{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ                       Esas-Karar No   2024/523 - 2025/1130<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/523 <br>KARAR NO\t: 2025/1130<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:\tDİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t:\tİtirazın İptali<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t:\t06/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:\t06/11/2025<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; müvekkili kurumca ihalesi yapılan \".....Nolu Parselde 24 Derslikli Anadolu Lisesi ve Çevre Düzenlemesi\" yapım işinin yüklenicisi dava dışı ...... tarafından müvekkiline, davalı .... Bankasından alınan .... sayılı ve .... TL tutarlı “İlk Talepte Ödeme Kaydını Havi” banka teminat mektubunun, ihale konusu işin kesin teminatı olarak 30.07.2019 tarihine kadar geçerli olmak üzere sunulduğunu, müvekkili kurumun .....sayılı yazısıyla süreli olması nedeniyle işbu teminat mektubunun süresinin uzatılması, aksi takdirde nakde çevrilmesi talebiyle davalı bankaya yazılı başvuru yapıldığını, davalı bankanın 11.07.2019 tarihli yazısıyla bahsi geçen teminat mektubu süresininin 04.08.2020 tarihine kadar uzatıldığını, ihale konusu işin devam etmesi nedeniyle müvekkili tarafından .... sayılı yazıyla yine teminat mektubunun süresinin uzatılması, aksi takdirde nakde çevrilmesi talebiyle davalı bankaya ikinci kez yazılı başvuru yapıldığını, yazının bankaya 20.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bu yazıya teminat mektubunun geçerlilik süresinin 04.08.2026 tarihinde dolacak olmasına rağmen davalı tarafından kötü niyetli bir şekilde cevap verilmediğini ve hiçbir şekilde işlem tesis edilmediğini, müvekkili kurum yetkililerince bu süre zarfında davalı bankayla birçok telefon görüşmesi yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı bankaya .... sayılı yazı ile daha önce yazılan .... sayılı yazıya herhangi bir cevap verilmediği, yapılan ihale konusu işte eksiklikler olduğu ve eksiklilerin yüklenici tarafından yerine getirilmediği belirtilerek teminat mektubunun ..... sayılı yazı gereği nakde çevrilerek kurum hesabına aktarılmasının istendiğini, davalı banka tarafından 03.11.2021 tarihli, 183 sayılı yazıda tazmin talebinin karşılanmayacağının müvekkili kuruma bildirildiğini, bunun üzerine davalı banka Bölge Koordinatörlüğüne .... sayılı yazı yazılarak teminat mektubunun süresinin uzatılması veya nakde çevrilerek kurum hesabına aktarılmasının istendiğini, bu yazıya da yine davalı ....Şubesi tarafından ....sayılı yazı ile cevap verildiğini, bunun üzerine davalı banka aleyhine müvekkili tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2022/15248 Esas sayılı takip dosyasında asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı bankanın işbu takibe itiraz ettiğini, davalı borçlu tarafından yapılan itirazların haksız, kötü niyetli ve yersiz olduğunu belirterek davalı bankanın Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2022/15248 Esas sayılı dosyasına yapığı itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, davalı banka aleyhine icra inkâr  tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili; davacı tarafça ihalesi yapılan \".... No'lu Parselde Anadolu Lisesi ve Çevre Düzenlemesi\" yapım işinin  teminatı olarak  müvekkili banka tarafından işin yüklenicisi dava dışı ... lehine ve davacı kuruma hitaben 159.000 TL bedelli, ....tarihine kadar geçerli teminat mektubunun verildiğini, davacı kurum tarafından ... sayılı yazı ile işbu teminat mektubunun süresinin uzatılması talebi üzerine lehtar ...'nin de talimatı ile teminat mektubu süresinin 04/08/2020 olarak uzatıldığını, sonra davacı kurum tarafından ....sayılı yazı ile teminat mektubunun süresinin uzatılması, aksi halde tazmin edilmesinin talep edildiğini, ancak bu süre uzatım talebine lehtar  tarafından teminat mektubuna konu işin tamamlanmış olduğu beyan edilerek onay verilmediği için müvekkili tarafından bu talebin yerine getirilmediğini,  bankanın teminat mektubundan doğan ödeme yükümlülüğünden bahsedebilmesi için usulüne uygun bir ödeme talebinde bulunulmuş olması gerektiğini, bankanın mücerret bir borç altına girmediğini, ancak belli bir yükümlülüğün yerine getirileceği garanti edildiğinden, bankaya tazmin için yapılacak yazılı müracaatta mutlaka lehdarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilerek tazminin istenmesi gerektiğini, davaya konu teminat mektubu vadesinin 04/08/2020 olması ve bu tarihe kadar müvekkiline usulüne uygun tazmin talebi iletilmediğinden, müvekkilinin söz konusu teminat mektubundan kaynaklanan sorumluluğunun da vadenin hitamı ile birlikte 04/08/2020 tarihinde sona ermiş olduğunu, dolayısıyla davacının 27/10/2021 tarihli tazmin talepli yazısının müvekkilinin sorumluluğu sona ermiş olması nedeni ile karşılanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davaya konu 29.08.2018 tarihli teminat mektubunda, herhangi bir uyuşmazlık ve bunun kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın teminat tutarının yazılı talep halinde idareye derhal ödeneceğinin düzenlendiği, ilk talepte ödeme kaydını içerdiği, buna rağmen davacı tarafın teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazminini talep ettiği, bu hususun teminat mektuplarının niteliği ile bağdaşmadığı, ilk talebin kabul edilmesinin davalıyı ikinci seferde de sorumlu kılacağının kabulüne olanak bulunmadığı, davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine  karar vermiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili; davalı bankanın, müvekkili tarafından yazılan aynı mahiyetteki, nitelikte ve içerikteki 26.06.2019 tarihli ilk yazı üzerine müvekkili kurumun talebini itirazsız şekilde kabul ederek teminat mektubunun süresini uzattığını, bu nedenle müvekkilinin kendisinde oluşan güven ve haklı beklenti ile aynı içerikteki 10.07.2020 tarihli yazıyla aynı talebini aynı şekilde tekrar ettiğini, ancak güven kurumu olması gereken davalı bankanın müvekkili kurumun bu yazısına cevap bile vermediğini, davalının Bankacılık Kanunu hükümlerine aykırı şekilde bilgilendirme yapmaktan bilerek ve isteyerek kaçındığını, bu kapsamda Mahkemece her ne kadar müvekkili kurumun 10.07.2020 tarihli talebinin usule uygun bir başvuru olmadığı kabul edilmişse de müvekkilinin 26.06.2019 tarihli talebinin de aynı mahiyette, nitelikte ve içerikte olmasına rağmen davalı bankaca kabul edildiği ve işlem tesis edildiği göz önüne alındığında ve bankaların güven kurumu olması ilkesi de nazara alındığında Mahkemenin bu kabulünde hukuki isabet bulunmadığını, müvekkilinin ikinci talebi usule uygun bir talep değil ise güven kurumu olması gereken davalı bankanın müvekkili kurumun aynı nitelikteki ve içerikteki ilk talebini de doğrudan reddetmesi gerektiğini, ancak somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, bu haliyle davalı bankanın çelişkili davranış yasağını ihlal ettiği ve kusurlu bulunduğu açık olduğu halde Mahkemenin bu hususları göz ardı etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın dava dışı yüklenici ile kendisi arasındaki iç ilişki konusunda müvekkili kuruma ikinci talep yazısına kadar hiçbir şekilde bilgi vermediğini, dolayısıyla bu aşamada yüklenici ile aralarında iç ilişkiyi müvekkili kuruma karşı ileri sürmesinin kabul edilemez ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece gerekçeli kararda ilk talebin kabul edilmesinin davalı bankayı ikinci seferde sorumlu kılacağının kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmışsa da çelişkili davranış yasağı, güven ilkesi, bankalar yönünden temel geçerli ilkelerden olan güven kurumu ilkesi, haklı beklenti ilkesi, dürüstlük ilkesi ve iyi niyet kuralları çerçevesinde somut olay özelinde davalı banka açısından bu yönlerden hiçbir değerlendirme ve irdeleme yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, \"güven kurumu\" olmanın gereği olarak bankaların gerçekleştirdikleri bütün iş ve işlemlerde üst düzeyde dikkat ve özen göstermek zorunda olduğunu, aksi halde bankaların güven kurumu sıfatına aykırı davranışı, işlemlerinde üst düzeyde dikkat ve özen göstermemesi hallerinin, bankanın sorumluluğunu doğuracağını, davalı bankanın dava konusu teminat mektubunun geçersiz hale elmesini sağlamak amacıyla ve adeta müvekkili kuruma karşı hileli birtakım davranışlar içine girmek suretiyle sessiz kalarak işlem tesis etmekten bilerek ve isteyerek kaçındığını, bu haliyle kendisine bir kamu kurumunca yazılan bir yazıyı cevaplamak gibi en basit tedbirlere dahi başvurmayan davalı bankanın dürüstlük ve objektif özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığını, davalı bankanın bu eyleminin hem borca aykırılık, hem de haksız fiil teşkil ettiğini, \"İlk talepte\" kaydını içeren teminat mektuplarında bankanın muhatabın beyanlarıyla bağlı olarak riskin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda herhangi bir  araştırma yapmak zorunda olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Knununun (İİK) 67. maddesi uyarınca, teminat mektubundan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>2004 sayılı İİK'nın 67/1. maddesine göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2022/15248 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kesin teminat mektubuna dayalı olarak toplam 181.072,68 TL para alacağı için ilâmsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 14.02.2022 tarihli dilekçe ile yasal 7 günlük süre içerisinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İİK'nın  66. maddesi uyarınca takibin durduğu, itirazın davacıya tebliğ edilmediği ve eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. <br>2004 sayılı İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. <br> Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.<br>Dava konusu ......TL bedelli teminat mektubunun 30.07.2019 tarihine kadar geçerli olduğu, davalı tarafından dava dışı yüklenici ...'nin taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği, ayrıca 30.07.2019 tarihine kadar bankanın eline geçecek şekilde yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağının belirtildiği, teminat mektubunun süre uzatımı ile 04.08.2020 tarihine kadar geçerli olduğu anlaşılmıştır.<br>Teminat mektubu vermekle bankaların mücerret bir borç altına girmeyip belirli bir yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmeleri nedeniyle, yazılı tazmin talebinde mutlaka, lehtarın teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin belirtilmesi gerekmektedir. Teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini (extend or pay) şeklindeki talep, teminat mektubunun niteliği ile bağdaşmaz. Teminat mektubunun süresinin uzatılması veya tazmin edilmesi talebinde riskin doğup doğmadığı anlaşılamamaktadır. Davalı bankanın teminat mektuplarında vadeyi uzatmaması halinde mektubu tazmin edeceği yönünde bir taahhüdü de bulunmamaktadır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/12/2011 tarih 2010/130 Esas 2011/16894 Karar, 05/11/2014 tarih 2014/7115 Esas 2014/16916 Karar, 13/08/2018 tarih 2016/9355 Esas 2018/1915 Karar  sayılı ilamları).<br>Davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 10.07.2020 tarihli talep yazısında, 29.08.2018 tarihli teminat mektubu süresinin 30.07.2020 tarihinde dolduğunun belirtildiği ve söz konusu teminat mektubunun tüm hakları aynı kalacak şekilde bir yıl (30.07.2021 tarihine kadar) uzatılarak Başkanlıklarına gönderilmesi, aksi taktirde tazmin taleplerinin karşılanması talep edilmiştir. Davalı banka tarafından bu yazıya karşılık davacıya yazılı bir cevap verilmemiştir. <br>Davacı tarafından teminat mektubunda belirlenen yasal taahhüt süresi bittikten sonra  bu kez 27.10.2021 tarihli talep yazısı davalı bankaya gönderilerek, söz konusu işin kesin kabulü yapılmadığından ve Kesin Kabul Heyetince tespit edilen eksiklikler yüklenici tarafından yerine getirilmediğinden teminat mektubunun nakde çevrilerek bedelinin idare hesabına aktarılması talep edilmiştir. Anılan talep yazısı üzerine davalı banka 03.11.2021 tarihli yazı cevabında; davacı tarafından daha önceki yazı ile riskin oluştuğu yönünde bir beyana yer verilmediği, bankanın ilgili teminat mektubu dolayısıyla sorumluluğunun, vadenin hitamıyla birlikte 04.08.2020 tarihinde sona erdiği belirtilerek mektup bedelinin tazmin edilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>Davacının dava konusu  teminat mektubunun süresi dolmadan davalıya gönderdiği 10.07.2020 tarihli talepte teminat mektubu süresinin 31.07.2021 tarihine kadar uzatılması veya tazmin edilmesini talep ettiği, ancak talepte teminat mektubunda belirtilen riskin doğup doğmadığı yönünden bir açıklama yapılmadığı, dolayısıyla talebin teminat mektubunun niteliği ile bağdaşmadığı, davacının davalı bankadan teminat mektubunun geçerlilik süresi içerisinde (uzatma ile 04.08.2020 tarihine kadar) riskin doğduğu belirtilerek usulüne uygun bir tazmin talebi bulunmadığı, dolayısıyla davalının tazmin yükümlülüğünün doğmadığı anlaşıldığından; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br> 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 220,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 394,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDEDİLMESİNE,<br>5-) Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca  kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8351dd4e96b0651","SID":"6f8daac74619295b"}}