{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/06/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas  ... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ....<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>\t ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet <br>\t\t  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/12/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili banka ile dava dışı borçlu ...İnşaat İthalat ve İhracat A.Ş arasında 24.12.2020 tarihinde Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi imzalandığını ve borçlu ...bu sözleşmeye 24.12.2020 tarihinde kendi el yazısıyla yazarak 10.000,00 TL azami tutara kadar kefil olduğunu ve yükümlülük altına girdiğini kabul ve beyan ettiğini, müvekkil banka ile dava dışı borçlu ... İnşaat İthalat ve İhracat A.Ş arasında 24.12.2020 tarihinde şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, borçlu ...bu sözleşmeye kendi el yazısıyla yazarak 16.000,00 TL azami tutara kadar müteselsil kefil olduğunu ve yükümlülük altına girdiğini kabul ve beyan ettiğini, davalı borçlu ... ile müvekkil banka arasında 03.02.2021 tarihli 315.000 TL miktarlı ve 03.02.2021 tarihli 213.750 TL miktarlı mevduat rehni sözleşmesi imzalandığını, Safiye Çakır 24.12.2020 tarihli genel kredi sözleşmesi'ne 24.12.2020 tarihinde 625.000 TL miktarla müteselsil kefil olduğunu kabul edip kendi el yazısıyla yazıp imzaladığını, teslim edilen 2 adet teminat mektubu müvekkil bankaya iade edilmediğini, ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine 24.06.2022 tarihinde .... Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığını, borcun ödenmemesi üzerine ... İcra İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalı borçluların .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili bankanın davalı ile ilgili kayıtları karşısında, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan %20 İcra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı banka, asıl borçlu şirket ... İnş. İth. ve İhr. A.Ş., şirketin %50 ortağı ve müdürü .... ve müvekkiline karşı öncelikle ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibini işbu dava konusuyla aynı alacak kalemlerine ilişkin olarak gerçekleştirdiğini, asıl borçlu şirket olan ...İnş. İth. ve İhr. A.Ş. ve şirket müdürü ... tarafından icra takibine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin ise borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve yetkiye itiraz kapsamında icra dosyası işbu davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile açıldığını, davacı banka tarafından mükerrer bir şekilde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden de müvekkiline ödeme emri gönderildiğini ve müvekkilinin itiraz ederek dava konusu icra takibini durdurduğunu, borç iddialarının tamamında asıl borçlu olan ... İnş. İth. ve İhr. A.Ş. Şirketi ve bu şirket adına işlem yapma yetkisine sahip olan ....olduğunu, ... İnş. İth. ve İhr. A.Ş. ve ...'a karşı kesinleşmiş ve derdest aynı konuda .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibi bulunmaktayken, müvekkile karşı aynı konularda tahsilde tekkerrür olmamak kaydıyla ibaresi konulmaksızın .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin gerçekleştirilmiş olması aynı borç iddiası nedeniyle mükerrer icra takibi gerçekleştirildiğini gösterdiğini, icra takibine konu ödeme emrinde müvekkilinin kefil olarak değil, borçlu olarak gösterildiğini, müvekkilinin bankada adına imzalanmış belgelerde müşterek müteselsil borçlu ifadesi değil yalnızca müteselsil kefil ibaresi bulunduğunu, müvekkilinin kefil yerine borçlu olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesini de... şirketi adına şirket müdürü olduğu için yalnızca ... imzaladığını, kredi kartı borcuna ilişkin müvekkilin kefil olarak imzası alınmadığını, dolayısıyla borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, icra takibine konu edilen borca ilişkin müvekkilinin kefaleti bulunmadığını, kefalet işlemi somutlaştırılmadığını ve ferdileştirilmediğini, borçlu...şirketi adına ...Bankasından alınarak Vakıflara sunulan teminat mektupları için müvekkilin şahsi hesabından mevduat rehni verildiğini ve teminat mektupları nakden teminat altına alındığını, mevduat rehni sözleşmeleri de dosyada mübrez olduğunu, teminat mektupları kesin ve süresiz olduğunu, muhatabı olduğu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından da teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için davacı bankaya herhangi bir başvuru dahi gerçekleştirilmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın tüm sonuçlarıyla birlikte reddine, müvekkili lehine icra takibine konu dosya borcunun tümü üzerinden hesaplanacak %20 oranında kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, ile bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle;<br>\"1- Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, <br>2- Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, <br>3- Takibin 10.958,39 TL KMH kredisi, 14.909,91 TL kredi kartı borcu üzerinden Devamına, Fazlaya İlişkin Talebin Reddine, <br>4- Hükmolunan alacağın %20'si oranında İcra İnkar Tazminatının Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine, <br>5- Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin kısmen kabul kararının kabulünün mümkün olmadığını, davanın talepleri gibi kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil banka icra takibine gelen itiraz neticesinde hak kaybı yaşadığını, mahkeme kararında takip sonrası işleyecek faiz oranlarının tespit edilmediğini, bu konuda eksiklik bulunduğundan müvekkil banka faiz hesabı yönünden eksiklik yaşadığını, teminat mektupları yönünden de ...'ın sorumluluğunun bulunduğunu, teminat mektubunun bankaya ne zaman iade edileceği konusunda müvekkil bankanın takdir yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle iade edilen mektup yönünden müvekkil bankanın aleyhe vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkil banka aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücretine de itiraz ettiklerini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 19/06/2025 gün ... Esas ...Karar sayılı kararının davanın kısmen reddi yönünden kaldırılmasına, istinaf başvuruları ve davanın talepleri gibi kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yargılama sırasında defaatle belirttikleri ve dosyada sözleşmeleri de bulunduğu üzere her iki teminat mektubu da müvekkilin bankada vadeli hesapta bulunan nakit parası üzerine rehinle teminat altına alınmış ve vadeli hesabın üzerinde zaten banka blokesi bulunmakta olduğunu, davacı bankanın kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektupları sebebiyle önce rehne başvuru zorunluluğunu ve yine müvekkilin müteselsil kefil olduğunu da göz ardı ederek borçlu sıfatı ile doğrudan müvekkile karşı ilamsız icra takibi gerçekleştirdiğini, üstelik davacı banka icra takibini gerçekleştirmeden önce hatta gerçekleştirdikten sonrasında dahi, teminat mektuplarının çözdürülmesi için muhattap tarafından bankaya başvuru dahi yapılmadığını, mektupların muaccel olmadığını, bankanın hiçbir zararının söz konusu olmadığını, teminat mektupları yönünden davacı bankanın alacağı muaccel olmadığından ve teminat mektupları zaten rehinle güvence altına alınmış olduğundan yerel mahkemenin teminat mektuplarına ilişkin itirazın kabulü kararının hukuka uygun olduğunu, faiz yönünden ise yerel mahkeme davacının icra takibindeki faiz oranını değiştirmemiş, davacının talep ettiği faiz oranı üzerinden karar verdiğini, davacının istinafa konu ettiği sebeplerinin hiçbir somut özelliği bulunmadığını, davacının istinaf talebinin reddine ve nihayetin de davanın tüm sonuçları ile birlikte reddine, müvekkilin itirazının kabulüne, yargılama harç ve giderlerinin tümünün davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin 14.909,91-TL'lik kredi kartı borcu  ile 10.958,39-TL'lik KMH kredisi yönünden itirazın reddine dair vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, 14.909,91TL bedelli kredi kartı borcu için müvekkil müteselsil kefildir ancak kredi kartı başvurusunda ve sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilin yalnızca 18.12.2020 tarihli ticari kredi kartı limit değişiklik talimatına kefil olarak imzası alınmış olup ilgili belgeden de görüldüğü üzere kefilin ad-soyadı el yazısı ile yazılmadığını, dolayısıyla da kefaleti TBK M. 583 kapsamında şeklen geçersiz olduğunu, 10.958,39-TL bedelli KMH kredisi yönünden, icra takibine konu edilen borca ilişkin müvekkilin kefaletinin bulunmadığını, KMH sözleşmesinin tarihi 24/12/2020 tarihi olup, raporda müvekkilin müşterek müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı maktu cümlesinin kopyala yapıştır yapılmak suretiyle rapora yazıldığını, icra takibinde de dava dilekçesinde de müvekkilin .... numaralı tek hesaptan kaynaklanan asıl alacak ve ferilerinden borçlu olduğu iddia edildiğini, ancak müvekkilin ... numaralı tek hesaba ilişkin vermiş olduğu kefaleti bulunmadığını, davacı bankanın alacaklı olduğunu iddia ettiği aynı alacak kalemleri için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayısı şeklinde iki farklı icra dosyasının mevcut olduğunu, işbu ikinci icra dosyasının mükerrer olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kafaletten dönme işlemi gerçekleştirilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, ödeme emrinde belirtilen kat ihtarnamesinin keşide tarihi 24.06.2022 tarihidir. Ancak kat ihtarnamesi de müvekkile tebliğ edilmediğini, asıl borçlu ....şirketi ile kefil ... yönünden icra takibi kesinleşmiş olmasına rağmen davacı yanın bu kişilere başvurmak yerine, müvekkile karşı mükerrer bir şekilde işbu davayı açmış olmasının kötüniyetinin göstergesi olduğunu, TBK M. 599 ve 601.maddeleri uyarınca itirazları dikkate alınmaksızın itirazın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkemenin ... Esas ... karar sayılı ilamının davanın kısmen kabulü ve feri sonuçları yönünden kaldırılmasına, davanın tüm sonuçları ile birlikte reddine, müvekkil lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tararafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalının talepleri ve mahkeme kararınca icra takibinden müteselsil kefil olarak sorumluluğu bulunduğunu, davalının mükerrer takip iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın, davalının kendi el yazısı ve imzasıyla müteselsil kefil sıfatını kabul etmiş olması nedeniyle, TBK m. 586 hükmü uyarınca asıl borçluya başvurmadan doğrudan kefile karşı takip başlatma hakkına sahip olduğunu, müteselsil kefil olan davalının faiz ve fer’iler yönünden borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalı yanca yapılan istinaf başvurusunun reddine ve davanın talepleri gibi kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; kredili ticari mevduat hesabı ve ticari kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı alacak için müteselsil kefil aleyhine başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup; mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı Banka ile dava dışı borçlu .... İnşaat İthalat ve İhracat A.Ş arasında 24.12.2020 tarihinde Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeye 24.12.2020 tarihinde kendi el yazısıyla yazarak 10.000 TL azami tutara kadar kefil olduğunu ve yükümlülük altına girdiğini kabul ve beyan ettiği; davacı banka ile dava dışı borçlu ....İnşaat İthalat Ve İhracat A.Ş arasında 18.12.2020 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığı ve  davalının bu sözleşmeye kendi el yazısıyla yazarak 16.000 TL azami tutara kadar müteselsil kefil olduğunu ve yükümlülük altına girdiğini kabul ve beyan ettiği; davacı banka ile dava dışı borçlu.... İnşaat İthalat Ve İhracat A.Ş arasında imzalanan ... Seri Numaralı Genel Kredi Sözleşmesine davalının 24/12/2020 tarihinde 625.000,00 TL limit dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla el yazısı ile kefil olduğu; yine davalı borçlu ... ile davacı banka arasında 03.02.2021 tarihli 315.000 TL miktarlı, 03.02.2021 tarihli 213.750 TL miktarlı Mevduat Rehni Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede:<br>- Davacı bankanın, davalının kefaleti bulunan 625.000,00.TL limitli 24/12/2020 tarihli ticari genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı ...İnşaat İthalat Ve İhracat A.Ş 'ye kredi kullandırdığı, sözleşmenin 5.maddesinde müşteriye teminat mektubu gibi gayrinakdi kredi açılmasının da düzenlendiği, bu çerçevede davalının kefili olduğu genel kredi sözleşmesindeki kredinin gayrinakdi kredi açılarak da kullandırılabileceği, yine davalının bankanın rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını düzenleyen ilgili maddesine göre müşteri ve kefillerin bankanın merkez ve yurt içi veya yurt dışı tüm şubelerinde bulunan müşteri ve kefillere ait nakit, alacak ve her türlü hesapların bu sözleşmeden doğan risk ve alacakların tahsili için bankaya rehinli bulunduğunun kabul edileceği sözleşme maddesi ve davalı müteselsil kefil ile davacı banka arasında imzalanan mevduat rehin sözleşmeleri birlikte gözetildiğinde, teminat mektupları bedelleri yönünden davacı bankanın mevduat rehin sözleşmeleri ile davalının şahsi hesabındaki nakit para ile rehinle teminat altına alındığı anlaşılmakla; davacı banka tarafından rehne başvurulmadan doğrudan kefile icra takibi yapılmış olması TBK 586/2 maddesi uyarınca hukuka aykırıdır. Bu nedenle mahkemece teminat mektupları yönünden davacının talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede;<br>-Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinde müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapılmış olup adı geçen maddenin 1. fıkrası; \"Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.\" düzenlemesini içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar sayılı emsal içtihadında da; \"...borçlunun  ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir...\" denilmiştir.  <br>Buna göre, somut olayda; 24/12/2020 tarihli Kredili Ticari Mevduat Hesabı sözleşmesinin sözleşme içeriğine göre müteselsil kefil olarak, kefilin sorumlu olduğu azami miktar el yazısı ile yazılmak sureti ile davalı tarafından yazılarak imzalandığı, bu hali ile TBK 583. Maddesindeki müteselsil kefalete ilişkin şekli şartların sağlanmış olduğu; sözleşmenin 9.2. Maddesine göre müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerinin yasal ikametgahları olarak kabul edileceği ve değişikliğin noter aracılığı ile bankaya bildirilmediği takdirde, bu adreslere yapılacak tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağının düzenlenmiş olduğu; banka tarafından asıl borçlu şirkete sözleşmede belirttiği adrese çıkarılan tebligatın  tebliğ edilemediği; muacceliyet için hesabın kat edilmesinin yeterli olup, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmayacağı; asıl borçluya gönderilen ihtarın, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsur olduğu; bu itibarla,  yukarıda da açıklandığı üzere, kat ihtarının alacağı muaccel hale getirdiği ve ayrıca ihtarın tebliğinin gerekmediği, TBK'nın 586. maddesine göre de asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefiller hakkında da ihtiyati haciz talep edilebileceği, somut olayda asıl borçluya kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilememiş ise de; asıl borçlu ve davacı banka arasında imzalanan sözleşmenin; 9.2 maddesi gereği asıl borçlunun sözleşmede bildirilen adresi ile kat ihtarının tebliğe çıkarıldığı adresin aynı adres olup taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne göre asıl borçluya tebligatın yapılmış sayılacağı, buna göre müteselsil kefil olan davalının takibinin yasal şartlarının oluştuğu; <br>-Yine, Davaya konu GKS (V. md de kefilin sorumluluğunun kefalet tarihinden önce doğmuş krediler de dahil olmak üzere ileride doğması muhtemel borçları da kapsayan) çerçeve sözleşmesi niteliğinde olduğundan Business kart olarak borçlu şirkete verilen  ticari kredi kartı borcundan kefillerin sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca sözleşmenin 5.maddesinde müşteriye ticari kredi kartı kredisi açılmasının da düzenlendiği, bu çerçevede davalının kefilin olduğu genel kredi sözleşmesindeki kredinin ticari kredi kartı kredisi açılarak da kullandırılabileceği, davalının sözleşmedeki şartlarla müteselsil kefil olduğunu el yazısı ile yazıp imzaladığı, bu çerçevede uyuşmazlığa konu kredi kartının genel kredi sözleşmesi dahilinde olduğu ve sözleşme gereğince tahakkuk eden alacak tutarları için dava dışı asıl borçluya hesap kat ihtarı gönderilip ihtarın sonuçsuz kaldığının anlaşılması karşısında; davalının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin kefaleti düzenleyen yukarıda anılan maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlu şirketin kredi kartına ilişkin borcunun da davalının kefalet borcu kapsamında olduğunun kabulü ve buna göre söz konusu alacaktan da sorumlu tutulması gerektiği; (Yargıtay 11. HD'nin 01.12.2021 tarih ve 2020/4431 E. - 2021/6742 K. )<br>-Davalı hakkındaki icra takibinin ilk olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında asıl borçlularla diğer müteselsil kefillere karşı birlikte başlatıldığı; davalının borca ve yetkiye süresinde itirazı ile birlikte davacı alacaklı bankanın davalı borçlunun yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili icra dairesi olan ... İcra Dairesine gönderilmesini talep etmesi üzerine davalıya yönelik icra takibi tefrik edilerek, ... İcra Müdürlüğünün ... Esasını aldığı ve ilgili dosyadan yazılan yazı ile dosyanın ... İcra Dairesine yetkisizlik ile gönderilerek davaya konu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasından takibe devam edildiği ve ilgili dosyada borçlu davalıya gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmakla, davacı davalı açısından yetkisiz icra dairesindeki takibe devam etmediğinden ve yetkili icra dairesinde yeniden ödeme emri gönderilmesinde davalı borçlu aleyhine bir durum yaratılmadığından mükerrer takipden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Buna göre davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvuruları yerinde değildir.<br><br>Fakat;<br>Davalı vekilinin kefaletten dönmeye ilişkin istinaf isteminin incelenmesinde;<br>6098 sayılı TBK'nın 599. maddesi uyarınca \"Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir.\" Bu hükmün gerekçesi \"818 sayılı Borçlar Kanunu'nda yer verilmeyen, \"II. Kefaletten dönme\" kenar başlıklı yeni bir maddedir.<br>Bu hüküm uyarınca, belirli koşullar altında kefilin kefaletten dönmesi mümkündür. Koşullar gerçekleştiğinde kefilin, kefaletten dönme tarihine kadar olan borçlardan sorumluluğu devam ederken, dönme tarihinden sonra doğacak borçlardan sorumluluğu doğmayacaktır (Yargıtay 11. HD, 04/05/2015 tarih, 2015/4978 E., 2015/6275 K.).<br>Eldeki davada, davalının, asıl borçlu şirketteki payını devredip ortaklıktan ayrıldığı ve ...Noterliği'nin 05/04/2022 tarih ... yevmiye nolu \"Kefaletten cayma\" konulu ihtar ile kefillikten istifa ettiğini bankaya bildirdiği ve bu tarihten sonra davacı bankanın 24/06/2022 tarihinde hesabı kat ederek asıl borçlu ve müteselsil kefillere kat ihtarı gönderdiği görülmektedir. Bu beyanın  6098 sayılı TBK 599. Maddesinde düzenlenen kefaletten dönme beyanı niteliğinde olduğu sabittir. <br> Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün olmadığı gibi, anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin ortaklığından ayrılma, kefaletten dönme sebepleri arasında da sayılmamış ise de; mahkemece,  iddia ve savunmaya göre, öncelikle davalının kefaletten caydığı hususundaki beyanının davacı bankaya ulaşıp ulaşmadığı, cayma beyanı davacı bankaya ulaşmış ise bu kapsamda davalının kefaletinin devam edip etmediği, takibe konu borcun davalının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının iddiası kapsamında davacı bankanın davalının bu kefaletten cayma beyanı karşısında bu beyanı kabul edip etmediği, davalı açısından 6098 sayılı TBK 599. Maddesi gereğince kefaletten dönmenin koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak ve  gerekirse bankacılık alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle kefaletten cayma ve dava tarihi itibariyle davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı, borç varsa miktarının belirlenmesi yönünde rapor alınıp tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmesi gerekirken belirtilen hususta inceleme yapılmadan ve yine davalı tarafça TBK'nın 601. maddesi gereğince davacının müracaat hakkını kaybettiği ileri sürülmüş olup davalının, davacı bankadan asıl borçlu hakkında alacağın muaccel hale getirilmesi ya da asıl borçluya karşı dava ve takip haklarını kullanması için talepte bulunup bulunmadığı yönünde taraflara delillerini sunma imkanı verip sonucuna göre somut olayda TBK 601. Maddesinin şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmadan karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu yerindedir.<br>        Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf başvurularının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3-Kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf başvurularının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-Davacının istinaf başvurusuna yönelik alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davalının istinaf başvurusuna yönelik davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>9-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/12/2025\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd5fd0f21b7206a9","SID":"003c2e1626dd9eee"}}