{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1525 <br>KARAR NO\t: 2025/1860 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI\t: 2018/741 Esas - 2022/111 Karar<br> DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/02/2018 günü davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosikleti ile davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı  aracın yaptığı kaza sonucu yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL'lik maddi tazminatın araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ...'tan tahsilini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın görevsizlik, yetkisizlik ve pasif husumet yokluğu nedenleri ile reddinin gerektiğini belirtmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, iddiaları kabul etmediklerini beyan ederek  davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince; maddi tazminat davası yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 8.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/02/2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ticaret AŞ'den ve ...’dan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Aş vekili, müvekkil şirketin davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle aracın işleteni olmadığını, araç kiralama süresi dikkate alındığında taraflar arasında uzun süreli araç kiralama sözleşmesi olduğunu, davanın işleten sıfatının devredilmesi sebebiyle pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, somut olayda kiralama süresi 7 gün olmakla, Yargıtay 3 günden uzun sözleşmeleri dahi uzun saydığı dikkate alındığında müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin, raporunda hukuki değerlendirmede bulunamayacağını, manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından  nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerine göre, trafik sicil kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3. maddesinde işleten, \" ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85. maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep  olursa,  motorlu  aracın  bir  teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Eldeki davada, davalı ...  vekili cevap dilekçesinde kazaya karışan aracın davalı ...'a uzun süreli kiraya verildiğini savunmuş, ancak araç kiralama sözleşmesinin 17/02/2018-23/02/2018 tarihleri arasında olduğu bu nedenle uzun süreli üçüncü kişileri bağlayan kira sözleşmesi olmadığından işleten sıfatıyla hükmolunan manevi tazminattan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.  6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi zararı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal doygunluk aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen doygunluk duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak,  4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılması gerekmektedir.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı ile davalıların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, bilirkişi raporundan anlaşılan kusur oranına, davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı iyileşmesinin 4 aya kadar uzayabileceği belirtilen yaralanmasının ağırlığına göre, davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 627,18 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 546,48 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinafa başvuran tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b17b6688b3d2490d","SID":"c98f0169d5aed060"}}