{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1423 <br>KARAR NO\t: 2025/1407<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2022/528 <br>KARAR NO\t: 2023/355<br>DAVA TARİHİ: 25/08/2017<br>KARAR TARİHİ:10/05/2023<br>DAVA : Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 10/12/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın borçlusu ... ... A.Ş.'nin 19/10/2016 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğü'nün ...iflas sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlandığını, müflis şirketin müvekkilinden kredi kullandığını, bu krediler sonucu müvekkilinin 405.100.421,65 TL alacağının (405.061.816,15 TL'si nakit, 38.605,50 TL gayri nakit olmak üzere ve 139.012.100,00 TL'lik kısmı ipotekle temin edildiğinden bu kısmın rüçhanlı olacak şekilde)  4. Sıraya kayıt ve kabulü için iflas masasına başvuru yapıldığını, 38.605,50 TL gayri nakit alacağın kabul edildiğini, kalan tutarın ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak reddedildiğini, müflis şirket hakkında yapılan takiplerin kesinleştiğini ileri sürerek 139.012,100 TL'si  rüçhanlı olmak kaydıyla toplam 405.061.816,15 TL alacaklarının 4.sıraya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği 405.061.816,15 TL'lik alacağın 139.012,100 TL'lik kısmının ipotekli alacak, 38.605,50 TL'sinin şarta bağlı alacak, 266.049.716,15 TL'sinin genel kredi sözleşmesine dayanan alacak kaydı olduğunu, müflis şirketin kullandığı ve kullanacağı kredileri temin etmek üzere ipotekler tesis edildiğini, 266.049.716,15 TL'lik alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektiren alacak olduğunu, bu nedenlerle davacı başvurusunun reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI<br>1-Mahkemenin 23/05/2018  tarihli kararı; davalı vekilinin kök bilirkişi raporunda belirlenen 64.846.831,07 TL asıl alacak tutarı ile bağlı kalınması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı, önemli olanın davacının iflas masasına başvurusu ve dava dilekçesindeki talebi olduğu, davalının bir diğer itirazı ise müflis defterlerinde inceleme yapılmaması olup, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının defter ve kayıtları kesin delil olarak kabul edildiğinden müflisin defterlerinde inceleme yapılmadığı, tacirler arasında imzalanan sözleşmelerde faiz serbestçe kararlaştırılabileceğinden davalının uygulanan temerrüd faizi oranına yönelik itirazlarının da yerinde görülmediği açıklanarak davanın kabulüne, 405.061.816,00 TL'nin (139.012,100 TL'si rüçhanlı olmak kaydıyla) davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne\" karar verilmiştir.2-Dairemizin 08/06/2022 tarihli kararı; \"Somut dosyada, mahkemece bilirkişi inceleme ara kararında davalı defterlerinin de incelenmesi yönünde karar verilmesine rağmen inceleme yapılmamış, gerekçeli kararda ise taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının defter ve kayıtları kesin delil olarak kabul edildiğinden müflisin defterlerinde inceleme yapılmadığı ifade edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan hüküm münhasır delil sözleşmesi mahiyetindedir. Yasal düzenleme uyarınca taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersiz olup Yargıtay uygulaması da aynı yöndedir. Bu durumda mahkemece davalı müflis şirketin defter ve kayıtlarında da bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerektiğinden\" davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 10/05/2023 tarihli kararı; \"...Müflis şirketin  2014 yılı öncesi ticari defter ve kayıtları sunulmamıştır. Müflis şirketin 2014-2015-2016 yıllarına ait ticari defter ve dayanak kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanan raporda davacı banka kayıtları ve hesap ekstreleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 27.12.2017 tarihli kök raporda, davacı Bankanın, davalı müflis şirketten, müflise kullandırılan krediler nedeniyle, kat tarihi itibarıyla 66.199.207,20 TL  alacaklı durumda bulunduğunun tespit edildiği dikkate  alındığında, müflis şirket  ticari defter  kayıtlarında müflis aleyhine olacak şekilde fazlası tutar olan 69.031.132,64 TL kredi borçlusu durumunda bulunduğu davacının  ticari defter  ve kayıtlarında yer alan 66.199.207,20 TL olan kredi borçlarını tevsik eder nitelikte olduğu, müflis davalı şirketin 2014 yılı öncesi ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı ve müflis şirket ticari defter kayıtlarında yer alan kredi ve kredi kart borçlarının altında bir tutar olan; 66.199.207,10 TL davacı banka kredi alacağı tutarına itibar edilebileceği ifade edilmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller ve İstanbul Bam 45 H.D.nin kararı doğrultusunda  müflis şirketin sunulan ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesi alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu saptanan 405.061.816,00 TL.alacağı yönünden davanın kabulüne, 405.061.816,00 TL'nin (139.012,100 TL'si rüçhanlı olmak kaydıyla) davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı takipte, müvekkil şirketten olan asıl alacağı 64.846.831,07 TL olup, bu alacak ile alacağa ait faizler üzerinden kayıt kabule karar verilmesini talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince huzurdaki uyuşmazlığın 64.846.831,07 TL üzerinden incelenmesi ve bu kalem etrafında neticelendirilmesi gerekirken 66.199.207,20 TL alacak üzerinden hesaplama yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacının asıl alacağının 66.199.207,20TL olduğu belirtilerek kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında %19 akdi faiz üzerinden hesaplama yapıldığını, temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar %94.50 faiz uygulandığını, TBK m. 88 ve 120 hükümlerinin emredici nitelikte olduğundan taraflar ileri sürmese de re’sen dikkate alınması gerektiğini, uygulanan %94,50'lik temerrüt faizi oranının fahiş bir oran olduğunu, davanın ve alacağın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla iflas idaresinin red kararı verdiği kısım dikkate alındığında davanın kısmen kabulünün gerektiğini, zira iflas idaresi kararı ile alacak talebinin 266.049.716,15 TL'lik kısmı reddedildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK 235. maddesi gereğince kayıt kabul davasıdır.Müflis Müflis ... ... A.Ş'nin, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/272 E. 2016/764 K. sayılı kararıyla 19/10/2016 tarih itibariyle iflasına karar verilmiştir. UYAP sisteminde yapılan incelemede kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2020 tarihli 2017/994 E. 2020/1552 K. sayılı ilamı ile onandığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2021 tarihli 2020/1950 E. 2021/142 K sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece kaldırma kararından önce bankacı bilirkişiden alınan kök raporda; banka şubesinde yerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı bankanın kullandırdığı krediler nedeniyle hesap kat tarihi olan 24/08/2011 tarihi itibariyle 66.199.207,20 TL alacaklı olduğu, alacağa uygulanan akdi faiz oranının % 19 olduğu, hesap kat ihtarında alacağın 1 gün içinde ödenmesi ihtar edildiğinden ve 25/08/2011 tarihinde tebliğ edildiğinden (27 ve 28'i tatil günü) 29/08/2011 tarihinde temerrüt oluştuğu, bu durumda 24/08/2011-29/08/2011 tarihleri arası %19 akdi faiz uygulanması gerektiği, 66.199.207,20 TL anapara + 174.692,35 TL işlemiş faiz + 8.734,62 TL BSMV = 66.382.634,17 TL hesap edildiği ancak davacının takip talebinde 64.846.831,07 TL asıl alacak talebinde bulunmuş olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereği 64.846.831,07 TL'nin esas alındığı, bu miktar üzerinden temerrüt faiz hesaplanması gerektiği, temerrüt faizi yönünden ise sözleşmenin 44.maddesinde \"...kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın BANKA'nın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 (yüzdeelli) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder\" hükmü yer aldığından ve davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı % 63 oluduğundan, sözleşme hükmü gereği % 50 ilave edildiğinde (63X1,50) % 94,50 temerrüt faizi uygulanması gerektiği, 29/08/2011-19/10/2016 (iflas tarihi) tarihleri arası % 94,50 temerrüt faiz uygulanarak ve BSMV ilave edilerek yapılan hesaplama neticesinde 64.846.831,07 TL asıl alacak + 319.678.655,47 TL temerrüt faizi + 5.983.932,77 TL BSMV = 400.509.419,31 TL hesaplandığı, 38.605,50 TL iflas idaresince kabul edilen şarta bağlı alacak olduğu için kalan miktarın 139.012,100 TL'si ipotekle rehnedilen rüçhanlı alacak ve 261.497.319,31 TL'si ise kalan nakit alacak olduğu hesap edilmiştir.İtirazlar üzerine alınan ek raporda; banka kayıtlarında tespit edilen alacak miktarı olan 66.199.207,20 TL miktarın esas alınması halinde 24/08/2011 hesap kat tarihinden 29/08/2011 temerrüt tarihine kadar %19 akdi faiz hesabı ile 174.692,35 TL, BSMV 8.734,62 TL, 29/08/2011 hesap kat tarihinden 19/10/2016 iflas tarihine kadar anapara üzerinden % 94,50 temerrüt faiz hesabı ile 326.345.541,69 TL, BSMV 16.317.277,08 TL hesaplanmış bu durumda davacı bankanın toplam alacağı 66.199.207,20 TL anapara + 174.692,35 TL işlemiş faiz + 8.734,62 TL BSMV + 326.345.541,69 TL temerrüt faizi + 16.317.277,08 TL BSMV = 409.045.452,94 TL hesap edilmiştir.Kaldırma kararı uyarınca mahkemece müflis kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup bankacı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 09/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; müflis şirkete ait 2014 yılı öncesine ait defter ve kayıtların sunulmadığı, 2014-2015-2016 yılı defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu, kök raporda davacı bankanın, davalı müflis şirketten kullandırılan krediler nedeniyle kat tarihi itibarıyla 66.199.207,20 TL alacaklı durumda bulunduğu tespit edilmesine rağmen müflis şirket ticari defter kayıtlarında müflis aleyhine olacak şekilde 69.031.132,64 TL kredi borcu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle banka kayıtlarına itibar edilerek 66.199.207,20 TL anapara borcu üzerinden hesaplama yapıldığında ek raporda belirtildiği gibi 66.199.207,20 TL anapara + 174.692,35 TL işlemiş faiz + 8.734,62 TL BSMV + 326.345.541,69 TL temerrüt faizi + 16.317.277,08 TL BSMV = 409.045.452,94 TL hesap edilmiştir.İİK'nın 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; \"...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir...\" şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının takip talebinde alacak miktarının  64.846.831,07 TL olması sebebiyle, taleple bağlılık ilkesi gereğince hesaplamalarda bu miktarın esas alınması gerektiğini ifade etmiş ise de, dairemizin kaldırma kararında açıklandığı üzere;İflas masasına, iflas anına kadar doğmuş alacaklar yine bu tarihe kadar işlemiş faizi ile birlikte kaydedilir. İflasın açılmasından sonra da faiz işlemeye devam eder ancak tahakkuk edecek faiz ödemeleri 195.maddeye göre hesaplanan anaparalar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılabilir (İİK 195 ve 196.maddeleri). Adi tasfiyenin ilanından itibaren bir ay içinde alacakların kaydettirilmesi gerekir (İİK 219.madde). Alacak istemi kısmen veya tamamen reddolunursa sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesinde dava açılabilir (İİK 235.madde). Öte yandan geç kalınmasından doğan masraflar alacaklıya ait olmak üzere vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur (İİK 236.madde). Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2012/5755 Esas, 2013/36 Karar sayılı 14/01/2013 tarihli ilamında; \"...Öncelikle iflas idaresine müracaat edilmemiş olsa bile kayıt kabul iddiasının doğrudan mahkeme önüne getirilmesi İİK'nun 236.maddesine göre mümkündür. Bu durumda, tarafların gösterdiği deliller toplandıktan sonra ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle İİK'nın 195 ve 196.maddeleri de dikkate alınarak, davacının iflas tarihi itibariyle müflis şirketten alacağı olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bu husus gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur...\", Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/1500 Esas, 2014/6007 Karar sayılı 26/09/2014 tarihli ilamında; \"...İİK'nın 236.maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olduğu gibi, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığından mahkemece uyuşmazlığın esası incelenip alacağın varlığı üzerinde durulmak ve davacı yanca alacağın usulüne uygun delillerle ispatlanması halinde masaya kayıt kararı vermek gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır...\" şeklinde karar verilmiş olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılmasının bir ön şart olmadığına, doğrudan mahkemeye başvurulabileceğine işaret edilmiştir. Somut dosya kapsamında davacı vekilinin iflas masasına yaptığı başvuruda kredi sözleşmeleri kapsamında alacaklı olduğu miktarların bildirildiği, takip dosyasından bahsedilmediği, dava dilekçesinde yine kredi sözleşmeleri belirtilerek ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe ilişkin açıklama yapıldığı ancak takip dosyasındaki alacakla sınırlı olarak dava açıldığının ifade edilmediği, kayıt kabule karar verilmesini talep ettiği miktarın bildirildiği anlaşılmakla, davacının kayıt kabul isteminin sadece takip dosyasında alacak miktarı kadar olduğu söylenemeyeceğinden, takip dosyasındaki talebi ile bağlı olduğu yönündeki itirazları yerinde değildir.  Davalı vekili istinaf dilekçesinde faiz oranına yönelik itirazları incelendiğinde; mahkemece gerek önceki karara esas alınan bilirkişi raporunda gerekse kaldırma sonrası bilirkişi raporunda aynı oranlar esas alınarak hesaplama yapılmış ve 409.045.452,94 TL alacak hesap edilmiştir. Davalı vekili önceki karara karşı sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde faiz oranına yönelik bir itiraz sunmamıştır. HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara  alınarak iş bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Ayrıca faiz oranı taraflar arasında imzalanan sözleşme ile belirlendiği gibi müflis kayıtlarında hesaplanan alacak tutarı davacı banka kayıtlarından daha fazladır. Davacı tarafça, işbu dava açılmadan evvel iflas masasına yapılan başvuruda 405.061.816,15 TL nakit, 38.605,50 TL gayrinakit alacak talep edilmiştir. İflas idaresi toplam 405.061.816,15 TL nakit alacağın 266.049.716,15 TL'lik kısmının genel kredi sözleşmesine dayanan alacak olup alacağın varlığını tevsik eden belge sunulmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden reddine, kalan 139.012.100,00 TL'nin ipotek alacağı olup İİK'nın 233.maddesi uyarınca iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili bunu doğuran sebep veya ipotek limiti hakkında red kararı veremeyeceğinden bu miktarın kabul edilmediğinin 2.alacaklılar toplantısına bildirilmesine, şarta bağlı 38.605,50 TL gayrinakit alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şarta bağlı alacak olarak 4.sıraya kaydına karar verilmiştir. İşbu dava konusunu ise 266.049.716,15 TL + 139.012.100,00 TL = 405.061.816,15 TL nakit alacaklar oluşturmaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde alacağın 266.049.716,15 TL'lik kısmının reddedildiğini beyan etmiş ise de 139.012.100,00 TL'nin ipotek alacağı hakkında da kabul kararı verilmediğinden bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı alacağının 409.045.452,94 TL olduğu anlaşılmakla, mahkemece taleple bağlı kalınarak 405.061.816,00 TL'nin davalı iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br> 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e0a5fd6aa33d07a","SID":"797d3713116e6e46"}}