{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/1079 <br>KARAR NO\t: 2025/1329<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2023<br>NUMARASI: 2021/92 Esas, 2023/634 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/11/2025<br> Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak sözleşmeden dönme, aksi halde alacak ve tazminat taleplerine ilişkin olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ... ... Sitesinde bulunan A, B ve C blok binaların çatı ve teraslarına püskürtme, köpük şeklinde su yalıtımı yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, davalı tarafından 22.09.2015 tarihinde 5 yıl süreli garanti belgesi düzenlendiğini, A ve B Bloklarda işçilikten ve davalı tarafından taraflar arasında mutabık kalınan malzeme dışında başkaca malzeme kullanılmasından kaynaklanan sorunlar meydana geldiğini, defalarca tadilat yapılmasının ayıbı gidermediğini, müvekkili müteahhit şirketin daireyi satın alan kişiye tesliminin mümkün olmaması sebebiyle daire sahiplerine 12.000,00 TL kira bedeli ödendiğini, davalı şirketçe iki yıldır süregelen tadilatlarla sorunların giderilememiş olması sebebiyle geçici tadilat yapılması maksadıyla başka bir şirketle anlaşılarak 13.080,00 TL  ödendiğini belirterek sözleşmeden dönme sonucu şimdilik 51.700,00 TL bedelin iadesine, sözleşmeden dönme mümkün olmadığı takdirde 51.700,00 TL ayıbın giderilmesi bedeli, sözleşmeden kaynaklı borcun davalı şirketçe gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin yapmak durumunda kaldığı 12.000,00 TL kira ödemeleri ve 13.080,00 TL geçici tadilat bedeli olmak üzere toplam 76.780,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinin HMK. 119. maddeye göre aykırı olduğunu, talep edilen 51.700,00 TL'nin açıklanması için davacı tarafa süre verilmesini, bu süre içinde de eksiklik tamamlanmazsa, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, müvekkil ile davacı tarafın işin müvekkili tarafından yapılması konusunda anlaşması üzerine işin yapımında kullanılacak malzemelere davacı tarafça onay verildikten sonra işin yapımına başlandığını, işin tamamının zamanında ve eksiksiz olarak müvekkili tarafından ifa edilerek 22.09.2015 tarihinde garanti belgesi düzenlemek suretiyle teslim edildiğini, teslim edilmeden önce müvekkili firma tarafından işin kontrol ve denetiminin yapıldığını, ancak davacı tarafça 08.08.2016 tarihinde müvekkili firmaya ihtarname gönderildiğini, 2 yıldır tadilat gördüğünü iddia eden davacının bu hususta hiçbir belge sunmadığını, davacının sunduğu belgelerin kendisi tarafından hazırlandığını ve yanıltma amacı taşıyan sonradan hazırlanmış belgeler olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Mahkemece 29.03.2018 tarihli kararla, yağmur yağması ile ortaya çıkan gizli nitelikteki ayıp nedeniyle, davalının garanti süresi içinde meydana gelen bu ayıptan sorumlu olduğu, mahkemece de benimsenen teknik raporda belirtildiği üzere TBK'nın 475/1-1 madde bendi gereğince sözleşmeden dönme şartlarının yerinde olmadığı, bedelde indirim talebinin yerinde olduğu, bu kapsamda talep edilebilecek tutarın 25.850,00 TL olduğu, genel hükümlere göre belgelere dayalı olarak talep edilebilecek tazminat tutarı (13.080,00 TL + 12.000,00 TL) ile birlikte toplam 50.930,00 TL maddi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 50.930,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili 29.03.2018 tarihli karara yönelik istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda ayıbın tam olarak hangi tarihte ortaya çıktığının belirtilmediğini,  taraflarca belirlenen malzemenin kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmediğini, raporda değerlendirme yapılırken toplam tutarın %50'si gibi belirsiz ve muğlak bir ifade kullanıldığını, kabul etmemekle birlikte bilirkişi tarafından işlemin ayıplı olduğuna ilişkin bir kanaat oluştuysa bu ayıbın hangi yolla ve hangi materyaller kullanılmak suretiyle giderilebileceğinin açık ve net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından hakimin yetkisinde bulunan konularda değerlendirme yapıldığını, sözleşme konusu eserin ifa sonucunda 22/09/2015 tarihinde 5 yıllık garanti belgesi ile teslim edildiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davalının garantiyi bozmak suretiyle 3. kişiler vasıtasıyla tamir veya tadilat yaptığından garanti belgesine dayanarak hak iddia edemeyeceğini, garanti belgesinin ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırdığına yönelik değerlendirmenin yerinde olmadığını, mahkemenin davacı tarafın delillerine yapmış olduğu itirazların incelemediğini, gider makbuzlarının doğruluğunun değerlendirilmediğini, davacı tarafından sunulan faturanın sonradan düzenlendiğini ve dava konusu işle ilgisi bulunmadığını belirterek kararın aleyhe olan kısmın ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.Davacı vekili 29.03.2018 tarihli karara yönelik istinaf dilekçesinde, ayıp farkedilince davalıya ihtar çekildiğini, işin ayıplı yapıldığını, bu şekilde kabul edilmek zorunda olmadığını, davanın tam kabul edilmesi gerektiğini belirterek reddedilen kısım için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dairemizin 30.12.2020 tarihli 2020/1780 Esas 2020/1627 Karar sayılı kararında, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taşınmazdaki hasarın ortaya çıkış tarihinden itibaren ne kadar sürede tamir edilebileceği belirlenmeden, davacının daire malikine 2 yıl için 12.000.00 TL kira ödediği beyanına göre karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda, davalı tarafından yapılan mevcut su yalıtımı üzerine iyileştirme amacıyla yapmış olduğu sürme su yalıtımı ile ayıpların giderilebildiği ve su yalıtımının amacına uygun işlevini yerine getirebilecek duruma geldiği belirlenen çatı için tamir bedeline hükmettikten sonra, aynı zamanda ödenen bedelde indirim yapılmasının da doğru olmadığını, o halde mahkemece davacı tanıkları da dinlenilmek suretiyle taşınmazdaki hasarın ortaya çıkış tarihinden itibaren ne kadar sürede tamir edilebileceği belirlenerek, bu sürede davacının ne kadarlık kira bedeli ödeyeceği hesaplanıp, bu süre yönünden kira bedelinin belirlenmesi, ayrıca tamir edilen ve iyi duruma getirilen çatı için aynı zamanda ödenen bedelde indirim yapılamıyacağı dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece 21/12/2023 tarihli karar ile, tüm dosya kapsamı birlikte  değerlendirildiğinde, yağmur yağması ile ortaya çıkan gizli nitelikteki ayıp nedeniyle davalının garanti süresi içinde meydana gelen bu ayıptan sorumlu olduğu, tamirat ve ayıpların giderilmesi için davacını talep etmiş olduğu 13.080,00 TL geçici tadilat bedeli talebinin yerinde olduğu, davacının beyanına göre 2 yıldır süren tadilat nedeniyle 12.000,00 TL kira bedeli ödendiğinin belirtildiği bu duruma göre aylık kira bedelinin 500 TL olduğu, tanık beyanları ve dosyadaki teknik raporlar dikkate alınarak mahkememizce taşınmazdaki hasarın ortaya çıkış tarihinden itibaren 1,5 yıl gibi bir sürede tamir edilebileceğine kanaat getirilerek 13.080 TL geçici tadilat bedeli, 9.000 TL kira bedeli olmak üzere toplam 22.080,00 TL'nin dava tarihi olan 29/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflarca belirlenen malzemenin kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmediğini, raporda değerlendirme yapılırken toplam tutarın %50'si gibi belirsiz ve muğlak bir ifade kullanıldığını, kabul etmemekle birlikte bilirkişi tarafından işlemin ayıplı olduğuna ilişkin bir kanaat oluştuysa bu ayıbın hangi yolla ve hangi materyaller kullanılmak suretiyle giderilebileceğinin açık ve net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davalının garantiyi bozmak suretiyle 3. kişiler vasıtasıyla tamir veya tadilat yaptırdığını, ayıbın yağmur sonucunda ortaya çıktığı iddia edildiğini ancak bildirimin 1 yıl sonra yapıldığını, söz konusu makbuzlarda 2 numaralı gider pusulasının 09.03.2017, 3 numaralı gider pusulası 14.03.2017, 4 numaralı gider pusulasının ise 09.04.2016 tarihli olduğunu, 4 nolu pusulanın 1-2- ve 3 nolu pusuladan önce düzenlenmiş olmasının mümkün olamayacağını, bu durumun gider pusulalarının sonradan hazırlandığını ortaya koyduğunu, fatura içeriğinin dava konusu işle herhangi bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesini talep edebileceğini, kaldı ki müvekkilinin Kartal 21. Noterliği'nin 08/08/2016 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkil şirketin dava konusu durumda sözleşmeden dönme ve sözleşme bedelini talep etme hakkı bulunduğunu ancak mahkemece hukuka ve hakkaniyete aykırı olacak şekilde sözleşmeden dönme sonucu bedel iadesi talebinin reddine karar verildiğini, yerel mahkemece taşınmazdaki hasarın 1,5 yıl gibi bir sürede tamir edilebileceğine kanaat getirilerek 9.000,00 TL gibi bir bedeli kira bedeli olarak kabul ettiğini, oysa dosyaya sunulan gider pusulası ile müvekkilinin daire sahibine 12.000,00 TL kira bedeli ödediğinin sabit olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME<br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı alt yüklenicidir. Davacı, davalının çatı ve teraslarına püskürtme ile köpük şeklinde su yalıtımı yapılması işini ayıplı yaptığını, bu nedenle dairesine yerleşemeyen arsa sahibine fazladan kira bedeli ödediğini, ayrıca başka firmalara sorunu gidertmeye çalıştığını ancak sorunun devam ettiğini bildirerek, öncelikle sözleşmeden dönülerek davalıya ödenen iş ücretinin iadesini, aksi halde bağımsız bölüm malikine ödenen fazla kira bedeli ile ayıbın giderilmesi için gerekli tutar ile 3.şahıslara ödenen tamirat bedellerine hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, işin ayıplı yapılmadığını söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.Tanık ... beyanında, ... Yapı firmasında boya ve sıva ustası olarak davaya konu işin tadilat aşamasında çalıştığını, su alan yerleri kazıdığını ve boya ile tamiratını yaptığını, dairelerin su alan yerlerine su yalıtım işini yaptığını, inşaatın birçok yerinden su alan yerler olduğunu, tamiratı 1 ay sürmeden bitirdiklerini beyan etmiştir.Tanık ... beyanında, ... Yapı firmasında çalıştığını, inşaatın başlamasından bitimi aşamasına kadar görevli olduğunu, davalının su yalıtım işi yaptığını, daha sonra yağmur yağdıktan sonra inşaatın su almaya başladığını, davalı firmayı çağırdıklarını, firmanın geldiğini ancak daha sonra tekrar su aldığını, yine davalı firmayı çağırdıklarını ancak bu sefer gelmediğini, sonrasında kendilerince tadilat yapıldığını ancak tam olmadığını, bu sefer havuzu yapan ustayı çağırdıklarını, o ustanın yalıtım işini yaptığını ancak bu esnada firma olarak mülk sahiplerine kira ödediklerini, ayrıca yalıtımı yapan ustaya ödemede bulunduklarını beyan etmiştir.Tanık ... beyanında, dava konusu yerde havuz izolasyonunu ve diğer izolasyon işlerini yaptığını, dava konusu inşaat işinde çatının yırtıldığını, daha önce yapılan izolasyonların deforme olduğunu ve su aldığını, kendisinin bir binanın üstünü komple izole ettiğini, diğer binada o kadar yırtıklar olmadığını, onu da tamir ettiğini, tam izolasyon yaptığı binanın işini 2 kişi çalışarak tahmini 10 günde bitirdiklerini, diğer çatı tamiri işini de tahmini 5 günde bitirdiklerini, daha önceden görmediğim türden bir malzeme kullanıldığı için malzemenin kalitesini ve kullanım yerinin doğru olup olmadığını bilemediğini beyan etmiştir. Dairemizin bozma kararı sonrasında 06.7.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ... Yapı İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... adına düzenlenmiş bulunan 07.02.2017 tarih ve 955389 sayılı faturadan teras çatı tamiratı ile ilgili harcamanın 7.080,07 TL olduğu ve bu tutarın uygun olduğu, ...Yapı İnşaat / ... - ...tarafından düzenlenmiş bulunan 09.03.2017 tarih ve 2 nolu gider pusulasında ... ... Sitesinin A Blok Çatı İzolasyonu uygulaması ve işçilik ücreti olarak 4.000,00 TL'nin ...'a ödenen para olduğu, bu tutarın yerinde olduğu, ... Yapı İnşaat / ... - ...tarafından düzenlenmiş bulunan 14.03.2017 tarih ve 3 nolu gider pusulasında boya tamiri ve işçiliğine istinaden yevmiyelerinin ücreti olarak 2.000,00 TL'nin ...'ya ödenen parada olmak üzere tamir, bakım ve onarım için yapmış olduğu harcamalar toplamının 13.080,00 TL olduğu, bu tutarın yerinde olduğu, A Blok, 9. normal kat, 29 nolu daire maliki ...'ın dairesinde teras çatıdan akan sular nedeniyle problem yaşanması nedeniyle daire sahibine, dairesine taşınamadığı için geç teslimden dolayı ödenmiş olan 12.000,00 TL ilave kira bedeli olduğu, bu tutarın yerinde olduğu, tüm bu sebeplerle davacının talep edebileceği tutarların tamiratlar nedeniyle 13.080 TL ve fazladan ödenen kira bedeli nedeniyle 12.000 TL olmak üzere toplamda 25.080 TL olduğu belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde,Dairemizin 30.12.2020 tarihli 2020/1780 Esas 2020/1627 Karar sayılı kararı sonrasında davalı tarafça tavzih dilekçesi verilmiş olup, dava dilekçesinde ... Yemek Gıda İnş. Turz.Teks. İth.ihr. San. Tic. Ltd. Şti olarak yazıldığını, \"...\" ibaresinin müvekkilinin markası olduğunu, ünvanının da ...İnş. Turz.Teks. İth.İhr. San. Tic. Ltd. Şti iken 28.09.2016 tarihinde değiştirilerek ... Proje İnş. Yalıtım Ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti olduğunu,bu hususların davacı tarafından da bilindiğini belirterek, müvekkilinin ünvanının  ... Proje İnş. Yalıtım Ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti olarak tavzihen düzeltilmesini istemiştir.Dairemiz söz konusu tavzih talebine ilişkin olarak 24.5.2021 tarihli tavzih kararı ile, \"...davanın halen derdest olup ilk derece mahkemesinde görülmekte olduğu ve ünvan düzeltilmesine ilişkin talebin ilgili kurumlardan araştırmayı gerektirdiğinden ilk derece mahkemesince araştırma yapılıp sonucuna göre düzeltme yapılabileceği, Dairemiz kararında infaza yönelik bir hüküm de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davalı vekilinin ünvan düzeltilmesine ilişkin talebi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına...\" şeklinde karar vermiştir.Davalı tarafın söz konusu talebi yargılamanın sonucunu doğrudan etkiler mahiyette olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince ... Yemek Gıda İnş. Turz.Teks. İth.ihr. San. Tic. Ltd. Şti isimli bir firma olup olmadığı, davacının hukuki ilişkiye girdiği firmanın ... Yemek Gıda İnş. Turz.Teks. İth.ihr. San. Tic. Ltd. Şti mi yoksa ...İnş. Turz.Teks. İth.İhr. San. Tic. Ltd. Şti (... Proje İnş. Yalıtım Ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti) olup olmadığı hususunda ilgili yerlerden bilgi ve belgelerin toplanıp davacıdan sorulmadığı, yine Dairemizin 30.12.2020 tarihli 2020/1780 Esas 2020/1627 Karar sayılı kararı sonrasında tamirat işinin ne kadar sürede bitirileceğine dair tanıkların dinlendiği, tanık beyanlarında 1-2 hafta gibi süreler belirtilmesine rağmen neden 1,5 yıllık bir sürenin benimsendiği hususunda gerekçede izahat yapılmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,    2-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/12/2023 tarih, 2021/92 Esas, 2023/634 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4402fce29bbdeaf","SID":"66db531ba23e14be"}}