{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1005 <br>KARAR NO\t: 2025/1457<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/04/2025<br>NUMARASI\t: 2023/139 Esas 2025/271 Karar<br>DAHİLİ DAVALI: İSTANBUL 2. İFLAS DAİRESİ...<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 17/12/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin borçlu şirketten olan faturaya dayalı alacaklarının ödenmesi için 19 Aralık 2022 tarihinde iflas yolu ile adi (ilamsız) icra takibi başlattığını, borçlu şirkete İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasından icra emri gönderildiğini, borçlu şirketin anılan icra emrine rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi herhangi bir itirazda da bulunmadığını, takibe konu borcun kesinleştiğini belirterek İİK md. 177 hükümleri gereğince davalı ... Protez Ve Ortez Ticareti İthalat Rehabilitasyon Ve Sağlık Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Şirketi'nin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı  vekili cevap dilekçesi ile;  Davacı tarafça başlatılan icra takibinden önce tarihte farklı bir icra takibi daha başlattığını, müvekkilince itiraz edildiğini ve itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davalının faaliyetlerinin davacının kasti eylemleri ile engellendiğini, davalı şirketin davacı şirketin Türkiye'de bulunan tek distribütörü olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin tek mal tedarikçisi olduğunu, davacı şirketin davalı şirketin çalışma şartlarının yerine getirilmesi için hiçbir işlem yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, \" Somut olayda alacaklı tarafından yapılan iflas yoluyla takibe borçlu tarafından itiraz edilmemiş ve takip kesinleşmiştir. Alacaklı, borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer olan mahkememizde, yasal süresi içinde iflas davası açmış; iş bu davanın açıldığı hususu İİK'nın 158. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 166. maddesinde yer alan usule uygun şekilde ilân edilmiştir. Kanun'un 160. maddesi gereğince davacı tarafça iflas avansı mahkememiz veznesine yatırılmıştır. İİK'nın 158/2. maddesi uyarınca borçluya yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesi için düzenlenen depo emri davalı şirkete usulüne uygun olarak duruşmada tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük kanuni süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine veya alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı\" gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; dosyada iki rapor bulunduğunu, iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olduğunu, 04.06.2024 tarihli rapor ve 10.09.2024 tarihli raporda  sayın bilirkişi  davaya konu takibi yapan ve iflas talep eden ... A. ... Sons Ltd şirketi ile, davanın başından beri tartışılan İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasından takibi yapan ... Product Ltd.Şti şirketinin aynı grup çatısı altında ayrı ayrı şirketler olduğu değerlendirildiğini, oysaki, davaya cevaplarımızda ve tüm safahatta, bu iki şirketin ayrı ayrı şirketler olmadığını, şirket el değiştirmesi sırasında, bu şirketlerin hem şirket birleşmesi hem de unvan değişikliği sureti ile aynı şirketler olduğu tarafımızdan iddia edildiğini, burada kısaca belirtmek isteriz ki, her iki şirket aynı şirket dersek, ortada mükerrer bir takibin varlığı ve aşağıda izah edeceğimiz usulü ve esasa ilişkin değerlendirmelerin izahı ve tartışılması gerekeceği, her iki şirket aynı şirket kabul edilir ise İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasından yapılan takibe konu alacak ile, davaya dayanak İstanbul 34.İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasındaki alacaklar aynı alacak olacağını, bu halde de devreye İ.İ.K. 67/4.maddesi gireceğini, Davacı şirketin, davalı şirketin %50 ile hissedarı olduğunu, bu nedenle bırakınız doğrudan doğruya iflasını istemesini, davalı şirketin iflası istense yada borcunu ödeyemeyecek duruma düşse, davalının borçtan kurtarılmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlü olan, kısacası davalı şirketin iflasını engelleyecek tedbirleri almakla yükümlü olan ortaklardan biri olduğuna ilişkin savunmamız da dosyada karartıldığını, yine belirtmek gerekirse, davacı iflasını istediği davalı şirketin %50 ile ortağı olup ortaklık yükümlülükleri gereğince, gerçekte olsa bile bu borcu da 3. Kişilere olan borcu da ödemek, ödenmesini temin etmek ve şirketin faaliyetini sürdürmesi için gerekli tüm önlemleri almak zorunda olduğunu, davacı büyük hissedarı olduğu şirketin borçlarının yapılandırılması için hiçbir faaliyette bulunmadan şirketin iflasını istediğini, davalı şirketin faaliyetlerini davacı şirket kasti eylemleri ile  engellediğini, davacı şirket, bu şekilde davalı şirketin yönetim kabiliyetin tamamen ortadan kaldırarak, serbest ve hukuka uygun  faaliyette  bulunmasını engellediği  ve fiilen üretim yapma hak ve şansını yok ettiği, engellediği ortağı olduğu davalı şirketin iflasını istediğini, hal böyle olunca davacının iflas talebi aynı zamanda, kendisi tarafından zora sokulmuş ortağı olduğu şirketin iflasını istemek mahiyetinde olduğundan davacı yönünden hileli iflas hükümlerinin uygulanmasına neden olacak bir hukuki durumu ortaya çıkardığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı itiraz edilmemesi üzerine borçlu şirketin iflası istemine ilişkindir.2004 Sayılı  İİK nun 154 vd maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin  dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki iflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde, dava, davalı borçlunun sicil  adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.156/1 fıkrada; ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamış ise alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebileceğine, ikinci fıkrada; bu dilekçeye  borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazım geldiğine, dördüncü fıkrada ise ; iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiştir. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden gözetilir ve süresinde açılmayan dava reddedilir. Ayrıca, iflas ödeme emri tebliğ edilmeden açılan takipli iflas davası dinlenemeyeceğininden, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve diğer şartlarının re’sen incelenmesi gerekecektir.<br>İİK'nın 158.maddesinde \"Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre; davacı alacaklı  .... A. ... & Sons, Limited tarafından davalı borçlu ... Protez Ve Ortez Ticareti İthalat Rehabilitasyon ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası  ile 411.000,00 TL, 80.000,00 USD ve 77.985 Euro alacağın tahsili amacıyla 19.12.2022 tarihinde iflas yoluyla takip başlatıldığı, muhatabın adresine TK md. 35 gereği çıkarılan tebligatın 06.02.2023 tarihinde tamamlandığı, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmediğinden takibin kesinleştiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iflas talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı tarafından davalı aleyhine mal satışlarından kaynaklı faturalara istinaden bakiye 4.692.057,93 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu sunmuş olduğu 04/04/2019 havale tarihli dilekçe takibe ve borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, yasal süresi içinde itirazın iptali talep edilmediği görülmüştür.Mahkemece, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün... esas ve İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyaları incelenmek sureti ile; her iki takibe dayanak faturaların ve takip konusunun aynı olup olmadığının ve tarafların ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için tarafların dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması konusunda mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmış olup alınan 04/06/2024 tarihli kök ve 10/09/2024 tarihli ek rapor; \"...İngiltere, Londra'da görev yapmakta olan noter Arthur Peter Fernandes tarafından düzenlenen belgeye göre ... A. ... Sons Limited ünvanını ... Limited olarak 02.09.2019 tarihinde değiştirtirmiştir. Davacı ile davalı arasında 23.10.2014 tarihli Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve taraflar arasındaki ticari ilişki başlamıştır. İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... ve İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyaları ayrı ayrı aşağıda incelenmiştir.İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyası incelendiğinde; 31.10.2014 – 13.10.2017 tarihleri arasındaki 145 adet fatura toplamı  5.936.967,67 TL olup bu faturalara ilişkin 1.244.909,74 TL ödemenin kabulü ile  kalan bakiye 4.692.057,93 TL için icra takibi başlatılmıştır. Takip Alacaklısı ... Products Limited olduğu anlaşılmaktadır. Alacaklı olunan miktarın tamamı takip alacaklısı ... Products Limited’in davalıya mal satışlarından ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyası incelendiğinde; 19.12.2022 tarihinde iflas yoluyla adi takip başlatılmış, takibe konu alacak tutarı 411.000,00 TL + 80.000,00 USD ve 77.985,77 Avro şeklinde olmuştur. Ödeme emri 06.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve bir itiraz söz konusu olmamıştır. Alacaklara ilişkin detay bilgiler şöyledir.-Ft. No : 409 - 16.03.2016 - 80.000,00 USD : Taraflar arasındaki iş ortaklığının kurulması sırasında ortaya çıkan yasal ücretler ile ilgili olarak Blatdhford Limited tarafından ... adına ödenen maliyetin yansıtılması-Ft. No : 410 - 16.03.2016 - 77.985,77 Avro : Atölye ekipmanlarının satın alınmasını finanse etmek için ... adına ödenen maliyetin yansıtılması-Ft. No : 411 - 16.03.2016 - 175.000,00 TL : İstanbul'daki binaların 2 yıllık kirası ve emlakçı komisyonunu finanse etmek için Blatdhford Limited tarafından ... adına ödenen maliyetin yansıtılması-Ft. No : 412 - 16.03.2016 - 236.000,00 TL : İstanbul'daki binaların inşaat işleri, demirbaşları ve onarımlarını finanse etmek için Blatekfond Limited tarafından ... adına ödenen maliyetin yansıtılmasıSonuç olarak ;Yukarıda açıklandığı üzere her iki takip dosyasında borçlular aynı olup, davalı ...Ticareti İthalat Rehabilitasyon ve Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. olmakla birlikte takip alacaklılarının farklı şirketler olduğu görülmektedir Takip konusu alacak tutarları incelendiğinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... dosyasından dolayı “... Products Limited” unvanlı şirketin düzenlediği 31.10.2014-13.10.2017 tarihleri arasındaki faturalardan ödenmeyen kısımların toplamı olan 4.692.057,93 TL için takip yapıldığı, bu tutarların dava dışı ... Products Limited'nin mal satışından kaynaklandığı, oysa İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyasından anlaşıldığı üzere davacı ile davalının İstanbul'da kurmak üzere anlaştıkları iş ortaklığının kuruluş ve örgütlenmesine yönelik davalı paylarının da davacı tarafından ödenmiş olduğundan, davalıya düşen gider tutarların dava dışı ... Products Limited'nin mal satışından kaynaklandığı, oysa İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyasından anlaşıldığı üzere davacı ile davalının İstanbul'da kurmak üzere anlaştıkları iş ortaklığının kuruluş ve örgütlenmesine yönelik davalı paylarının da davacı tarafından ödenmiş olduğundan, davalıya düşen gider paylarının yansıtıldığı faturalardan davacı alacağının oluştuğunun tespit edildiği, bu kapsamda İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... ve İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyalarındaki alacak talepli aynı olmadığı, farklı olduğu, Davalı yan ticari defterlerinde ise 2016 yılında 411.000,00 TL + 80.000,00 USD ve 77.985,77 Avro şeklindeki tutarlara ilişkin bir kaydın bulunmadığı,ilişkin bir kaydın bulunmadığı, buna karşın davalının 2016 yılı öncesinden gelen 331.01.001 Blateford Kuruluş Gider Desteği” hesapta 363.102,67 TL “331.01.002 Blateford 2015 Sermaye Desteği” hesapta 1.327.416,71 TL olmak üzere toplam 1.690.519,38 TL borçlu olduğunun defter kayıtlarında göründüğü ancak bu borcun kime olduğunun, Blateford Products Limited'e mi yoksa ... Limited (Eski Unvan: ... A. ... & Sons Limited)'e mi olduğu açık değildir.  \" yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda dosyaya icra iflas mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı bir bilirkişi eklenmek sureti ile alınan 16/01/2025 havale tarihli raporda ; \"İşbu derdest davaya konu takibin iflas takibi olduğu, İstanbul 34. İcra Md. E:... takip dosyasına dayandığı, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün E:... takip dosyasının ise yukarıda sözü edilen iflas takibinden daha önce başlatılmış olan haciz yoluyla takibe ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Öncelikle 25.03.2019 tarihli ve İstanbul 6. icra Müdürlüğü'nün... E sayılı takip sayılı dosyasından yapılmış olan takip ilamsız takip olup, söz konusu takibe davalı tarafından süresi içinde itiraz edilmiş olduğu, itirazın da alacaklıya tebliğ edilmiş olduğu hususunda ihtilaf yoktur. İlamsız takipte ödeme emrine itiraz edilmekle takip durur. Duran takibin devamı için, itirazın alacaklıya Tebliğinden itibaren bir yıl içinde alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılması gerekir. İtirazın iptali davası, itiraz üzerine durmuş olan takibin devam etmesini sağlayan, başka bir ifadeyle itirazı hükümden düşürmeye yarayan bir davadır. Söz konusu davanın kanunda öngörülen bir yıllık süre içerisinde açılmamış olması takibin düşmesine yol açar. Alacaklı tarafından bir yıllık hak düşümü süresi içinde itiraza uğramış olan takibin devamı için itirazın iptali davasının açılmamış olması, takibe konu olan alacağın bulunmadığı veya bu alacaktan feragat edildiği anlamına gelmez. Süresi içinde davanın açılmasının tek yaptırımı itiraza uğramış olan takibin düşmüş olmasıdır. Bu çerçevede, süresinde itirazın iptali davasını açmamış olan alacaklı düşmüş olan takipten sonra yeni bir icra takibi başlayabileceği gibi, genel hükümler dairesinde borçluya karşı alacak davası açma hakkını korumaya devam eder (İİK m.67/4). Nitekim anılan hüküm “Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır” şeklindedir.Ancak Yargıtay “İİK'nun 58/4. maddesi uyarınca takip talebinde borcun sebebinin gösterilmesi zorunludur. Böylece borçlunun, alacağın kaynağına ilişkin bir değerlendirme yaparak takibe itirazda bulunup bulunmayacağını belirleme: amaçlanmıştır” ifadelerine yer vermiştir (13. HD., E. 2012/28759 K. 2013/8988 T. 08.04.2013).Somut olay incelendiğinde davacının davalı borçluya karşı başlatmış olduğu genel iflas yoluyla takipte borcun sebebi olarak “Beşiktaş 11. Noterliğinin 8.11.2022 T, ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesinin ” gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, Beşiktaş 11. Noterliğinin 8.11.2022 T, ve ... Yevmiye sayılı ihtarname incelendiğinde, “sayın noterliğiniz tarafından 27 Ekim 2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile muhatap ... Rehabilitasyon ve Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş'ne istanbul ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında kayıtlı olduğu en son adres olan Akşemsettin mahallesi .. huzur apartmanı numara ...Fatih/İstanbul adresine gönderilen ihtarname iade olmuştur. -Muhatap şirketin MERSİS'e kayıtlı adresi olan Akşemsettin mahallesi ... İstanbul adresine 27 Ekim 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin nihai olarak tebliğ edilmesini sayın noterliğinizden saygılarımızla arz ve talep ederiz” içeriğini havi olduğu, takibe konu alacak, alacağın hukuki dayanağı hakkında bir bilgi taşımadığı, sadece daha önce davalıya gönderildiği iddia edilen ve fakat iade edildiği anlaşılan 27 Ekim 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin nihai olarak tebliğ edilmesi talebini içermekte olduğu görülmektedir. Bunun da davalının savunma hakkını ve daha üst kavram olarak hukuki dinlenilme hakkını zedeleyeceğinden şüphe duymamak gerekir. Hukuki dinlenilme hakkına riayetsizlik kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay; “İİK'nın 58. maddesinde; takip talebinin icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacağı ile senet, senet yoksa borcun sebebinin belirtilmesi gerektiği, alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi olduğu hususu düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 61. maddesinde ise takibin belgeye dayanması halinde, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine bağlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; ödeme emrinde söz konusu mevzuata uygun şekilde borcun sebebinin belirtilmediği anlaşılmakla İİK md. 58 ve 61 hükümlerine göre usulüne uygun ödeme emri düzenlenmediğinden davanın usulden reddi gerekmekte olup davalı itirazında haklıdır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” ifadelerine yer vermiştir (10. Hukuk Dairesi 2015/25167 E. , 2017/9220 K. 25.12.2017T).Sayın mahkemenin de bu kanaati taşıması halinde, kamu düzenine ilişkin aykırılıkların süresiz şikayete tabi olduğu dikkate alındığında söz konusu eksikliğin ödeme emrinin iptalini mümkün kılacağı, bunun da derdest dava yönünden etki ve sonuçlarının olacağı değerlendirilmektedir.Mahkeme aksi kanaatte ise  somut olayda borçlunun iflas ödeme emrine itiraz etmemiş olduğu da dikkate alındığında, borcun esasına ilişkin davalı tarafça bu aşamada yapılacak olan herhangi bir itiraz veya geniş anlamda savunmanın dikkate alınmayacağına, borçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmemesi nedeniyle iflas takibinin kesinleştiğini ve borcun kesinleşen takibe rağmen ödenmemiş olduğunun tespit edildiğinde duruşma tarihi olan 20.02.2025 tarihi de dikkate alınarak depo kararına esas  davacının alacağının yukarıda hesaplandığı gibi; 411.000,00 TL asıl alacak ve 316.940,15 TL faiz olmak üzere toplam 727.940,15 TL, 80.000,00 USD asıl alacak ve 8.989,04 USD faiz olmak üzere toplam 88.989,04 USD, 77985,77 Avro asıl alacak ve 5.984,61 Avro faiz olmak üzere toplam 83.970,38 Avro olduğu,\" bildirilmiştir.Davalı vekili sunmuş olduğu 04/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde; Bu davanın açılması ile, takibin usulüne uygun yapılmadığını bu nedenle iptali istenmiş olduğundan mahkemece bu davanın karara bağlanmasına kadar esas hakkında bir hüküm kurması mümkün olmayacağını, bu nedenle mahkemenin resen gözetmesi gerekirken gözetmediği için açılmak zorunda kalınan bu hususta İstanbul 33.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/114 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, karar duruşmasında da bekletici mesele yapılması talebini tekrarlamıştır. Mahkemece davalının, bekletici mesele talebinin reddine karar verilmiştir. Uyap üzerinden yapılan incelemede İstanbul 33.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/114 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş olup dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Somut olayda; davalı vekili, alınan bilirkişi raporu ikinci ek rapor doğrultusunda takibin usulüne uygun yapılmadığı, bu husus kamu düzenini ilişkin olduğundan süresiz şikayette bulunma hakkı olduğu beyanla takibin iptali talep edildiğine göre öncelikle davalının şikayeti sonuçlanmadan yargılamaya devam olunması hatalı olmuştur. Nitekim davalının şikayetinin kabulüne karar verilmesi durumunda yani iflas davasına dayanak yapılan takibin iptaline karar verilmesi halinde iflas kararı verilmesini gerektiren ortada bir takip bulunmadığından huzurdaki davanın da reddi gerekecektir. O halde mahkeme yapılacak iş, davaya konu  iflas yolu ile takibin iptali talepli İstanbul 33. İcra Hukuk Mahkemesi''nde açılan davanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun sair istinaf nedenleri incelenmeksizin KABULÜ ile, İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/04/2025 tarihli ve 2023/139 Esas 2025/271 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/12/2025 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2af5b514d397611d","SID":"5d24e0b17d70e03b"}}