{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/553 <br>KARAR NO\t: 2025/1597<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2021<br>NUMARASI\t: 2019/244 Esas -  2021/824 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı aleyhine İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, dava dışı sigortalı ... Makine San ve Tic A.Ş.' nin ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta poliçesi ile ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu, riziko adresinde meydana gelen hasar sonrasında davacı şirkete gelen hasar ihbarı üzerine ... Sigorta Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından 28/11/2018 tarihinde ekspertiz çalışması gerçekleştirildiğini, davalı ... Lojistik A.Ş her ne kadar haksız durumda davacı şirkete borcu olmadığına ilişkin itirazda bulunmuş ise de TTK'nun 1248. maddesi hükmü uyarınca taşıyan sıfatına haiz olduğu hasar davalı şirket sorumluluğunda yapılan taşıma sırasında meydana geldiğini, halefiyet ilkesi gereğince rücu haklarının hukuken bulunduğunu, davacı sigorta şirketinin sigortalı dava dışı ... Makine San ve Tic A.Ş ye emtia blok abonman sigorta poliçesi gereği ödeme yapmış olup ödenen bedel üzerinden dava dışı sigortalıya halef olduğunu, takibin devamını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  mevcut taleplerin ihbar edilen ... Sigorta A.Ş.' ye yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirketin taşıyıcı olmaması ve bu bağlamda sorumluluğunun mevcudiyetinin kabul anlamına gelmemek kaydı ile CMR konvansiyonunun  23/3 maddesi uyarınca öngörülen sorumluluk sınırlı olduğunu, taşımaya konu emtianın iddia edilen hasarlanmasına ilişkin olarak CMR evrakına herhangi kayıtta düşülmediğini, talep edilen 632,02 USD' nin hangi kriterler göre hesaplandığının belirli olmadığını, dava konusu ürünlerin yüklemesi, istiflenmesi ve boşaltılması davalı şirket tarafından yapılmadığını, CMR 17.maddesine göre davalı şirketin sorumluluğunun ortadan kalktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"dava dışı sigortalı ... Makine San ve Tic A.Ş nin ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta poliçesi ile davacı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, sigortalı firma tarafından Kazakistan'da yerleşik bir firmaya emtia satıldığı, emtianın alıcı firma adresine yapılan araçtan tahliyesinde hasar oluştuğu, davalının taşıyan olarak sorumlu olduğundan bahisle, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalının karşılanan zararının rücuen tazminine ilişkin olarak davanın açılmış olduğu görülmüştür. Davalı taşıyıcı dava dışı sigortalının emtia-eşyasını yurt dışındaki gönderilen alıcısına teslim etmek üzere eksiksiz tam ve hasarsız teslim aldığı, emtiada hasar oluştuğu, ancak davalı taşıyıcının ifa sorumlusu sürücünün hasarı kabulüne ilişkin CMR'de herhangi imzasının olmadığının görüldüğü, sigortalı tarafından düzenlenen hasar tespit raporu bulunmadığı, hasar ile ilgili tespitlerin tek taraflı olup dava dışı sigortalının iddialarına dayalı olduğu, ekspertiz raporu emtia-eşyanın gönderilen alıcısına teslim edildiği 31/10/2018 tarihinden sonra 27/11/2018 tarihinde ve sigortalının beyan ve sunduğu evrak üzerinden Türkiye'de yapıldığının anlaşıldığı, eşyanın varış yeri olan Kazakistan'da teslimde mahallinde gerçekleştirilmiş herhangi eksper tespiti bulunmadığı anlaşıldığı, davacı yanın davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı-eşyayı alıcısına kısmi hasarlı olarak teslim ettiği iddiasının ispata muhtaç olduğu görülmüştür. CMR sözleşmesindeki ihtirazi kayıtlarda taşıyıcının imzasının bulunmaması, hasarın araçta mı yoksa indirilirken veya indirildikten sonra mı oluştuğunun dosyadaki evraklardan anlaşılmaması, yükleme ve indirmenin davalının sorumluluğunda olduğuna dair bir bilgi ve belgenin bulunmaması gerekçeleriyle, ispatlanamayan davanın reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalının taşımaya konu emtiayı hasarlı olarak teslim ettiğini, emtianın araçtan tahliyesi sırasında hasar tespit edilerek araç içi hasarı gösteren fotoğraflar çekilmiş ve CMR üzerine hasar şerhi düşülmüş ekspertiz raporunda sevkiyat boyunca ürünlerin araç içi yapılan sıkışık, çok katlı istif, araç içi sabitleme ve emniyete almada yetersizlik ve/veya sürücü hatası sebebiyle dava konusu hasarların meydana geldiği tespit edilmiş olup davalı taşıyıcı da emtiayı hasarlı teslim aldığına ilişkin somut bir delil sunamamış ve CMR senedinde de herhangi bir ihtirazi kayıt düşmediğine göre malların taşıyıcıya hasarsız bir şekilde teslim edildiğine dair karine mevcut olduğunu, davalı taşıyıcının hasarsız olarak teslim almış olduğu emtiayı alıcıya hasarlı olarak teslim etmiş olduğu ise CMR senedine gönderilen/alıcı firmanın düşmüş olduğu ihtirazi kayıt ile sabit olduğunu, alıcının malları teslim alırken CMR Belgesi'ne ihtirazi kayıt koyması halinde ispat külfeti taşıyıcı üzerinde olup davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden (CMR 17/2-4) birini somut olarak ispatlaması gerektiğini, Yargıtay, sadece alıcının imzası ile ihtirazi kayıt düşülmesini hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğine dair ispat olarak yeterli görmüş olup yine Yargıtay'ın, CMR Belgesi'nde bulunan alıcının ihtirazi kaydın tercüme edilmiş halinin dosyaya sunulmasından sonra ispat yükünün davalı taşıyana geçtiği şeklinde görüş belirttiğini, taşınan emtiadaki hasar teslim anında alıcı tarafından tespit edildiğini, tespit üzerine de CMR Senedi üzerine hasar şerhi düşülerek teslim imzası atıldığını, işbu halde hasar ihbarına gerek olmamasına ve Yargıtay kararında da görüleceği üzere davalı firmanın imzası aranmamasına rağmen ilk derece mahkemesince davanın reddine dair kararı yerleşik içtihat kurallarına aykırı olduğunu, davalının hasardan kaynaklı sorumluluğu bulunduğu ispatlanmış, hasar tespit tutanağı ve CMR üzerine düşülen ihtirazi kayıt ile emtianın hasarlı olarak teslim edildiği ve hasarın taşıma sırasında gerçekleşmiş olduğu ispat edilmiş bu durumda söz konusu hasardan sorumlu olmadığına dair bir ispat vasıtası sunamayan davalının CMR m.17 kapsamındaki sorumluluğu olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava; Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi'ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı taraf istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  İstinafa konu uyuşmazlık temelde;  taşımaya konu emtiada hasar oluşup oluşmadığı, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, CMR konvansiyonu gereği davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında,  ''29.11.2018 ... Sigorta A.Ş. 15/11/2018 hasar ve 29/11/2018 ödeme tarihli 10104765 nolu nakliyat hasar dosyasına istinaden rücuen tazminat alacağı\" sebebine dayalı olarak 632,02 USD asıl alacak ve 21,92 Usd işlemiş faiz olmak üzere toplam 653,94  USD asıl alacağın tahsili istemiyle 11.08.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu taşıma 24.10.2018 tarihinde nakliyat emtea sigorta poliçesi ile ziya ve hasarlara karşı sigortalanmış bulunmaktadır.Dava konusu taşımaya ilişkin CMR senedinde gönderenin davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... Makina San. Ve Tic. A.Ş, alıcının  olduğu, yükleme yerinin Bursa- Türkiye, varacağı yerin Kazakistan olduğu, taşıyıcı firmanın davalı şirket olduğu görülmüştür. Gönderen satıcı dava dışı ... Makina San. Ve Tic. A.Ş, alıcı DBK- Leasıng  adına 23.10.2018 tarihli 213.500,00 Euro tutarlı fatura düzenlemiştir.Gümrük beyannamesinde teslim şekli DAP teslim olarak belirtilmiştir. Bu teslim şeklinde, satıcı malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim eder. Satıcı malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir. Satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü yoktur. Buna göre, eşyayı taşıyan araç varma yerine varıncaya kadar hasar ve yarar satıcıda olup, somut olayda hasar taşıma sırasında meydana geldiğinden zarar davacının sigortalısı üstünde oluşmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta, satıcının sigortacısı olan davacı sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmakta olup, ayrıca dava hakkının temlik alındığına ilişkin temlikname ibrazına gerek yoktur. Dosyaya sunulan tercümesi yapılmış olan, tutanakta, Asia Trafo LLp teslim edilen Palzma Makinesi Pl-C 40120 seri numaralı 87851898, 2018 modelin nakliye sırasında belirtilen hasarları almış olduğuna dair tutulan tutanakta, masanın bir kısmında dişli çubuk hasar görmüş, dişlinin 2 metrelik kısmında aşınmalar var, hava filtresi üstünde cıvataları kopmuş ve boyası çizilmiş, masaların gövdeleri hasar görmüş, 11 adet plakalar bükülmüş,  bir masanın yan tarafında boyası aşınmış olduğu, bu eksikliklerin plazma makinesinin montajında ve daha sonraki çalışmasında zorluklara neden olacağı tespit edilmiş ve ekine fotoğraflar eklenmiştir. Yine tercümesi yapılan CMR belgesinin altında not olarak 1 plaka bükülmüş, 5 adet civata kırık, 1 adet klavuz rayı çapaklı, 2 m anlaşılmıyor/kullanışsız yazıldığı görülmüştür.28.11.2018 tarihli ekspertiz raporuna göre, nakliyeci sorumluluğunda araç içi yapılan sıkışık, çok katlı istif, araç içi sabitleme ve emniyete almada yetersizlik ve /veya sürücü hatası olduğu belirtilerek, 632,02  USD  hasar olduğu tespit edilmiş, davacı tarafından  dava dışı sigortalıya 29.11.2018 tarihinde 632,02 USD ödenmiştir.Davaya konu taşıma Türkiye-Kazakistan arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.CMR Konvansiyonu 9/2. maddesi hükmüne göre sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır. Davalı taşıyıcı tarafından yükün taşınmak üzere teslim alındığı anda ambalajlama, paletlerin yetersizliği veya istiflenmesi ile ilgili CMR belgesine herhangi bir çekince konulmadığından taşınan yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu kabul edilmelidir.CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. CMR 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir.\tBu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı, hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni  uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.Somut olayda dosya kapsamındaki delillere göre CMR senedinde ambalaj yetersizliğine ilişkin bir tespite yer verilmediği gibi  hükme esas alınan bilirkişi raporunda da dava dışı sigortalının Türkiye'den Kazakistan'daki müşterisine gönderdiği 1 adet 19,700 kg muhteviyatlı CNC Plazma Kesme Makinesi olan emtia eşya, akdi  taşıyıcı davalı ... A.Ş. Firmasının alt/ fiili taşımayı bıraktığı Tea Megreladze P.E. Firmasına ait FF 065 XX çekici, RT 580 T dorse plakalı araca Bursa'da tam ve hasarsız  olarak yüklenerek teslim edilmiş, ilk yapılan tespitler ışığında söz konusu emtia eşya nihai varış yerinde gönderilen alıcısına kısmi hasarlı olarak teslim edildiğinin, dosyaya davacı tarafından sunulan tercüme belgelerinin incelenmesi neticesinde tespit edildiği belirtilmiştir. CMR senedine alıcı tarafından hasar şerhi düşüldüğü gözetildiğinde (Y11.H.D'nin 06/05/2015 tarih ve E:2015/1316-K:2015/6439 sayılı ilami )hasarın taşıma sürecinde meydana geldiği,  CMR 17/4-c maddesi kapsamında yürütülen aktivitelerden davalı sorumlu olup, taşıma sürecinde yürüttüğü aktarma, istifleme, yükleme aktivitelerinden dolayı sorumlu olduğu anlaşılmakla taşınan emtiada meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 11 HD.'nin 2005/4608 -2007/1987 E.K sayılı ilamı). Bu durumda, ürünün bedelinin 213.500,00Euro, toplam ağırlığının 19800 kg olması karşısında, hasarlanan parçaların değeri olan 632,02 USD zararın sorumluluk sınırının altında olup, hasar bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki uyuşmazlıkta davalı aleyhine rücuen açılan dava, hasar gören emtia bedelinin tahsiline yönelik olup, hükmedilen miktarın tazminat niteliğinde olması ve gerçek zararın araştırılmasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.\tCMR'nin 27. maddesine göre hak sahibinin ödenecek tazminat için faiz isteyebileceği belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca  ancak yabancı paranın tahsili talepleri yönünden yıllık %5 faiz oranı uygulanabileceği gözetilerek hüküm kurulmuştur.Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında  yargılama giderleri,  vekalet ücreti ve  kesinlik sınırı  dava tarihindeki kur esas alınarak, icra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve 2010/966 E. - 2011/10441 K. Sayılı kararları).HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın  kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın KABULÜ İLE; borçlu davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 632,02 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'den dava açılırken yatırılan  44,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 571,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu, 44,40 başvurma harcı, bilirkişi ücreti 600,00 TL ve posta gideri 656,70 TL olmak üzere toplam 1.301,10 TL yargılama giderinin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 3.592,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8deb71c092df917","SID":"934f1a138dd953e2"}}