{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/1123 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1088<br><br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 09/12/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 10/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 29/12/2025<br>Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: davacı vekili özetle; davacı şirketin ortaklarından ...'ın vefatı üzerine olağanüstü genel kurul toplantısını 23/12/2019 tarhinde 13:30'da şirket merkezinde yaptıklarını, TTK 596/2 uyarınca şirket ortakları ...,...,... ve hem mirasçı-hem ortak ..., mirasçı ...'na miras nedeniyle esas sermaye payının geçmesini onaylamayı ve şirkete ortak olarak girmesini oybirliği ile reddettiklerni, konuya ilişkin ...'na Bakırköy .... Noterliği aracılığıyla ihtar gönderdiklerini, bütün şirket işleri ve hesapları ile ilgili bilgi verilmesi ile ilgili olarak kendisine bildirim yapıltığını, ancak bu hakkın kullanılmadığını, kendisi tarafından cevap gelmemesi nedeniyle esas sermaye payının gerçek değer yönünden TTK 596 ve 597 uyarında dava ikame ettiklerini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı kesin kararı ile mirasçı ...'nun ayrılma akçesinin hesaplandığını, iş bu karar neticesinde yasal süre içerisinde 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararının kalan maddelerinin tescili için 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, ve alınan karar sonucunda İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, İstanbul Ticaret Odası yetkilileri tarafından yanlış yönlendirildiğini, kendisine kısmi tescil yaptırılması gerektiğini söylediklerini, şirket yetkilisi tarafından bu yönlendirmeyle kısmi tescil yapıldığını, nihayetinde asıl istenen hususun imkansız hale geldiğini, kararın sadece ilk iki maddesinin tescil edildiğini, ilgili genel kurul kararının bütünü değil de ortaklık paylarını içerir kısmının ticaret sicilinde zorunlu olmamasına rağmen yanlış yönlendirme nedeniyle tescil edildiğini ve ....'nun kısmi tescille ortaklık kazanmış duruma geldiğini, talep doğrultusunda Genel Kurul Kararının tüm maddeleri tescil edilmiş olsaydı, davacı şirket yetkilisinin yanlış yönlendirilmeseydi hiçbir sorun kalmayacağını ve TTK madde 59 vd. Uyarınca mirasçı ....'nun şirkete ortaklığı engellenmiş olacağını beyanla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 596 ve 597. maddesi uyarınca Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda kısmi tescilin yokluğunun tespitine, bu yönde karar verilmesi halinde söz konusu tescilin ticaret sicil gazetesinden terkinine ilişkin kararın da tescili ve ilanının tespitinne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava ticaret sicil kaydının iptali veya düzeltilmesi isteminden ibarettir.<br>Dava HMK 106. Maddesi uyarınca tespit davasıdır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun <br>MADDE 25- \"(1) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/163 md.; Aynen kabul: 1/2/2018- 7078/158 md.) Ticaret sicili, ticaret sicili müdürü tarafından yönetilir. Ticaret sicili müdürü, 26 ncı maddeye göre çıkarılan yönetmelikte belirlenen nitelikleri haiz kişiler arasından odanın teklifi üzerine veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının uyarısına rağmen otuz gün içerisinde teklif edilmemesi halinde resen Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca atanır ve aynı usulle görevden alınabilir. Aynı usulle ticaret sicili müdürlüğünün iş hacmine göre, yeteri kadar müdür yardımcısı görevlendirilir. Ticaret sicili müdürlüklerinde çalışacak personelin tavan ve taban ücreti her yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin görüşü alınarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenir.<br>(2) Ticaret sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili oda müteselsilen sorumludur. Devlet ve sicil görevlilerini atamaya yetkili kurum zararın doğmasında kusuru bulunanlara rücu eder. Ticaret sicili müdürü ve yardımcıları ile diğer personeli, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı kamu görevlisi olarak cezalandırılır ve bunlara karşı işlenmiş suçlar kamu görevlisine karşı işlenmiş sayılır. <br>(3) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ticaret sicili müdürlüklerinin faaliyetlerini her zaman denetlemeye ve gerekli önlemleri almaya yetkilidir. Ticaret sicili müdürlükleri, adı geçen Bakanlıkça alınan önlemlere ve verilen talimatlara uymakla yükümlüdür. (Ek cümle: 15/8/2017-KHK-694/163 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/158 md.) Odalar tarafından ticaret sicili müdürü ve müdür yardımcıları ile ticaret sicil işlemlerinde görevli personele görevleri dışında başka bir görev verilemez.\"<br>MADDE 26-<br>\"(1) Ticaret sicili müdürlüğünün kurulması, sicil defterlerinin tutulması, tescil zorunluluğunun yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar, sicil müdürlerinin kararlarına karşı itiraz yolları, sicil müdür ve yardımcıları ile diğer personelde aranacak nitelikler, disiplin işleri ile bu konuyla ilgili diğer esas ve usuller Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.\"<br>MADDE 27-<br>\"(1) Ticaret siciline tescil, kural olarak istem üzerine yapılır. Resen veya yetkili kurum veya kuruluşun bildirmesi üzerine yapılacak tescillere ilişkin hükümler saklıdır. Harca tabi işlerde, tescil anının saptanmasında harç makbuzunun tarihi belirleyicidir. 34 üncü madde hükümleri saklıdır.<br>(2) Ticaret sicili müdürlükleri, kurumlar vergisi mükellefi olup da bu madde uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evrakının birer suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır.\"<br><br>MADDE 28- <br>\"(1) Tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır.<br>(2) Bir hususun tescilini istemeye birden çok kimse zorunlu ve yetkili olduğu takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bunlardan birinin talebi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır.\"<br>MADDE 29-<br>\"(1) Tescil istemi dilekçe ile yapılır. (2) Dilekçe sahibi kimliğini ispat etmek zorundadır. Dilekçedeki imza noterlikçe onaylanmışsa, ayrıca kimliğin ispatlanmasına gerek yoktur.\"<br>MADDE 30- <br>\"(1) Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş gündür.<br>(2) Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar.<br>(3) Ticaret sicili müdürlüğünün yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre bir aydır.\"<br>MADDE 34-<br>\"(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.<br>(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.\"<br>Somut olayda\t:<br>Ticaret Sicil kayıtlarının iptali veya düzeltilmesine ilişkin davalarda sicil kaydının muhatabı olan şirket ile ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi zorunludur. <br>Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu hasım olduğu için davada taraf olarak gösterilmelidir. Somut olayda ticaret sicil müdürlüğünün zorunlu yasal hasım olarak gösterilmediği, ayrıca ıslahla dahi hasım değiştirilmesi mümkün bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (işbu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>5-Davalılar tarafından yapılan gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğ edileceği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle 2 haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 10/12/2025<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"752e146b48bad44b","SID":"6083233da82dcf85"}}