{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/1895 <br>KARAR NO\t: 2025/2172<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/71 E. 2024/638 K.<br>DAVA KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/11/2025<br><br>\tİSTEM:<br>\tDavacı vekili, müvekkilinin ....mahallesi,.... Caddesi, No:....../..... adresinde çöp şiş restoranı işletme işiyle uğraştığını, müvekkilinin 0004207966 tesisat numarasıyla kullanmış olduğu elektriğin yasal abonesi olduğunu ve her ay düzenli olarak elektrik bedelini ödediğini, davalı kurumca düzenlenen 29/10/2021 tarihi ile 26/04/2022 tarihi arasında, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle 390.529,37-TL’lik faturanın haksız ve eksik değerlendirme sonucu oluşturulduğunu, müvekkiline tahakkuk edilen borç miktarının fahiş olduğunu, söz konusu borca karşı ...A.Ş. Aydın Bölge Müdürlüğü’ne gerekli itirazların yapıldığını ancak bu itirazların kabul görmediğini, müvekkili aleyhine kesilen cezanın ilgili yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde düzenlenmediğini, davacı müvekkilinin 390.529,37-TL’lik borcunun olmadığı, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek; ihtiyati tedbir kararı verilmesi; müvekkiline 26/04/2022 tarihli tahakkuk ettirilen 390.529,37-TL’lik kaçak ceza faturasının iptaline ve ilgili mevzuata göre bilirkişinin yapacağı hesaplama ile sorumlu olmadığının tespiti ile fazlaya dair hakları saklı tutularak şimdilik 5.000,00-TL dava değeri üzerinden borçlu olmadıklarının tespitine, davalı kurum aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili, müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan mutad incelemeler esnasında, 26.04.2022 tarihinde davacının restoran olarak işlettiği 4207966 tesisat nolu tüketim noktasında yapılan ölçü devresi kontrolü sonucunda \"sayaçtan geçmeden harici hat çekme\" yöntemiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, akabinde davacı hakkında 004565 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek sayaçtan geçmeden enerji kullanılan cihazların bu tutanağa işlendiğini, dava konusu işlemlerin, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuatları doğrultusunda bir silsile halinde mevzuata uygun olarak yapıldığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>\tMAHKEME:<br>\t\"...........Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller ile bilirkişi rapor ve ek rapor birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre davacının 26/04/2022 tarihli kaçak tespit tutanağı gereğince; sayaç öncesi bina besleme kablosuna ek yapılarak bazı elektrikli cihazların tüketimi ölçülmeksizin beslendiği anlaşıldığından kaçak elektrik kullanıldığı anlaşılmıştır. <br>Yargıtay 3. HD'nin 2022/8164 E 2023/954 K sayılı ilamı gereğince Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Karar metninde; \" Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6).<br>2. Öte yandan; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 08.05.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre; \"Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.<br>3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \" İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"<br>4. Nitekim özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durumda ispat yükü davalı alacaklıda olup, davalı Kaçak Elektrik Tespit tutanağı ile birlikte tutanak gününe ait video kayıtlarını da dosyaya ibraz etmiştir. Kullanılan elektrik tüketim miktarı için 29/10/2021 ile 26/04/2022 tarihleri arasında 180 gün ve günde 8 saat kaçak elektrik enerjisi kullanımının 39.340,80 kWh üzerinden hesaplanması gerektiği görüşüne varılarak, 29/10/2021 ile 26/04/2022 tarihleri arasında kaçak elektrik tüketim fatura bedelinin ceza ve vergiler dahil 213.202,02 TL olduğu, davacının 177.327,35 TL(390.529,37 -213.202,02) miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile;<br>\"1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davaya konu 26/04/2022 tarih AR 12022000015171 numaralı faturadan dolayı davacının davalıya 177.327,35-TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine,\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>Davalı vekili, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.11.2024 tarihli, 2023/71 Esas ve 2024/638 Karar sayılı ilamıyla davacının 26.04.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden sayaç dışı bağlantı yoluyla bazı cihazların elektrik tüketiminin ölçülmeksizin sağlandığının anlaşıldığını ve buna göre kaçak elektrik kullanıldığının kabul edildiğini, ancak Yargıtay içtihatları gereği bu tür tutanakların aksi ispatlanmadıkça geçerli belge sayılamayacağını belirttiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu ve bu kapsamda davalı şirketin kaçak tespit tutanağına ek olarak video kayıtlarını sunduğunu, bilirkişi raporunda 180 günlük sürede günde 8 saat üzerinden 39.340,80 kWh kaçak kullanım olduğu kanaatine varıldığını, buna göre hesaplanan 213.202,02 TL’lik fatura bedelinin borçtan düşülmesiyle davacının kalan 177.327,35 TL için borçlu olmadığının tespit edildiğini ve bu doğrultuda karar verildiğini, ancak bu kararın hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, zira Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-b ve 43/1 maddelerine göre kaçak kullanımın açıkça tanımlandığını, 44/3 ve 45. maddelerinde belirtilen hesaplama yöntemleri doğrultusunda sayaç dışı bağlantı yapılan cihazların kurulu gücüne göre hesaplama yapıldığını ve günlük çalışma saatinin de restoranın hizmet türüne ve vardiyalı çalışmasına göre 14 saat olarak doğru şekilde belirlendiğini, yönetmeliğin açık hükümleri gereği vardiya sayısına göre saat hesabı yapılabileceğini ve dolayısıyla bilirkişi raporunda sadece “ticarethane” tanımı üzerinden 8 saatlik sürenin esas alınmasının hatalı olduğunu, normlar hiyerarşisi gereği yönetmeliğin Kurul kararlarından üstün olduğunu, ayrıca yönetmeliğin 45/5. maddesinde vardiya tespitinde şirket kayıtlarının ve tespit yapan görevlilerin beyanlarının esas alınabileceğinin açıkça ifade edildiğini, dosyaya sunulan sayaç verileri ve çalışma saatleri tablosuyla iki vardiyalı kullanımın da sabit olduğunu, bu bağlamda mahkemenin kararına esas alınan bilirkişi görüşünün teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan kaçak tespit işlemlerinin yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiğini ve faturalandırmanın da 6446 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat hükümleri doğrultusunda yapıldığını, ileri sürerek, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.11.2024 tarih, 2023/71 Esas ve 2024/638 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı düzenlenen fatura borcundan borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Uyuşmazlığın çözümü için 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin göz önüne alınması gerekmektedir. Buna göre,<br>Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi \"(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;<br>a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,<br>b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,<br>c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,<br>ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması,<br>kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.<br>Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;<br>a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,<br>b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.<br>(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;<br>a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,<br>b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.<br>(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.<br>(4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır.<br>Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;<br>a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.<br>b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.<br>c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.<br>ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.<br>1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.<br>(2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.<br>(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;<br>a) Meskenlerde; 5 saat,<br>b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,<br>c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,<br>ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat,<br>olarak kabul edilir.<br>(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.<br>(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır.<br>Davaya konu uyuşmazlıkta; İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada 25.04.2023 tarihli tek imzalı bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketim fatura bedelinin ceza ve vergiler dahil toplam bedelinin 390.529,37 TL olarak tesbit edildiği, itiraz üzerine ilk derece mahkemesince 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak alınan 18.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise kaçak elektrik tüketim fatura bedelinin ceza ve vergiler dahil toplam bedelinin 213.202,02 TL olarak tesbit edildiği, mahkemece bilirkişi heyeti tarafından verilen raporu hükme dayanak alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hemen belirtmek gerekir ki dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında esaslı çelişki bulunmakta olup 6100 sayılı HMK’nin 281/3 maddesi uyarınca raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesi olanaklı değildir.<br>Ayrıca; Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda Yönetmeliğin 45. maddesine göre kaçak elektrik süresinin hesaplanmasında günlük 8 saatlik süre esas alınmıştır. Ancak aboneliğe ait işyerinin faaliyet alanı ve özellikle mahkemece dosyaya celp edilen tüketim endeks döküm cetvelindeki sayacın günün farklı tarifelerine (gündüz-puant-gece) kaydettiği tüketim miktarları değerlendirildiğinde davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen faturada günlük çalışma süresinin 14 saat olarak belirlenmesi Yönetmelik hükümlerine uygundur.<br>Tüm bu açıklamalardan sonra; İlk derece mahkemesince raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, dosya kapsamı ayrıntılı şekilde incelenerek, taraf, mahkeme ve kanun yolu mahkemelerinin denetimine olanak sağlayacak biçimde önceki raporları veren bilirkişiler dışında yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle heyet raporu alınıp tahakkuk miktarının tesbiti yönünden yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf başvurusunun değinilen yöne ilişkin olarak kabulü ile HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>1)Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarih, 2023/71 E. 2024/638 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde ilgilisine  iadesine,<br>4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,<br>5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/11/2025 günü oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a93dae3e1f732b8b","SID":"80d00f55560c8c03"}}