{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2294 - 2025/2451<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2294 <br>KARAR NO\t: 2025/2451<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/290 E.  -  2023/137 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2023 Tarih ve 2022/290 Esas - 2023/137 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının 2021/073990 numaralı “...” ibareli markasının, müvekkili adına tescilli “...”  ve “...” ibareli markalar ile benzer olduğu gibi kapsamlarında da aynı emtiaların bulunduğunu, davalının “...” ibareli marka başvurusunun müvekkili şirket adına tescilli başta “...” markası olmak üzere bir kısım markalar ile SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli “...” ve “...” ibareli markaların tanınmış marka statüsünde olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin geniş yorumlanmasının gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalının marka başvurusuna itirazlarının reddine ilişkin 2022-M-6349 sayılı TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile 2021/073990 sayılı  markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  davalının “...” ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraza mesnet markaların kavramsal, görsel ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı markalar olduğunu, karşılaştırılan arasında 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesinde belirtilen şartlar çerçevesinde benzerlik bulunmadığından davacı markasının tanınmış marka olması nedeniyle iltibası arttırabileceği yönündeki iddiaların dinlenemeyeceğini, kötü niyetle başvuru yapıldığının ispat edilemediğini, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili, davacının hükümsüzlük ve itiraz sebebi olarak ileri sürdüğü markalar ile müvekkiline ait marka arasında iltibasın söz konusu olmadığını, dava konusu marka nedeniyle davacının \"...” ibareli tanınmış markasının ayırt edici özelliğinin zarar göreceği, müvekkilinin haksız kazanç elde edeceği, davacının maddi ve manevi zarara uğrayacağı gibi mesnetten yoksun açıklamaların kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin  kötü niyetinin ve haksız kazancının söz konusu olmadığını, Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki malların davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, iltibas değerlendirilmesinin mahkemece de yapılabileceği, bilirkişi raporunun aksine dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, birinin diğerinin serisi niteliğinde algılanabileceği, da konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-6349 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının itiraza mesnet markaları ile dava konusu marka arasında kavramsal, görsel ve bıraktıkları toplu intiba yönünden benzerlik ve karıştırılma olasılığının bulunmadığını, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının itiraza mesnet markalarının kapsadığı mal ve hizmet sınıfları göz önüne alındığında, \"...\" ibaresinin davacının tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, zira \"...\" ibaresinin davacının üretip sattığı ürünlerin tüketilme biçimi olan \"çitlemek\" fiilinin çekiminden ibaret olduğunu, mahkemece gerekçesi açıklanmadan usul ve yasaya aykırı olarak bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bütünsel olarak  taraf markaları arasında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacının sadece \"...\" ibaresinden ibaret tescilli markasının bulunmadığını, bu nedenle davacının markalarının \"...\" olarak tanınmadığını, başvurunun kötüniyetle yapılmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şahsın, \"...\" ibaresinin 29. sınıf mallar yönünden tescili için gerçekleştirdiği 18/05/2021 tarihli, 2021/073990 sayılı marka başvurusuna, davacı tarafın \"...\" ve \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak  SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9. maddeleri gereğince yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara itirazının ise YİDK'nin 25/05/2022 tarih, 2022-M-6349 sayılı kararı ile taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı, tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği, kötüniyet iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedildiği, anılan kararın davacıya 27/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 26/07/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>  İlk derece mahkemesince, uyuşmazlık konusu 29.sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği,  işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik de bulunduğu, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.  <br>\tSomut olayda, dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 29.sınıf mallar, davacının mesnet markalarının kapsamında da aynı/aynı tür olarak yer aldığından SMK'nın 6/1.maddesindeki emtia benzerliği koşulu gerçekleşmiştir.<br>\tMarka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itiraza mesnet markaları \"...\" ve \"...\" ibarelerinden oluşmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarının ilk dört harfleri aynı olsa da, dava konusu markanın sonunda yer alan “...” ibaresi ile “davacı markalarının esas <br>unsurlarının sonunda yer alan “...” ve “...” ibarelerinin mevcudiyetinin markaları hem <br>işitsel, hem görsel, hem de kavramsal olarak farklılaştırmaya ettiği, davacının “...” ibareli tescilli markalarının “çitlemek” fiilinden türemiş,  ayırt edici niteliği zayıf markalar olması nedeniyle üçüncü kişilerin küçük <br>eklemelerle oluşturduğu markaların kullanımlarına katlanmak durumunda bulunduğu, dava konusu marka ile davacının itiraz gerekçesi markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırma tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih, 2019/3002 Esas, 2020/1134 Karar sayılı kararında da \"...\" ibaresinin davacının mesnet markaları ile benzer bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>\tSonuç olarak, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 06/04/2023 gün ve 2022/290 Esas - 2023/137 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın  REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL tebligat ve posta gideri ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t7-Davalı şahıs tarafından istinaf kanun yoluna başvuru harcı olarak yatırılan  738,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,  <br>10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1eb1ee70df3f199","SID":"45b72cad632cf9fd"}}