleşmesi   uyarınca   davalı  müşteri tarafından davacı aracı kuruma ödenmesi gerektiği, Türev Araçlar Aracılık Sözleşmesinin 29.maddesinde davalı müşterinin, aracı kurumun teminat tamamlama çağrısını derhal yerine getirmesi gerektiği, getirmediği takdirde başka bir ihbara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünün düzenlendiği, 29.madde kapsamında mahkememizce resen yapılan faiz hesabına göre, davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar isteyebileceği işlemiş faizin 969,19 TL olduğu kanaati ile taleple bağlı kalınarak davacının 121.148,96 TL asıl alacak ve 969,19 TL işlemiş faiz isteyebileceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına, karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-davada Tüketici Mahkemesinin yetkili olduğunu,  Ticaret Mahkemesinin yetkili olamayacağını, Mahkemenin görevsiz olduğunu,-dosyanın arabuluculuğa gönderilmesinin dava şartı olduğunu,-Müvekkili ile davacı arasında telefon ile bir sözleşme imzalandığını, sözleşmede müvekkili ile borsada yatırım araçlarının alınıp satılmasında, risklerin değerlendirilmesinde, kendilerinin danışmanlık yapacağı, bu danışmanlığa göre de müvekkilinin az miktarda sermaye ile iyi miktarda para kazanma olanağının olacağı şeklinde müvekkiline teklif yapıldığını, Müvekkilinin de davacı firmaya kendisinin borsa işinden anlamadığını, ancak iyi bir danışmanlık verilirse bunu değerlendireceğini belirttiğini, daha sonra davacı müvekkilime 100 sayfadan ibaret kendi lehlerine olan sözleşmeyi kargo ile müvekkiline gönderdiğini, müvekkiline imzalattığını, müvekkilinin de davacının şirket olmasına güvenerek, danışmanlık taahhüdü altına girdiğinden sözleşmeyi okumadan imzaladığını, genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğini,-Müvekkilinin USD nin yükselmesi nedeni ile  danışmanı aradığını USD ye müdahale olup olmayacağı konusunda bilgilendirme istediğini, danışman kabinenin toplanacağını ancak USD ye müdahalenin söz konusu olamayacağını belirttiğini ve müvekkilini yanlış bilgilendirildiğini,  Kabinin toplanıp USD ye müdahale edileceğini, USD nin aşağıya çekileceği müvekkiline söylense idi müvekkilinin yatırım aracı olan USD, gram altın ve EURO , bu araçların düşümünden önce satacak ve başka bir yatırım aracına dönecek olduğunu ve dolayısı ile de zarar etmeyecek olduğunu, Müvekkilinin yine kaldıraçlı işlemler konusunda da bilgilendirilmediğini, riskin borsada amacı ve beklentileri konusunda da müvekkiline aydınlatma yapılmadığını, yapıldığına ilişin maktu evrak  dışında müvekkiline aydınlatma metni okunmadığını, aydınlatılmadığını,  dolayısı ile müvekkilinin hiç bilmediği bir konuda borsa danışmanlarının yanlış yönlendirmesi sebebi büyük bir zarar etmesine neden olduğunu, borsa danışmanın amacının öncelikle diğer  tarafı risk faktörleri konusunda uyarma, aydınlatma, risk faktörlerini belirleme ve ona göre de risk faktörlerinin stratejik hamleler yapılmasını sağlamak olduğunu, müvekkilininde zararına neden olunduğunu, meydana gelen zararda da bizatihi sorumluluk davanın olduğu için müvekkilinin de ödemezlik defi ileri sürdüğünü kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin finansal bir kurum olduğunu, Müvekkili Şirketin, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) gözetimi ve denetimi altındaki kurumlardan olan finansal bir kurum olması nedeniyle bu noktada Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. Maddesinde sayılı olarak belirtilen ve mutlak ticari davaları işaret eden hususları bulunduğunu, tarafların tacir olup olmaması bu davaların ticari dava olması sonucunu değiştirmeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta  Ticaret Mahkemesi olarak görevin belinlendiğini, sunulu kararlarda konu ihtilaf finansal bir kurum olan bir banka ile müşterisi arasında imzalanmış bir sözleşmeden kaynaklandığı, ancak müşteri tüketim saiki ile değil, yatırım saiki ile hareket ettiğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olması gerektiği gibi bir karar aldığını, Müvekkili Şirket ile davalı arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda oluşturulan 28.03.2023 tarihli Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı dava dilekçemiz ekinde sunulduğunu,  sözleşme davalının VİOP işlemlerine ilişkin olup yatırım danışmanlığı hizmeti ile ilgili herhangi bir hükmü olmadığını, Davalının bu haliyle yatırım danışmanlığı hizmetine ilişkin beyanlarının tamamen muhakameyi yanıltıcı bir iddia yaratma çabasından ibaret olduğunu, Davalı ile akdedilen sözleşmelerin SPK mevzuatının öngördüğü usulde imzalandığını, Davalının müvekkili Şirket’in sistemine kendisine tanımlanmış şifre ile bağlanarak kendisine yapılan tüm bilgilendirme ve risk uyarıları ile sözleşmeleri gözden geçirdiğini, okuyup onayladığına ilişkin beyanları işaretlemiş, ayrıca Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (“MASAK”) düzenlemeleri uyarınca, kimlik tespiti yapmak ve gerekli beyanları almak için kendisinden ıslak imzalı dokümanlar alınmış olduğunu, davalıya yatırımcıların risk ve getiri beklentilerini ölçme amacıyla mevzuata uygun bir şekilde uygunluk testi de uygulandığını, Davalının uğradığı zararın sebebi bizzat kendi yatırım kararları doğrultusunda zarar ederek teminatının yetersiz kalması ile ilgili olduğunu, Döviz piyasasında yaşanan sert düşüş, davalının teminatını aşağıya çektiğini ve sonucunda eksi bakiyelere ulaşmasına neden olduğunu,   Davalıdan yükümlülüğü altında olduğu teminatını tamamlama ile ilgili bir girişimde bulunulmadığını, Davacı Müvekkilinin sadece aracılık ettiği bir işlemde kendisine ait olmayan bir borcu ilgili piyasanın kuralları gereği ödemek zorunda kaldığını, fiili bir zarara uğradığını, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve Sözleşmesi kapsamında davacının uğradığı zararın giderilmesi için açılan itirazın iptali davasıdır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı  ... tarafından 20.12.2021 tarihinde 121745 nolu hesapta  alımı yapılan vadeli USD pozisyonu  (Kaldıraçlı VIOP)  sebebiyle  21.12.2021 tarihinde  USD döviz kurunun 13.0400 TL ye düşmesi sonucunda  davalının aleyhine 187.525,92 TL zarar oluştuğunu, cari hesaptaki 65.743,10 TL'nin tutarın düşülmesinden sonra teminat tamamlama maksadıyla davacının ...BANK’a yatırdığı 121.745,00 TL den sonra davacının davalı yandan 121.148,96 TL alacağının oluştuğunu, işbu alacağın davalı   ...’ın  121745 no’lu Cari Hesap ve VOB Nakit Teminat Ekstresinde  kayıtlı olduğunu,   SPK ve ...BANK Mevzuat uyarınca  davalı ...’ın , sürdürme teminatının  altına düşmesi sebebiyle tamamlama teminatının  yeniden bulunması gereken düzeye yükseltmesi gerektiğinin, Takasbank tarafından talep edilen teminat açığının davacı  Şirket tarafından kapatılması yoluna gidilmiş olduğunu, teminatın tamamlanması ile davalının hesabında meydana gelen 121.148,96 TL borç tutarının  tahsili için İstanbul 32.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra Dosyasında 18/02/2022  tarihinde başlattığı takip  dosyasında,  davacı   ... Menkeul Değerler A.Ş. nin davalı  ... dan olan alacağının 121.148,96 TL olduğu, işbu tutar üzerinden icra takip tarihinden itibaren %18,25 oranında yasal faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davalı ile davacı arasında davaya konu vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin olarak Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı ve davalının bu sözleşme çerçevesinde Borsa İstanbul nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri gerçekleştirdiği, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede  davalının gerçek kişi bireysel müşteri olarak yer aldığı,  her türlü türev aracın alım satımına aracılık hizmeti olduğunun belirtildiği görülmektedir.  6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.  maddesinde Tüketicinin; ticari ve mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici tanımı içerisinde olması gerekir. Tüketici sözleşmesinde iki taraf mevcut olup, zıt amaçların güdülmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla satıcı ve sağlayıcı tanımında da yer verildiği gibi satıcı ve sağlayıcının işlem yaparken ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmesi, karşısında yer alan kişinin ise bunun tersine bir amaçla yani ticari veya mesleki olmayan amaçla ( kâr elde etme amacı olmaksızın ) hareket etmesi gerekir ( Aydoğdu, M.; Tüketici Hukuku Dersleri, ).  Yargıtay H.G.K.  2017/11-22 E - 2018/1102 K. )  Somut uyuşmazlığa gelindiğinde, her ne kadar 6502 Sayılı TKHK'nın 49'uncu maddesi finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler yatırım hizmetlerini de tüketici hukuku kapsamı içine almış olsa da, yine sözleşmede faaliyet konusunun ticari olduğuna dair bir ibare bulunmasa bile,  bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için, hizmetin alınma amacının öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmakla, tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi, kar amacı gütmemesi  şart olup, eldeki davaya konu sözleşmede davalının yatırımcı olarak kar elde etmek  amacıyla işlem yaptığı,  işlemin tüketici işlemi saylamayacağından  uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz. Bu nedenlerle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.  Davalının ara buluculuk son tutanağına da sunduğu anlaşılmakla davalının istinaf istemlerini yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı ile davacı arasında davaya konu vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin olarak Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı ve davalının bu sözleşme çerçevesinde Borsa İstanbul nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi alım satım işlemleri gerçekleştirdiği, borçlunun hesabında yapılan işlemler nedeniyle hesabın eksiye düştüğünü, sözleşme ve mevzuat gereğince borçlunun teminat tamamlama yükümlülüğünün bulunduğunu ancak teminat tamamlama yükümlüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, davacının şirketin Takasbank'a borçlu adına teminat ödemek zorunda kaldığı, taraflar arasındaki “Sermaye Piyasası Araçları Alım-Satımına” ilişkin hükümler kapsamında, borçlunun sermaye piyasası işlemleri nedeniyle eksiye düşen hesabında teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle alacaklı aracı kurum tarafından bu yükümlülük yerine getirilerek cari hesaba yansıtıldığı, bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı konusunda dosya kapsamı itibariyle yapılan bilirkişi incelemesinin yeterli olduğu, davacının SPK mevzuatına aykırı olarak davalının VİOP işlemlerine ilişkin olup yatırım danışmanlığı hizmeti ile ilgili  bilgi vermemesi nedeniyle zarara uğradığına ilişkin istinaf sebebinini ise, sözleşmede yatırım danışmanlığına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı anlaşlımıştır.Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, usul ve yasaya uygun gerekçelerle, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/406 E. 2023/395 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.341,89 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.085,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.256,39-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd4c489d8ff86d0c","SID":"dbede33250dd3906"}}