{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1090 <br>KARAR NO\t: 2025/1765<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/11/2022<br>NUMARASI\t: 2022/305 E. - 2022/831 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacıdan alacağı olduğunu iddia ederek İstanbul Anadolu 7 İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden 04/05/2021 vade tarihli 45.000,00 TL bedelli bono üzerinden kambiyo takip başlatıldığını, ancak müvekkilinin borcunun bulunmadığı bundan sebep işbu davayı açma zarureti doğduğunu, dava konusu bono müvekkili tarafından doldurulmadığı, sadece imzalandığını,  takip konusu bononun alınması sebebi müvekkili ile davalının  akrabası ile birlikte kuracakları iş için verilen bir bono olduğu söz konusu bedelin ödendiğini,  bu nedenle telafisi imkansız zararların doğmaması için öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettikleri, aksi halde uygun görülmez ise teminat üzerinden ihtiyati tedbir talep ettikleri, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK 168-4 ve 170  gereğince imzaya itiraz beş gün içerisinde, açık bir şekilde icra mahkemesine sunulacak dilekçe ile mümkün olduğu, ayrıca imzaya itiraz menfi tespit davasının konusu olmadığını, davacı tarafın  dava sürecini uzatmak amacıyla senet üzerindeki imzayı kabul etmiş olmalarına rağmen menfi tespit davasında imzaya yönelik inceleme talep ettiklerini,  davacı taraf 25/04/2022  tarihli dilekçesinin açıklamalar kısmının  girişinde ve ikinci maddesinde borcun  gerçek olmadığını ileri sürdüğünü,  açıklamalar kısmının 3.  Maddesinde ve beyan dilekçesinin açıklamalar kısmının altıncı maddesinde ise borcu ödediklerini ileri sürdüklerini,  davacı tarafın iddiasının borcun gerçek  olmadığına mı yoksa ödendiğine mi yönelik olduğu anlaşılamadığını, senet  üzerindeki imzanın kendilerine ait olduklarını dava dilekçesinin açıklamala kısmının ilk maddesinde kabul ettiklerini, davacının iddialarını ispatlamakla yükümlü olduklarını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine, %20 inkar tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \"Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, gerçekte borçlu olmadığını iddia eden davacının, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Yine açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı borçlu, bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Ancak bu hususta davacı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmemiş olduğu\" gerekçesi ile  Davanın Reddine, İİK 72/3 maddesi gereğince tedbir kararı verilmiş olduğundan İİK 72/4 maddesi gereğince %20 tazminata hükmedilmesine\"  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından vekâleten hazırlanan ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmek üzere sunulan dilekçede, Yerel Mahkeme olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/305E. sayılı dosyasının 17.11.2022 tarihli celsesinde verilen ve davanın reddine ilişkin olduğu belirtilen kararın, ilgili kanun ve usule aykırı bulunduğunu, bu nedenle kararın kendilerine tebliğ edilmesini takiben ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmak üzere süre tutum ve kararın icrasının tehiri (durdurulması) talebinde bulunduğunu, bu kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talep  etmiştir.Davalı  vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından, takibe konu bononun dayanağının, müvekkil ile davalının damadı olan ...’in birlikte kurdukları “...” isimli işyerinin açılışında, müvekkilden alındığını,  ancak, söz konusu borcun  gerçek olmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olduğunu, yazıların kendisine ait olmadığını ve söz konusu bedelin ödendiğini ileri sürmektedir. İstanbul Anadolu 7 İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 04/05/2021 vade tarihli 45.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.  Somut olayda; davacının dava dilekçesinde, borcun olmadığı, senetteki yazının kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü ve ödeme iddiasında bulunduğu, açıklamalı beyan dilekçesinde ödeme iddiasına dayandığı anlaşılmıştır.  Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili tarafından, 17/11/2022 tarihinde süre  tutum dilekçesi sunduğu, 30/01/2023 tarihli dilekçe ekinde istinaf  dilekçesi sunduğunu beyan ettiği,  ancak dilekçe ekinde adi ortaklık  sözleşmesi, Yargıtay ilamları, whatsapp yazışmaları sunulduğu,  gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan süre tutum dilekçesinde istinaf sebebi ileri sürülmediği, HMK 355. Madde gereğince dosya kapsamında yapılan yargılamada kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı konusunda resen inceleme yapıldığı, yapılan incelemede,  kamu düzenine aykırılık tespit edilmediğinden davacı vekilinin istinaf  başvurusunun  reddine  karar verilmesi gerekmiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat  ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2022/305 E. 2022/831 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"818c65486650b48f","SID":"54b31ea675192e4e"}}